İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
26.12.2003
Cuma
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

Ege...(Bütün Haberler)

bolgeler@zaman.com.tr

 

Çin malı ayakkabıları yakarak ayakkabı ithaline tepki gösterdiler

İzmir Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde (AYKÜSAN) faaliyet gösteren ayakkabıcı esnafı, Çin malı ayakkabıları yakarak, Çin’den yapılan ithalatı protesto etti.

Tepkilere engel olamadığını belirten İzmir Ayakkabıcılar Odası Başkanı Tahsin Güzel, Çin malının büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Güzel, konuyla ilgili Konya ve Gaziantep gibi büyük illerin oda başkanlarıyla birlikte, 6–7 Ocak 2004’te ilgili bakanlarla görüşeceklerini belirterek, “Çin’den mal ithal eden firmalardan 14’ü ile mahkemelik olduk. Tehditler alıyorum. Kanunlar çerçevesinde ithalatçı firmalara gereken yaptırımları uygulayacağız.” dedi. Çin’den yapılan ayakkabı ithalatına tepki gösteren 500 kadar ayakkabıcı, AYKÜSAN içindeki merkez çarşı arkasında ayakkabı yaktı. Burada basına bir açıklama yapan Güzel, piyasada bulunan ayakkabıların yüzde 90’lık bölümünün Çin’den geldiğini ileri sürdü. Ege Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Abdi Ferhatoğlu ise 2004 yılında 16 milyon çift Çin malı ayakkabının pazara sunulacağını, bir o kadarının da Türkiye’ye girmek üzere olduğunu söyledi. AYKÜSAN Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sakman da 3 bin esnaf adına Başkan Güzel’e her şeyin devletten beklememesi gerektiğini söyleyip kendilerine düşeni yapmalarını isteyerek, “Bunun cezası 1–5 sene arasında hapis. Ayrıca ithal eden firmaya ithalat tutarının 4 katı kadar para ceza var. Bunun uygulanmasını istiyoruz.” diye konuştu.

İsmail Efe / İzmir

26.12.2003


 

Saygın: Beni aday göstermek isteyen her partiye aynı uzaklıktayım

Adı Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AK Parti) İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayları arasında geçen Işılay Saygın, gazetelere verdiği ilanda kendisini aday göstermek isteyen bütün partilere aynı uzaklıkta olduğunu açıkladı.

AK Parti’nin teklifini bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığını belirten Saygın, “Bu teklife de diğer siyasi partilerin tekliflerine de aynı cevabı verdim. Düşünmek için mehil istedim.” dedi.

“Kamuoyuna Duyuru” başlığıyla verilen ilanda Saygın, 30 yıllık siyasi geçmişinde kendisine güvenen ve inanan İzmir halkına hiçbir zaman yanlış yapmadığını belirtti. Saygın, “Yerel seçim arefesinde bazı siyasi partilerin başkanlarından adaylık teklifi aldım. Medyanın daha çok üzerinde durduğu teklif, bizzat sayın Başbakanımız tarafından yapılan teklif oldu. Düşünmek için mehil istedim, çünkü beni buraya getiren İzmir halkına, hemşehrilerime, partili arkadaşlarıma, beni tanıyan ve seven herkese danışmam ve onların fikirlerini almam gerekti. Gördüm ki İzmir halkı, sağ seçmenin tek adayı olarak başkanlık seçimlerine katılmamı ısrarlı bir şekilde istemektedir. Binlerce partili insan benim yanımda olmak için partilerinden istifa etti. Bu davranışlara duyarsız kalmadım ve çalışmalarımı sürdürdüm.” açıklamasında bulundu.

Adının aday olarak geçmesiyle kendi ifadelerini yansıtmayan bir haber sağanağı yaşandığına dikkat çeken Saygın, duyurusunda şunları söyledi: “Beni aday olarak göstermek isteyen her partiye eşit uzaklıktayım. Hiç kimse benim sırtımdan kurban kesmeye kalkmasın.”

Ali Rıza Karasu / İzmir

26.12.2003


 

Vali Yusuf Ziya Göksu: İstihbaratımız iyi çalıştı

Kadifekale’de önceki gün C–4 patlayıcı madde ele geçirilmesiyle ilgili bir değerlendirme yapan İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, “Başarılı istihbarat çalışması neticesinde bir facia önlendi.” dedi.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan bir operasyonda, bir evde 15 kilogram C–4 patlayıcı ele geçirildiğini aktaran Vali Göksu, “Şahsın İzmir DGM Başsavcılığı’ndaki ilk sorgusu yapıldı. Sorgunun ardından amacının ne olduğu, bir planı olup olmadığı, eğer bir saldırı gerçekleştirecekse bunun nerede olacağı hakkında bütün bilgiler ortaya çıkacak. Burada önemli olan, istihbarata önem vermektir. Böyle olduğu takdirde facialar önlenmiş olacaktır.” şeklinde konuştu. Yapılan operasyonda, bir televizyon içine saklanmış halde C–4 patlayıcı ele geçirilmişti. Ömer Oruç, İzmir

26.12.2003


 

Şehir plancıları: Gümrük binası hukuksuzluğa teslim edilemez

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Konak Gümrük binasının hukuksuzluğa teslim edilmeyeceğini belirtti.

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Konak Pier’in yeniden yerel yönetimlere devredilmesi, Kıyı Yasası’na uygun bir kültür alanı olarak kentin ve kentlinin bütün kesimlerinin hizmetine sunulması gerektiği vurgulandı. TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın, Kıyı Yasası ve planlama ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Konak Pier’e karşı açtığı dava halen devam ediyor. İzmir, Zaman

26.12.2003


 

AK Parti’nin ilk aday adayı Taha Aksoy

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan ilk isim Taha Aksoy oldu. Geçen pazartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Aksoy, dün aday adaylık başvuru dilekçesini AK Parti İzmir İl Başkanı Ali Aşlık’a verdi. İl yönetim kurulu üyeliğinden de istifa eden Aksoy’a, bazı ilçe başkanlarının da destek verdiği görüldü.

Büyükşehir Belediye Başkan adayları arasında Işılay Saygın ile birlikte adı en sık geçen Taha Aksoy, başvuru dilekçesini Aşlık’a verdikten sonra yaptığı açıklamada, adaylık için partili arkadaşlarından büyük destek gördüğünü belirterek, “Geniş çevrelerden aday olmam için teklifler geldi. Bu kararı almadan önce milletvekili, bakan ve partili bir çok kişi ile görüştüm. En son pazartesiyi salıya bağlayan gece Sayın Başbakan ile görüştüm. Bana Çorum dışında hiç bir ilde AK Parti’nin belediye başkan adayının belli olmadığını söyledi. Adaylığımın kendilerini mutlu edeceğini belirtti. Bu bana cesaret verdi.” dedi. Aksoy, gazetecilerin Işılay Saygın’ın gazetelere verdiği ilanla ilgili sorularına, “Işılay Hanım’ın açıklamalarını yorumlamak benim görevim değil” diye cevapladı.

Aday adaylığı sürecinin devam ettiğini belirten AK Parti İzmir İl Başkanı Ali Aşlık ise, gazetecilerin Saygın’ın ilanıyla ilgili sorularına, “Aday adaylık başvuruları 9 Ocak’a kadar devam edecek. Bu tarihten sonra konuşalım.” dedi.

İzmir, Zaman

26.12.2003


 

Çiftçiler, ecri misillerin yüzde 500 oranında artırılmasına tepkili

Hazine arazilerinin kirası için belirlenen ecri misil bedelleri, arazileri işleten çiftçiler tarafından yüksek bulunuyor.

İzmir’in Torbalı ilçesinde ecri misillere yaklaşık yüzde 500 oranında zam yapıldı. Zamma tepki gösteren çiftçiler, arazilerde ürün ekili olduğu için kiradan da vazgeçemiyor. 1943 yılında yabancı uyruklu bir vatandaştan alınarak Hazine’ye devredilen arsa ve arazi parçaları, Yazıbaşı, Ayrancılar ve Yoğurtçular halkı tarafından ecri misil kira bedeli ödenerek yıllardır kullanılıyor. Ayrancılar beldesinin Deliincir, Kabaağaç, Karacakoyun Deresi, İğnecik Deresi olarak adlandırılan kuzeydeki kırsal araziler, 1950’li ve 1960’lı yıllarda Tarım Bakanlığı tarafından zeytin fidanı ve delice fidanları verilerek tarıma kazandırıldı. Bu arazileri işleten vatandaşlar, bu yılki kira bedellerini yüksek buluyor. İlgili müdürlüğe dilekçe veren vatandaşlar, kararın tekrar gözden geçirilmesini istedi. Ayrancılar beldesinde yıllardır arazi işletenlerden biri de Ali Eren (59). 2 yıl önce 6 dönümlük arazi için 60 milyon lira kira veren Eren’den, bu sene iki yıllık kira için 340 milyon lira istendi. Eren, kiradan vazgeçmek istiyor ama araziye ekin ektiği için bu kararı alamıyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Ayrancılar Belediye Başkanı Ahmet Özkan, vatandaşların mağduriyetinin bir an önce giderilmesini istedi. Torbalı Mal Müdürlüğü yetkilileri ise bedellerin çok yüksek olmadığını; ancak artışların dört yılda bir yapıldığı için vatandaşlar tarafından çok bulunduğunu iddia etti. Ramazan Poyraz, Torbalı

26.12.2003


 

Karşıyaka Belediyesi 9 trilyon liralık bina yaptırıyor

İzmir Karşıyaka Belediyesi’nin beş ayrı binada verdiği hizmetin tek bir çatı altında toplanmasını sağlayacak olan yeni binanın temel atma töreni 8 Ocak 2004’te yapılacak.

Modern mimari anlayışıyla teknolojik yeniliklerin kullanılacağı bina, 9 trilyon liraya mâl olacak ve 2005 yılı sonunda hizmete girecek. Bina yapılırken engelli vatandaşların da unutulmadığını ve dört asansör yapıldığını belirten Karşıyaka Belediye Başkanı Şebnem Tabak, yeni hizmet binasının Karşıyaka’nın önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu söyledi. Yeni Girne Caddesi’nde 4 bin 239 metrekare alan üzerine kurulacak hizmet binasının iç bölümünde iki ayrı bina ve meclis salonunun olacağını dile getiren Başkan Tabak, “Akıllı bina olarak adlandırılan binada, ısıtma ve soğutma sistemleri otomatik olarak hizmet verecek. Park, otopark ve yeşil sahası ile birlikte 11 bin metrekarelik alana sahip olacak bina, zemin artı 3 kat olarak inşa edilecek.” diye konuştu. İzmir, Zaman

26.12.2003


 

Havan Giyim, 2004’ün kıyafetlerini tanıttı

Havan Giyim, İzmir Karabağlar’daki mağazasında düzenlediği defile ile 2004 Yaz ve 2004 Sonbahar–Kış kıyafetlerini tanıttı.

