İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
22.12.2003
Pazartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


ALİ ÜNAL ali.unal@zaman.com.tr
 
 

Batı, terör ve başörtüsü yasağı

Encarta Ansiklopedisi, neredeyse bütünüyle Amerikan perspektifinden yaptığı izahta terörün tarihi konusunda, “Bugün terörizm olarak adlandırdığımız eylemleri bilinen tarihte ilk yapanlar, Filistin-Judea’da faal radikal bir Yahudi mezhebiydi” diyor ve bunların metotlarıyla ilgili olarak da, “düşmanlarını pazar yerlerinde, bayram günlerinde kocagündüz hançerle öldürürlerdi” bilgisini veriyor. Ansiklopedi, modern terörizmi ise Fransız Devrimi’nde monarşi karşıtlarına ve Rusya’da Narodnaya Voyla örgütüne dayandırıyor.


Terörün ülkelerce benimsenmiş belli bir tarifinin olmadığını vurgulayan ansiklopedi, son dönemler terörünü ele alırken de, bu dönemde en dikkat çekici terör eyleminin, daha sonraları İsrail’de başbakanlığa kadar yükselmiş olan Menahem Begin komutasındaki Irgun Zwai Le’umi örgütünce 1946’da Kudüs’te Kral David Oteli’ne düzenlenen ve erkek-kadın, Arap-Yahudi-İngiliz 91 kişinin ölümüne yol açan bombalı saldırı olduğunu kaydediyor. Ansiklopedi, 20’nci asırdaki diğer terör örgütleriyle ilgili olarak da, Almanya’da Baader-Meinhof Çetesi’ni, İtalya’da Kızıl Tugaylar’ı, ABD’de Weather Underground’u, İlâhî ilhama dayalı olarak hareket ettiklerini ileri süren Millennialistler’i, Japon dinî mezhebi Aum Shinrikyo’yu önde gelen misaller olarak veriyor.

Nazi, Faşist ve Totaliter rejimleri de terörizmle ilişkilendiren Encarta, İsrail ve Kenya gibi ülkelerin varlıklarını, kısmen, terörizmi araç olarak kullanan ulusalcı hareketlere borçlu olduğunu da belirtiyor. Bu arada, ABD’deki terör faaliyetlerinden 1996’da Oklahoma’da Dünya Ticaret Merkezi’ne girişilen bombalı saldırı hakkında ABD Özel Kuvvetler Birliği’nden albay Bo Gritz, ABC televizyonundaki yorumunda, “bunu, CIA’nın eğitiminden geçmemiş biri yapamaz” değerlendirmesinde bulunuyor.

Terörün öncesinde de, ortasında da, sonrasında da İslâm’la doğrudan bir münasebeti yoktur ve olamaz. Fakat, Demir Perde’nin yıkılmasından sonra İslâm Batı’nın karşı kutbuna konduğu ve dünya bir kültürler ve medeniyetler savaşına sürüklenmek istendiği için, bir İslâm terörü üretilmeye çalışılmaktadır. Bilhassa Pakistan’da ve birtakım Arap ülkelerinde, ABD ve İsrail’in politik tutumlarına tepki olarak el-Kaide isminin büyük taraftar toplamaya başlaması ve medya desteğiyle birtakım eylemlerin kamuoyunun en azından bir kısmında bu isme mal edilmesi, bu konuda maalesef mesafe alındığını da göstermektedir.

Atlantik’in ötesiyle de berisiyle de Batı’nın, herhangi bir dönemde bir eşitlikler ve özgürlükler dünyası olduğu, sorgulanması gereken bir iddiadır. Fransız tarihçi Seignobos, kardeşlik, eşitlik, özgürlük sloganlarının en fazla yaygınlaştırıldığı bir dönemde bile, “Batı’nın eşitliği izafidir. Aslında her alanda olağanüstü bir eşitsizlik vardır” derken (Le Moyen Age), Hilaire Belloc ise, “Avrupalı geçmişimizin hangi alanında araştırma yaparsak yapalım, ikibin yıl öncesinden şimdiye kadar bütün toplumun dayandığı tek bir müessese görürüz. Bu temel müessese, köleliktir” değerlendirmesinde bulunur.

Birkaç asırdır sloganlar halinde bayraklaştırılan temel insan hak ve özgürlükleri, adalet, eşitlik gibi değerlerin Batı’da büyük ölçüde modern çağlarda gerçekleştirilen dönüşümler için kullanıldığı, aynı değerlerin 3. Dünya diye adlandırılan ülkelere uğramaması için ne gerekiyorsa yapıldığı bir vakıadır. Ne var ki, Batı’nın bu ikiyüzlülüğünü gören pek çok Batı insanı, artık bu değerlere ve tarihte İslâm tarafından getirilip uygulanan çoğulculuğa ve bir arada yaşama kültürüne sahip çıkmaktadır. Bu durum ve bizzat kendi kalbinde İslâm’ın güçlenmesi karşısında ise Batı, bu değerler maskesini artık çıkarma mecburiyeti duymaktadır. İslâm’ın ise Müslümanlardan istediği, aslında kendi malı olan bu değerleri yangınlaştırmaları ve “kılıç”la değil, “Kur’an’ın elmas düsturları”yla cihad etmeleridir. Dünya, çok yüzlü, çok standartlı silahlılardan çok çekti ve artık insanlık maneviyat, huzur ve bir arada yaşama imkânları arıyor. Dolayısıyla Müslümanlar, içine sürüklenmek istedikleri şiddete, politik kavgalara en ufak bir prim vermeden, Kur’an’ın elmas düsturlarıyla hoşgörü ve diyalog köprüleri üzerinde yürüyüşlerine devam etmelidirler.


22.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (15.12.2003) - Kalbleri ve zihinleri aydınlatan ışık

> (08.12.2003) - Yalan ve cehalet

> (01.12.2003) - “El-Kaide var mı?”

> (24.11.2003) - Köpük ve altta akan su

> (17.11.2003) - Vahşet sürpriz mi?

> (10.11.2003) - Bir başka açıdan “sükût”tan taşan ma’nâ

> (03.11.2003) - Oruç

> (27.10.2003) - Yaptıklarıyla en çok kayıpta olanlar

> (20.10.2003) - İmam–hatip liseleri konusu

> (13.10.2003) - Senaryoda üçüncü perde




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.