İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
18.12.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


EKREM DUMANLI e.dumanli@zaman.com.tr
 
 

“Sayın Başbakan... Sayın Bayhan”

Geçenlerde Kanal D’nin 10. yıl kutlamasına katıldım. Meslekten önemli simalar da oradaydı. Kokteyl sonrasında titizlikle hazırlanmış bir belgesel izledik. TRT’nin yayına başladığı ilk günden özel televizyonlara geçiş dönemine kadar pek çok ayrıntı işleniyordu belgeselde. Söz tabii ki dönüp dolaşıyor, ev sahibi kanala geliyordu.


Tanıtımda ismi geçen kişiler arada bir kürsüye geliyor, dolayısıyla filme kısa bir ara veriliyordu. Başbakan’ın da konuşma yaptığı gecede, vaktiyle Kanal D’de çalışmış kişiler de söz aldı, hatıra ve duygularını nakletti.

Okan Bayülgen’in o gece yaptığı bir espri bana çok anlamlı geldi. Her zamanki muzip tavrıyla sahneye gelen Zaga, mikrofona yaklaştı, gayet kibar bir ses tonuyla “Sayın Başbakan” diye girdi söze. Bir iki “sayın” daha sıraladıktan sonra “sayın Bayhan” diye hitap etmez mi? Herkes şaşırmıştı. Birkaç saniyelik sessizlikten sonra “Türkiye’nin Pop Star’ı Bayhan’ı kastediyorum.” dedi. Salonda gülüşmeler... Meğer Bayhan da salonun bir köşesinde oturuyormuş...

Bazen işi fazla sulandırsa, zıvanadan çıkarsa da Zaga’yı takdir ediyorum. Popüler kültürü öyle bir ti’ye alıyor ki, onun medya eleştirmeni bir filozof olduğuna inanasım geliyor. Kendini bile ti’ye almaktan korkmuyor Zaga. O gece de “Sayın Başbakan” diye başladığı doğru hitabı “Sayın Bayhan” ile bitirerek ince espri gücünü gösterdi.

Türkiye zor günlerden geçiyor; ama popüler gündem her şeyin önem sırasını altüst edebiliyor. O yüzden ‘sayın Bayhan’ sözünü yadırgamak zor.

Saddam yakalandı, şimdi dünya onun yargılanma sürecini, bu sürecin Ortadoğu ve dünya barışına etkisini tartışıyor. Kıbrıs, tarihi bir seçim yaşadı, sonuçları hâlâ belirsiz. Türkiye, terör saldırılarının şokundan çıkmaya çalışıyor...

Bu tür ‘ciddi gündemler’e aldırış etmeyenlerin ajandasında başka önemli (!) konular var. Onlar için ‘global sorunlar’ mühim değil. Yerel problemlerin hiç bir önemi yok; tıpkı birkaç gün içinde açıklanması beklenen asgari ücretin yeniden tespiti gibi. Hazır pop starlar üretmek varken ne gerek var böyle sıkıcı konularla (!) zaman tüketmeye? Bayhan bir fenomen oldu medya sayesinde. Varsın amcasının oğlunu öldürmüş olsun, yaralama olaylarına karışmış olsun; kağnı gıcırtısını andıran sesiyle arabeskçileri çağrıştırıyor ya, bu yeter!

Yaramaz ve hırçın rolünü gayet iyi oynayan bir jüri üyesi, Bayhan’ın telefon mesajlarıyla birinci seçilmesine “Halk bizlere öfkeli, o yüzden onu birinci seçti.” diyor. Doğru! Sadece jüri üyelerine değil, dayatmacı her türlü resmiyete öfke duyuyor bu halk. Bazen bu tür tepkiler onu yozlaşmanın kucağına da itiyor... Sadece Bayhan meselesi değil bu. Aylardır Çocuklar Duymasın’ın yeni annesi peşinde koşuyor medya. Bir şarkıcının gizli görüntüleri, bacaklara sıkılan mafya kurşunları, vesaire vesaire... Ülke gündemini podyumlardan indirmek o kadar zor ki!

Sahi Arjantin örneğinden hareketle “sosyal patlama” gündemini ne zaman tüketmiştik? Kapanan fabrikaları, işten atılan insanları, IMF pazarlıklarını, yazarkasa eylemlerini ne zaman tartışmıştık?..

Meraklısı, sanal gündemlerle uğraşadursun, buna itirazım yok; ancak memleketi magazin dünyasının çadır tiyatrosuna çevirmek de doğru olmasa gerek. Ununu elemiş, eleğini asmış, refah düzeyi doyum noktasına ulaşmış ülkeler, ‘hoş vakit’ geçirmek için oluşturulan abartılı sanal gündemlerden zevk alabilir; fakat Türkiye’nin daha ciddi problemlerle boğuştuğu kesin.

‘Bu da önemli bir konu’ diyenler, sırça köşklerinden inip en yakın semt pazarına uğrasalar ‘Gel vatandaş gel’ diye bağıran okulsuz delikanlıların sesini daha ‘içten’, daha ‘özgün’ bulacaktır, eminim...


18.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (16.12.2003) - Saddam’ın hatırlattığı lider krizi

> (15.12.2003) - Medya her reklamı yayınlayabilir mi?

> (11.12.2003) - Kur’an’dan utanır hale gelmek

> (09.12.2003) - Kemal Gürüz, MIT başkanı olsaydı

> (08.12.2003) - Piyasa gazeteciliğinden bıkmadınız mı?

> (04.12.2003) - Terörün üstesinden gelmek için

> (02.12.2003) - Bush bayramlaşırken Cumhurbaşkanımız neredeydi?

> (01.12.2003) - Medyanın değeri böyle günlerde belli olur

> (27.11.2003) - Kimin kanına dokunmuyor ki!

> (25.11.2003) - Faturayı Cerrah’a mı keselim, medyaya mı?




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.