Rönesans Model Ajans organizasyonu ile düzenlenen defilede; Havan ve Havan Giyim’in distribütörlüğünü yaptığı Gianni Soprano’nun 2004 Yaz ve 2004 Sonbahar–Kış kıyafetlerini sundu. Gianni Soprano’nun kreasyonuyla Karabağlar’daki mağazalarında stil sahibi erkeklere Avrupa’daki son moda trendlerinin kapısını açtıklarını belirten Havan Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Havan, “1982’den beri tekstil sektörüne hizmet eden Havan Giyim her geçen gün hedeflerini büyütüyor.”dedi. Mümessilliğini yaptığı marka Gianni Soprano ile birlikte by Havan’a Türkiye çapında bayilikler vererek marka bilincini geliştirmeyi ve satış ağını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini ifade eden Şadan Havan, “Havan Giyim böylelikle yanmaz, tutuşmaz, su geçirmez kumaşlardan ürettiği, insan sağlığını koruyan kıyafetleri hedef kitleyle direk olarak buluşturacak. Avrupa’daki son moda trendlerini Türk erkeklerine sunmaya devam edecek.”şeklinde konuştu. İzmir, Zaman

26.12.2003


 

Marmaris’te batan teknedeki kaçaklar tüm aramalara rağmen bulunamadı

Marmaris’in Rodos Adası’na seyir halindeyken su alarak batan Yaprak isimli teknede bulunan kaçaklara, bütün aramalara rağmen ulaşılamadı.

Arama çalışmalarının durdurulmasından 24 saat sonra Datça’da iki ceset bulundu. Bulunan cesetlerin, batan teknedeki kaçaklara ait olabileceği belirtildi. Bu arada insan kaçakçılığı yaptığı iddia edilen 7 kişi yakalandı. Suçlarını itiraf eden zanlıların isimleri şöyle: Ekibin elebaşısı olduğu iddia edilen, iki yıl önce insan kaçakçılığından hüküm giyerek Sahil Güvenlik’ten ihraç edilen Astsubay Mesut Gerdan, Kemal Türkmen, Hakkı Anıl Özcan, Server İşhan, Habibullah Dobay, Javed Abdul Sahkor ve Mohammed Orag. Olayla ilgisi olduğu tespit edilen Cafer Aydınlık, İranlı Hasan ve Ekber ise aranıyor.

Faciadan, tekneden kopan bir tahta parçasına tutunarak sağ kurtulmayı başaran İran uyruklu Hassan Dadhkanimakovt (21), ifadesinde olayı şöyle anlattı: “53 kişilik grup, Marmaris’te konakladıkları otelden 19 Aralık günü saat 20.00 sularında gruplar halinde minibüsle tekneye götürüldü. Kaptanlığını Ali Osman takma ismini kullanan Mesut Gerdan’ın yaptığı tekne, saat 20.00’de hareket etti. Gerdan, Rodos Adası’nın ışıkları görününce kaptanlığı başkasına devrederek tekneyi terk etti. Gerdan ve beraberindeki iki kişi, teknede bekletilen bir zodyaka binerek uzaklaştı. Bir süre sonra tekne su almaya başladı ve tamamen suya gömüldü.”

Yakalanan zanlıların ve tekneden kurtulan Dadhkanimakovt’un ifadesine göre teknede 17 Afgan, 17 İranlı, 2 Iraklı, 9 Tunuslu, 7 Ürdünlü ve bir de Türk bulunuyordu. Kaçakların birinin kadın, birinin de 13 yaşında bir kız çocuğu olduğu belirtildi. İnsan kaçakçılığı zanlılarının, kaçaklardan 2 bin ile 3 bin dolar para aldığı tespit edildi. Olayda kullanılan bir adet zodyak bota ve Gerdan’ın bankada bulunan 18 bin dolarına el konuldu.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, Rodos Adası yakınlarında arama kurtarma çalışmalarından sonuç alınamadığını belirterek, çalışmalarda iki bot ve bir helikopter kullanıldığını söyledi. Batan teknenin ardından bir tahta parçası ve can yeleğinden başka bir şey bulunamadığını belirten Vali Aksoy, Datça’da bu sabah iki cesedin kıyıya vurmuş olarak bulunduğunu söyledi. Cesetlerin büyük ihtimalle teknede bulunan kaçaklara ait olabileceğini ifade den Aksoy, yedi kişinin yakalandığını, iki kişinin ise arandığını söyledi. İnsan kaçakçılığının Muğla sahillerinde yoğunlaşmasıyla ilgili bir soruyu cevaplandıran Aksoy, bölgenin kıyı uzunluğunun fazla ve ormanlık oluşunun etkili olduğunu söyledi. Muğla’da 2001 yılından bu yana toplam 6 bin 580 kişi, kanun dışı yollardan yurt dışına kaçarken yakalandı. Yakalanan organizatörlerin uyrukları ise şu şekilde sıralanıyor: Türk, Yunan, Roman, Polonyalı, Afgan ve Iraklı.

Yüksel Külekçi / Muğla

26.12.2003


 

Vali Şimşek: Çağdaşlık eğitim ile yakalanır

TÜBİTAK Matematik Olimpiyatları’nda başarılı öğrencileri kabul eden Denizli Valisi Gazi Şimşek, devletin en büyük sermayesinin eğitilmiş insan gücü olduğunu söyledi.

12–16 Aralık 2003 tarihinde TÜBİTAK’ın düzenlediği Ulusal Matematik Olimpiyatları’nda Yurdaer Dirksoy gümüş madalya kazanırken Alperen Ali Ergür bronz madalya almaya hak kazandı. Dereceye giren öğrenciler, Özel Servergazi Lisesi öğretmenleriyle birlikte Vali Şimşek’i makamında ziyaret etti.

Sohbet ortamında gerçekleşen ziyarette konuşan Şimşek, Türkiye’nin geleceği açısından eğitimin önemli olduğunu kaydetti. Dünya ülkeleriyle yarışmak için eğitimin üst seviyede olması gerektiğini vurgulayan Şimşek, “Eğitim, aileden başlayarak okulla devam eder. Eğitim, ülkeyi iyi yerlere taşıyacaktır. Uygun şartlarda eğitim verildiğinde insanların neler başarabileceğini görüyoruz. Dünya ile yarış yapmak ve en önde olmak eğitim sayesinde olur.” dedi.

Eğitimde iddialı olduklarını söyleyen Özel Servergazi Liseleri Müdürü Özkan Turhan ise öğrencilerin başarılarından mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Öğrencilerimiz, TÜBİTAK’ın daha önceki yarışmalarında altın ve gümüş madalya kazandı. Gerekli altyapı ve özverinin sağlanması durumunda başarı kaçınılmaz oluyor. Türkiye’de çok sayıda madalya aldık, eğitimde iddialıyız. Hedefimiz, okulumuzu dünyada tanıtmaktır. Okul aile birliğiyle bir bütün olarak çalışıyoruz. Amacımız, Denizli’nin tekstilde önde olduğu gibi eğitimde de önde olmasıdır.” şeklinde konuştu. Denizli, Zaman

26.12.2003


 

‘Pınarlar hayvan yetiştiriciliğinde marka olmuştur ’

Tavas’a bağlı Pınarlar kasabasında, Kurban Bayramı’nın yaklaşması ile birlikte her yıl olduğu gibi çeşitli il ve ilçelerden büyükbaş hayvan alma hareketliliği başladı.

Pınarlar Belediye Başkanı Hüdaverdi Otaklı, “Kasabamız, büyükbaş olduğu kadar küçükbaş kurbanlık hayvan besleme konusunda da marka haline gelmiştir. İzmir, Aydın, Muğla illeri ve çevre ilçelerden hayvan almaya gelen vatandaşlar bulunmaktadır. Bazen bir ilden 15–20 tane hayvan alanlar olmaktadır. Bu gibi toplu satışlarda, bayram öncesi kamyonla götürerek evlere kadar teslim yapılmaktadır. Çevre illerden bazı dernek ve hayır kurumlarından gelerek 100–150 civarında hayvan siparişi verenler olmaktadır.” şeklinde konuştu. Tavas, Cihan

26.12.2003


 

Denizlili iş kadınları çamura şekil veriyor

Denizli’de değişik meslek dallarında faaliyet gösteren iş kadınları, stresten uzaklaşmak için yaptıkları seramik ürünlerini sergiledi.

Çamur Seramik Sanatevi bünyesinde seramik yapan iş kadınları, Denizli Ticaret Odası Sanat Galerisi’nde ürünlerini sergiledi. Çalışma hayatının zorluklarından kısa bir süre de olsa uzaklaşma amacıyla seramik atölyesinde çamura şekil vererek stres atan iş kadınları, sergi açmanın mutluluğunu yaşıyor. Çamur seramik sergisinin açılışını gerçekleştiren Rektör Kazdağlı, “Genellikle iş kadınlarından oluşan sanatevinde hem iş stresinden uzaklaşıyor hem de ürün ortaya çıkarmanın keyfini yaşıyorlar. Hanımların bu tür faaliyetlerde bulunması, aile yaşamlarını da pozitif yönde etkiliyor.” dedi. Denizli, Cihan

26.12.2003


 

Zeytinyağında prim ödemeleri başladı

Zeytincinin aylardır beklediği zeytinyağı destekleme prim ödemelerine dünden itibaren başlandı.

Primlerin, masrafın ağır olduğu hasat günlerinde doping etkisi yapacağı bildirildi. Burhaniye Tarım İlçe Müdürlüğü’nce hazırlanarak önceki ay Ziraat Bankası Burhaniye Şubesi’ne verilen prim dosyalarının üzerinden yapılacak ödemelere dün başlandı. Kilo başına 175 bin lira olarak uygulanan zeytinyağı destekleme priminden bin 427 çiftçinin yararlanacak. Toplam 5 milyon 744 kilo yağ için 1 trilyon 4 milyar lira ödenecek. Ödemeler için köy ve mahallelerin kura çekilerek sıraya sokulduğunu belirten Burhaniye Tarım İlçe Müdürü Kadir Karakuş, “Ödemeler 7 Ocak’ta tamamlanacak.” dedi. Edremit, Cihan

26.12.2003


 

Acıpayamlı diyaliz hastaları zor durumda

Acıpayam’da bulunan diyaliz (böbrek) hastaları, Acıpayam Devlet Hastanesi’nde yeterli diyaliz makinesi olmadığı için zor şartlarda tedavi görüyor.

Acıpayam bölgesinde 40 diyaliz hastası bulunurken hastane, sahip olduğu üç makineyle sadece 13 hastaya hizmet verebiliyor. Diğer hastalar ise Denizli ya da başka şehirlere gitmek zorunda kalıyor. Hastaların birçoğu Acıpayam’ın çeşitli köylerinden ilçeye kendi imkanlarıyla geliyor. Diyaliz hastalarından Teczan Öz kendisinin Apa Köyünden gelerek haftada üç gün makineye bağlı kaldığını belirterek maddi durumu zayıf olduğu için belediye otobüsleriyle yolculuk yaptığını belirtiyor. Acil olarak 5–6 makineye daha ihtiyaç olduğunu belirten Acıpayam Devlet Hastanesi Başhekimi Bekir Saygılı ilçede 25 diyaliz makinesinin bulunması gerektiğini sözlerine ekledi. Turgut Canevi, Acıpayam

26.12.2003


 

Barınma evlerinde kurs hizmeti veriliyor

Denizli’de çeşitli sebeplerle sokakta kalan vatandaşlara hizmet verecek olan barınma evlerinde, okuma yazma ve el sanatı kursları verilecek.

