| |
Yeni dünya kozası!
Nihayet korktuğumuz başımıza geldi! 11 Eylül’den sonra sıkça tekrarlanan fakat birçoğumuzun ciddiye almadığı ‘artık dünya eskisi gibi olmayacak’ aforizması gerçek oldu. Evet dostlar, dünya artık o eski dünya değil! Bir yanda hücre evler, ölüm arabaları, roketatarlar, nitrik asitli patlayıcılar…
Diğer yanda Arabistan’dan Fas’a, Türkiye’den Pakistan’a uzanan terör saldırıları. Irak ve İsrail’de gün aşırı patlayan bombalar… Ve en önemlisi Ramazan bayramını Türkiye’ye zehir eden terör korkusunun, Noel’i kutlayan Avrupa ve Atlantik ötesini sarmış olması!
Ne hazin ki insanlar artık televizyonların başına sadece hava durumu tahminleri için geçmiyor, ABD’de en çok terör tahmini yapan programlar izleniyor. Çünkü gündelik hayat döviz, borsa ve tahvilden çok teröre endeksli yaşanıyor! Amerika’da terör alarmı en yüksek seviyeye çıkarılmış durumda. En küçük bir olay büyük paniğe yol açıyor, havaalanları boşaltılıyor, uçuşlar iptal ediliyor, neredeyse insanlara evlerinden dışarı çıkmamaları tavsiye edilecek!
Fransa ve İngiltere Amerika bağlantılı uçuşlardan dolayı diken üstünde. Elçiliklerin etrafı güvenlik barikatıyla sarılı, bankalar yeni güvenlik sistemleri geliştirmiş, önemli sokaklar trafiğe kapalı, Noel coşkusu yerini tedirginlikle örülü abartılı güvenlik önlemlerine bırakmış durumda. İronik olansa güvenlik önlemlerine rağmen, insanların kendilerini daha az güvende hissediyor oluşu! Çünkü etrafımıza örülen güvenlik kozası, bir yandan bizleri direkt hedef yaparken, diğer yandan içinden çıkılamaz hale geliyor.
Amerika’da yapılan bir araştırma, Amerikalıların bugüne kadar hiç olmadığı kadar yüksek bir oranda ülkelerinde kendilerini güvende hissetmediğini gösteriyor. Dünyanın en güçlü ve en güvenli ülkesi olmakla övünen ABD, askeri ve ekonomik gücünden bir şey kaybetmemiş olsa da güvenlik duygusunu yitirmiş gözüküyor. Bu bağlamda Globalizm, global terörün tuzağına düşmüş bulunuyor. Güçle her şeyi halledebileceğini düşünen Bush yönetimi, saldırganlaştıkça özgürlük alanları daralıyor ve güven duygusu yitiriliyor. Güvenliğin her şeyin önüne geçtiği, fakat özgürlükten ve güvenlikten yoksun yeni bir dünyanın temelleri atılıyor. Bu yeni dünya kozası, ne komünizm tehlikesiyle şekillenmiş Soğuk Savaş dönemine benziyor, ne de 1990 sonrası alelacele ilan edilen yeni dünya düzenini hatırlatıyor.
Eskiden dünyada belli başlı kriz bölgeleri vardı ve uluslararası güçler bu bölgelerde hesaplaşırlardı. Filistin, Keşmir, Çeçenistan, Kuzey İrlanda, Bask bölgesi ve Afrika. Geride kalanlarımız ise güvenli evlerimizden olan biteni izlerdik. Oysa 11 Eylül’le başlayan süreçte dini-etnik-bölgesel-ulusal çatışmalar yerini ‘her zaman ve her yerde terör’ mottosuna bıraktı. Soğuk savaş sonrası erken ilan edilen Globalizm, henüz zafer sarhoşluğundan bile ayılmamışken karşısında Global Terörü buldu. Dünyayı hızla birbirine bağlayan globalizm, dünyanın hızla birbirinden kopmasına da olanak sağladı. Aşırı güven, kibir ve saldırganlık, bazı bölümlerin kopmasına ve kopan her parçanın büyük bir öfke ve nefretle global ağda yeniden dolaşıma çıkmasına sebep oldu. Ve global terör, globalizmin, korkulu rüyası oldu.
İşin ilginci daha düne kadar globalizm şarkılarını dillerinden düşürmeyenler gemiyi ilk terk edenler. Fransa kendi laikliğini güvenceye almak adına, o çok kültürlü özgürlükçü söyleminden vazgeçti ve içine kapandı. ABD kendi imparatorluğunu kurmak adına, o çok acele ilan ettiği liberalizm ve global barışa dayalı yeni dünya düzeninden çark etti. Kendi ülkesinde bile güvenliğini yitirdi. Telaşlı bir tırtır böceği gibi etrafına koza örmeye başladı. Yeni dünyanın temelleri telaş ve korkuyla örülen bu yeni dünya kozasının içinden yükseliyor.
Ne acı ki terör korkusuyla kozanın güvenliği arttırıldıkça, içinden kelebek çıkma şansı azalıyor!
27.12.2003
|