|
Michael Jackson’ın ’kaygı uyandıran’ Müslümanlığı
Başkası yapsa, spastiklere özgü birtakım kasılmalara benzeyebilecek figürlerle kitlelerin dikkatini üzerine zımbaladı. Başkası giyse, gülünç duracak kısa paçalı dar pantolonları ve beyaz çorapları kendine özgü bir ‘imza’ haline getirdi. Başkası söylediğinde hiçbir cazibesi olmayacak şarkıları ses rengiyle kıvrımlandırmayı, onları çok satan hitlere dönüştürmeyi başardı.
Şimdi, başkasına ait olsa ‘sevinebileceğimiz’ bir haberin aktif öznesi durumunda. Oysa ne yazık ki ‘Michael Müslüman oldu’ kimsede bir memnuniyet duygusu uyandırmadı. Pek çok kimse gibi, ne yazık ki benim içimden de ‘ne olursan ol gel, çoluğa çocuğa sardırmış olsan da gel’ gibi misafirperver bir duygu geçmedi.
Malum, ‘çocuk tacizi’ iddiasıyla açılan dava halen yargıda. Üstelik bu konuda ilk kez yargılanıyor da değil. Normal şartlarda, suçlu, sapkın ya da her ne ise, onun İslam’a girmesiyle duyulacak kıvancın ve o kişinin önünde artık ‘beyaz’ bir sayfa açılacağı inancının yerini, “Neden şimdi? Neden İslam? Bir bu eksikti!” hoşnutsuzluğu alıyor. Hani neredeyse “İnşaat nedeniyle şaibeli üye alımlarına ara verdik” gibi bir vaziyet almaya ‘cevaz verilecek olsa’ canla başla kabul edeceğiz.
Bu memnuniyetsizlik elbette İslam’a tahmil edilen siyasi ve politik imajların 11 Eylül’den sonra şedit bir olumsuzluk arz etmesi ve bu imajın şimdi de Michael Jackson tarikiyle ‘yinelenecek’ olmasından kaynaklanıyor. İşin garibi İslam, terörle yıkımla, gizemli ve karanlık bir virüsle örgün yeni bir imajla giydirilmiş olması nedeniyle, tam da bu açıdan, Jackson’ın ilgisini çekebilme potansiyeline sahip. Star’ın, Farrakhan’ın kanatlarından medet ummayı istemiş olması gibi ihtimaller bir yana, meselenin psikolojik açıdan da bir nebze ilgiye muhtaç olduğu kanısındayım.
Jackson özel hayatında insandan az ya da fazla, ama her halükârda ‘olabildiğinden’ farklı bir şeye ‘dönüşme’ arzusunun işaretlerini verdi hep. Klipleri ise ‘kendinden daha güçlü, daha karanlık ve gizemli bir şeye dönüşen ve sonuçta hep ‘kendine’ gönderme yapan bir karakterin giriş kodlarını vermek konusunda oldukça cömertti.
Önce geçmişi olmayan bir adam yarattı kendine, ırkına ve rengine ait hiçbir iz kalmasındı. Erkek’ten, efemine’ye dönüştü sonra. Kliplerinde ise düpedüz ‘kadınsı’ bir adamın bağrında sakladığı kabadayılara, has maçolara işaret eder gibiydi; istediği an bu adamlara da dönüşebilirdi Michael. Thriller’da ‘zombi’ye dönüştü; Black or White’ın finalinde ortalığı anlamsız bir şiddete gark ederek ‘puma’ya; Remember the Time’da ise şeytani güçleriyle kraliçeyi çılgına çeviren, bir var– bir yok, gizemli bir büyücüye...
Fox News’in verdiği haberine göre şimdi adına bir X harfi eklemiş ve Michael X olmuş. Milyonlarca doları çocuklar için kurduğu vakıflara akıtan ve şimdi adı çocuk tacizlerine karışmış olan adam ne ise, siyahlığından patolojik bir biçimde nefret etmiş olan ama ‘siyah olduğunuz için utanmayın’ diyen bir Malcolm X’i anıştırmaya kalkan adam da o. Çünkü onun kafasında sanırım, hiçbir zaman siyah da, beyaz da, çocuk da, erkek de bu kavramların ‘bildiğimiz’ mutat hallerine tekabül etmedi. Şimdi de –sanırım–, İslam bildiğimiz İslam’a tekabül etmiyor.
Michael için psikolojik izlekte sıradışı bir şey söz konusu olmuş değil. Biz yoğun antipropagandalar nedeniyle olduğundan farklı bir şeye evrilmiş ‘karanlık’ İslam imajından rahatsız, tekin olmayan adamlar İslam’a girdikçe hep o soruyu soracağız, onları çekenin ‘imaj’ mı, öz mü olduğu şüphesini bir süre üzerimizden atamayacağız. Hoş geldin Jackson, ama lütfen, kendi derdimiz bize yeter.
23.12.2003
|