Denizli Belediyesi’nin bakıma muhtaç aileler için Karşıyaka Mahallesi’nde 1998 yılında inşaatına başladığı Barınma Evleri Projesi tamamlandı. Dört blok ve 30 daireden oluşan konutlardan altı tanesi, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne verildi. Belediyeye ait toplam 24 dairenin 22 tanesinde bakıma muhtaç aileler barınacak ve konutlarda okuma yazma kurslarının yanısıra dokuma ve el sanatları dalında meslek kazandırma kursları verilecek. Konuyla ilgili açıklama yapan Denizli Belediye Başkanı Ali Aygören, barınma evlerinin büyük bir eksikliği giderdiğini ifade etti. Denizli, Cihan

26.12.2003


 

Baratalı: Örgüt CHP'nin omurgasını oluşturuyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Bülent Baratalı, yerel seçimler öncesi Denizli’nin bütün ilçelerini gezeceklerini bildirdi.

CHP’nin 28 Mart 2004 yerel seçim çalışmalarını başlatmak amacıyla İzmir Milletvekili Baratalı, Muğla Milletvekili Ali Aslan ve Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım Denizli’ye geldi. Yerel seçimlerde yerelin öne çıktığını ifade eden Baratalı, “Teşkilatımızla görüşerek, adaylarımızın durumlarını inceleyip örgütümüzün sesini dinleyeceğiz. Örgüt CHP’nin bel kemiğidir. Çünkü örgüt gönüllü olarak çalışıyor. Onların öncelikleri bizim için önemlidir.”diye konuştu. Denizli, Cihan

26.12.2003


 

Şakalaşırken tüfekle arkadaşını vurdu

Balıkesir’in Havran ilçesinde iki arkadaşın eğlencesi kanlı bitti.

Önceki akşam saatlerinde Temaşalık Caddesi üzerinde bulunan evlerinin bahçesinde yemek yiyerek eğlenen İsmail Sütüven (40) ve Hasan Küçüktaş, aldıkları alkolün de etkisiyle av tüfeğiyle şakalaşmaya başladı. Bu sırada tüfeği boş sanarak tetiğe dokunan Küçüktaş, Sütüven’i kaval kemiğinden vurdu. Sütüven, Özel Edremit Hastanesi’nde tedavi altına alınırken zanlı Küçüktaş, jandarma tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili tahkikat başlatıldı. Balıkesir, Cihan

26.12.2003


 

Başkan Erdoğan: Çarpık kentleşmeye seçim de yaklaşsa izin vermeyeceğiz

Uşak Belediyesi, kaçak yapı olduğu tesbit edilen beş evi yıktı. Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan, yerel seçimlerin yaklaşması sebebiyle kaçak yapıların arttığına dikkat çekerek, çarpık kentleşmeye izin vermeyeceklerini söyledi.

Uşak Belediyesi, Dikilitaş ve Karaağaç mahallelerinde kaçak yapı olduğu belirlenen beş evi yıktı. Zabıta ekipleri tarafından gerçekleştirilen yıkım sonrası konuşan Başkan Erdoğan, yerel seçimlerin yaklaşmasıyla kaçak yapıların arttığını belirtti. Havaların iyi gitmesini bazı kişilerin fırsat bildiğini aktaran Erdoğan, Uşak’ın çeşitli bölgelerinde kaçak inşaat çalışmalarının artması sonucu denetimlerini arttırdıklarını vurguladı. Kaçak ve çarpık kentleşmeye izin vermeyeceklerini dile getiren Erdoğan, vatandaşların uyarıları yerel seçimlerden dolayı dikkate almadığını ifade ederek, “İnsanlar yerel seçimleri fırsat bilerek kaçak yapılara yönelmesin. Görev sürem boyunca kaçak yapılarla mücadele ettim. Kalan üç ay içinde de kesinlikle taviz vermeyeceğim.” dedi.

Göreve geldiği 1999 yılında 572 inşaat için tutanak hazırladıklarını ve bu inşaatlardan 40 tanesinde yıkım gerçekleştirdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, “2000 yılında 53, 2001’de 26, 2002’de 38, 2003’te 30 inşaatta eksiklik tesbit ettik. Eksik inşaatların, ruhsat almayanların yıkımını gerçekleştirdik. 1999’da 40, 2002’de 1 ve 2003’te de 5 yıkım gerçekleştirdik. 1999–2003 yılları arasında kaçak inşaatlara toplam 647 milyar 50 milyon lira imar para cezası kesildi.” şeklinde konuştu. Tuncay M. Cengiz, Uşak

26.12.2003


 

İzmir’in üç ilçesinde vergi rekortmenlerine ödülleri verildi

İzmir’in Ödemiş, Beydağ ve Kiraz ilçelerindeki vergi rekortmenleri törenle ödüllendirildi. Ödemiş, Beydağ ve Kiraz’da bu yıl en fazla Kurumlar ve Gelir Vergisi veren işadamı ve sanayicilere Ödemiş Ticaret Odası’nda düzenlenen törenle ödül verildi.

Ödemiş Kaymakamı Erkan Işılgan, törende yaptığı konuşmada ödül kazanan işadamlarının ülkenin vefalı insanları olduğunu dile getirdi. Ödemiş Ticaret Odası Meclis Başkanı İsmet Kırkbıyık da Ödemiş, Kiraz ve Beydağ’daki işadamlarının Türk ekonomisine büyük katkıda bulunduğunu anlattı. Kurumlar vergisinde Ödemiş’ten İmer Konfeksiyon Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi, Kiraz’dan Hasezi İnşaat Turizm A.Ş. ve Beydağ’dan Girgin Tarım Limited Şirketi ilk sırayı aldı. Gelir vergisinde ise Ödemiş’ten İbrahim Koyuncu, Kiraz’dan Hasan Çetinkaya ve Beydağ’dan Ünal Yıldız birinci oldu. Törende birinci olanlar altın madalya ile ödüllendirildi. İzmir, aa

26.12.2003


 

Çiftçinin tarımsal elektrik borçları taksitlendirilecek

İki aydır Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı yetkilileri arasında sürdürülen görüşmeler sonunda tarımsal elektrik kullanan 1.5 milyon çiftçi, elektrik borçlarını 2004 yılı içinde üç eşit taksitte faizsiz olarak ödeyecekler.

1.5 milyon ortağı bulunan 2 bin 500 sulama kooperatifiyle 27 bölge birliğinin üst kurulu olan Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı Halis Uysal yaptığı açıklamada, “Ankara’da yaptığımız görüşmeler olumlu sonuç verdi. Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü ve Enerji Bakanlığı yetkilileriyle varılan neticeye göre tarımsal elektrik kullanan çiftçilerimiz, 2003 yılı elektrik borçlarını üç eşit taksitte ve faizsiz olarak 2004 Ocak, Nisan ve Temmuz ayları sonunda ödeyecektir. Bu arada 2004 yılı elektrik paralarını zamanında ödeyenlerin, ‘ödemelerinde indirim yapılması için yetkililerle görüşmelerimiz devam ediyor. ” dedi. Halil Yıldırım, Akhisar

26.12.2003


 

Tesisler sayesinde polis ile vatandaş kaynaşacak

alihli’de birkaç gün önce Manisa Valisi Orhan Işın, İl Garnizon Komutanı, İl Emniyet Müdürü ve Salihli protokolünün katılımıyla açılan Salihli Polis Eğitim ve Dinlenme Salonu, polisle vatandaşı buluşturmayı hedefliyor.

Eski Emniyet Müdürlüğü binasının restore edilmesiyle yapılan ve 60 milyara mâl olan salonda sekiz yataklı bir misafirhane de bulunuyor. Polislik mesleğinin zor olduğuna değinen Salihli İlçe Emniyet Müdürü Ali Babayiğit, bu tesislerde polisler ve aileleri dışında vatandaşların da günlerini değerlendireceğini söyleyerek, “Salihlili vatandaşlarımız bu tesislerden istifade edebilir, hatta misafirlerini burada ağırlayabilirler. Bu tesisle polisimizi ve vatandaşımızı aynı çatı altında buluşturmak istiyoruz.” şeklinde konuştu. Emrullah Sarı, Salihli

26.12.2003


 

‘Uşak CHP’de başkan aday adayı üç kişi olacak’

28 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için Uşak Belediye başkanlığına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nden üç kişinin aday adayı olacağı ifade edildi.

CHP Uşak İl Başkanı Beyhan Demirel, partisinden belediye başkanlığı için eski il başkanı Talat Arca, emekli öğretmen Ahmet Özpınar ve eğitimci Erol Akgün’ün aday olacağını öğrendiğini belirtti. Belediye başkan adayının merkez yoklaması ile belirlenmesini istediklerini belirten Demirel, Uşak teşkilatı olarak adayların ön seçimle belirlenmesi konusunda kararlı olduklarını ve konuyu genel merkeze ileteceklerini söyledi. İl danışma toplantısında ön seçim yönünde görüş çıktığını dile getiren Demirel, istekleri Uşak’a gelecek olan CHP Denizli Milletvekili Mustafa Kazalcı ve İzmir Milletvekili Erdal Karademir’e aktaracaklarını vurguladı. Uşak, Cihan

26.12.2003


 

Manisa Belediyesi, bilgi işlem sistemine geçti

Manisa Belediyesi’nde hayata geçirilen bilgi işlem merkezi sayesinde bundan böyle vergi ödemeleri konusunda vatandaşlar telefonla bilgi edinebilecek.

Konu ile ilgili makamında bir basın toplantısı düzenleyen Manisa Belediye Başkanı Adil Aygül, yeni projenin tanıtımını yaptı. Ege Bölgesi’nde projeye ilk adım atan belediyenin Manisa Belediyesi olduğunun altını çizen Başkan Aygül, ‘Tele Bilgi Sistemi’ adı verilen sistemle vatandaşın Emlak ve Çevre Temizlik vergileri, su borcu ve belediyeden öğrenmek istediği her türlü bilgiye ulaşmak için 237 93 93 telefonu aramasının yeterli olduğunu belirtti. 237 93 93 telefonun dört hattı bulunduğunu belirten Aygül, Emlak Vergisi borcu için 1, Çevre Temizlik Vergisi borcu için 2, su borcu için 3, toplam vergi borçlarını öğrenmek için 4 tuşunun kullanılacağını ifade etti. Muharrem Gökçen, Manisa

26.12.2003


 

Sahipsiz köpeklere çiftlik evi yapılacak

Aydın’ın Söke İlçe Belediyesi, sokak köpeklerini korumak ve başıboş gezmelerini engellemek için Köpek Çiftliği Projesi hazırladı.

Projeyle cadde ve sokaklarda başıboş gezerek insanları rahatsız eden, sahipsiz ve korunmaya muhtaç köpeklerin bir çiftlikte barındırılması amaçlanıyor. Projeye göre köpek çiftliği, Cumhuriyet Mahallesi Milas Çevre Yolu altındaki hayvan pazarında inşa edilecek. Sahipsiz 100 sokak köpeğinin barınabileceği çiftlikte, acil durumlarda müdahale edebilecek bir ekip de bulunacak. Söke Belediye Başkanı İbrahim Adalı, 250 metrekare kapalı alana sahip olacak köpek çiftliği projesinin son şeklini aldığını, 2004 Ocak ayı içinde ihalesinin yapılacağını söyledi. Gürbüz Sonar, Söke

26.12.2003


 

Molotof kokteyliyle otel yakmak istedi

Aydın’ın Kuşadası ilçesi Davutlar beldesinde bir otele molotof kokteyliyle saldırı düzenlemek isteyen bir kişi jandarma tarafından yakalandı.

