|
Yeniden merhaba derken!
İki ay kadar önce Sevgili Tuncer Çetinkaya arayıp “Abi, sayfa yeni yayın dönemine kadar yayınlanmayacak, isterseniz bir müddet yazmayabilirsiniz...” dediğinde iyi bir dinlenme fırsatı diye düşünüp sevinmiştim. Bununla birlikte bir an için “acaba beni gazeteden yollamaya çalışıyorlar; ancak okuyucunun muhtemel tepkisinden çekindikleri için bu şekilde bir yol mu deniyorlar?” diye aklımdan geçmedi değil.
Günler geçip de “hadi artık yazını bekliyoruz” haberi gelmeyince, üstüne üstlük dostum bildiğim Ekrem Dumanlı, Beşiktaş maçlarına yalnız gitmeye başlayınca iyice işkillendim. Sayfa sayısı arttırıldı, yeni yazarlar eklendi, hatta Toshack bile Zaman için yazmaya başladı; ama abinizle ilgili tek bir haber dahi çıkmadı...
Neyse ki geçenlerde bizzat kendisinden “yazılarını bekliyoruz” haberi gelince rahatladım. Ekrem Bey zeki adamdır, İnönü’deki maçlarda stada sokulan meşalelerden bazılarının kendisine doğru uzatılmasının arkasında benim ince zekamın yattığını anlamış olabilir. Her ne ise, artık sizlerle yeniden beraberiz.
Yokluğumda ne kadar üzüntülü olduğunuzu biliyorum. Sizler kadar ben de üzüntülüydüm. Yıllar evvel çok sevdiğim öğrencilerimden ayrıldığımda hissettiğim duyguları şu son birkaç ay içinde yeniden yaşadım. Sevdiğiniz, sizi seven, okuyan, okuduğunu anlayan, enerjik, dinamik, yazmadığınız dönemde bile e-mail atıp “abi, haberin olsun üniversiteyi kazandım, bunu da en önce sana haber veriyorum” diyerek en mutlu anlarını sizinle paylaşan bir okuyucu kitlesine sahip olunca yazarlık da hoş oluyor. Bizim gazetenin yazarlarının bu yönüyle çok şanslı olduklarını düşünüyorum.
Bu gazeteyi diğerlerinden ayıran en önemli özelliği de bu olsa gerek... Okuyucu. İsmine uygun, gerçekten okuyan bir okuyucu. Abiniz uzun süredir bu gazetenin bir yazarı olabilir; ama ilk çıktığı günden beri de sadık bir okuyucusudur. Yani bir açıdan sizlerden birisi. Bu sebeple de kendimi şanslı sayıyorum.
Yeni yayın dönemi ile birlikte aldığım bazı kararlar var. Bunlardan en başta geleni de konu seçimi ile alakalı. Artık sadece ÖSS için, ÖSS’ye hazırlanan adaylar için yazmayacağım. Tabii ki yeri geldikçe ÖSS de, diğer sınavlar da konumuz olacak, ancak asıl ağırlığı teşkil etmeyecek.
Yazmadığım dönemde en çok soruyu ÖSS sisteminde yapılacağı söylenen değişiklikler hakkında aldım. Soru soranların hemen tamamı değişikliğin mahiyetine ait detaylardan daha çok bu işin olup olmayacağını merak ediyordu. Ben de hep aynı cevabı verdim: “Hiç bir değişiklik haberi ÖSS kılavuzuna girmediği sürece beni ilgilendirmez, siz de inanmayın.” Sonuç ortada. Yeni planlardan, sonradan yapılacak düzenlemelerden bahsediliyor. Cevabım hâlâ aynı! Umarım iddialar havada kalmaz, on binlerce gencimiz de mağdur olmaz!
20.12.2003
|