İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
27.12.2003
Cumartesi
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


ŞAHİN ALPAY s.alpay@zaman.com.tr
 
 

Pervez Müşerref ve Usame Bin Ladin

Son günlerde Pakistan’da tuhaf şeyler oluyor. Yetkililer, 23 Aralık günü İran ve başka bazı ülkelere nükleer silah yapımında kullanılan bilgi ve malzemenin bazı “hırslı ve açgözlü” Pakistanlı uzmanlar tarafından sağlanmış olabileceğini kabul ettiler.


Pakistan’ın güçlü yöneticisi General Pervez Müşerref 25 Aralık günü, 11 gün arayla ikinci suikast girişiminden kılpayı kurtuldu. Ekim 1999’da bir askeri darbeyle işbaşına gelen Müşerref, ikinci saldırıdan bir gün önce, önümüzdeki yılın sonunda üniformasını çıkaracağını açıklamıştı. Bu karar, Müşerref yanlılarının ABD aleyhtarı İslamcı partiler ittifakıyla vardığı, rejimin sivilleşmesine yönelik bir anlaşmanın sonucuydu. İslamcı muhalefet Müşerref’in genelkurmay başkanlığından ayrılması karşılığında, Türkiye’dekine benzer bir MGK oluşturulmasını da içeren çeşitli anayasa değişikliklerini desteklemeyi kabul etmişti.

Saldırılar, Müşerref ortadan kaldırıldığı takdirde Pakistan’da neler olabileceği tartışmasını başlattı. Kimilerine göre demokrasiye geçiş süreci devam edecek; başkalarına göre ise, ayaklanma ve etnik çatışmalarla Pakistan kaosa sürüklenebilir. Irak’a demokrasi getirmeye soyunan ABD yönetiminin, bugüne kadar Pakistan’da demokratikleşme konusunda bir acelesi olmadı. Zira General Müşerref yönetimi, 11 Eylül’den sonra Taliban’a verdiği desteği kesip ABD’nin yanında yer aldı ve bugüne kadar 500 dolayında El Kaide militanını Amerikalılara teslim etti. ABD’nin sağladığı destekle Pakistan ordusu, bugüne kadar hiç görülmemiş ölçüde topluma hakim durumda. Subaylar ve aileleri, ordunun işlettiği şirketler, çiftlikler, okullar ve hastaneler sayesinde halkın genelinden çok daha iyi yaşıyor. Ordunun üst kademesinin ABD yanlısı olduğundan kuşku duyulmuyor, ama alt kademe subayların siyasi eğilimleri hakkında derin şüpheler var. (Bkz. NYT, 24 Aralık)

Müşerref’e karşı saldırıların El Kaide ve / veya yardakçıları tarafından düzenlenmiş olması kuvvetle muhtemel. ABD ve Pakistan’ın El Kaide liderini bulmak için harcadığı çabaları izleyen uzmanlar, Müşerref ve Bin Ladin konusunda şunları söylüyor: Afganistan’daki Taliban rejimi Amerikan bombardımanı altında çökerken Bin Ladin, Pakistan’a kaçtı ve halen iki ülke arasındaki sınır bölgesindeki, çapı 120 km olan ve Pakistan özel kuvvetleri tarafından kuşatılan bir bölgede yaşayan aşiretler arasında barınıyor. Bin Ladin’in yakalanması halinde ülkede patlak verecek tepkiler karşısında iktidarını sürdüremeyeceğinden kaygılanan General Müşerref, Bush yönetimi ile gizli bir anlaşma yaptı ve Amerikalıları Bin Ladin’i yakalama konusunda uygun bir zamanı kollamaya ikna etti. El Kaide liderinin barındığı bölgenin doğal yapısı burada saklanan birini bulmayı son derece güçleştiriyor. Büyük ölçüde kendi kendilerini yöneten, tepeden tırnağa silahlı aşiretlerin köklü geleneklerinden biri de kendilerine sığınan kimseleri asla ele vermemeleri. Pakistan ve Amerikalı yetkililerin başlıca hedefi, Bin Ladin’i koruyan aşiret liderlerini, zamanla işbirliğine razı etmek. Ne var ki, Bin Ladin’in yakalanması geciktikçe, El Kaide’ye bağlı unsurlar daha büyük güç ve cesaret kazanıyor. Yıllarca Bin Ladin’in izini süren, Pakistan asıllı Amerikalı uluslararası terörizm uzmanı Mansur İcaz’a göre, Bin Ladin’in yakalanması zamanı geldi geçiyor. Bunun için “Pakistan oyun oynamayı bırakıp, bir an önce Bin Ladin’i yakalamak zorunda!”

Yukarıda aktardığım yorumları İngiliz gazetesi The Guardian’ın 23 Ağustos 2003 tarihli sayısında okumuştum. Müşerref’e yönelik saldırılar ister istemez, Bin Ladin’in yakalanmasında iyice geç mi kalındı, sorusunu sorduruyor. Acaba Pakistan, ABD’nin “terörle savaş”ında yeni cephe olmaya mı aday?


27.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (25.12.2003) - Laiklik: Fransa ve ABD farkı nereden kaynaklanıyor?

> (23.12.2003) - Laiklik korkusu nasıl aşılabilir?

> (20.12.2003) - Türkiye, Fransa değildir

> (18.12.2003) - Kıbrıs sorununda top AKP’de

> (16.12.2003) - Irak‘ta Saddam sonrası şimdi başlıyor

> (13.12.2003) - AKP Kıbrıs’ta niçin ikircikli?

> (11.12.2003) - İslam kalkınmaya engel değilmiş

> (09.12.2003) - Terörizm nedir, terörist kimdir?

> (06.12.2003) - Batı’nın Batı’yla hesaplaşması

> (04.12.2003) - Filistin sorunu çözülmez değil




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.