Olay, dün gece saat 22.15 sıralarında meydana geldi. Bünyamin E. (31), aldığı alkolün etkisiyle daha önceden aralarında husumet bulunan Bülent Özdamar’a ait (45) otele gelerek, yanında getirdiği molotof kokteyliyle saldırı düzenlemek istedi. Durumu fark eden otel görevlileri, E.’yi etkisiz hale getirerek jandarmaya teslim etti. Olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi. Aydın, Cihan

26.12.2003


 

Beşiğinde ters dönen bebek boğularak öldü

Aydın’ın Söke ilçesi Sarıkemer beldesinde 6 aylık bir bebek, beşiğinde ters dönünce havasızlıktan öldü.

Bebeğin annesi Hatice Bingöl (50), ifadesi alınmak üzere jandarma tarafından gözaltına alındı. Sarıkemer’de oturan Bingöl ailesi, gece 6 aylık bebekleri Diyar’ı beşiğine yatırarak uyudular. Sabah uyandırmak isteyen anne Hatice Bingöl, bebeğini ölü buldu. Yapılan incelemede, bebeğin beşikte ters döndüğü için boğularak öldüğü tespit edildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. Aydın, Cihan

26.12.2003


 

Behiç Funda: İyi bir kamp dönemi geçirmek istiyoruz

İkinci Futbol Ligi (B) Kategorisi (A) Grubu ekibi Uşakspor'un teknik direktörü Behiç Funda, iyi bir kamp dönemi geçirmek istediklerini söyledi.

Funda, yaptığı açıklamada, Uşakspor'un ikinci yarı hazırlıkları için ilk antrenmanı bugün yapacağını belirterek, şöyle dedi: ''Revizyon yaparak sağlıklı bir kadro oluşturduk. İkinci yarıda lider ile aramızdaki puan farkını kapatmak istiyoruz. Bunun için devamlı olarak kazanmak zorundayız. İlk yarının son 7 haftasındaki çıkışımızı sürdüreceğiz.'' Funda, kamp döneminde en çok korktuğu konunun ''saha problemi'' olduğunu ifade ederek, mevcut statta yağmur nedeniyle idman yapılmasının çok zor olacağını dile getirdi. Alternatif bir saha olmadığı için sıkıntı yaşayabileceklerini belirten Funda, şunları kaydetti: ''Devre arasını en iyi şekilde değerlendireceğiz. Kampın Uşak'tan sonraki etabı için herhangi bir yer belirlemedik. Düşündüğümüz bir kaç kamp yeri var. Yönetimle yapacağımız toplantının ardından Uşak dışındaki kamp yerimiz belli olacak.''

26.12.2003


 

Transfer listelerinin başında Denizlisporlu futbolcular var

Başarılı bir ilk yarı geçiren Denizlispor’da, futbolculara transfer teklifi yağıyor. Denizlisporlu futbolcular, Süper Lig takımlarının transfer listesinin başında yer alıyor.

Futbolculardan Bülent Ertuğrul ve Coşkun’a Vestel Manisaspor, İbrahim Çelik’e Akçaabat Sebatspor–Kayserispor, Serdal, Özgür, Bülent ve İlyas’a Ankaragücü, Sercan’a Yeni Yozgatspor, Levent’e ise Beşiktaş talip oldu. Ankaragücü Teknik Direktörü Rıza Çalımbay’ın ısrarla istediği İlyas, Ankaragücü’ne gitmek için Teknik Direktör Giray Bulak’tan izin istedi. Transfer görüşmesini Ankaragücü ile sürdüren İlyas, anlaşamaması durumunda takımına geri dönecek. Ocak ayında başlayacak olan transfer döneminde takımların liste başında yer alan futbolculara ise yönetim izin vermeyi düşünmüyor. Denizlispor, Beşiktaş yönetiminin Levent’e karşılık Yasin takasını reddetti. Takasa sıcak bakmadıklarını açıklayan Denizlispor Asbaşkanı Turgut Dalaman, “Yasin bizim takıma uyum sağlayamaz. Dolayısıyla böyle bir transfere sıcak bakmıyoruz.” dedi.

Konuyla ilgili görüş bildiren Teknik Direktör Giray Bulak da takasa sıcak bakmadığını ifade etti. Bulak, “Beşiktaş’ın oyuncumuza talip olması sevindirici. Ancak ben hiçbir futbolcumun takımdan ayrılmasını istemiyorum. Yalnız kulüp ve futbolcunun menfaatleri ön plana çıkarsa izin veririm. Levent’i biz takasta kullanmayız. Servet’te de aynı durumları yaşadık. Sonunda kulüp ve futbolcumuzu düşünerek transfere izin verdim.” diye konuştu. İlyas’ın Ankaragücü ile görüşmek için izin istediği dile getiren Bulak, “İlyas, yedek kaldığı için bizden izin istedi. Zaten Rıza Çalımbay da kendisini istiyor. Şu anda Ankaragücü ile görüşmesi devam ediyor. Eğer anlaşamazsa bizimle kampa katılacak.” şeklinde konuştu.

Mehmet Yatkın / Denizli

26.12.2003


 

Çanakkale Dardanelspor Belek’te kamp yapacak

İkinci Futbol Ligi (A) Kategorisi'nde mücadele eden Çanakkale Dardanelspor, ikinci yarı hazırlıkları ikinci etap kampını, Antalya Belek'te yapmayı kararlaştırdı.

Çanakkale Dardanelspor Genel Menajeri Nahit Güzel, ikinci yarı ilk etap hazırlık kampını 29 Aralık'tan itibaren Çanakkale'de yapacaklarını hatırlatarak, ''İkinci etap kampımızı ise 11–22 Ocak 2004 tarihleri arasında Belek'te gerçekleştireceğiz. Ön araştırmamızda burada bulunan 3 tesisin bizim açımızdan uygun olduğunu tespit ettik. Önümüzdeki günlerde bu tesislerden biriyle kamp için anlaşacağız'' dedi. Güzel, kadro fazlalığı nedeniyle gönderilmesine karar verilen Mehmet Altıparmak, İlker ve Abdi için bazı takımlarla görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.

26.12.2003


 

Denizli: Takımın karakterine uygun futbolcu alacağız

2. Lig A Kategorisi takımı Vestel Manisaspor ligin ikinci yarı hazırlıklarına Tarık Almış Spor Tesisleri’nde dün başladı.

Siyah–beyazlılar, bir hafta tatil yaptıktan sonra Teknik Direktör Mustafa Denizli nezaretinde tam kadro ikinci yarı hazırlıklarına başladı. Siyah–beyazlılarda Vedat İnceefe’nin haricinde 24 futbolcu antrenmana çıkarken, sakatlığı devam eden Mahmut Yılmaz, Hakan Çimen, Eray ve Aygün de sahada yer aldı. Antrenör Ali Gültiken ise teknik direktörlüğü kursu nedeniyle ilk antrenmanda futbolcuların başında bulunmadı. Teknik Direktör Mustafa Denizli, Sakatlıkları iyileşen futbolcuların performansını gördükten sonra kimin takımda kalacağı kimin gideceği konusunda önümüzdeki Pazartesi günü düzenleyeceği basın toplantısında açıklama yapacağını belirtti. Takıma dışarıdan gelecek futbolcularla ilgili olarak Denizli, “ Takımın karakterine uyum sağlayacak futbolcularla görüşmelerimiz devam ediyor. Hedefimiz ligin ikinci yarısında yeniden yükselişe geçip sezon sonunda Süper Lig’e yükselmek.”dedi.

Muharrem Gökçen, Manisa

26.12.2003


 

Kütahya’da iş kurmak isteyenler 50 bin Euro ile desteklenecek

Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın (KOSGEB) desteğiyle Kütahya’da kurulması planlanan İş Geliştirme Merkezi’nin (İŞGEM) faaliyete geçebilmesi için 20 girişimcinin 31 Aralık’a kadar başvurusu gerekiyor.

İŞGEM’de yer alacak girişimcilere ise KOSGEB tarafından 50 bin Euro destek sağlanacağı belirtildi. Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KÜTSO) Yönetim Kurulu üyeleri Sait Özakşehir ve Enver Özer, İŞGEM’in Kütahya için çok büyük bir nimet olduğunu söyleyerek bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.

Sait Özakşehir, İŞGEM’in işleyiş yapısıyla ilgili olarak şu temel bilgileri verdi: “Ticaret odamızın, belediyemizin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının girişimi ve KOSGEB’in de desteğiyle Kütahya’ya büyük getiriler sağlayacak İŞGEM’in kurulması için çalışmalara başladık. Belediyemiz Fatih Sanayi Sitesi’nin alt kısmında 2 bin metrekarelik bir bina tahsis etti. Burada ilk etapta 20 girişimcimize küçük işyerleri oluşturacağız. Daha önce işini kaybetmiş ya da yeni projesi olan ve hedefini daima büyüten girişimcilere ihtiyacımız var. KOSGEB burada iş yapacak olan işletmelere verilmek üzere 50 bin Euro para gönderecek. Burada kendisini geliştirmek isteyenlerin yer ihtiyacını karşılıyoruz ve girişimcilerimizin 3 yıl sonunda ayrılmaları gerekiyor. Zaten bu 3 yıl içinde işlerini rayına sokmuş olacak. İŞGEM’de üretime yönelik işlerle uğraşan girişimcilerimizin talebini bekliyoruz.”

İŞGEM’de fotokopi, telefon ve sekreterlik hizmetlerinin ücretsiz olarak verileceğini de vurgulayan Özakşehir, aynı zamanda KOSGEB tarafından bir de araç tahsis edileceğini ve bunun herkes tarafından yakıt masrafı karşılığında kullanılabileceğini de sözlerine ekledi. Asıl hedefin girişimci ruhu taşıyan insanların hayallerini gerçekleştirmenin yanında, ayrıca istihdam oluşturarak işsizliği azaltma şeklinde algılanması gerektiğine de değinen Özakşehir, “Buradaki girişimcilerimizin istihdam edeceği kişi başına KOSGEB tarafından karşılıksız 80 Euro verilecek. Bu, Kütahya için bulunmaz bir fırsattır. 31 Aralık’a kadar süremiz var. İlgilenenler Ticaret Odası’na gelip hemen başvursunlar.” dedi.

İŞGEM’in kurulması için zamanın kısıtlı olduğuna dikkat çekilirken; girişimcilerin bir dilekçeyle Ticaret Odası’na şahsen başvurmaları gerekiyor. 31 Aralık’a kadar gerekli olan 20 başvuru yapılmazsa, Kütahya’nın böylesine büyük bir fırsatı kaçırmış olacağı önemle vurgulandı.

