İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
18.12.2003
Perşembe
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


İSKENDER PALA i.pala@zaman.com.tr
 
 

Afyon kullanıyor mu?

Osmanlı vezirleri içinde kahramanlığı ve dürüstlüğü ile öne çıkan Özdemiroğlu Osman Paşa’nın (Ö. 1585) Kırım ve Kafkasya seferi tarihte eşi az bulunur askerî bir başarıdır. Paşa aslen Mısır Abbasi halifeleri soyundan temiz yaratılışlı bir adammış. Yemen, Habeş ve Diyarbakır eyalet valiliklerinde bulunmuş ve Kıbrıs fatihi Lala Mustafa Paşa’nın beraberinde Osmanlı-İran savaşlarına katılmış.


Azerbaycan fetihlerinin ardından İmam Kuli Han’a karşı kazandığı Meşale Savaşı Osmanlı devleti için çok önemlidir. Vezareti sırasında pek çok fetihler de yapan Paşa, özellikle doğudaki savaşlarda başarılar elde etmekle ünlüdür. Bugün Diyarbakır’daki türbesinde gömülüdür ve XVI. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı devletinin tarihini zaferlerle doldurduğu için minnetle anılır. Velhasıl o, daha kendi çağında hayatı efsaneleşen kahramanlardan biridir.

Özdemiroğlu’nun bilhassa 1581-84 yıllarında Kırım’da ulaştığı başarılar İstanbul’da destanlaşarak anlatılıyor, şanlı hikayeler olarak halkın göğsünü kabartıyordu. Sultan III. Murat onun hem bu şanından, hem de devlet yönetimine yapacağı katkılarından istifade için kendisini sadrazamlığa getirmek istiyordu. Ne var ki Paşa’nın başarılarını çekemeyen rakipleri çoktu. Nihayet sultanı fikrinden vazgeçiremeyince “Paşa afyon tiryakisidir, devlet vakarını zedeler.” dediler. Bu şüphe ile sultan onu İstanbul’a bir görev vaadiyle çağırmakta tereddüt ediyordu. Paşa yine bir seferden sonra İstanbul’a geldiğinde (10 Temmuz 1584) padişah onu derhal saraya davet etti. Paşa içeri girdiği vakit de devlet protokolünü ve teşrifatı bir yana bırakarak,

- Hoş geldin Osman, otur! dedi. Paşa, usul olduğu üzere yeri ve sultanın eteğini öpüp geri çekildi. Padişah tekrarladı,

- Otur Osman otur.

Paşa oturdu ama yeniden kalktı. Bu suretle hem verilen emri yerine getirmiş, hem de teşrifat kurallarını bozmamış oluyordu. Zekice idi. Padişah bir kez daha oturmasını emretti. O yine oturdu ve kalktı. Ancak dördüncü defa aynı işlem tekrarlandıktan sonra oturdu. Yaptığı savaşları anlatmaya başladı. Aras Hanı’nı bozguna uğrattığı bahsine gelince padişah onun sözünü kesti.

- Güzel hareket etmişsin Osman, dedi ve mücevherli bir iğne ile serpuşuna sokulmuş olan sorgucu çıkarıp kendi eliyle Osman’ın başına taktı. Hamza Mirza üzerine kazanılan zafer anlatılırken padişah onun sözünü yine kesti ve,

- Onların semerelerini toplayacaksın Osman, dedi. İmam Kulu Han’ın Gence yakınlarındaki mağlubiyetini dinledikten sonra da kavuğunda olan diğer bir sorgucu çıkarıp Osman Paşa’nın serpuşuna iğneledi. En sonra Kırım Hanı’nın muhasarasına karşı yaptığı müdafaayı ve Han’ın ölümünü anlatarak hikayesini bitirdi. Padişah ellerini kaldırıp dua etti:

- İki cihanda yüzün ak olsun, Allah senden razı olsun. Her nereye gidersen zafer yoldaşın olsun. Cennette adaşın Halife Osman ile aynı köşkte ve aynı sofrada bulun. Bu dünyada uzun müddet şeref ve kudretle berhudar olasın, diye dualar etti.

- Bu derece iltifat Osmanlı tarihinde kimseye gösterilmiş değildi. Osman Paşa hayrette kalmıştı. Padişah bir işaret yaptı. Kapı ağası onu dışarı çıkardı, gömleğine kadar soydu, padişahın elbiselerinden birini giydirdi. Hediye edilmiş mücevherli hançeri kemerine, sorguçları yeni sarığına koydu. Osman Paşa yeniden padişahın huzuruna çıktı ve yürekten teşekkürler etti. Bu merasim ve hikayeler anlatma işi dört saat sürmüştü. III. Murat harem dairesine girdiği zaman kızlarağasına dedi ki:

- Artık Osman’ın afyon tiryakisi olmadığına şüphem kalmadı. Böyle bir huyu olsaydı dört saat dayanamazdı. Üstelik elbiselerini değiştirtip arattık ve temiz çıktı. Yeni sadrazamımız devlete ve millete hayırlı olsun!

Yazık ki Özdemiroğlu’nun bu sadrazamlığı bir yıl kadar sürecektir.

BİR KİTAP OKUDUM

Hatıraların, şiirin, denemenin ve tarihin birbirine geçerek zaman aynasında şekilden şekle girdiği bir kitap Türk Edebiyatında Üsküdar. Zengin görsel malzeme ile süt gibi bir kağıda basılmış üstelik. XVI. yüzyıldan günümüze kadar, İstanbul’un bu en eski tanığına dair, daussıla kokan satırlarla dolu kitabı okurken, doğrusu ben, bir yandan hayatın mekanları nasıl hızla eskittiğine ve çirkinleştirdiğine hayıflanıp durdum, öte yandan hayalhanemin yelpazesinde yüz yıl, iki yüz yıl, üç yüz yıl öncesine ait bambaşka dünyalar görüp sevindim. Buruk ve hüzünlü bir lezzetti kitabın satırları arasında dolaşmak. Ve hele resimlere bakarken dalıp gidilen siyah beyaz hatıralarla uyumak... Velhasıl, Alim Kahraman, İstanbul’dan seyredilen Üsküdar manzarası kadar güzel bir eser ortaya koymuş.

* Alim Kahraman, Türk Edebiyatında Üsküdar, Kaknüs Yayınları, 0212 520 49 27

BERCESTE

Âşık-ı dîvâne oldur aşk bâzârında kim

Bu dokuz mînâyı sır bir seng-i istiğnâ ile

Kandî

Bu aşk pazarının en çılgın âşıkı şu kişidir ki bu dokuz fanus kubbeyi bir tokgözlülük taşı ile kırar (elinin tersiyle itiverir).


18.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (11.12.2003) - [TAVAN ARASI] Mevlana'dan bir hikâye

> (04.12.2003) - [TAVAN ARASI] İncinin doğuşu

> (27.11.2003) - [TAVAN ARASI] Oruçlu okumalar

> (20.11.2003) - [TAVAN ARASI] Gül naatı

> (13.11.2003) - Gül andı

> (06.11.2003) - Gül sohbeti

> (30.10.2003) - Gül masalı

> (23.10.2003) - Hâl diliyle aşk

> (16.10.2003) - Bülbül ile âşık

> (09.10.2003) - Adaletle yaşamak




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.