Üç gün önce Mevlana’nın ölüm yıl dönümüydü. O ölümü dünyadan, dostlarından ‘ayrılık’ değil ‘sevgiliye kavuşma’ olarak gördü. Hasta yatarken ‘Allah şifa versin’ duasıyla ziyaretine gelen Şeyh Sadreddin’e ‘Bundan sonra Allah size şifa versin, âşıkın mâşukuna kavuşmasını, nurun nura ulaşmasını istemiyor musunuz?’ diyerek sitem etti.
Her türlü fırtınaya rağmen, istikametini, kişiliğini ve (binnetice) kimliğini koruyarak gelişimini sürdürmek; olumsuz belirtiler göründüğünde onları akıllıca bertaraf eden otokontrol mekanizmalarını daima canlı tutmak; şahıslar için de, müesseseler için de zor iştir. Hep niyetleniyorum, şu güne kadar gerçekleşememişti.
Her seçimden sonra hep aynı basmakalıp sorulara yanıt aranır: ‘Seçimin galibi kim?..’ ‘Seçmen ne mesaj verdi?’ konuları ise hiçbir köşe yazarının kaçınamayacağı sorulardandır. Aksi halde siyasi analiz ve değerlendirme yeteneğinizden kuşku duyulabilir, puan kaybedebilirsiniz.
‘Milliyet’ gazetesi, ‘Bu, bir çifte standarttır’ başlığıyla veriyor haberi. Haber, Avrupa Birliği Brüksel Zirvesi’nin Sonuç Bildirisi ile ilgili: Bildiri’nin, ‘daha önce aynı süreçlerden geçen aday ülkeler için söz konusu olmayan bir uygulamayı Türkiye için gündeme getirdi[ği]’ anlaşılıyor.
Semerkant- Başbakan R. Tayyip Erdoğan, 13 ayda 60 ülkeye işadamları ile birlikte seyahat düzenledi. Son gezisi Özbekistan’a, 200’ü aşkın rekor sayıda işadamı katıldı. Bazıları, bu durumu “işadamları dolmuşu” şeklinde niteleyerek eleştirdi.
Başbakan Tayip Erdoğan'ın Özbekistan gezisi, daha doğru tabirle çıkarması ümit ve beklentilerin artmasıyla sonuçlandı. Başbakan'ın beraberindeki işadamı heyeti hem sayı itibariyle dikkat çekiciydi, hem de Özbekistan'da iş yapma kapasitesine ve niyetine sahip kimselerdi.
G.Saray’ın ligin ilk yarısında yaşadığı “yanlışlıklar komedyası” Elazığspor karşısında beklendiği biçimde noktalandı. Beşiktaş’ın eksik kadrosuyla 5 çektiği güçsüz rakibi karşısında, oyunun bazı bölümlerinde yine Real Madrid’le oynuyormuş gibi sıkıntı çeken Cim Bom, yine tekledi.
Beşiktaş'ın ligin en yetenekli takımı olduğu tartışılmaz bir realite. Kadro geniş, hoca akıllı, oyuncular birbirini tamamlayıcı. Daha düne kadar tüm ekipler Beşiktaş karşısında savunma hatlarını sağlam tutan bir oyun anlayışıyla mücadele edip durdu. Ama çoğunluğun unuttuğu bir ayrıntı vardı: Hücum etmek!
Adettendir, birkaç iyi sonuçtan sonra Bordo–Mavili camiada efsane mırıltıları başlar. Hayaller önce umuda, ardından da üzerine fikir kırıntıları serpiştirilmiş romantik bir slogana dönüşür.