İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
28.12.2003
Pazar
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

Ekonomi...(Bütün Haberler)

ekonomi@zaman.com.tr

 

Elektrik üretiminde doğalgaz kullanımı artmaya başladı

Doğalgazın elektrik üretiminde kullanımı yeniden artmaya başladı. Boru Hatları ile Petrol Taşımacılığı AŞ (BOTAŞ)’nin verilerine göre bu yılın ilk 11 ayındaka elektrik üretiminde kullanılan doğalgaz miktarı, geçen yılın toplam kullanımını geçti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan bir uzman, elektrik üretiminde doğalgaz kullanımının artmasını, kontratlardan kaynaklanan gaz alım zorunluluğu ile gaz fiyatlarında sağlanan iyileşmeye bağladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, geçen yılın başlarında doğalgaz ile elektrik üretimini azaltıp su, kömür gibi yerli üretim kaynakları ile elektrik üretimine ağırlık verileceğini açıklamış ve bu yöndeki politikalara hız vermişti.

BOTAŞ’ın verilerine göre; 2002 yılında elektrik üretiminde toplam 11 milyar 631 milyon metreküp doğalgaz kullanıldı. Buna karşın bu rakam 2003 yılının 11 aylık döneminde 12 milyar 198 milyon metreküpe yükseldi. Aynı verilere göre Türkiye’de de konut ve sanayide kullanılan doğalgaz miktarı artarken, gübre sektöründe gaz tüketimi azaldı. Bilindiği gibi Enerji Bakanlığı, son bir yıl içerisinde elektrik üretiminde yerli kaynaklara ağırlık vermeye başlamıştı.

Elektrik üretiminde doğalgazın giderek ağırlık kazanması, gaz alım kontratlarına ve son dönemde fiyatlarda yaşanan iyileşmeye bağlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan edinilen bilgiye göre Türkiye, son zamanlarda doğalgaz alım fiyatlarında iyileşme sağladı. Bununla birlikte, gaz kontratlarında belirtilen asgari alım miktarlarının da alınması gerekiyor. Türkiye’de gaz kullanımı henüz evlerde istenilen düzeye çıkarılamadığı için de zorunlu olarak gazın en yoğun tüketildiği elektrik santrallarına yönlendiriliyor. BOTAŞ, doğalgaz yeraltı deposu olmadığı için anlaşma gereği alınan gazın tamamının tüketime sunulması gerekiyor. Enerji Bakanlığı’ndan edinilen bilgiye göre, elektrik üretiminde gaz kullanımı giderek artacak. Aynı bilgi kaynağı, buna gerekçe olarak doğalgaz ile elektrik üretiminin bugün için mecbur olunduğu ve politik hesaplarla bu işin yürümeyeciği yönünde.

İran gazı kesilemez

İran’dan doğalgaz alımının durdurulmasının anlaşmalar gereği mümkün olmadığı bildirildi. Enerji Bakanlığı’ndan adının açıklanmasını istemeyen bir uzmanın verdiği bilgiye göre, İran ile yapılan anlaşmalar gereği; kontratların iptali veya gaz alımının durdurulabilmesi için geçerli bir mazeretin olması gerekiyor. Aynı kaynak şu bilgileri verdi: “Rusya ile gaz alımı miktarı ve fiyatı konusundaki görüşmeler tamamlandı. Şimdi sırada İran gazı var. Fiyat konusu önümüzdeki dönem masaya yatırılacak. Ancak, gaz alımının kesilmesi söz konusu değil. Daha önce yapılmış kontratlar var. İkili görüşmelerde bir iyileşme hedefleniyor. Ancak, İran gazı için bin metreküpünün 169-170 dolar olduğu şeklindeki rakamlar doğru değil. Ancak İran gazı, Rus gazına göre 9-10 dolar daha pahalı.”

İsmail Altunsoy / İstanbul

28.12.2003


 

Yamula Barajı, GAP genişliğinde alanı sulayacak

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, halen devam eden projelerin bitmesiyle, birkaç sene içinde Kayseri’de 77 bin hektar alanın sulanabilir hale geleceğini bildirdi. Gül, ‘’Bu da neredeyse ikinci GAP anlamına gelmektedir’’ dedi.

