|
Moldova’da federal rüzgarlar...
Bugünlerde bölgemizde federalizm rüzgarları esiyor. Bu rüzgarların kimisi kuvvetli, kimisi zayıf, kimisi kendiliğinden, kimisi de başka rüzgarların etkisiyle esiyor. Gürcistan, Kuzey Irak, bu rüzgarların esmeye başladığı birkaç yer. Gürcistan’da bu rüzgar zayıf, Kuzey Irak’ta ise güçlü esiyor.
Federalizm rüzgarlarının oldukça güçlü estiği bir başka ülke daha var yakın coğrafyamızda. Burası Moldova. Karadeniz’in hemen üstünde, yukarımızda bulunan bu küçük, fakir ülke aylardır federalizm rüzgarlarının kuvvetli etkisi altında savrulup duruyor.
Dört buçuk milyon nüfuslu Moldova, esasen bizim gayet güçlü ilişkilerimizin olduğu ve tarihen bize çok yakın dost bir ülke. Moldova toprakları 1812 Bükreş Antlaşması’na kadar Besarabya denen Osmanlı topraklarıydı. Osmanlı, bu anlaşmayla bu toprakları Rusya’ya terk etmiş, uzun süren Rus yönetiminden sonra Sovyetler Birliği 1924 yılında Dinyester Nehri’nin doğu kıyısında Moldova Otonom Sovyet Cumhuriyeti’ni kurmuş, daha sonra da 1940 yılında bu cumhuriyet Romence konuşan Besarabya topraklarıyla birleştirilerek ortaya Moldova Cumhuriyeti çıkarılmıştı. Moldova, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanlarla müttefik olan Romanya tarafından ilhak edilmiş; ancak Sovyetler tarafından 1944 yılında yeniden ele geçirilmiş, bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılına kadar da Sovyet kontrolü altında kalmıştı.
Moldova, 1991’den bu yana bağımsız; ama bütünlüğünü koruyamamış bir ülke olarak yaşıyor. 1992’de merkezi yönetim ile ayrılıkçı Slavca konuşan Dinyester bölgesi arasında patlak veren iç savaştan bu yana ülke Moldova ve Transdinyester Cumhuriyeti olarak ikiye bölünmüş durumda. Transdinyester’de bugün kuvvetli bir Rus askeri garnizonu ve binlerce ton silah-cephane bulunuyor ve Rusya Transdinyester’i destekliyor, 1991’de İstanbul’da yapılan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi’nde varılan mutabakatlara rağmen asker ve silahlarını bu ayrılıkçı cumhuriyetten bir türlü geri çekmiyor; üstelik kimsenin tanımadığı Transdinyester’i kendi siyasi, askeri ve stratejik planlarına uygun biçimde bir federasyon şeklinde yapılandırmak, bunu bütün dünyaya kabul ettirebilmek için olağanüstü çaba harcıyor.
Rusya’nın federasyon planlarının özü Kozak Belgesi ya da Mutabakatı denen asimetrik bir federasyonu öngörüyor. Buna göre sözde kuvvetli bir merkezi yönetim yapısı içinde neredeyse bağımsız iki bölge olacak ve Rusya kendi nüfuzu altındaki Transdinyester’de silahlı kuvvet de bulundurabilecek. Başkan Putin’in Başkanlık Müsteşar Yardımcısı Dimitri Kozak tarafından hazırlanan bu federasyon planı yakın zamana kadar AGİT ve Amerika tarafından da bir ölçüde desteklenmiş bir plandı ve bu plan, neredeyse taraflar tarafından kabul de ediliyordu.
Plan geçen ay sürpriz bir şekilde AGİT ve Amerika tarafından geçerli bulunmadı, kısacası reddedildi. Planı savunan ve az kalsın imzalayacak olan Moldova’nın komünist başbakanı Vladimir Voronin de imzadan son anda vazgeçti ve Rusya’yı karşısına almak zorunda kaldı.
Planın rafa kaldırılmasında Moldova’nın başkenti Kşinyev’de yapılan plan aleyhtarı büyük gösterilerin önemli rol oynadığı söylenebilir; ama herhalde AGİT ve Amerika’nın son anda planı reddetmeleri bana göre belirleyici faktör oldu. Nitekim, Voronin, AGİT Başkanı Jaap de Hoop Scheffer ile yaptığı bir telefon görüşmesinden hemen sonra imzadan vazgeçtiğini, federasyon planının Avrupa Birliği ile yapılacak koordinasyona kadar ertelendiğini açıkladı ve böylece bize federasyon planının ancak Avrupa Birliği (AB) onayı alınması halinde yeniden gündeme gelebileceğini ima etti. Esasen yakından tanıdığımız Günter Verheugen de bu işin içinde; çünkü o da planın gündemde olduğu sıralarda Kşinyev’deydi.
Moldova’nın federasyon planı artık gündemde değil; bazı konularda anlaşma olana kadar da olmayacak; ayrıca planın değişmesi de güçlü bir ihtimal olarak ortada duruyor; ama Moldova konusu bir bütün olarak daha çok ele alınacak; hem AGİT, hem Amerika ve hem de AB tarafından...
Ben Dışişleri ve Bakan Gül’ün yerinde olsam Moldova, federasyon planı ve bunlarla ilgili olarak AGİT, Amerika ve AB’nin manevralarını iyi izler, bunlardan sonuçlar çıkarırdım.
25.12.2003
|