İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
24.12.2003
Çarşamba
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


AHMET ÇAKIR a.cakir@zaman.com.tr
 
 

Ahlâk zabıtaları görevde!

Galatasaray'ın şu zor günlerinde iki eski başkanın bir araya gelip konuşmasının yankıları daha epeyce sürecek gibi görünüyor.


Faruk Süren ve Mehmet Cansun sürekli konuşan kişiler değiller. Belki Cansun için böyle bir durum düşünülebilir; ama kendisinden o kadar çok talepte bulunuluyor ki, bunların çok azını kabul ettiğini bilenler biliyor.

Faruk Süren'in 4,5 yıllık görev döneminde sadece Galatasaray'ın değil, Türk futbol tarihinin en büyük başarıları kazanıldı. Bu arada elbette ki borçlar da arttı. Ama bu işin başka bir yolunu bilen var mı? Üstelik, o dönemde örneğin Fenerbahçe'nin Galatasaray'dan daha az para harcandığını kim söyleyebilir? Onlar hemen hiçbir şey elde edemezken, Cim Bom kazanmadık başarı bırakmadı, Sarı Kırmızılı bayrak Avrupa futbolunun iki zirvesinden birine dikildi.

Mehmet Cansun da çöküşün kaçınılmaz göründüğü bir dönemde hem sportif başarının sürmesini hem de maddi açıdan derlenip toparlanmayı sağladı. Jardel, Serkan Aykut ve Bülent Akın konusunda, birazı o günün koşullarından doğan gerçekten çok büyük kayıplar olmasa, onun 8 aylık görev dilimini de altın bir dönem olarak nitelemek mümkündü. Yine de Lucescu dönemindeki Şampiyonlar Ligi başarılarıyla önemli paralar kazanıldı.

Faruk Süren, kendi işinde yıkıma uğrama pahasına Galatasaray'a hizmet etmeye çalıştı. Elbette ki yanlışlar da yapmıştır. En azından Ali Sami Yen Stadı konusundaki karışıklıklar ve kayıplar görmezden gelinemez eleştirileri asla hak etmedi. Yine de sesini çıkarmamayı yeğledi, işine-gücüne döndü.

Cansun, kısa dönem askerliğe benzer zaman dilimindeki başarısı nedeniyle hiç değilse bir dönem daha bu işi sürdürmeyi hak etmiş gibiydi. Ancak kongrenin teveccühü Canaydın’dan yana oldu. Kimsenin de buna itirazı olamazdı.

Bugün yaşanılan sıkıntılı ortamda iki başkanın konuşmaları son derece yararlı oldu. Çünkü bir anda camianın kan dolaşımı hızlandı. Canaydın'a alternatif aranmaya başlandı, başka çareler konuşulur hale geldi. Sarı Kırmızılı camianın sessiz gücü harekete geçti.

Elbette ki onların bütün söyledikleri doğru ve geçerli değil. Ali Sami Yen'e dönmek gibi gereksiz popülist söylemlerin yanında daha kabul edilemeyecek nitelikte bir yığın şey söylüyorlar. Ancak söylediklerinin de bir değeri var. Bundan da Galatasaray yararlanacak.

Böyle bir ortamda bazı arkadaşlarımızın ortaya çıkıp ahlak zabıtalığı yapmalarını oldum olası anlamakta zorlanıyorum.

Şurasını anlamak mümkün: Böyle bir işi herkes yapmak isterdi. Esat Yılmaer kardeşimiz başardı. Bundan dolayı, ötekiler sıkı bir gol yemiş olmanın sıkıntısı içindeler. Bu yüzden de biraz sallama durumunda olabilirler. Peki, mesleğimizi daha iyi yapabilme açısından, böyle bir gelişmeden yarar sağlayacak olanların tavrına ne diyeceğiz?

Yeryüzünde kendi mesleğinin beslenme kaynaklarını kurutmak için böylesi bir ahlak zabıtalığına soyunan başka hangi ülkenin gazetecisi vardır acaba?

Efendim, bu tür sözler G.Saray'da başkanlık yapma onuruna erişmiş insanlara yakışmazmış da, camiada huzursuzluk yaratırmış da, en azından zamanlaması uygun değilmiş de, bilmem neymiş. Milyonlarca taraftara, yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olan dev bir kurumu yönetmiş olan insanlar, neyi ne zaman ve nasıl konuşacaklarını size soracaklardı da benim zabıta kafalı arkadaşlarım?

Bu gibi konularda, neyi ne kadar bildiği son derce kuşkulu birtakım adamlar sürekli konuşup yazıyor, ahkam kesiyor, ona buna akıl veriyor. Bu kadar saçma bir durumu yadırgamıyoruz da, bu konuları gerçekten bilen, halen de içinde yaşayan, hem söyleyecek sözü hem de yapacak işi olan insanların konuşmasını mı garipsiyoruz?


24.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (21.12.2003) - Batista’nın emeğine yazık oldu...

> (19.12.2003) - G.Saray’da geniş kadro sorunu!

> (18.12.2003) - Aslan’a kupa morali

> (16.12.2003) - Zirvede Karadeniz fırtınası

> (15.12.2003) - Operasyon başarılı ama hastayı kaybediyoruz

> (13.12.2003) - Futbolda ilk kaybeden biz değiliz

> (11.12.2003) - Bir Hakan Şükür’le bu kadar...

> (10.12.2003) - Cim Bom yine bıçak sırtında...

> (09.12.2003) - N'olacak bu Cim Bom'un hali!

> (07.12.2003) - Ah Cim Bom vah Cim Bom!




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.