Türkiye’de 4. yılını geçiren Lucescu, bu süre içerisindeki en başarılı dönemini Beşiktaş’ta geçiriyor. Oynattığı futbol ile ekol olma yolunda ilerleyen Lucescu, Türkiye’de iki şampiyonluk yaşarken G.Saray ve Beşiktaş’ı Avrupa’da üst seviyelere taşıdı.
Beşiktaş Teknik Direktörü Mircea Lucescu, İnter'deki görevinden ayrılıp İtalya kariyerine son verdikten sonra kendisine bir çıkış kapısı ararken G.Saray'ın teklifi ile çalışma hayatına yeniden başladı. Türkiye, Lucescu için kendini yeniden ispat etme mekânı oldu. Geride kalan dört yılda Türkiye'de hem eleştirilen hem de en başarılı teknik adam olarak gösterilen Mircea Lucescu, Beşiktaş'ta ikinci baharını yaşıyor. Avrupalı spor otoriteleri Lucescu'yu futbol oynadığı dönemde özel yeteneklere sahip bir isim olarak tanımlarken, Romen çalıştırıcının entelektüel yanını da ön plana çıkarmayı ihmal etmiyorlardı. G.Saray'ın başında kaldığı iki sezonda kariyerinin en önemli başarılarına imza atan tecrübeli teknik adam, Sarı–Kırmızılı takıma Süper Kupa'yı kazandırırken, Şampiyonlar Ligi'nde de çeyrek final oynatma başarısını gösterdi.
Beşiktaş'ın başına geçtiği dönemde önüne bir dizi hedefler koyan Mircea Lucescu, aldığı sonuçlarla kendi başarısını da aşma yolunda ilerliyor. Beşiktaş Avrupa’daki en başarılı yıllarını Lucescu ile yaşarken şu anda da ligde namağlup liderliğini sürdürüyor.
Türkiye'deki dördüncü sezonunda Lucescu, ilk yarılar itibarıyla en fazla puana bu sezon Beşiktaş'ın başında ulaştı. 2000-01 sezonunda Türkiye'ye gelen ve G.Saray'ın başına geçen Lucescu, ilk yarıda 17 maçta 39 puan toplarken, yine Sarı-Kırmızılı takımın başındaki 2. sezonunda da aynı puana ulaştı.
Beşiktaş ile geçen sezon 17 karşılaşmada 41 puana ulaşan Romen hoca, bu sezon aynı sürede takımına 43 puan kazandırarak, Türkiye'deki en başarılı dönemine imza attı. Dört sezonda iki şampiyonluk gören Lucescu, üçüncü şampiyonluğa da oldukça yakın.
Romen teknik adamın Beşiktaş'ta bu kadar başarılı olmasındaki en önemli faktörlerin başında, futbolcularını verimli kullanması geliyor. Siyah–Beyazlı takımdaki ilk sezonunda Daniel Pancu'yu sistemin en önemli parçası olarak kullanan Lucescu, bu sezon ise İtalyan Giunti'yi Türk futbol kamuoyuna sundu. Lucescu ligde oynanan 17 maçta mağlubiyetin üzüntüsünü yaşamazken bunda başlıca rollerden birini Ronaldo üstlendi. Lucescu, defansta Ronaldo, orta sahada Giunti ve forvette de Sergen Yalçın'ı kullanarak kendi ekolünün ilk adımları atmış oldu.
Ronaldo bu sezon sadece Adanaspor'a karşı oynamazken, diğer maçlarda 90 dakika forma giydi. Aynı şekilde Giunti ise cezalı olduğu maçlar haricinde bir çok kritik karşılaşmada önemli roller üstlendi. Chelsea'ya 2–0 kaybedilen Şampiyonlar Ligi maçında cezalı olduğu için forma giyemezken, Romen teknik adam İtalyan futbolcunun eksikliğini, “Giunti olsaydı mağlup olmazdık.” şeklinde açıklıyordu.
