Lucescu kendini aştı
Türkiye’de 4. yılını geçiren Lucescu, bu süre içerisindeki en başarılı dönemini Beşiktaş’ta geçiriyor. Oynattığı futbol ile ekol olma yolunda ilerleyen Lucescu, Türkiye’de iki şampiyonluk yaşarken G.Saray ve Beşiktaş’ı Avrupa’da üst seviyelere taşıdı.
Beşiktaş Teknik Direktörü Mircea Lucescu, İnter'deki görevinden ayrılıp İtalya kariyerine son verdikten sonra kendisine bir çıkış kapısı ararken G.Saray'ın teklifi ile çalışma hayatına yeniden başladı. Türkiye, Lucescu için kendini yeniden ispat etme mekânı oldu. Geride kalan dört yılda Türkiye'de hem eleştirilen hem de en başarılı teknik adam olarak gösterilen Mircea Lucescu, Beşiktaş'ta ikinci baharını yaşıyor. Avrupalı spor otoriteleri Lucescu'yu futbol oynadığı dönemde özel yeteneklere sahip bir isim olarak tanımlarken, Romen çalıştırıcının entelektüel yanını da ön plana çıkarmayı ihmal etmiyorlardı. G.Saray'ın başında kaldığı iki sezonda kariyerinin en önemli başarılarına imza atan tecrübeli teknik adam, Sarı–Kırmızılı takıma Süper Kupa'yı kazandırırken, Şampiyonlar Ligi'nde de çeyrek final oynatma başarısını gösterdi.
Beşiktaş'ın başına geçtiği dönemde önüne bir dizi hedefler koyan Mircea Lucescu, aldığı sonuçlarla kendi başarısını da aşma yolunda ilerliyor. Beşiktaş Avrupa’daki en başarılı yıllarını Lucescu ile yaşarken şu anda da ligde namağlup liderliğini sürdürüyor.
Türkiye'deki dördüncü sezonunda Lucescu, ilk yarılar itibarıyla en fazla puana bu sezon Beşiktaş'ın başında ulaştı. 2000-01 sezonunda Türkiye'ye gelen ve G.Saray'ın başına geçen Lucescu, ilk yarıda 17 maçta 39 puan toplarken, yine Sarı-Kırmızılı takımın başındaki 2. sezonunda da aynı puana ulaştı.
Beşiktaş ile geçen sezon 17 karşılaşmada 41 puana ulaşan Romen hoca, bu sezon aynı sürede takımına 43 puan kazandırarak, Türkiye'deki en başarılı dönemine imza attı. Dört sezonda iki şampiyonluk gören Lucescu, üçüncü şampiyonluğa da oldukça yakın.
Romen teknik adamın Beşiktaş'ta bu kadar başarılı olmasındaki en önemli faktörlerin başında, futbolcularını verimli kullanması geliyor. Siyah–Beyazlı takımdaki ilk sezonunda Daniel Pancu'yu sistemin en önemli parçası olarak kullanan Lucescu, bu sezon ise İtalyan Giunti'yi Türk futbol kamuoyuna sundu. Lucescu ligde oynanan 17 maçta mağlubiyetin üzüntüsünü yaşamazken bunda başlıca rollerden birini Ronaldo üstlendi. Lucescu, defansta Ronaldo, orta sahada Giunti ve forvette de Sergen Yalçın'ı kullanarak kendi ekolünün ilk adımları atmış oldu.
Ronaldo bu sezon sadece Adanaspor'a karşı oynamazken, diğer maçlarda 90 dakika forma giydi. Aynı şekilde Giunti ise cezalı olduğu maçlar haricinde bir çok kritik karşılaşmada önemli roller üstlendi. Chelsea'ya 2–0 kaybedilen Şampiyonlar Ligi maçında cezalı olduğu için forma giyemezken, Romen teknik adam İtalyan futbolcunun eksikliğini, “Giunti olsaydı mağlup olmazdık.” şeklinde açıklıyordu.
Lucescu'nun futbol anlayışı içinde özel bir yeri olan Sergen Yalçın futbol otoriteleri tarafından, ilk yarının en başarılı futbolcusu olarak gösteriliyor. Romen teknik adamla G.Saray'da da başarılı olan Sergen, Beşiktaş'ın da, Lucescu'nun da hücumdaki en büyük silahı oldu. Sergen, 7 gol atarken kritik maçlarda sahada bir maestro gibi takımı yönetti.
Beşiktaş yönetimi Siyah–Beyazlı takıma kazandırdığı prestij ve 100 yıl şampiyonluğu nedeniyle Romen hocanın sözleşmesini uzattı. Lucescu, G.Saray ve Beşiktaş'ta oynattığı kontrollü oyunla Türk futboluna yeni bir karakter getirdi.
|