| |
İzmir kulüplerinin projeye değil paraya ihtiyacı var
“Göztepe UniForce”un düzenlediği “Siyaset ve Futbol” panelini takip ederken bir kaç söz söyleyememem içimde kaldı. Panele İzmir Gücü Spor Vakfı (İZVAK) Başkanı Levent Ürkmez, Göztepe Başkanı İskender Tuğsuz, Karşıyaka Başkanı Cenk Karace, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Kerem Ali Sürekli ve CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel katıldı.
Yıllardır yakından tanıdığım spor yöneticileri, Meclis’te yer alan iki partinin İzmir temsilcilerini yanlarında bulunca içlerini döktü. Konuşmacılar milletvekillerinden yakındı, siyasetin elini spordan çekmesini ve büyükşehir belediyesinin kulüplere maddi getirisi olan kalıcı projeler vermesini istedi. AK Parti İl Başkan Yardımcısı Sürekli ve CHP İl Başkanı Yüksel ise partilerinin spora bakış açılarını anlattı. Salonda karşımda oturan kulüp yöneticileri, açıkça şunu söylemiyorlardı: “Arkadaş bizim sıcak paraya ihtiyacımız var. Nakit paramız olursa biz hem UEFA kriterlerini yakalar hem de profesyonelleşiriz”
Daha önce de bu konuyu yazmıştım. Bir avuç İzmir Spor yöneticisi, yıllardır bulundukları kulüplerden nemalanıyorlar. İçinde bulunduğu spor camiasına cebinden para verdiği için işini kaybeden yöneticileri de tanıyorum. Ama camiasına sürekli gelir getirecek bir ağaç dikeni ise hatırlamıyorum. İzmir’de Selçuk Yaşar verdi, Mazhar Zorlu, Esin Özgener verdi ama sonuçta yönetime gelen yöneticiler günü kurtarmanın peşine düştü. Hiçbir zaman küçülme politikasına girip, geleceği garanti altına almaya kimse yanaşmadı. Ahmet Piriştina verince iyi, vermeyince kötü oldu.
İzmir kulüplerinin birleşmeyeceğine inananlardanım. Kulüplerin bir şirket mantığıyla yönetilmediğinde kısa zamanda İkinci Futbol Ligi A Kategorisi’nin İzmir takımlarına bir alt ligi göstereceğini de bilenlerdenim. Spor camiası İzmir’in 24 milletvekilini tanımıyor olabilir yalnız, bu milletvekilleri de spor camiasını tanımıyor. Hangi spor kulübünün yöneticisi, seçilen milletvekilini tebrik etti? Spor kulüpleri siyasi partilere ne kadar yakınsa, siyasi partiler de kulüplere o mesafede duruyor. Kimse başarısızlığının faturasını başkasına kesmesin. Kimse, reklamını yaptığı camianın hakkını başkasının aramasını istemesin. Siz camianıza ne kadar sahip çıkıyorsanız, sizin vekilleriniz de size o kadar sahip çıkıyor. Hangi spor kulübü Piriştina’ya benzin istasyonu yapmak için yer gösterdi, ruhsat istedi. Ama Piriştina hazır benzin istasyonun anahtarını verse almayız diyen olmaz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yapı ve mantık yok. Hatta böyle bir yapı Gaziantep’te, Sakarya’da, Sivas’ta da yok. Hem siz kendiniz demiyor musunuz ? “Hergün balık yedireceğinize bize balık tutmayı öğretin” diye.
|