Lucescu'nun futbol anlayışı içinde özel bir yeri olan Sergen Yalçın futbol otoriteleri tarafından, ilk yarının en başarılı futbolcusu olarak gösteriliyor. Romen teknik adamla G.Saray'da da başarılı olan Sergen, Beşiktaş'ın da, Lucescu'nun da hücumdaki en büyük silahı oldu. Sergen, 7 gol atarken kritik maçlarda sahada bir maestro gibi takımı yönetti.
Beşiktaş yönetimi Siyah–Beyazlı takıma kazandırdığı prestij ve 100 yıl şampiyonluğu nedeniyle Romen hocanın sözleşmesini uzattı. Lucescu, G.Saray ve Beşiktaş'ta oynattığı kontrollü oyunla Türk futboluna yeni bir karakter getirdi.
Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili, iç transferde sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan oyuncuların yeni anlaşmaya imza atmamaları halinde ligin ikinci yarısında forma şansı bulamayacaklarını söyledi.
TV8'de canlı yayına katılan Bilgili, “Şimdiden gelecek sezonun kadrosunu da kuruyoruz. Bizimle devam etmeyecek oyuncunun kadroda yer bulması zor.” dedi. Bilgili, UEFA Kupası’nda Valencia'yı elemeleri halinde finale kadar gidebileceklerini de iddia etti. Ahmet Dursun’un gidişiyle ilgili olarak milyon dolarlar kazanan futbolcuların bunu hak etmesi gerektiğini de vurgulayan Başkan Bilgili, İlhan Mansız'ın da formsuz olduğunu; ama bunun zamanla düzelebileceğini ifade etti. Bilgili, zaman içinde BJK TV'nin de kurulacağını belirtti.
26.12.2003
Şenes Erzik: Chelsea maçının raporları çok kötü
UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, Beşiktaş'ın UEFA'nın aldığı karar doğrultusunda Almanya'da yaptığı Şampiyonlar Ligi'ndeki Chelsea maçında çıkan olaylarla ilgili hakem ve gözlemci raporlarının çok kötü olduğunu söyledi.
Erzik, “Beşiktaş ve G.Saray'ın maçlarını Avrupa'da oynamaları sadece Şampiyonlar Ligi için geçerliydi. Yeniden bir durum değerlendirmesi yapılacak. Umarım o zamana kadar Türkiye'de önemli bir terör olayı olmaz. Şubat ayında yapılacak maçlar için ocak ayında karar alınacak. Ayrıca İsrail takımlarının maçları Türkiye'de oynaması yönündeki karar da aylık UEFA toplantısında belirlenecek. Ancak Beşiktaş, G.Saray, G.Antep ve G.Birliği'nin maçlarını Türkiye dışında oynaması şu an için gündemde değil.” dedi.
26.12.2003
Emre Belözoğlu: Fatih Terim benim ikinci babamdır
İtalya'nın İnter takımında oynayan Emre Belözoğlu, kötü günler yaşayan G.Saray ve Teknik Direktör Fatih Terim'e destek çıktı.
Merter Fatih Koleji'nde öğrencilerle buluşan Emre, Terim'in kendisi üzerinde çok büyük emekleri bulunduğunu söyledi. Sarı–Kırmızılı takımda bir dönem birlikte futbol oynadığı Hagi ve Hakan Şükür'ü unutamadığını dile getiren genç futbolcu, “Fatih Terim benim ikinci babamdır. Üzerimde çok büyük emekleri var. Hagi bugüne kadar çalıştığım en iyi futbolcuların başında geliyor. Hakan Şükür ise örnek bir insan.” değerlendirmesini yaptı.
Şampiyonluk yarışında Beşiktaş'ın avantajlı olduğunu belirten Emre, “Ancak sezon sonuna kadar daha çok maç var. Ben Fenerbahçe, Trabzonspor ve Galatasaray'ın yarışı erken bırakacağına inanmıyorum.” diye konuştu.