Cemil Türken / Kütahya, Cihan

26.12.2003


 

İzmir’deki evlerin yüzde 83’ü deprem sigortası yaptırmadı

Vatandaşlar, sık sık depremlerle sarsılmasına rağmen zorunlu deprem sigortasına ilgi göstermiyor. İzmir’de toplam 912 bin 585 adet konutun 153 bin 425 bini, yani sadece yüzde 16.81’i sigorta yaptırdı. İzmir bu rakamla en çok deprem sigortası yaptıran iller sıralamasında 14’üncü oldu.

Türkiye genelinde ise toplam 12 milyon 988 bin 665 binadan sadece 2 milyon 10 bin 644’ü, yani yüzde 15.48’i zorunlu deprem sigortası yaptırdı. 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve çok büyük can ve mal kaybına sebep olan Marmara Depremi’nden sonra 27.12.1999 tarihli kanun hükmünde kararname ile 27 Eylül 2000 tarihinden itibaren deprem sigortası yaptırmak zorunlu hale getirildi. Deprem sigortası için de Doğal Âfet Sigortaları Kurumu (DASK) oluşturuldu. Kararnameye göre zorunlu deprem sigortası için toplanan paralar DASK’ta toplanacak, bir âfet durumunda bu paralarla sigortalanan mülklerin bedeli karşılanacaktı. DASK’ın parası yeterli olmazsa, Dünya Bankası’ndan finansman sağlanacaktı ancak 3 yıldır zorunlu olmasına rağmen DASK’a kaynak sağlayacak olan sigortalar, büyük oranda yaptırılmadı. Sigorta yaptırması zorunlu olan 12 milyon 988 bin 665 binadan sadece 2 milyon 10 bin 644’ü zorunlu deprem sigortası yaptırdı. Geri kalan yüzde 85’lik kesim ise sigortasını yaptırmadı.

Depremzedeler, deprem sigortasına diğer vatandaşlara göre daha fazla ilgi gösterdi. En çok sigorta yaptıran ilk beş il deprem bölgesinden çıktı. Bu iller sırasıyla şöyle: Bolu, Yalova, İstanbul, Tekirdağ ve Eskişehir. Marmara Bölgesi yüzde 26.01 ile en çok, Güneydoğu Anadolu Bölgesi yüzde 3.24’lük oranla en az sigorta yaptıran bölge oldu. DASK’ın hedefi, yaklaşık 13 milyon binayı sigortalamak ancak sözkonusu rakamlar bunun zaman alacağını ortaya koyuyor. Balçova’da kendi evinde oturan Selçuk Dalyancı’nın ifadeleri de bu tezi kuvvetlendiriyor. Dalyancı, “Niye sigorta yaptırayım? Basından da takip ediyoruz, bazı aracı firmalar insanları dolandırıyor. Evime deprem sigortası yaptırmadım, çünkü ödediğim paraların boşa gideceğine inanıyorum.” diyor.

Işık Sigorta İzmir Bölge Müdürü Ahmet Talu, zorunlu deprem sigortası yaptıranların oranının çok düşük olduğunu kaydederek, “Millet, devlete güvenmiyor. Bu paraların da ödeneceğini zannetmedikleri için sigorta yaptırmıyorlar. Dinar’da hasar paraları ödendi ama orada sadece 10 ev yıkıldı. Büyük bir âfet olsa, Dünya Bankası’dan alınacak para sigorta yaptıranların oranı kadar olacak.” şeklinde konuştu.

Zorunlu deprem sigortasının maddi tutarı, bölgenin deprem risk durumu ve binanın yapı tarzına göre metrekaresi 60 bin ile 620 bin lira arasında değişiyor. Deprem sigortasının süresi bir yıl. Sigorta sözleşmesi, her yıl poliçe süresinin sona ermesinden sonra yenileniyor. DASK, biri başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluşan Doğal Âfet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulu tarafından yönetiliyor. DASK Yönetim Kurulu Hazine Müsteşarlığı, Başbakanlık, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Milli Reasürans T.A.Ş.’nin temsilcilerinden oluşuyor. DASK, deprem sigortasını yaygınlaştırmak için Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın da katılımıyla değişik illerde eğitim programları düzenliyor. Ayrıca Ankara, Bursa, Eskişehir, İzmir ve Tekirdağ illerinde 15 Nisan 2003 tarihinden itibaren su ve doğalgaz abonelik işlemlerinde deprem sigortası poliçesi istenmeye başlandı.

İsmail Efe / İzmir

26.12.2003


 

Özel mülkteki tarihî evleri belediye onardı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, ''Özel mülkiyet, kamu mülkiyeti ayrımı yapmadan, tarihî dokuları korumak lazım'' dedi.

Büyükşehir Belediyesi'nin ''Bakımlı Cepheler Projesi'' kapsamında ele alınan ve mülkiyeti özel şahıslara ait olan ''Mithatpaşa 7 Evler'' uygulamasının tanıtımına katılan Piriştina, İzmir'in ''bir turizm ve dünya kenti'' olduğunu belirtti. Kentteki tarihî dokuları ve doğal güzellikleri korumak ve ortaya çıkarmak gerektiğini anlatan Piriştina şöyle konuştu: ''Bu noktada özel ya da kamu mülkiyeti diye bir ayrım yapmamak lazım. Biz, bu anlamdaki çalışmalarımızı Alsancak Semti'nde başlattık ve Türkiye'ye öncü olduk. Tarihî Kentler Birliği tarafından da uygulama dalında projemiz 2002 Yılı Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Bu çalışmalar, Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve ticari gelişmesine katkı sağlayacak.''

Konak Belediye Başkanı Erdal İzgi ise projenin, İzmir'in ''eski yüzü''nü ortaya çıkardığını ifade etti. İzmir 1 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu onayından sonra, Büyükşehir Belediyesi Tarihsel Çevre Müdürlüğü tarafından projelendirilen ve röleveleri İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi öğrencileri tarafından alınan ''Mithatpaşa 7 Evler''in onarım, bakım ve cephe düzenlemesi tamamlandı. İzmir, aa

26.12.2003


 

İzmirliler AB seminerine ilgi göstermedi

Avrupa Birliği (AB)’ nin mali katkısıyla İstisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından 24 ilde gerçekleştirilen AB seminerlerine en çok katılım 632 kişiyle Denizli’den, en az katılım da 70 kişiyle İzmir’de oldu.

İKV tarafından Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’da düzenlenen “Katılım Süreci Öncesi Süreçte Türkiye–AB Seminerleri” isimli etkinlikte, “Avrupa Birliği nedir? Türkiye neden AB üyesi olmak istiyor? AB uyum sürecinde neler değişiyor? yapılan reformlar yaşamımızı nasıl etkileyecek?” gibi konulurda katılımcılara bilgi verildi. İzmir Ticaret Odası, esnaf odaları, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları vasıtasıyla yapılan tüm duyurulara rağmen toplantada yalnızca 70 kişi hazır bulundu.

İKV Genel Sekreteri Dr. Şebnem Karauçak, seminerlerin 24 ilde yapıldığını belirterek, “Gümrük Birliği, bu güne kadar günah keçisi haline getirildi. Birlikten zarar gördük dediğimiz mallar, ara ve yatırım mallarının ithalatındandı. Bugüne kadar zarar diye ortada dolaşan milyar dolarların sırrını ben çözdüm, bunlar ancak bakkal hesabıyla ortaya atılan söylentilerden başka birşey değil.” dedi. AB Genel Sekreterliği Genel Sekreter Yardımcısı Şükran Yazıcı, CE damgalı ürünlerle ilgili şikayet olduğunda malların raflardan indirimine, fabrikaların kapanmasına kadar gidilebileceğini açıkladı. İzmir, Cihan

26.12.2003


 

‘İbrahim’in Altay’ın elinde kalmasına üzülürüm’

Altay’da transferi yılan hikayesine dönen genç futbolcu İbrahim için Gençlerbirliği ve Ankaragücü resmi teklifte bulunurken, Beşiktaş bu oyunyu almaktan vazgeçti.

Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Emin Önal, Altay’la çok iyi ilişkilerinin olduğunu ve renktaşlarını yıpratmamak için böyle bir karar aldığını açıkladı. Geçen yıl ligin devre arasında Sinan ile birlikte İbrahim’e toplam 900 bin dolar önerdiğini belirten Önal, “İki futbolcuya vereceğimiz transfer ücretinin karşılığında üç futbolcu vermeyi önerdim. Altay’a Ali Cansun ve Evren’i iki yıllığına kiralık, Zafer, Bayram ve Niyazi üçlüsünden birisini de bonservisiyle vermeyi taahhüt ettim. Ama Altay bunu kabul etmedi. Sonuçta Sinan Beşiktaş’a 150 milyara mâl oldu ve Altay ciddi manada maddi zarar etti. Yine geçen yıl Teknik Direktör Lucescu, Fatih’i çok beğendi. Bu oynucu için Altay’a 250 bin dolar teklifte bulundum ama bizden 750 bin dolar istediler.” dedi.

Altay yönetiminin İbrahim için 1 milyon 250 bin dolar isteyip bu oyuncuyu 1 milyon dolara satmaya çalıştığını vurgulayan Önal, “Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ın İbrahim’e bu kadar para vereceğini tahmin etmiyorum. İzmir’de iş yapan yönetici olarak İbrahim’in Altay’ın elinde kalmasından endişe duyuyorum.” diye konuştu. İbrahim’i PAF takımında oynarken transfer etmek istediğini vurgulayan Önal, askıya aldıkları bu transferi kesin kapatmadıklarını ifade etti. Öte yandan yönetim kurulunu toplayan Altay, İbrahim’in transferi konusunda Başkan Ahmet Taşpınar’ı yetkili kıldı. Siyah Beyazlı yönetim, takıma yapılacak transferler için perşembe günü İzmir’e gelecek Teknik Direktör İlyas Tüfekçi’yi bekliyor. Siyah Beyazlı yönetim Taylan, Adnan ve Ali’nin kiraya verilmesini, Fatih Çayla ile kaleci Altay’ın serbest bırakılması kararına vardı.

Mustafa Yüksel / İzmir

26.12.2003


 

Vali Göksu: Altay’ı Süper Lig’de görmek istiyorum

İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, Birinci Süper Futbol Ligi'nde İzmir kentinin temsilcisinin olmayışının üzüntüsünü yaşadıklarını ve Altay'ı Süper Lig'de görmek istediklerini söyledi.

Altay Sosyal Dayanışma Derneği'nin düzenlediği ''Spor Kokteyli'' spor camiasının önde gelen isimlerinin katılımıyla dernek binasında yapıldı. Kokteyle katılan Vali Göksu, ''Kulüp başkanınıza (Altay Süper Lig'e çıkmadığı müddetçe ben İzmir'den ayrılmam) demiştim. Hepimiz, İzmir'in Süper Lig'de oynayan bir ekibinin olmayışının üzüntüsünü yaşıyoruz. Kuşkusuz bunun tek yolu, kulüp başkanımıza ve yönetimimize destek olmaktan geçiyor. Arada büyük bir puan farkı yok. Ben 3 puanlı sistemde bu farkın kapanacağına inanıyorum. Altay'ı Süper Lig'de görmek istiyoruz.'' Altay Kulübü Başkanı Ahmet Taşpınar ise gerekli desteğin sağlanması halinde siyah–beyazlı takımın Birinci Süper Lig'e çıkacağına inandığını belirtti. Kokteylde, master atletler Hikmet Kandeydi ve Vedat Dinler'e kazandıkları başarılardan dolayı plaket verildi. Dinler'in isteği üzerine Vali Göksu, Kandeydi ve Dinler'e Masterler Dünya Atletizm Şampiyonası'nda kazandıkları madalyaları taktı.

