İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
27.12.2003
Cumartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

Eğitim...(Bütün Haberler)

egitim@zaman.com.tr

 

Gençler üniversite yönetiminde hem söz hem de oy sahibi olacak

Üniversiteyi oluşturan başlıca unsur olmalarına rağmen bugüne kadar yönetimlerde göstermelik olarak yer alan öğrenciler, artık etkin bir rol üstlenecek. Üniversite öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Üniversitelerarası Kurul’un (ÜAK) hazırladığı yeni taslağa göre üniversite ve fakülte yönetim kurulları ile bölüm başkanlıklarında hem söz hem de oy hakkı kazanacak. Öğrencilerin seçtiği temsilciler, kendi sorunlarını yönetimle paylaşabilecek ve aleyhlerine bir durum olduğunda karşı oy ile öğrenci haklarını savunabilecek.

Öğrenci temsilcileri halen rektör davet ederse toplantılara katılabiliyorlar. Ancak temsilcilerin oy hakkı bulunmuyor. Birçok üniversitede rektörler davet etmediği için öğrenciler üniversite yönetimlerinde görüşlerini dile getiremiyor. MEB’in hazırladığı taslak öğrencilere daha fazla hak tanırken ÜAK’ın taslağı sadece kurullara katılma ve oy hakkı ile sınırlanıyor. Oysa MEB, öğretim üyelerinin öğrenciler tarafından anketle değerlendirilmesini istiyor. MEB’in tasarısı, disiplin cezalarını da daha demokratik hale getiriyor. Halen dünya görüşlerinden dolayı okuldan atılan öğrenciler yeni tasarıda ‘terör ve şiddet içeren yazılardan’ dolayı okuldan uzaklaştırılabilecek.

Öğrenci Konseyleri Üst Kurul Eşbaşkanı ve Marmara Üniversitesi öğrencisi Atakan Yücel, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile öğrenciler adına yaptığı görüşmede olumlu izlenimler edindiğini belirtti. Yücel, “Sayın Hüseyin Çelik’in öğrenci örgütlenmelerine vermiş olduğu destek bizi sevindirdi. Yeni taslakta öğrenci temsilcilerine senato ve yönetim kurullarında oy hakkıyla katılım fırsatı sunulması, rektörlük ve dekanlık seçimlerinde oy kullanma yetkisi verilmesi bir milat olacaktır.” dedi.

Üniversite Öğrenci Konseyleri Üst Kurulu, yeni YÖK yasasından beklentilerini rapor haline getirerek hem Milli Eğitim Bakanlığı’na hem de Üniversitelerarası Kurul’a sundu. Öğrencilerin yeni dönemde beklentileri ve istekleri şöyle:

Öğrenci temsilcilerine fakülte ve yüksekokul yönetim kurulları, üniversite senatoları ve yönetim kurullarında oy hakkıyla temsil edilme yetkisi tanınsın.

Üniversite Öğrenci Konseyi Yürütme Kurulu’na rektörlük seçiminde, bölüm–anabilimdalı temsilcilerine ise dekanlık seçiminde oy hakkı verilsin.

Üniversite Öğrenci Konseyleri Üst Kurulu’na, Üniversitelerarası Kurul toplantısına oy hakkı ile katılım sağlansın.

Üniversite Öğrenci Konseyi’ne, sağlık kültür ve spor daire başkanlığına aktarılan öğrenci harçlarından yüzde 1 pay verilerek bütçe oluşturulsun.

Üniversite öğrencilerine kendileri hakkında açılan soruşturmalara karşı avukat tutabilme hakkı tanınsın.

Üniversite–sanayi işbirliğiyle üniversite öğrencilerine kariyer planlamasında yardımcı olunsun.

Öğrencilere, öğretim üyelerini belli kriterlerle değerlendirme fırsatı verilsin.