Emre, İnter'in çok büyük kulüp olduğunu, bu yüzden zaman zaman yedek kaldıklarını dile getirerek, “İnter'in kadrosunda 24 tane milli takımlarında direkt oynayan futbolcu var. İtalyanların ünlü yıldızı Vieri bile zaman zaman kadroya giremiyor. Bu yüzden Okan abi ve benim de zaman yedek kalmamız normal.” açıklamasını yaptı. Nurullah Kaya, İstanbul
26.12.2003
Trabzonspor’un A. Aker’deki grafiği düşük
Trabzonspor'un, Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki başarı grafiği düşüyor. Bir zamanlar sahasındaki üstünlüğü ile dikkat çeken Trabzonspor'un son yıllardaki sezonlarda puan kayıpları artıyor.
Son 4 sezonun ilk yarısına bakılarak yapılan araştırmada, 2000-2001 sezonunda 6, 2001-2002 sezonunda 7, 2002-2003 sezonunda 9 puan kaybeden Trabzonspor, bu sezon ise 10 puan kaybetti. Bordo-Mavililer, sahasında 5 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 yenilgi alarak 17 puan toplarken, deplasmanda da aynı puanı toplamayı başardılar. Trabzonspor Kulübü Başkanı Atay Aktuğ, Bordo-Mavili takımın sahasındaki puan kayıpları nedeniyle lig lideri Beşiktaş karşısında puan farkının açıldığını söyledi. Aktuğ, Trabzonspor'un sahasında 10 puan yitirdiğini dile getirerek, “Sahamızdaki maçlarda takım istenilen sonuçlarla ayrılamadı. Çocuklar, üzerlerindeki stresi ve baskıyı devre arasında atacaklar. Trabzonspor, başarılı dönemde, sahasında puan yitirmiyordu. Bunun için iç sahada başarı şart.” diye konuştu.
Bu arada Trabzonsporlu futbolcular, ligin ilk yarısında 5 kırmızı, 32 sarı kart görerek geçen sezona göre daha hırçın bir görüntü verdi. Hüseyin 2, Yattara, Oumar ve Fatih de birer kez kırmızı karttan, D'Haene, Erdinç ve İbrahim Ege ise 4 sarı karttan dolayı cezalı duruma düştüler. 7 futbolcunun cezalı konuma düştüğü Bordo-Mavili takımda en hırçın futbolcu 2 kırmızı, 2 sarı kart ile Hüseyin olurken, en fazla kartı ise 5 sarı kart ile İbrahim Ege gördü.
Öte yandan Trabzonspor'un yeni yönetim kurulu üyeleri, futbolda dünya şampiyonu olan Trabzon Lisesi'ni ziyaret etti. Başkan Atay Aktuğ, Trabzon Lisesi'nin başarılarıyla gurur duyduklarını belirterek, “Trabzon Lisesi, Trabzon futbolunun altyapılarından biridir. Diyaloglarımız artarak sürecek.” dedi.
26.12.2003
Terim’e bu kez de 1 ay hak mahrumiyeti cezası verildi
G.Saray’ın Elazığ ile oynadığı ligin ilk yarısının son maçında hakem Ali Aydın’ın kararlarına itiraz eden Teknik Direktör Fatih Terim, Murat Erdoğan, Volkan ve Ayhan’a PFDK (Profesyönel Futbol Disiplin Kurulu) ceza yağdırdı.
G.Saray’ın Elazığ ile oynadığı ligin ilk yarısının son maçında hakem Ali Aydın’ın kararlarına itiraz eden Teknik Direktör Fatih Terim, Murat Erdoğan, Volkan ve Ayhan’a PFDK (Profesyönel Futbol Disiplin Kurulu) ceza yağdırdı.
Trabzonspor yeni yönetimi ikinci toplantısını dün Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde yaptı.
Toplantıda görev dağılımı yapılırken, transfer için bir komite kurulması kararı alındı. Tüm yöneticilerin hazır bulunduğu toplantı sonucunda görev dağılımı şöyle oluştu: Başkan Atay Aktuğ, Başkan Yardımcısı Sıtkı Hacısalihoğlu, Asbaşkan Nevzat Şakar, Kulüp Genel Sekreteri Yusuf Ziya Yılmaz, Mali Sayman Yüksel Şimşek olarak belirlendi. Diğer yöneticilerin görev dağılımı sonraki toplantıda belirlenecek. Bu arada Antalya’da yapılacak devre arası kampın kafile başkanlığını Nadir Saran yapacak.