26.12.2003


 

Gece altını ıslatan çocuklar için hekime başvurulması gerekiyor

İnsanlık tarihi kadar eski ve yaygın bir problem olan gece altını ıslatma (enürezis) rahatsızlığının toplumda ayıp kabul edilerek hekime başvurulmadığı, bunun da ilerde psikolojik problemlere yol açtığı belirtildi. Daha düne kadar gece altını ıslatmaya psikolojik problemlerin sebep olduğu sanılıyordu ancak son yıllarda yapılan araştırmalar sebebin fizyolojik olduğunu ve tedavi edilmediği durumlarda ileride psikolojik rahatsızlıklara yol açtığını ortaya çıkardı.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı tarafından, “Çocuklarda İdrar Kaçırma: Enürezis ve İnkontinens’’ konulu bir sempozyum düzenlendi. Problemin sebeplerini tartışmak ve hekimlere aktarmak amacıyla gerçekleştirilen sempozyuma, bu konuda dünya çapında çalışmalarıyla tanınan, Belçika ve Hollanda’daki üniversitelerde araştırmacı olarak görev yapan ilk Uluslararası Çocuk İdrar Kaçırma Derneği kurucusu Dr. J.D. Van Gool da konuk olarak katıldı.

Toplantının başlamasından önce Dr. Van Gool ile basın toplantısı düzenleyen EÜ Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ulman, enürezisin, toplumda ayıp olarak kabul edilerek saklandığını ve çoğu kez kendiliğinden geçmesinin beklendiğini söyledi. Yüzde 70’inin genetik nedenlerden kaynaklandığı sorunla ilgili farklı branşların farklı uygulamalarının bulunduğunu, tedavi sonuçlarının henüz bir dil birliği içinde literatüre aktarılamadığını ifade eden Prof. Dr. Ulman, bir uygulama standardizasyonu sağlanmasını hedeflediklerini bildirdi.

Prof. Dr. Ulman, 5 yaşındaki çocukların yüzde 20’sinde görülen ve tedavi edilmediği takdirde erişkin yaşa kadar devam edebilen enürezisin altında yatan nedenleri, derin uykudan uyanamama ve idrar kesesinin kapasite yetersizliği sorunlarıyla geceleri salgılanması gereken idrar miktarını azaltan antidiüretik hormon azlığı olarak sıraladı.

Söz konusu sorunlara ilişkin farklı tedavi yöntemlerinin bulunduğuna işaret eden Prof Dr. Ulman, mesane kapasitesini artırıcı, gece uyanmayı sağlayan ve hormon eksikliğini gideren yöntemlerle sorunun önüne geçilebildiğini kaydetti.

Prof. Dr. Ulman, son yıllardaki gözlemlerine göre, uykuda idrar kaçıran çocukların, ailelerin tavrı nedeniyle davranış sorunları gösterdiklerini, sürekli sakladıkları bir sırla yaşamaya çalıştıklarını belirtti. EÜ Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serpil Erermiş ise ailesel veya ruhsal sorunların, çocuklarda gece altını ıslatma sıklığı ve şiddetini artırdığını söyledi. Bu tür hastalıkları tek bir hekimin çözmesinin zor olduğunu bildiren Doç. Dr. Erermiş, ekip çalışması ve ortak bir protokol oluşturulmasını önerdiklerini kaydetti.

EÜ Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Avanoğlu da gündüz kaçırmalarının, son evrede böbrek kaybına kadar yol açabilen ciddi hastalıklara neden olacağı uyarısında bulundu.

Dr. Van Gool, dünyada bu konudaki araştırmaları anlatırken, bütün ülkelerde aynı şekilde görülen sorunun, ailelerin artan ilgisi nedeniyle azalmaya başladığını bildirdi. Primer Nokturnal Enürezisin en genel anlamda tanımı, 5 yaşın üzerindeki kişilerin, haftada en az 2 gece, uykusunda yatağı ıslatması” olarak tanımlanıyor. Uzmanlar 1.5 yaşından önce ve 2.5 yaşları arasında çocuklara tuvalet eğitimi verilmesini öneriyorlar. Hazır bezlerin kolaylığına kaçarak 4–5–6 yaşına kadar altını ıslatan çocukların tedavide zorluk çıkardığı belirtiliyor.

Yapılan araştırmalar Türkiye’de 1 milyon kişinin bu dertten muzdarip olduğunu ortaya çıkardı. İşin dramatik yönü ise bu hastalığın sadece çocuklukta sınırlı kalmayışı. Çalışmaların gösterdiğine göre yüzde 1 oranında sağlıklı, yetişkin bireyler yataklarını ıslatıyor. Pek çok enüretik çocuğun medikal tedavi görmediği zaman yaşamları boyunca enüretik olarak kalacağıdır. Tedavi için kullanılan haplarında kısırlık yapmadığı ifade edildi. Bu hastalıktan muzdarip ünlüler arasında ünlü futbolcu Ronaldo ile 1984 kitabının yazarı George Orwel bulunuyor.

Şerif Erdikici / İzmir

26.12.2003


 

Atatürk Spor Salonu Universiade için yenileniyor

İzmir’de 2005 yılında yapılacak 22. Dünya Üniversitelerarası Yaz Spor Oyunları (UNIVERSIADE 2005) nedeniyle 32 yıllık Atatürk Spor Salonu’nda yapılan çalışmalar, tamamlanma aşamasına geldi.

Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, 1971’de Akdeniz Oyunları nedeniyle yapılan salonda, UNIVERSIADE 2005 öncesinde büyük bir tadilat çalışması yapıldı. Salonun yalızca “çelik taşıyıcı’’ kısmı kullanılırken, tüm bölümler elden geçirildi. Zemin oyun alanının genişletilmesi amacıyla 60 santimetre kadar yükseltildi. Seyirci kapasitesi 2 bin 700’den 2 bin 600’e düşerken, salona “katlanabilir koltuklar’’ yerleştirildi ve merkezi klima sistemi monte edildi. Salondaki tüm soyunma odaları ve tadilat, 2 trilyon liraya mâl oldu. Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Sabri Sadıklar, salonun ilk kez bu denli büyük bir tadilat geçirdiğini bildirdi. Salonun 2004 yılı şubat ayında hizmete gireceğini belirten Sabri Sadıklar, “Yapılan çalışmaları yakından izliyorum. Soyunma odalarıyla, havalandırma sistemiyle ve koltuk dizaynıyla İzmir çok modern bir salona kavuşuyor’’ diye konuştu.

Sadıklar, salonun ağırlıklı olarak basketbol branşına hizmet vereceğini de sözlerine ekledi. Pınar Karşıyaka Kulübü Basketbol Şubesi Başkanı Levent Aziz Güngil de seyirci potansiyellerini Fuar Celal Atik Spor Salonu’na yansıtamadıklarını belirterek, çalışmaların tamamlanmasının ardından ligi Atatürk Spor Salonu’nda sürdürmek istediklerini söyledi.

26.12.2003


 

İzmir kulüplerinin projeye değil paraya ihtiyacı var

“Göztepe UniForce”un düzenlediği “Siyaset ve Futbol” panelini takip ederken bir kaç söz söyleyememem içimde kaldı. Panele İzmir Gücü Spor Vakfı (İZVAK) Başkanı Levent Ürkmez, Göztepe Başkanı İskender Tuğsuz, Karşıyaka Başkanı Cenk Karace, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Kerem Ali Sürekli ve CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel katıldı.

Yıllardır yakından tanıdığım spor yöneticileri, Meclis’te yer alan iki partinin İzmir temsilcilerini yanlarında bulunca içlerini döktü. Konuşmacılar milletvekillerinden yakındı, siyasetin elini spordan çekmesini ve büyükşehir belediyesinin kulüplere maddi getirisi olan kalıcı projeler vermesini istedi. AK Parti İl Başkan Yardımcısı Sürekli ve CHP İl Başkanı Yüksel ise partilerinin spora bakış açılarını anlattı. Salonda karşımda oturan kulüp yöneticileri, açıkça şunu söylemiyorlardı: “Arkadaş bizim sıcak paraya ihtiyacımız var. Nakit paramız olursa biz hem UEFA kriterlerini yakalar hem de profesyonelleşiriz”

Daha önce de bu konuyu yazmıştım. Bir avuç İzmir Spor yöneticisi, yıllardır bulundukları kulüplerden nemalanıyorlar. İçinde bulunduğu spor camiasına cebinden para verdiği için işini kaybeden yöneticileri de tanıyorum. Ama camiasına sürekli gelir getirecek bir ağaç dikeni ise hatırlamıyorum. İzmir’de Selçuk Yaşar verdi, Mazhar Zorlu, Esin Özgener verdi ama sonuçta yönetime gelen yöneticiler günü kurtarmanın peşine düştü. Hiçbir zaman küçülme politikasına girip, geleceği garanti altına almaya kimse yanaşmadı. Ahmet Piriştina verince iyi, vermeyince kötü oldu.

İzmir kulüplerinin birleşmeyeceğine inananlardanım. Kulüplerin bir şirket mantığıyla yönetilmediğinde kısa zamanda İkinci Futbol Ligi A Kategorisi’nin İzmir takımlarına bir alt ligi göstereceğini de bilenlerdenim. Spor camiası İzmir’in 24 milletvekilini tanımıyor olabilir yalnız, bu milletvekilleri de spor camiasını tanımıyor. Hangi spor kulübünün yöneticisi, seçilen milletvekilini tebrik etti? Spor kulüpleri siyasi partilere ne kadar yakınsa, siyasi partiler de kulüplere o mesafede duruyor. Kimse başarısızlığının faturasını başkasına kesmesin. Kimse, reklamını yaptığı camianın hakkını başkasının aramasını istemesin. Siz camianıza ne kadar sahip çıkıyorsanız, sizin vekilleriniz de size o kadar sahip çıkıyor. Hangi spor kulübü Piriştina’ya benzin istasyonu yapmak için yer gösterdi, ruhsat istedi. Ama Piriştina hazır benzin istasyonun anahtarını verse almayız diyen olmaz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yapı ve mantık yok. Hatta böyle bir yapı Gaziantep’te, Sakarya’da, Sivas’ta da yok. Hem siz kendiniz demiyor musunuz ? “Hergün balık yedireceğinize bize balık tutmayı öğretin” diye.

MUSTAFA YÜKSEL

26.12.2003


 

Kulüplerin yöneticileri Başkan Piriştina’dan kalıcı çözüm istiyor

Göztepeli taraftarların oluşumu Göztepe UniForce’nin Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Fakultesi’nde düzenlediği, “İzmir futbolu ve siyaset” konulu panel, kulüp yöneticilerinin isteklerini açığa vurdu.

Davet edilmelerine rağmen Altay Başkanı Ahmet Taşpınar ile Bucaspor Başkanı Yusuf Muhafız’ın katılmadığı panele İzmir Gücü Spor Vakfı (İZVAK) Başkanı Levent Ürkmez, Göztepe Başkanı İskender Tuğsuz, Karşıyaka Başkanı Cenk Karace, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İl Başkan Yardımcısı Kerem Ali Sürekli ve Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel katıldı.