Bazı üniversitelerde rektörü öğrenciler seçiyor

Türk yükseköğretiminde öğrencilerin sözü geçmiyor. Oysa gelişmiş ülkelerde öğrenciler üniversitenin asli unsuru sayılıyor ve geniş haklara sahipler. 10 yıl YÖK başkanlığı yapan Prof. Dr. İhsan Doğr amacı, Günümüzde Rektör Seçimi ve Atama Krizi isimli kitabında Türkiye dışında, rektör adaylarının belirlenmesinin yalnızca öğretim üyelerinin tekelinde olduğu başka bir ülke olmadığını belirterek, öğrencilerin daha fazla söz sahibi olmasını istiyor. Doğramacı şu örnekleri veriyor: “1088 yılında eğitime başlayan Bologna Üniversitesi, öğrenciler tarafından kurulmuştur. Bu üniversitede öğretmenlerin maaşları, öğrenciler tarafından ödenmekte ve öğretmenler, öğrenci denetimine tâbi tutulmaktaydı. Rektör, bir öğrenciydi ve öğrenciler tarafından seçiliyordu. Bugün, İskoçya’nın en başta gelen üniversitelerinde rektörü, sadece öğrenciler seçmektedir. Dünyaca ünlü Edinburgh Üniversitesi öğrencileri, 46. rektörlerini seçti. Glasgow Üniversitesi’nin rektörü ise yine öğrenciler tarafından seçilen Ross Kemp’dir. Aktör ve yönetmen Peter Ustinov, 1968–1974 yılları arasında iki dönem öğrenciler tarafından Dundee Üniversitesi Rektörlüğü’ne seçilmiştir. İskoçya üniversitelerinde rektör, kayıtlı tüm öğrencilerin oylarıyla 3 yıllık bir süre için seçilir.”

Tuncer Çetinkaya / İstanbul

27.12.2003


 

Zeka sorusu neredeyse sayfayı kapattıracaktı!

Geçtiğimiz cumartesi bir zeka sorusu sormuş, pazartesi gününe kadar herhangi bir mail veya fax alamayınca salı günkü sayfada soruya doğru cevap veren çıkmadığını yazmıştık. Yazdığımıza bin pişman olduk.

Sayfanın çıktığı gün gazetenin santralı kilitlendi, eğitim servisinin faksı bozuldu, yazı işlerinin faksına kağıt yetiştirilemedi, e-postalar bombardımana uğradı. Okurlar, adeta “siz misiniz bizim zekamıza laf söyleyen” der gibi doğru cevap bombardımana tuttular bizi. Santralda çalışan arkadaşlar istifanın eşiğinden döndü, okur hattı bunalıma girdi, diğer servisteki arkadaşlar telefonlara cevap vermekten bunaldı.

Arkadaşlar! Bu sayfanın selameti açısından bazı radikal tedbirler almak zorunda kaldık. Artık telefonla ve faks ile gelen cevapları kabul etmiyoruz. Lütfen cevaplarınızı sadece e-posta ile gönderin. Aksi halde gazetedeki isyan büyüyecek ve sayfa kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak!

27.12.2003


 

3 bin kişi doğru cevabı bildi

Cumartesi günkü sorunun cevabı: Sadece ‘tam kare’ sayılı olan kafesler tek sayıda çevrilmiştir. Çünkü sadece bu sayıların bölenleri tektir. Bunlar da; 1, 4, 9, 16, 25, 36, 49, 64, 81 ve 100 sayılı kafesler olup, toplam 10 tavşan kurtulmuştur.)

Sorunun doğru cevabını bilen 3 binin üstünde kişiden hediye kazanan şanslı 5 okurumuz şöyle: Selma Şakar (Van), Tülay Çelik (Ankara), Hurşit Bozkurt (İzmir), Celalettin Yılmaz (İstanbul), Kuraner Erbaş (Erzurum). Bu talihlilere hediyeleri posta ile gönderildi.

27.12.2003


 

[ZEKA SORUSU]

Yürüyüş

Bir anne arabasıyla, çocuğunu okula, düzenli olarak götürüyor ve okuldan eve düzenli olarak getiriyor. Ders tam 12.00’de bitiyor. Anne de evden saat 12.00’de okulda olacak şekilde çıkıyor. Bir gün çocuğun dersi tam 11.00’de bitti. Düşündü ve annesine haber vermeden eve yürüyerek gitmeye karar verdi. Yolda kendisini almaya gelen annesiyle karşılaştı ve kaldığı yerden arabayla devam ettiler. Çocuk, her zamankinden 8 dakika erken evde oldu. O halde çocuk kaç dakika yürümüştür?