26.12.2003
WADA, A-ferin ilacını yasaklı listeden çıkardı
Önümüzdeki yılının doping listesini hazırlayan Dünya Anti Doping Ajansı’nın (WADA), birçok maddeyi yasaklı grubundan çıkardığını söyledi. Bunların içinde en önemlisi ise geçmiş yıllarda birçok sporcunun dopingli çıkmasına neden olan “kafein” oldu.
Ajans ayrıca, piyasada sıklıkla kullanılan grip ilaçlarında bulunan bazı maddeleri de yasaklı ilaçlar listesinden çıkardı. 1998-99 yılında Hasan Şaş’ın 6 ay ceza almasına sebep olan ‘A-ferin’ ilacı da bu vesileyle yasak kapsamından çıkmış oldu. Ayrıca Doping Kontrol Merkezi, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nden 2004 yılı uluslararası akreditasyon belgesini aldı.
26.12.2003
G.Antepspor 3 yıldız futbolcuyu gönderecek
Gaziantepspor sürpriz bir kararla üç yıldız futbolcudan kulüp bulmalarını istedi.
Kırmızı-Siyahlı yönetim, Mehmet Polat, Hasan Özer ve Mustafa Şahintürk’ün takımla ilişkilerinin kesildiğini bildirdi. Futbol Şube Sorumlusu Asım Atmaz, 3 futbolcudan da kulüp bulmalarını istediklerini belirterek, bu futbolculara iyi bir teklif gelirse verebileceklerini söyledi. Atmaz, gençlerin önünü açmak için böyle bir karar aldıklarını ifade etti. Atmaz, sezon sonuna kadar İbrahim Toraman’ı kadroda tutacaklarını gelen teklifler doğrultusunda bu futbolcuyu da satacaklarını belirtti.
26.12.2003
Yavuz, daha Toroğlu’ydu...
‘Adalet dağıtıcıları veya günahkarlar.’ Bu ifade bile dışarıda kopan fırtınanın bir benzerinin toplantı salonunda da yaşanacağını haber veriyor. Dışarıdaki fırtına hepimizin malumu. Antalya’nın Kemer ilçesindeyiz.
Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin düzenlediği, 41. Yıl Sporun Zirvesi Semineri’nde’ ilk konu hakemler. Konuşmacılar Erman Toroğlu ile Merkez Hakem Komitesi Başkanı Bülent Yavuz. Şansal Büyüka ise rahatsızlığı sebebiyle aramızda değil.
Futbolda hakem hatalarının ötesinde kural hatalarının da yaşandığı yarı sezonun ardından yaman bir Toroğlu-Yavuz düellosu bekleniyordu ve genel kanaat, Toroğlu’nun Yavuz’u fena halde haşlayacağı yönündeydi. Ancak maç başladığında gördük ki, durum hiç de öyle değil.
Bülent Yavuz çok iyi hazırlanmış, karşılıklı polemiğe geçilmeden önce konuyla ilgili görüşlerini açıklarken, “Hiçbir gizli işimiz yok. Her soruya açık bir şekilde cevap vereceğim.” diyerek ‘mer’tlik kartını açtı. Daha sonra da gerek Toroğlu’ndan gerekse salondan gelen bütün salvoları bu kartı kullanarak kâh usta manevralarla, kâh konuyu farklı mecralara çekmelerle başarıyla savuşturdu. Erman Toroğlu ise çok sakindi. Konuşmasında geçmişte kabzımallık yaptığı için küçümsenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. İnsanları yargılarken, mesleklerinin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. Erman hocanın bu sözleri, Yavuz’a ilk golü atma fırsatını verdi: Toroğlu’nun, eski mesleğine yapılan saldırılardan rahatsız olmasından büyük keyif aldım. Umarım aynı hassasiyeti kendisi de bir zamanlar aynı mesleği yaptığı hakem arkadaşlarına karşı gösterir.
