|
OTİM Grubu ve Atilla Artam
Tüzel kişiliği olmayan, belli anlayış ve amaçtaki kişilerin bir araya gelmesine ‘grup’ adı veriliyor. Bunların en eskisi Taksim Grubu’dur. Marmara Grubu, Fatih Grubu, Boğaziçi Grubu adıyla başkaları da çıktı. Son beş altı yıldır ‘platform’ veya ‘hareket’ adlarıyla organize oluyor değişik gruplar. Çünkü “grup” art anlamlar yüklemeye başladı bu nevi birlikteliklere. Taksim Grubu’ndan sonra kurulan grubun OTİM Grubu olduğunu biliyor muydunuz?
OTİM, Beşiktaş-Fulya’daki OTİM’de bir araya gelmelerinden bu adı almıştı. 10 yıldır da toplanmıyordu. Geçen cuma günü grup tekrar toplanmaya başladı.
OTİM, rahmetli Turgut Özal’ın verdiği bir fikir. Fuar ve sergiye alışık olmayan Türk sanayii için daimi sergi özelliğini uzun süre devam ettirdi. Kurucusu mimar Atilla Artam’dı. Sergi salonlarının yanı sıra konferans merkeziyle de önemli bir işlev kazanmıştı. Dahası, yurtdışından gelen önemli kişiler için gezi protokol listesindeydi. Türk sanayiinin önemli ürünleri burada görülebiliyordu. 90’lı yıllarla beraber OTİM işlevini yitirdi.
Kuruluşundan itibaren OTİM Grubu’na kimlerin devam ettiği araştırılırsa görülecektir ki, son 20 yılımızda daima etkin olmuş kişiler buranın müdavimleriydi.
Her cuma namazından sonra kurufasulyeli yemeğe icabetle başlayan etkinlik, iki saatlik bir programı kapsıyordu. Haliyle grubun, kurufasulyeden çok daha önemli özellikleri var. Sadece şunu aktarayım: Refah Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi, Islahatçı Demokrasi Partisi’nin ünlü seçim birlikteliğinin yani “ittifakı”nın temelleri burada atıldı.
Yine Türkiye’nin ve Türk hinterlandının önemli şahsiyetleri için çoğu kere, duygu ve düşüncelerini paylaştığı bir platform oldu burası.
Atilla Artam, mimarlığının yanı sıra üniversitede yönetim dersleri de veriyordu. Aile şirketleri Aktaş’ın en popüler olduğu dönemde, yönetiminden ayrılmış ve sosyal hizmetler ve üniversite eğitimini hedefleyen çalışmalar içine girmişti.
Daha sonra kızının rahatsızlığı sebebiyle Amerika’ya yerleşmek durumunda kaldı. Bir buçuk yıl evvel gelip, Bursa’da çiftliğe yerleşti. Çiftliğini, devekuşunu tanıtan bir merkez haline getirdi. Devekuşu ürünlerinin kullanım alanlarını ve ekonomik katkısını anlatmakla geçirdi.
Bu yılın başında babası Sabri Artam, hem ilerleyen yaşını öne sürerek hem de işleri toparlaması için Atilla Artam’ı şirketlerinin başına çağırdı. Atilla Bey’in aile işlerinden ayrılalı 10 yılı geçmişti. Bir taraftan Aktaş Elektrik’e devlet el koymuş, diğer taraftan grup şirketleri değişik sebeplerle sahipsiz kalmıştı. Şimdi, Atilla Artam için yeni bir başlangıç oluyor yeni dönem. Hem OTİM hem de şirketlerin yeniden canlandırılması için kolları sıvamış durumda. Bir diyaliz merkezi ve bir Amerika-Meksika mutfağını sunduğu restoranıyla yeni alanlar seçti kendine. Geçen hafta mütevazı bir kalabalıkla başladı OTİM Platformu, yarın ve diğer cumalar da devam edecek.
Bu arada, Aktaş Elektrik’le ilgili de önemli gelişmeler bekliyor Artam’ı. El konulmasının yasal sürecinde bütün deliller Aktaş Elektrik’ten yana. Dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne intikal etmiş durumda. Devlet Planlama Teşkilatı’nın Aktaş Elektrik lehine raporu var.
Aktaş’taki imtiyaz sözleşmesi ile Uzanlar’ın imtiyaz sözleşmelerini ve el koyma usulünü karıştırmamak lazım. Şimdiye kadar Aktaş’ta açılan bütün davaları Aktaş kazanmış durumda. Karşılaştırmak için Kayseri’deki işletme hakkını incelemek ve gerek verimlilik, gerekse işletme açısından değerlendirme yapılabilir.
Öyle görülüyor ki, önümüzdeki dönemde yapılması planlanan enerji dağıtım ihaleleri başlamadan önce gündemdeki dağıtımla ilgili davalar hem birer ölçü olacak hem de bunlar çözülmeden diğerleri devredilmeyecek.
25.12.2003
|