(Cevaplarınızı bekliyoruz.)

.

MUHAMMED KOÇAK

27.12.2003


 

Sorun Söyleyelim

Taban puanları arz ve talebe göre değişir

Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) her sene yeniden hesaplanıyor mu? Yoksa bu sene de 2003 yılında gelen AOBP’nin aynısı mı gelecek?

Öncelikle AOBP’nin kısaca ne demek olduğunu açıklayalım. AOBP, öğrencinin okul başarısına göre ortaya çıkan Ortaöğretim Başarı Puanı’nın (OBP) okulun ÖSS puan ortalamasına göre ağırlıklandırılması sonucu oluşturulan rakamdır. Okul birincileri için bu rakam 100 olacaktır. En düşük AOBP ise 50 gelecektir. Alan içi tercihlerde AOBP 0,8 katsayısı ile, alan dışı tercihlerde 0,3 katsayısı ile, ek puanla girilebilecek bölümlerde ise 1,04 katsayısı ile çarpılacaktır. Şu anki hesaplama sistemine göre öğrencinin hesaplanan AOBP’si, seneden seneye değişiklik göstermemektedir. Yani öğrenci kendi mezun olduğu senenin kıstaslarına göre elde edilen AOBP’ den yararlanabilmektedir.

Taban puanlar nasıl oluşuyor? Bu sene taban puanlarda ne kadar değişiklik olabilir?

Taban puanlar, bölümlere en son sırada giren öğrencilerin puanlarına göre oluşmaktadır. Bilindiği üzere her bölümün kontenjanı vardır. ÖSYM, ilgili bölümü tercihlerine yazmış olan öğrenciler içerisinde bir sıralama yapar ve diyelim ki bölümün kontenjanı 100 ise bu bölüme sıralama sonucuna göre 100. sırada yerleştirilen öğrencinin puanını da taban puan olarak açıklar. Taban puanların değişmesine neden olan temel faktör arz-talep arasındaki ilişkidir. Bir önceki seneye göre bir bölüme olan talep artmışsa o bölümün taban puanında artış olacaktır. Geçen sene sistemde yapılan değişiklikten önce taban puanlardaki artış ya da azalışın sebebini tek bir faktörle açıklayamıyorduk. Türkiye net ortalamaları ve standart sapmalarındaki değişiklik de taban puanların artmasında ya da azalmasında önemli bir etkiye sahip oluyordu. 2002 Eylül ayında yapılan değişiklikle birlikte net ortalamalarında ve standart sapmalardaki değişim, taban puanlara artık etki etmeyecek. Dolayısıyla şimdiden arz-talep oranını bilemeyeceğimiz için taban puanlarda ne şekilde bir değişim olacağını kestiremeyiz.

İkinci öğretimin normal öğretimden ne gibi farkı var? İkinci öğretimden mezun olunduğunda iş bulma açısından bir sıkıntı yaşanır mı?

Bazı yükseköğretim kurumlarında normal-örgün, önlisans ve lisans programlarının bir kısmının eşdeğeri programlar açılmakta ve bu programlar örgün eğitim saatleri dışındaki zamanlarda (akşam saatlerinde, hafta sonunda) yürütülmekte. İkinci öğretim adı verilen bu programları kazanan öğrenciler, normal öğretim öğrencilerinden daha yüksek öğrenim harcı ödüyor. Örneğin 2002-2003 öğretim yılında mühendislik fakültesi normal öğretim 205 milyon lira iken ikinci öğretim ücreti 810 milyon TL idi. Bu rakamlar senelik ödenecek ücreti gösteriyor. İkinci öğretimin iş bulma ya da diploma açısından normal öğretimden bir farkı yoktur.

Hakan Baykal

27.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.