Üniversiteyi oluşturan başlıca unsur olmalarına rağmen bugüne kadar yönetimlerde göstermelik olarak yer alan öğrenciler, artık etkin bir rol üstlenecek. Üniversite öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Üniversitelerarası Kurul’un (ÜAK) hazırladığı yeni taslağa göre üniversite ve fakülte yönetim kurulları ile bölüm başkanlıklarında hem söz hem de oy hakkı kazanacak. Öğrencilerin seçtiği temsilciler, kendi sorunlarını yönetimle paylaşabilecek ve aleyhlerine bir durum olduğunda karşı oy ile öğrenci haklarını savunabilecek.
Öğrenci temsilcileri halen rektör davet ederse toplantılara katılabiliyorlar. Ancak temsilcilerin oy hakkı bulunmuyor. Birçok üniversitede rektörler davet etmediği için öğrenciler üniversite yönetimlerinde görüşlerini dile getiremiyor. MEB’in hazırladığı taslak öğrencilere daha fazla hak tanırken ÜAK’ın taslağı sadece kurullara katılma ve oy hakkı ile sınırlanıyor. Oysa MEB, öğretim üyelerinin öğrenciler tarafından anketle değerlendirilmesini istiyor. MEB’in tasarısı, disiplin cezalarını da daha demokratik hale getiriyor. Halen dünya görüşlerinden dolayı okuldan atılan öğrenciler yeni tasarıda ‘terör ve şiddet içeren yazılardan’ dolayı okuldan uzaklaştırılabilecek.
Öğrenci Konseyleri Üst Kurul Eşbaşkanı ve Marmara Üniversitesi öğrencisi Atakan Yücel, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile öğrenciler adına yaptığı görüşmede olumlu izlenimler edindiğini belirtti. Yücel, “Sayın Hüseyin Çelik’in öğrenci örgütlenmelerine vermiş olduğu destek bizi sevindirdi. Yeni taslakta öğrenci temsilcilerine senato ve yönetim kurullarında oy hakkıyla katılım fırsatı sunulması, rektörlük ve dekanlık seçimlerinde oy kullanma yetkisi verilmesi bir milat olacaktır.” dedi.
Üniversite Öğrenci Konseyleri Üst Kurulu, yeni YÖK yasasından beklentilerini rapor haline getirerek hem Milli Eğitim Bakanlığı’na hem de Üniversitelerarası Kurul’a sundu. Öğrencilerin yeni dönemde beklentileri ve istekleri şöyle:
Öğrenci temsilcilerine fakülte ve yüksekokul yönetim kurulları, üniversite senatoları ve yönetim kurullarında oy hakkıyla temsil edilme yetkisi tanınsın.
Üniversite Öğrenci Konseyi Yürütme Kurulu’na rektörlük seçiminde, bölüm–anabilimdalı temsilcilerine ise dekanlık seçiminde oy hakkı verilsin.
Üniversite Öğrenci Konseyleri Üst Kurulu’na, Üniversitelerarası Kurul toplantısına oy hakkı ile katılım sağlansın.
Üniversite Öğrenci Konseyi’ne, sağlık kültür ve spor daire başkanlığına aktarılan öğrenci harçlarından yüzde 1 pay verilerek bütçe oluşturulsun.
Üniversite öğrencilerine kendileri hakkında açılan soruşturmalara karşı avukat tutabilme hakkı tanınsın.
Üniversite–sanayi işbirliğiyle üniversite öğrencilerine kariyer planlamasında yardımcı olunsun.
Öğrencilere, öğretim üyelerini belli kriterlerle değerlendirme fırsatı verilsin.
Bazı üniversitelerde rektörü öğrenciler seçiyor
Türk yükseköğretiminde öğrencilerin sözü geçmiyor. Oysa gelişmiş ülkelerde öğrenciler üniversitenin asli unsuru sayılıyor ve geniş haklara sahipler. 10 yıl YÖK başkanlığı yapan Prof. Dr. İhsan Doğr amacı, Günümüzde Rektör Seçimi ve Atama Krizi isimli kitabında Türkiye dışında, rektör adaylarının belirlenmesinin yalnızca öğretim üyelerinin tekelinde olduğu başka bir ülke olmadığını belirterek, öğrencilerin daha fazla söz sahibi olmasını istiyor. Doğramacı şu örnekleri veriyor: “1088 yılında eğitime başlayan Bologna Üniversitesi, öğrenciler tarafından kurulmuştur. Bu üniversitede öğretmenlerin maaşları, öğrenciler tarafından ödenmekte ve öğretmenler, öğrenci denetimine tâbi tutulmaktaydı. Rektör, bir öğrenciydi ve öğrenciler tarafından seçiliyordu. Bugün, İskoçya’nın en başta gelen üniversitelerinde rektörü, sadece öğrenciler seçmektedir. Dünyaca ünlü Edinburgh Üniversitesi öğrencileri, 46. rektörlerini seçti. Glasgow Üniversitesi’nin rektörü ise yine öğrenciler tarafından seçilen Ross Kemp’dir. Aktör ve yönetmen Peter Ustinov, 1968–1974 yılları arasında iki dönem öğrenciler tarafından Dundee Üniversitesi Rektörlüğü’ne seçilmiştir. İskoçya üniversitelerinde rektör, kayıtlı tüm öğrencilerin oylarıyla 3 yıllık bir süre için seçilir.”
|