CHP Grup Başkan Vekili Ali Topuz, evvelki gün Meclis’te aynen şöyle diyor: İslam kültürü asla bizim öz kültürümüz değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel temelleri Türklük temeline dayanır. Bu da Anadolu kültürüdür.
Fransa’nın kamu okullarında okuyan ortaöğretim öğrencilerine başörtüsü yasağı getirme kararı, ABD yönetimi tarafından eleştirildi. Dışişleri Bakanlığı’nın her yıl hazırladığı Uluslararası Din Özgürlüğü raporunu hazırlayan kurulun başkanı olan John V. Hanford şunları söyledi: “Başörtüsü konusu dahil savunduğumuz din özgürlüğünün temel bir ilkesi, başkalarını tahrik etmedikleri ve tehdit etmedikleri sürece herkesin din ve inançlarını barışçı bir şekilde, devletin müdahalesine maruz kalmadan uygulama hakkına sahip olmalarıdır.”
Demokrasi, her türlü uygulamasının müşterek hüviyetiyle, bir zaruret. Çağın, zamanın zarureti. İnsanlık, bir sürü çalkantıdan sonra, hayatının bir yönüyle ilgili olarak oraya varmış. Bir bileşke halinde ortaya çıkmış. “En az kötü olan” sözü, gelişimi vurgular. Geliştirilmeye elbette ki muhtaç. Bünyesindeki zaruret de bu.
28 Mart’taki mahalli seçimlerin sonuçları siyasette belirleyici ve kalıcı değişimleri de beraberinde getirecek. Çünkü ufukta AK Parti için 3 Kasım genel seçimlerinden daha büyük bir başarı var. İşte bu başarı, AK Parti’nin işini zorlaştıracak. Bunun iki temel sebebi var.
İthal kavramlar ile yerel tartışmalar yapmak ne kadar zor ise, kendi tartışma zeminimizi dışarıdan bir yerlere taşımak da o kadar anlamsız. Bu ülkede ideoloji her şeyden önce geldiği için ve ne yazık ki, politizasyon tüm zerrelerimize kadar işlediğinden olayların derinlemesine analizini yapmak ya mümkün olmuyor ya da kimse yapanları kaale almıyor.
Osmanlı tarihinde Celalî ayaklanmaları olarak bilinen ve bilhassa XVI. yüzyıldan sonra sık sık tekrarlanan isyanların bazıları hiç şüphesiz Anadolu'daki Türk varlığının devleti ele geçirmiş olan devşirme anlayışa başkaldırısı gibi de anlaşılabilir.
Geçmişte sorulmuş sorular bir daha sorulunca cevaplar da bir daha gelmiş oldu gündeme. Israrlı sorulardan bazıları: -Sakal uzun mu kısa mı olmalı? Kimi diyor ki, sakal elle tutulacak kadar uzun olmalı, artan kısım kesilmelidir. Kimi de diyor ki, uzun sakal akılsızlık işaretidir, kısa kalmalıdır... Siz nasıl bakıyorsunuz meseleye? Ölçü nedir bu konuda?
Bugünlerde bölgemizde federalizm rüzgarları esiyor. Bu rüzgarların kimisi kuvvetli, kimisi zayıf, kimisi kendiliğinden, kimisi de başka rüzgarların etkisiyle esiyor. Gürcistan, Kuzey Irak, bu rüzgarların esmeye başladığı birkaç yer. Gürcistan’da bu rüzgar zayıf, Kuzey Irak’ta ise güçlü esiyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, asgari ücretin, dört kişilik bir ailenin geçinmesi için gerekli olan aylık gelirin bile çok gerisinde kaldığını ve dolayısıyla iyileştirme yapılmasının kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yapılan bir çalışmaya göre aylık geliri 290 milyon TL ve altı olan aileler yoksul olarak tanımlanıyor. Asgari ücretin aylık net 226 milyon TL olduğu çalışma hayatında Başbakan’ın bu yaklaşımına katılmamak mümkün değil.
Tüzel kişiliği olmayan, belli anlayış ve amaçtaki kişilerin bir araya gelmesine ‘grup’ adı veriliyor. Bunların en eskisi Taksim Grubu’dur. Marmara Grubu, Fatih Grubu, Boğaziçi Grubu adıyla başkaları da çıktı. Son beş altı yıldır ‘platform’ veya ‘hareket’ adlarıyla organize oluyor değişik gruplar. Çünkü “grup” art anlamlar yüklemeye başladı bu nevi birlikteliklere. Taksim Grubu’ndan sonra kurulan grubun OTİM Grubu olduğunu biliyor muydunuz?
Geçen hafta içerisinde hatırlayacağınız üzere milli kalecimiz Rüştü Reçber ile Barcelona’da röportaj yapmış ve iki günlük bir yazı dizisiyle sizlere ulaştırmıştık. O yazılarda bir noktayı bilhassa ihmal etmiştik, şimdi onu da tamamlayalım! Rüştü ile görüşmeye gittiğimizde klas kaleci tam 15 haftadan beri hasretle beklediği formasına yeni kavuşmuş olduğu için haliyle çok coşkuluydu, mutluydu. O haleti ruhiye ile söylememesi gereken bazı şeylerden de bahsetmedi değil.