İZVAK Başkanı Ürkmez ve Göztepe Başkanı Tuğsuz, 24 İzmir milletvekilini spor camiasının tanımadığını, milletvekillerin maçlara dahi gelmediğini iddia etti. İki başkan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’nın İzmir’deki spor kulüplerine maddi manevi destek verdiğini ancak yerel seçimler sonrası için endişeli olduklarını vurguladı. Ürkmez, geçen sezon Altay’ın göz göre göre ligden düştüğünü belirterek, siyasi iradenin gereken ağırlığını göstermemesinden yakındı. Tuğsuz da Sivas, Kayseri, Sakarya gibi şehirlerden maçlara milletvekillerinin gelip destek olduğunu anlattı. Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Cenk Karace, Kocaelispor ile bu sezon oynadıkları maçta Orman Bakanı Osman Pepe’nin karşılaşmanın devre arasında rakip takımın soyunma odasına girip prim taahhüdünde bulunduğunu iddia etti.

Kulüp yöneticilerini dinleyen AK Parti İkinci Başkanı Sürekli, kulüp yöneticilerine, “Güçbirliği değil işbirliği” yapalım önerisinde bulundu. Kamu Reform Yasası’ndan sonra belediye başkanlarının yetkilerinin artacağına dikkat çeken Sürekli, Piriştina’nın İzmir kulüplerine maddi desteğinin yetersiz olduğunu kaydederek, “Piriştina’nın yaptığı yardımların düzenli ve sürekli olması gerekiyor. Karşıyaka Spor Kulübü ikinci başkanı olarak İzmir spor kulüplerinin sıkıntılarını ben şahsen yaşıyorum.” dedi.

Türkiye’de parası olanların ya siyasetçi ya da bir spor kulübünde yönetici olduğuna işaret eden CHP İzmir İl Başkanı Alattin Yüksel, siyasetin sporun içinden çıkmasını istedi. Yüksel, partisinin genel merkezinde “Kültürel Reform Paketi” hazırlandığını hatırlatarak “Partimiz belediye başkanlarının spor kulüplerine, bir şirketi yönetir gibi maddi yardımda bulunmadığının bilinmesini isterim.” dedi.

Can Ercan / İzmir

26.12.2003


 

Libyalı mühendis 100 yıl önce Türkiye’ye göç eden akrabalarını bulmak için İzmir’e geldi

Libyalı Çerkez asıllı elektrik mühendisi Hüseyin Miftah Abdullah, 100 yıl önce Türkiye’ye göç eden akrabalarını bulmak için eşiyle birlikte İzmir’e geldi.

Türkçe bilmediği için geliş amacını anlatan bir yazıyı Türkçe’ye tercüme ettiren Abdullah, akrabalarını bulmak için İzmir’in sokaklarını aşındırıyor. Gündüzleri akrabalarını arayan, geceleri otelde kalan Libyalı mühendis, onları bulmak için gerekirse gazetelere ilan verebileceğini belirtiyor. Abdullah, Libya’da özel bir televizyon kanalında yayınlanan ve kayıp aileleri buluşturan programa konuk olarak katılıp sonuç alamayınca Türkiye’ye gelmeye karar vermiş.

Libya’nın Mısurata şehrinde bir demir çelik fabrikasında elektrik mühendisi olarak çalışan Abdullah, Türkiye’ye geliş amacını tercüman vasıtasıyla Zaman muhabirine anlattı. Abdullah, Çerkez asıllı Kınedeli El Çerkez ailesine mensup akrabalarının bir bölümünün 100 sene önce Türkiye’ye yerleştiğini belirtiyor. Babasının Türkiye’ye göç eden akrabalarına ulaşmak için çok çabaladığını ancak amacına ulaşamadan vefat ettiğini anlatan Abdullah, kendisinin de babasının vasiyetine uyarak Türkiye’ye göç eden akrabalarını bulmaya karar verdiğini anlatıyor. Libya’da dünya çapında yayın yapan bir televizyon kanalında yayınlanan ve kayıp aileleri buluşturan “Sevgi Köprüsü” adlı programa konuk olarak katılan Abdullah, akrabalarının izine rastlayamayınca Türkiye’ye gelmeye karar vermiş. Yaptığı araştırmalar sonucu 15 yıl önce tatil için bir ailenin İzmir’den Libya’nın Trablus şehrine geldiğini öğrenen Abdullah, ikinci evliliğini yaptıktan sonra eşi Fatma Miftah Abdullah’la birlikte 10 gün önce İzmir’e gelmiş.

İzmir’de bir otele yerleşen Abdullah, elinde geliş amacını belirten bir kâğıdın Arapça, İngilizce ve Türkçe tercümesiyle birlikte sokak sokak dolaşarak akrabalarını aramaya başlamış. Miftah Abdullah’ın sokak sokak dolaştırdığı yazının Türkçe tercümesinde şunlar yazıyor: “Geçmiş zaman içinde Kınedeli El Çerkez ailesinden babamın amcasının oğlu İzmir Türkiye’ye yerleşmişler. Kendisinin ismini bilemiyorum ancak yukarıda belirttiğim aileden İzmir’e yerleşmiş Libya asıllı Kınedeli El Çerkez ailesinden herhangi birisiyle görüşmek istiyorum. İlgililerin yardımını arz ederim.”

Miftah Abdullah, Arapça’yı az çok konuşan bazı Türkler yardımıyla birkaç mahalle muhtarıyla görüştüğünü ancak onların da böyle bir ailenin varlığından haberdar olmadığını söylediklerini belirtiyor. Akrabalarını bulmak için gazetelere ilan vermeyi düşünen Abdullah, onları bulmadan ülkesine dönmek istemediğini anlatıyor. Akrabalarını bulmayı bir ideal haline getirdiğini anlatan Abdullah, görüştüğü kişilere telefon ve e–posta adresini bırakarak yardımcı olmalarını istiyor.

İsa Sezen / İzmir

26.12.2003


 

‘İran, Tariş’e üzüm satmak istedi’

İran’ın işlenmiş kuru üzüm ihraç fiyatını 870 dolara düşürmesi nedeniyle Türk ihracatçılarının İran üzümünü paketleyerek Türk üzümü olarak ihraç ettiği iddiaları ortalığı karıştırdı.

İran’ın kuru üzüme verdiği devlet desteği Türkiye’de son üç ayda 12 bin ton ihracat kaybına neden oldu. Tariş Üzüm Birliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre İran’ın işlenmiş kuru üzüm ihraç fiyatını 870 dolara düşürmesi nedeniyle bazı Türk ihracatçılarının İran üzümünü paketleyerek Türk üzümü olarak ihraç ettiği iddiaları ortalığı karıştırdı. Tariş Üzüm Birliği Başkanı Ali Rıza Türker, “İhracatçımız neden arz fazlası Türk üzümünü bırakıp İran üzümü satıyor?” sorusunun sorulması gerektiğini söyledi. Türker, İran’ın Türkiye’deki sultaniye üzümün yüzde 30’unu alan ve ihracatta Türkiye ikincisi olan Tariş Üzüm Birliği’ne bile üzüm satmak istediğine dikkat çekti. Bu haksız rekabetin Türk sultaniye üzümü için dezavantaj olduğunu belirten Türker, “Tariş Üzüm Birliği olarak, gümrüklerin daha iyi kontrol edilmesini ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin üzerine düşen görevi yerine getirmesini bekliyoruz.” dedi.

26.12.2003


 

Biri 7 kişi yüzünden köy oldu diğeri 11 fazlayla köy olmaktan kurtuldu

Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin kapatılmasını öngören yasa, ilginçlikleri de beraberinde getirdi. Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı Güllü kasabası nüfusu 7 kişi az olduğu için köy olurken Torbalı’nın Karakuyu beldesi, 11 nüfusluk fazlasıyla kasaba olarak kaldı.

Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin kapatılmasını öngören yasa, ilginçlikleri de beraberinde getirdi. Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı Güllü kasabası nüfusu 7 kişi az olduğu için köy olurken Torbalı’nın Karakuyu beldesi, 11 nüfusluk fazlasıyla kasaba olarak kaldı. Muğla Yatağan’a bağlı 31 yıllık Yeşilbağcılar kasabası ise Türkiye Kömür İşletmeleri’nin (TKİ) 19 yıl önceki yazısı yüzünden köy oldu.

Güllü Belediye Başkanı Muzaffer Küçükaslan, belediyenin kapatılmasıyla belde halkının gururunun kırıldığını belirterek, hükümetin aldığı kararın sebebini anlamadıklarını ifade etti. Son sayımda belde nüfusunun 2 bin 17 olduğunu dile getiren Başkan Küçükaslan, yapılan itirazlar sonucu sayının bin 993’e düştüğünü vurguladı. Küçükaslan, nüfusun 7 kişi az olmasından dolayı belediyenin kapatılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Kasabanın altyapısını bitirdiklerini ve üstyapının da bitmek üzere olduğunu belirten Küçükaslan, Ankara’da görüştüğü iktidar milletvekillerinin de bu yasayı istemediğini aktardı. 1992’de kurulan Güllü Belediyesi’nin borcu bulunmadığını aktaran Küçükaslan, çoğu iş makinesi olmak üzere 20’ye yakın aracın akibetinin ne olacağının belli olmadığını ve geciçi işçilerle 20 personelin işsiz kalacağını kaydetti. Karahallı ilçesine bağlı 1930 nüfuslu Karbasan’ın Belediye Başkanı İbrahim Erdem ise borcu olmayan ve altyapı çalışmaları yapan belediyelerin niçin kapatıldığını anlayamadığını, yasanın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’den dönmesini beklediğini ifade etti. Bu arada Yeşilbağcılar kasabası, TKİ’nin 19 yıl önceki yazısı yüzünden köy oldu. 31 yıldır belediyeyle yönetilen kasabaya, 1985 yılında TKİ’den bir yazı geldi. Sözkonusu yazıda, altında kömür olan kasabanın 2000 yılına kadar kaldırılacağı, köy arazisinden çıkarılan kömürün Yatağan Termik Santrali’nde kullanılacağı ifade edildi. Belediye bu sebeple köyde yeni ev yapımı için ruhsat vermedi. Ev yapamayan belde halkı da Yatağan, Aydın ve Muğla’ya göç etti. 1985 yılında 2 bin 274 olan belde nüfusu, 2000 yılı sayımında 1494 kişi çıktı. 2000 yılına kadar köyü taşımayan TKİ ise köyden kömür çıkarmaya devam ediyor. Beldenin köy yapılmasına tepki gösteren Yeşilbağcılar Belediye Başkanı Fikret Erbaş, Cumhurbaşkanı Sezer’e durumlarını anlatan bir dilekçe gönderdi. Dilekçede, beldenin köye dönüştürülmemesi istendi. Erbaş, Dağdibi’ndeki yeni yerleşim yeri için kendilerine pürüz çıkarıldığını, pürüzün giderilmesi durumunda Yeşilbağcılar’ın kısa sürede 5 bin nüfuslu bir yerleşim yeri haline geleceğini ifade etti.