Yavuz’un, ‘Her şeyimiz açık.’ iddiasına Toroğlu, ‘Raporlar niye gizleniyor?’ diyerek karşı atak yaptı. MHK Başkanı bunun kanuni bir mecburiyet olduğunu söyleyerek kendini savundu.
Toroğlu, “İlk yarıdaki yönetimleri itibarıyla hakemlerine yüz üzerinden elli verebiliyor musun?” diye sorunca, Yavuz rakamları ortaya döktü. Amatör, profesyonel maç sayıları havada uçuştu. 30 binler, 40 binler zikredildi; ama nihayetinde Sayın Yavuz, Süper Lig özelinde hakemlerin performansından memnun olmadığını itiraf etti.
Hamza Mısır’ın yönettiği İstanbulspor-Konyaspor maçı gündeme gelince salonda tansiyon yükseldi. Bir katılımcı Hamza Mısır’ın maçtan sonra Konyaspor menajerinin arabasına bindiğini iddia edince, Yavuz celallendi: “Bunu ispat et, hemen istifa edeyim.”
Her iki konuşmacıya da salondan kontra sorular geliyordu. Toroğlu’na “MHK başkanı olsaydınız bu kötü gidişi düzeltmek için neler yapardınız, projelerinizi söyler misiniz?” şeklinde bir soru yöneltildi. Buna, Toroğlu’nun cevabı şöyle oldu: “MHK başkanı olmak istemem. Bülent Yavuz’un yapacağı hiçbir şey yok, iş Futbol Federasyonu’nda bitiyor.”
Bu sözler Yavuz’u coşturdu: “Haluk Ulusoy hakem atamalarına ka-rış-mı-yor. Yorumcuların Türk hakemliğine hiçbir katkısı yok. Yok abicim yok. Toroğlu’na dedim ki, ‘Gel bu işi yap.’ ‘Ben enayi miyim?’ dedi. Ahmet Çakar’a aynı teklifi yönelttim. ‘Ben keriz miyim?’ dedi.”
Yavuz, kulüp başkanlarının hakem atamalarında kendisini aradığı söylentilerini de, “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.” üslubuyla cevapladı. Sözün özü, dünkü tartışmada Erman hoca, Toroğlu rolünü Bülent Yavuz’a kaptırdı. Hayırlı olsun...
[İZLENİM] HAYRİ BEŞER / ANTALYA
26.12.2003
F.Bahçe, Bursasporlu Okan için devrede
F.Bahçe, Galatasaray'ın da gündeminde olan Bursaspor'un ve Milli Takım’ın golcüsü Okan Yılmaz için girişimler başlattı.
Sarı-Lacivertli takım, Okan’ın transferi için Bursaspor’a Yusuf-Petkov ve Semih'i teklif ettiği öğrenildi. Fenerbahçe'de Brezilyalı Marcio Nobre transferinden sonra bir forvet transferi daha gündeme geldi. Bunun üzerine Sarı-Lacivertlilerin, Bursaspor'un golcü futbolcusu Okan Yılmaz'a talip olduğu belirtildi. Yeşil-Beyazlı yönetimin bu konuda Teknik Direktör Ümit Kayıhan ile görüştükten sonra karar vermesi bekleniyor.
Serhat 2. yarıda coşuyor
F.Bahçe’nin yıldız futbolcusu Serhat, ligde oynadığı 36 maçta henüz ilk 45 dakikada golle tanışamadı. Bu sezon oynadığı 16 maçta rakip kalelere gönderdiği 36 golün 23’ünü karşılaşmaların ikinci yarısında atan Fenerbahçe ile takımın yıldız oyuncusu Serhat adeta doğru orantıda rakip fileleri havalandırıyor. Yıldız futbolcu takımının bu sezon oynadığı Elazığspor (dk. 70), G.Birliği (dk. 83), Adanaspor (dk. 74) ve Denizlispor (dk. 72) karşılaşmalarında rakiplerin yorulduğu dakikalarda sahneye çıkarak rakip fileleri havalandırdı.
