|
Niçin Zaman’a ‘akredite’ verilmiyor?
Zaman, 17. yılında hiç bir gazeteye nasip olmayan başarılara imza atarak, ilkeli yayınlarıyla Türkiye’nin en güvenilir ve referans gazetesi olma başarısını elde etmiştir.
Evrensel yayın ilkeleri doğrultusunda haber ve yorumu birbirinden ayırarak yine bir ilke imza atarak bugün Türkiye’de tirajı en yüksek üç gazete arasında yer almaktadır.
26 ülkede yayın yapan Zaman mizanpaj(tasarım)ıyla uluslararası ödüller aldı. Bu başarıları değişik platformlarda hem aydınlarımız hem de farklı görüşteki siyaset adamlarımız tarafından dile getirilmiş, “barış ve uzlaşıdan” yana ilkeli yayınları hep beğeniyle yâd edilmiştir.
Fakat bu kadar güzel başarılarına rağmen “Genelkurmay Başkanlığı neden hâlâ “akredite” etmiyor?” sorusu okuyucularımızın merak ettiği konuların başında geliyor. Aynı soruyla yakın tarihte bir ilimizin valisini ziyaretimde de karşılaştım. Sayın vali sohbet esnasında masanın gözünden, yeni gelen resmi bir yazıyı çıkararak, “Genelkurmay imzalı valiliklere gönderilen yazıda askeri birliklerin organize ettiği etkinliklere çağırılacak basın organları arasında Zaman’ın olmaması dikkatimi çekti, neden?” diye sorunca ben de cevabımı bugünkü yazıma taşımak istedim.
Bir kere bu sorunun muhatabı biz değiliz, bunun neden ve niçinini yazıyı gönderen makamda aramak lazım. Zaman ailesi olarak bizim ordu ve askerimizle en ufak bir problemimiz olmamıştır, olamaz da.
Çünkü cumhuriyetimizin, mukaddesatımızın, mazimizin, kültürümüzün, hürriyet ve emniyetimizin en emin koruyucusu ‘göz bebeğimiz’ olarak baktığımız ‘peygamber ocağı’ ordumuz aleyhine gıyaben fikir beyan etmemiz mümkün değildir.
Evet, sebebi hikmetini bilmediğimiz bu uygulamadan dolayı kapılardan geri çevrildiğimiz ve milletimiz adına üzüldüğümüz anlar çok olmuştur. Mesela bölgemizde gerçekleşen askeri kış tatbikatlarından görüntü almamıza müsaade edilmiyor. Daha da ilginci şehitlerin ardından askeri birliklerde düzenlenen programları takip edemiyor, askerimizin bölge insanına sunduğu eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel destekli hizmetlerini haber yapıp kamuoyuna duyuramıyoruz.
Oysaki Zaman gazetesi aynı zamanda “Cihan Haber Ajansı” olarak yerli ve yabancı ajanslarla anlaşma gereği her haberi atlamadan, abonelerine geçmek zorunda. Askeri alandaki haberlerle ilgili eksikliğimizin, Genelkurmay’ın tutumundan kaynaklandığını gören yerli ve yabancı ajanslar, şaşkınlıklarını gizlemeden, düşüncelerini “yüksek tirajını, güvenilir ve doğru habercilik yaparak kazanan bu medya kuruluşuna karşı tarafsız davranılmıyor” diyerek dile getirmişlerdir.
Bakınız, 9. Kolordu Komutanlığı’nın ilkbaharda hayata geçirmeyi planladığı güzel bir projesi var: “Erzurum’u ağaçlandırmak için 100 bin ağaç dikme kampanyası.” Maalesef Zaman, bölgede en çok satan gazete olduğu halde ‘akredite’ edilmediği için bu programlara çağrılmayacak. Sonuçta yüzbinlerce insanımızın, Mehmetçiğin bu güzel çalışmasından habersiz kalacağını şimdiden hatırlatmış olalım.
Biz gazeteci olarak Genelkurmay’a ‘akredite’ yerli ve yabancı bütün ajansların haberlerini okuyabiliyoruz. Böyle olunca asıl ambargo Zaman çalışanlarına değil haberi doğru öğrenmek isteyen kamuoyuna konulmuş oluyor. Esas cevabını bulamadığım şey ise bizim çağrılmamamız değil, masabaşı haberlerle ordumuzu devamlı yıpratan hatta ve hatta Genelkurmay Başkanı tarafından “yalancılıkla” itâb edilen gazetelerin rahatlıkla kabul görmesidir. 1991 yılında Erzincan’da Zaman gazetesi temsilciliği görevini yürütürken gazetemizde güzel bir yazı dizisi yayınlanıyordu. “Doğuda terörü önlemenin yolu diyalogdan geçer” sloganıyla, bölgede sözü geçen ve halk tarafından sevilen insanlarla görüşülerek ortak bir çözüm aranması teklif ediliyordu. Bunun üzerine o dönem Erzincan 3. Ordu Komutanı Org. Hikmet Bayar gazete büromuza gelerek, “Bölgeden sorumlu bir komutan olarak terörün çözümü süngüde değil, diyalogda olduğuna ben de inanıyorum. Gazetenizin bu güzel girişimini takdir ediyorum. Zaman’ı beğenerek okuyorum, emir çıkardım bu gazete 3. Ordu’nun tüm birimlerinde okunacak” demişti. Şeref defterimize ise “Bu tür gazetelerin tirajlarının artmasıyla ülke kalkınmasını paralel görüyorum” diye yazmıştı. Komutan o gün yanılmamıştı...
Bugün Zaman, emin adımlarla ‘Dünya Gazetesi’ olma yolunda ilerlerken ben de kalkmış neden bahsediyorum! Önemli olan toplumun Zaman’a ‘akredite’ vermesi değil mi!..
22.12.2003
|