Yeni yasa, İzmir’in Torbalı ilçesine bağlı 2 bin 11 nüfuslu Karakuyu beldesini etkilemedi. Karakuyu, 11 kişi fazlasıyla köy olmaktan kurtuldu. 1994 yılında 2 bin 400’lük nüfusuyla belediye olan Karakuyu’da yaşayan insan sayısı, geçen zaman içinde 2 bin 11’e kadar düştü. Karakuyu Belediye Başkanı Şükrü Tekin, yeni tasarıyı tepkiyle karşıladıklarını kaydetti. Belediyelerin hizmet için var olduğuna dikkat çeken Başkan Tekin, verilen hakların geri alınmaması gerektiğini ve köye dönüşen beldelerin insanlarının bundan rahatsız olacağını ifade etti. Belde olarak çevreden sekiz köye eğitim ve sağlık hizmeti verdiklerini söyleyen Tekin, 11 nüfusluk fazlayla beldenin köye dönüşmemesine çok sevinmediklerini ve bu tasarının geri çekileceğine inandıklarını sözlerine ekledi.

Tuncay Cengiz-Ramazan Poyraz, Uşak-Torbalı

26.12.2003


 

Borç batağından kurtulan Tire OSB yatırımcının gözdesi oldu

Halkbank’a olan 12 milyon dolarlık borcunun 5 milyon dolarını ödeyen TOSBİ, kalan borcunun 3 milyon dolarını 2004 yılında peşin ödemeyi hedefliyor. British American Tobacco’nun (BAT) ardından Korea Tobacco’nun da bölgeye gelmesi, yeni yatırım umutlarını arttırdı.

Halkbank’a olan borçlarını yeniden yapılandıran Tire Organize Sanayi Bölgesi (TOSBİ), borç sıkıntısından kurtulurken yeni yatırımcılarla yüzü gülmeye başladı. Halkbank’a olan 12 milyon dolarlık borcunun 5 milyon dolarını ödeyen TOSBİ, kalan borcunun 3 milyon dolarını 2004 yılında peşin ödemeyi hedefliyor. British American Tobacco’nun (BAT) ardından Korea Tobacco’nun da bölgeye gelmesi, yeni yatırım umutlarını arttırdı. TOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Öztüre, bölgenin borç sıkıntısının kalmadığını belirterek, “Artık tek derdimiz ,bölgeye yabancı sermaye çekmek. Korea Tobacco’nun ardından dünyanın önde gelen firmalarının da bölgeyi tercih edeceğine inanıyorum.” dedi.

İzmir’de Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ve Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde yer kalmadığına dikkat çeken Öztüre, altyapısı tamamlanmış, bir haftada temel atılacak durumda olan tek bölgenin TOSBİ olduğunu vurguladı. TOSBİ adına Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), altyapı yatırımları için değişik zamanlarda Halkbank’tan yaklaşık 10 milyon dolarlık kredi aldı. Bu krediler zamanında ödenemediği için EBSO zor duruma düştü. 2 yıl önce EBSO’nun Halkbank’taki parasına borç sebebiyle haciz konulmasının ardından harekete geçen EBSO yönetimi, Halkbank ile masaya oturdu ve anlaşma sağlandı. Faizlerle 12 milyon dolara yaklaşan borç, yeniden yapılandırıldı. Geçen yıldan bu yana TOSBİ yönetimi, 5 milyon dolarlık ödeme yaptı. 7 milyon dolar borcu kalan TOSBİ, 2004 yılında 3 milyon dolarlık ödemeyle borç yükünden büyük ölçüde kurtulacak.

TOSBİ’nin malî açıdan sıkıntıları atlattığını belirten Öztüre, “2007 yılı sonuna kadar 7 milyon dolar ödeme yapacağız. Şu anda 4 milyon dolar paramız var. 2004 yılında 3 milyon dolarlık ödeme yapmak istiyoruz, böylelikle borcumuz 4 milyon dolara gerileyecek. Yaptığımız erken ödemeyle de bankanın bize kolaylık sağlayacağını düşünüyoruz. Artık borç yükünü hafiflettik. Üzerimizdeki organizeden yer satışı baskısı kalktı. Yeni yatırımlarla da bölgeye güç kazandıracağız. Bundan sonra parayı, bölgeyi geliştirmek ve yabancı yatırımcılara tanıtmak için kullanacağız. İki Avrupalı yatırımcıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Ev tekstili ve tekstil ürünleri üreten firmaların bölgede yatırım yapması için uğraşıyoruz. Şu anda bölgede 18 fabrika üretim yapıyor. İnşaatı devam eden 10 fabrika var. Parsellerimizin yüzde 67’si doldu. Tek hedefimiz, büyük yabancı sermayenin bölgeye çekilmesi.” diye konuştu.

BAT’tan sonra bölgeye yatırım yapacak olan ikinci sigara fabrikası Korea Tobacco’nun da gelmesiyle TOSBİ’nin güven tazelediğini belirten Öztüre, bunun yeni yatırımcılara örnek olacağına inandıklarını ifade etti. Öztüre, Korea Tobacco’nun TOSBİ’yi tercih etmesinin tamamen güvenle ilgili olduğunu söyledi.

Ali Rıza Karasu / İzmir

26.12.2003


 

Bayan saatçi, 30 yıldır tarihî saat kulesinin bakım ve tamirini yapıyor

Çocukluğundan beri baba mesleğini sürdüren Şükran Lişesivdin, 30 yıldır Balıkesir’deki tarihî saat kulesinin bakım ve tamirini yapıyor. Babası Sefer Lişesivdin’in ölümünden sonra saat tamirciliğini devralan bayan saat ustası Şükran Lişesivdin, Balıkesir’in simgesi olan tarihî saat kulesinin üç günde bir standart bakımını, haftada bir de tamirini yapıyor.

2 nesildir saat kulesinin tamirini yapan Lişesivdin ailesi, kızları Şükran Lişesivdin(40) evlenmediği için üçüncü nesile devredilemeyecek. Şükran Lişesivdin’i Balıkesir onu “Saatci Sefer’in saatçi kızı” olarak tanıyor. Son üç yıldır mesleki eğitim merkezinde kendisi gibi sabırlı, yetenekli saatçiler yetiştiren Şükran Lişesivdin,”Babam saatçiydi. Onun yanında başladım bu işe. Kurulu düzen. Müşteri potansiyeli de var. Evle dükkan bitişik olduğu için okuldan geldikçe babamın yanına giderdim. Çok da teşvik etti beni. O ölünce de dükkan ve saat kulesinin bakımı bana kaldı. Ben de bu geleneği devam ettiriyorum.” diye konuştu.

Balıkesir Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından yılın ‘En iyi esnaf ödülünü’ alan Lişesivdin, mesleğinin yanında çeşitli sosyal kuruluşlarda, toplum örgütlerinde çalışmalar yapıyor. “Bugüne kadar tamir ettiğim saatlerin kaydını tutsam rekorlar kitabına geçerdim” diyen Şükran Lişesivdin, “Çocukluktan beri çalıştığım için alıştılar. Balıkesir küçük bir yer. O olmadığı zaman ben bakıyordum dükkana. Çevrenin bir alışkanlığı var, kimse yadırgamıyor. Babam öldükten sonra ömrüm müsaade ettiği sürece saat kulesinin bakımını yapacağım. Şu anda 3 günde bir standart kontrolüne, haftada bir de tamirine bakıyorum.” dedi.

Oruçgazi Mahallesi’nde mütevazi bir dükkanda yıllardır saat tamirciliği yapan Lişesivdin’in bir de hayali var: Bir gün saatçi olmak isteyen bir kız öğrencinin kapısını çalması.

Davut Çakır / Balıkesir

26.12.2003


 

Pazarcılar verdikleri paraların hizmet olarak dönmesini istiyor

Pazarcı esnafı, pazaryerlerinde yol, elektrik, tuvalet, mescit gibi konularda mağdur olduklarını belirterek, İzmir Pazarcılar Odası’nın kendilerinden yalnızca para topladığını fakat hizmet getirmediğini iddia etti.

Şiriyer Pazaryeri’ndeki esnaflar, günlük işgaliye ve bekçilik parası adı altında 2 milyon 500 bin lira ve yıllık ise ortalama 300 milyon lira ruhsat parası alındığını belirterek, bu paraların kendilerine hizmet olarak geri dönmesini istedi. Toplanan paraların nasıl ve nerede kullanıldığını da merak ettiklerini belirten esnaflar, kendilerine sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Şirinyer pazarcı esnafı adına konuşan Muhsin Dektaş, Gökhan Bican, Engin İtmeç, Seyithan Kaymaz ve Hüseyin Yeter, bazı kayıtlı ve parasını düzenli ödeyen esnafların, oda seçimlerine katılma hakkının da oda tarafından iptal edildiğini öne sürdü.

Esnaflardan Kaymaz, “Odada seçme hakkım iptal edilmiş ama her pazaryerinde bizden tezgah başına 2 milyon lira, 500 bin lira da bekçilik parası toplanıyor. Ayrıca 290 milyon lira yıllık para ödüyorum ama hizmet görmüyoruz, yalnızca para toplanıyor. Gece olunca elektriğimiz yok. Yağmur yağınca vatandaş pazaryerine su birikintileri ve çamurdan giremiyor. Akşam da pazardan erken ayrılıyor. Mescit, tuvalet gibi zaruri ihtiyaçları görecek yerlerimiz yok. Her taraf çukur ve çamur içinde. Bunları kim yapacak?” dedi. Esnaf Yeter de, “Para istemeye geliyorlar, hizmete gelince kimse yok. Yollarda çukurlar var. Seçim yaklaşınca biraz asfalt atılır, bir daha da gelen, arayan soran olmaz. Modern pazaryerleri istiyoruz. Bizim de insanca yaşama hakkımız var. Ben bunları Şirinyer’deki bin 200 esnaf adına söylüyorum.” şeklinde konuştu.

Diğer esnaflar da tuvalet, yol, elektrik, pazaryerinin aydınlatılması ve asfaltlanarak düzenlemesini istedi. Belediyelerin ve diğer yetkililerin çözüm üretmesi gerektiği, bunların sorumlusunun oda yönetimi olduğunu ifade eden esnaflar, “Eğer belediyeler hizmet vermiyorsa bunu biz takip edemeyiz. Yönetim takip edecek. Vergimizi, aidatımızı ödüyoruz. Hizmet beklemek de en tabii hakkımız olmalı.” şeklinde konuştular.

İzmir Pazarcılar Odası Başkanı Zekeriya Mutlu ise Şirinyer Pazaryeri için çok katlı pazaryeri projesi olduğunu belirterek, Konunun Buca Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında mahkemelik olduğunu söyledi. Mutlu, iddialara cevap vererek, “Mahkeme sonuçlanınca çok katlı pazaryeri yapılacak. Şirinyer’de problem o zaman biter. Biz aldığımız aidatları, belediyelere aidat olarak veriyoruz. Bu yıl ödeyeceğimiz miktar 696 milyar lira. Hizmeti belediyeler verecek. Pazarcı esnafımız parayı ne için verdiğini gayet iyi biliyor.” dedi.

İsmail Efe / İzmir

26.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR

 

Kötülüklere giden yol medyadan geçmemeli...

NEDİM YALÇIN

Bütün haberler



YAZARLAR

NEDİM YALÇIN




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.