26.12.2003
M.Ali Şahin: Biz spora siyaset bulaştırmadık
Türkiye Spor Yazarları Derneği tarafından düzenlenen ‘41. Yıl Sporun Zirvesi Semineri’ dün başladı. Başbakan Yardımcısı ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı M.Ali Şahin, 2004 yılının Türk sporu için yeniden yapılanma yılı olacağını söyledi.
Spora asla siyaset bulaştırmadıklarını ifade eden Şahin, “Gençlik Spor Genel Müdürümüz Mehmet Atalay ile sporu siyasetin dışında tutma konusunda fikir birliği ettik. Bunun sonucunda siyasilerin en mesafeli durduğu bürokrat da Atalay oldu.” dedi. Bakan Şahin, hazırlanan yasalarla Türk sporunun sağlam temellere oturacağının ve gelişeceğinin altını çizdi. Futbol Federasyonu gibi diğer federasyonların da özerk yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Şahin, hakemlik müssesesinin de yıpratılmaması gerektiğini belirterek, “Hatalar geçmiş yıllara göre biraz daha fazla oldu. Hakemlik önemli bir görev. Bu konuda hassas davranmamız icap ediyor.” diye konuştu.
26.12.2003
Dünya şampiyonu olduğumdan ailemin bile haberi olmuyordu
Dünya bilardosunun en saygın ismi Semih Saygıner, Türkiye'de bilardo sporuna ilgi gösterilmemesinden yakındı. Yaklaşık 20 yıldır bu sporu yaptığını ve gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında sayısız kupa kazandığını kaydeden Saygıner, ne kendisinin ne de Türk bilardosunun hak ettiği değeri göremediğini belirtti. En son geçen ay dünya şampiyonu olduğunu hatırlatan Saygıner, "Bundan ailemin bile günlerce sonra haberi oldu." açıklamasında bulundu.
Kendisinin ve diğer Türk bilardocuların elde ettiği derecelere kayıtsız kalınması karşısında üzüldüğünü ama moralini asla bozmadığını kaydeden Saygıner, "Önceleri ben hem turnuvalara katılıyor hem de bu sporu anlatmak için çaba gösteriyordum. Ama bu benim işim değildi. Üstelik performansımı da etkiliyordu. Bu işi federasyonun yapması gerekiyor. Fakat federasyon bu anlamda üzerine düşen görevi tam olarak yerine getiremiyor." şeklinde konuştu.
Bir turnuvaya veya dünya şampiyonasına giderken Türk halkının gücünü omuzlarında yeterince hissedemediğinden dem vuran Semih Saygıner, 16 Aralık 2003’te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın huzuruna çıkarak ödül aldığını hatırlatarak, "Bu bana büyük bir moral kaynağı oldu. Orada başbakanımız iltifatlarda bulundu. Benden yeni bilardocular yetiştirmemi istedi." dedi.
Türkiye'de milyonlarca kişinin bilardo oynadığının; ama bunu eğlenmek maksadıyla yaptığının altını çizen Saygıner, "Bu sporda yükselmek, dünya arenasında derece yapmak isteyenler için maalesef özel bir tesis yok." şeklinde sitem etti.
Porto’ya transfer oldular
Ülkemizde bir bilardo liginin bulunmadığının altını çizen dünya şampiyonu bilardocumuz Semih Saygıner, kendisine ve bir başka milli sporcumuz Tayfun Taşdemir'e Portekiz'in ünlü Porto kulübünün transfer teklifinde bulunduğunu belirterek, "2004 Mayıs ayında Avrupa Şampiyonlar Ligi elemeleri için bize transfer teklifinde bulundular. Gönül Türkiye'de bir güzide kulübümüzün sporcusu olarak oralarda mücadele etmek isterdi; ama maalesef yine bir başka ülke takımının oyuncusu olarak oralarda birincilik arayacağız." şeklinde konuştu.
Bugüne kadar Hollanda takımları adına mücadele eden Semih Saygıner, geçtiğimiz Temmuz ayında Las Vegas’ta düzenlenen WPA Dünya Kupası ayağında şampiyon olmuştu. Saygıner, Aralık ayı başında da İspanya’nın Valladolid şehrinde düzenlenen Bireysel Dünya Şampiyonası’nda, finalde Yunanlı rakibini 3-0 yenerek dünya şampiyonu olmuştu.
