S. Arabistan büyükelçisi: Biz de terör kurbanıyız
Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed El–Bassam, İstanbul’da gerçekleştirilen saldırıların iddiaların aksine İslami nitelik taşımadığını, yapanların da esas itibarıyla Müslüman olamayacağını söyledi. Basında ilk kez ZAMAN’a konuşan Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed El–Bassam, Türkiye ile Suudi Arabistan'ın terör mağduru iki dost Müslüman ülke olduğunu belirtti.
İstanbul ve Riyad saldırılarının yapısal olarak birbirini andırdığına dikkat çeken El–Bassam, “Delilleri görmediğimden bu konuda konuşmam doğru olmaz. Ancak, bir büyükelçi ve diplomat olarak şunu söyleyebilirim: İki eylemin ortak yönü, ikisinin de İslam ülkelerinde ve Müslüman imajına zarar vermeye dönük yapıldığıdır. Bunları yapanlar, İslam'a zarar vermek için bu olayları gerçekleştirmiştir.” ifadesini kullandı.
İslam’ın barış dini olduğunu ve terörü tasvip etmediğini vurgulayan Büyükelçi, “İslam dini, ehli kitap olarak tanımladığımız ve İslam ülkelerinde yaşamalarına müsaade edilen Hıristiyan ve Yahudilere karşı şiddete izin vermez. İstanbul’da yapılan terör, aslında İslam’a ve İslami değerleri tahribe yöneliktir. Bu saldırılarda Müslümanlar da hedef alınmıştır. Failler eğer Müslüman olduklarını iddia ediyorsa kesinlikle beyinleri yıkanmıştır.” şeklinde konuştu.
Terör örgütü militanlarının Selefi–Vahhabi kökenli olduğu iddialarını değerlendiren Suudi Büyükelçi, “Birtakım basın yayın organları bu tür terörist faaliyetlerin ardında ‘selefi örgütlenme’ olduğunu yazıyor. Selefi örgütlenmesi tabiri asıl itibarıyla yanlış bir tanımlama olarak göze çarpıyor. ‘Selef’ kelimesi ‘önceki’ anlamına geliyor. İslam inancında ‘Selefi’ tanımlaması sahabileri anlatmak ve onların yaşam biçimlerini yansıtmak manalarını içerir. Bunun terörist bir organizasyona ilham kaynağı olamayacağı da zaten böylece ortaya çıkar.” şeklinde konuştu. Selefi inancının sahabeler gibi, bidat olarak tanımlanan ve dinin aslından olmayan hurafe ve batıl inançların reddini içerdiğini ifade eden Büyükelçi El–Bassam, “Gerçek Selefiler, sahabeyi kendine örnek alan Kur’an toplumudur. Bu insanların terör eylemleri yapmalarına olanak yoktur. Yapanlar bu tür isimleri ancak kalkan olarak kullanıyorlardır. Çünkü bu, dinin yapısına terstir. Selefilik orta yolu emreder. Aşırılıkları yasaklar.” ifadelerini kullandı. Kamuoyundaki bazı yanlış algılamalara rağmen Türkiye ile Suudi Arabistan’ın ikili ilişkilerini ‘din, ekonomi ve dostluk çerçevesinde’ mükemmel olarak niteleyen Büyükelçi El–Bassam, “Birçok Türk firması Arabistan’da büyük ihaleler üstlenmiş durumda ve biz bundan mutluluk duyuyoruz. Yine, turizm aylarında Arap turistler, Türk turizmine katkıda bulunuyor. ” dedi.
‘Mekke’ye sadece uzaktan bakanların eleştirisi’
Suudi hükümetinin, ‘Peygamber Efendimiz’in (sav) evini tahrip ettiği ve çöplüğe çevirdiği’ iddialarını sert bir dille kınayan El–Bassam, “Suudi Arabistan, İslam’ın güzelliklerini hayatın her yanına yaymaya çalışan bir ülkedir. İslam eserlerine zarar vermek bir yana milyonlarca dolar harcayarak bu eserlerin bakımını yürütmektedir. Zaten devletimizin en büyük hedeflerinden birisi bu mukaddes beldenin korunması ve güzelleştirilmesidir. Doğrusu ben bazı Türk basın organlarında çıkan olumsuz yazıları hayretle izliyorum.” dedi. Suudi Arabistan’ın, Osmanlı eserlerini yok etmek niyetinde olmadığını ifade eden Büyükelçi El-Bassam, “Medine’deki Hicaz Tren İstasyonu onarıldı ve müze haline getirildi. Osmanlı döneminde yapılan camiler restorasyondan geçirildi. Hâlâ kullanıma açık ve Müslümanlar buralarda ibadetlerini yapıyor. Güya Suudi Arabistan’da Peygamber’in doğduğu ev çöplük haline gelmiş. Nereden çıkar bu kadar gerçek dışı bilgi anlayamıyorum. Kütüphane olarak kullanılan bina, gelen kitap sayısının artışı üzerine yeniden eski haline çevrilerek korunuyor. Harem sınırı içerisindeki tüm binalar kaldırılırken, Efendimiz’e hürmeten bu bina özellikle korunuyor.” dedi.
Hac döneminde 2,5 milyon insanın aynı anda ibadet ettiği dikkate alındığında, bu insanların oluşturduğu kirliliğin tamamen oratdan kaldırılamayacağına dikkat çeken Büyükelçi, “Eski bir fotoğrafla insanlar aldatılmaya çalışılıyor. Kabe ve çevresinde günümüzün en modern temizlik hizmeti veriliyor. Zaten hacca giden kardeşlerimiz bunun farkında. Sorun, bu tür yerlere gitmek gibi bir düşünce taşımayanların uzaktan bakarak yaptıkları yorumlarda.” ifadesini kullandı.
“Kutsal beldelerdeki otellerden şikayet edenlere seslenmek istiyorum, lütfen hacı adayları ile ya da diyanet yetkilileri ile görüşsünler.” diyen Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçi El-Bassam, “İnsanlar hâlâ kutsal mescitlere yakın mesken bulamamaktan şikayet ediyorken, bizim ne yapmamızı beklersiniz. Hacı adaylarımızın rahatı ve bunu sağlarken günün teknolojilerini kullanmamız da gayet doğal. Hacılar mescitlere yakın olmak istiyor.” şeklinde konuştu.
|