Türkiye Süper Ligi’nde 17. hafta maçlarının ardından ilk yarı biterken, İtalya ve İspanya'da heyecan sürüyor. İngiltere Premier Ligi'nde ise cuma ve pazar günü oynanacak karşılaşmaların ardından ilk devre sona erecek. Almanya birinci futbol ligi Bundesliga ve Fransa 1. Ligi’nde ise ilk yarı tamamlandı.
Avrupa liglerinde zirvede mücadele eden takımlara bakıldığında geçen seneden farklı olarak İtalya'dan Roma, Almanya'dan Ümit Davala'nın forma giydiği Werder Bremen ile Fransa'dan Monaco'un zirvedeki yeni takımlar olduğu görülüyor.
İtalya Seri A'yı geçen sene 8.'inci sırada tamamlayan Roma, bu sene büyük bir patlama yaptı. Roma, 14. hafta sonunda Juventus'un 6 puan önünde 36 puanla liderliğini sürdürüyor. İlk yarının bitimine üç hafta kalan Çizme'de, Roma'nın kolay kolay liderliği Juventus'a teslim etmeyeceği görülüyor. Milan'dan Shevchenko 12 golle Seri A'da gol krallığında önde gidiyor.
Almanya'da ise Werder Bremen, geçen sezonun şampiyonu Bayern Münih'i geride bırakarak 4 puan farkla ilk yarıyı lider bitirmeyi başardı. Thomas Schaaf'ın yönetiminde bu sezon iyi bir çıkış yakalayan Yeşil-Beyazlılar, sezon sonunda şampiyonluk tacını giymek istiyor. Werder Bremen'den Goncalves Ailton, Alman Lig'nde attığı 16 golle gol krallığında önde giderken, şu anda Avrupa liglerinin en çok gol atan futbolcusu durumunda. W.Bremen geçen sezon ligi 6. sırada tamamlamıştı. Geçtiğimiz sezonu düşme hattında bitiren Bayer Leverkusen ise, B.Münih'in ardından ilk yarıyı üçüncü bitirerek eski gücüne ulaştığının sinyallerini verdi.
Avrupa'nın diğer önemli ligi Fransa'da ise Monaco, geçen senenin şampiyonu Lyon'un yedi puan önünde ilk yarıyı lider tamamladı. Geçen sene Luis Fernandes yönetiminde kötü bir dönem geçiren ve ligi 11. sırada tamamlayan Paris Saint German ise bu sene parlayarak şampiyonluk potasına girdi. PSG, Olympic Lyon'la 35 puanda olmasına rağmen eksik averajla üçüncü sırada bulunuyor.
Dünya yıldızlarının forma giydiği İspanya liginde ise geçen senenin şampiyonu Real Madrid, ilk yarının bitimine iki hafta kala yine lider. Onu, Beşiktaş'ın UEFA Kupası'ndaki rakibi Valencia izliyor. La Liga'da bu sezon en kötü sürprizi yapan takım ise temsilcimiz Nihat'ın takımı Real Sociedad. Geçtiğimiz yıl şampiyonluğu kıl payı kaçıran Sociedad, bu sezon adeta dökülüyor. Ligde 18. sırada yer alan Real Sociedad'ın yüzü sadece Şampiyonlar Ligi'nde ikinci tura çıkarak güldü.
İngiltere Premier Ligi'nde ise geçen yılın şampiyonu Manchester United, bu yıl Real Madrid'e transfer olan yıldız futbolcusu Beckham'ın yokluğunu pek hissetmiyor. Tecrübeli İskoç hoca Sir Alex Ferguson yönetimindeki M.United, Arsenal ve Chelsea ile kıran kırana bir mücadele içinde. Manchester 40 puanla lider, Arsenal 39 puanla ikinci, aynı puana sahip olan Chelsea ise üçüncü sırada bulunuyor.