Kayseri’nin Yemliha Kasabası’nda yapılan Yamula Barajı’nın su tutma töreni, Abdullah Gül ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in katılımıyla gerçekleşti. Törende konuşan Bakan Gül, söz konusu projenin herkesin sahiplendiği bir proje olduğunu belirterek, bürokratlardan, siyasilere ve halka kadar emeği geçen herkese teşekkür etti.

Türkiye’nin son bir yıldır her köşesinde çok güzel işlerin yapıldığını vurgulayan Bakan Gül, şöyle konuştu: “Zannetmeyin ki sadece Kayseri’de güzel şeyler oluyor. Türkiye’nin dört bir köşesinde faaliyetlerimiz gece gündüz devam ediyor. Son bir senedir Türkiye’nin her tarafında heyecan var. Valiler, belediye başkanları ve diğer yetkililer de bu hıza uymak için gece gündüz çalışıyor. Daha iki ay kadar önce Ankara’da Enerji Bakanlığı’nın hazırladığı bir merasimle, 33 barajın su tutma açılışı gerçekleşti. Her sahada çalışmalar yapılmaktadır ve halkımız geleceğe daha ümitle bakmaktadır. Haftada iki gün çalışan fabrikalar artık gece gündüz çalışmaya başlamıştır.’’

Yamula Barajı’nın tamamlanmasıyla bölgede sadece elektrik üretilmeyeceğini, aynı zamanda sulama da yapılacağını anlatan Bakan Gül, halen devam eden diğer projelerin de tamamlanmasıyla bir kaç sene içinde Kayseri’de 77 bin hektar alanın sulanabileceğini söyledi. Bakan Gül, ‘’Bu da neredeyse ikinci GAP anlamına gelmektedir’’ diye konuştu.

Enerji Bakanı Hilmi Güler de barajdaki tören sonrasında bölgede incelemelerde bulundu. Güler, elektrik kayıp kaçakla yaptıkları mücadelede, 250 trilyon liralık tahakkuka ulaştıklarını belirtti. Güler, Yamula Barajı’nın hem Kayseri hem de Türkiye için önemli bir yatırım olduğunu kaydetti. Yapımına Ayen Enerji A.Ş. tarafından 1999 yılında başlanan Yamula Barajı’nın toplam maliyeti, 234 milyon dolar oldu. 2005 yılı Nisan ayında enerji üretmeye başlayacak olan Yamula Barajı, aynı zamanda sulama hizmeti de verecek. . Kayseri, Zaman

28.12.2003


 

İç hatlarda tarife sancısı başladı

Ulaştırma Bakanlığı’nın ‘Bölgesel Havacılık Projesi’nin hayata geçmesi için onay verdiği iç hat uçuşlarında, ‘tarife’ sancısı baş gösterdi. İç hatlarda uçak kalkış saatlerinin 5 dakika arayla yapılması, Türk Hava Yolları’nın (THY) tepkisini çekti.

THY, geçen hafta Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nü (SHGM) ziyaret ederek, uçak kalkış saatlerinin yeniden ayarlanmasını istedi. Konuyu gündemine alan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise tarifeli seferlerin ayarlanması yönünde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne talimat verdi. Bakanın talimatı üzerine bir komisyon kuran SHGM, yeni düzenleme için çalışmalarına başladı.

SHGM’nin onayladığı mevcut tarifeye göre THY, Onur Air ve Fly Air’in İstanbul-Trabzon seferlerleri 5 ile 15 dakika arayla gerçekleşiyor. Bu durumdan en çok şikayetçi olan şirket ise THY. Çünkü; THY’nin Trabzon’a yaptığı seferlerin saatleri haftanın 7 günü Onur Air’le çakışıyor. Onur Air ile hemen hemen her gün aynı saatlerde Trabzon seferine çıkan THY, Fly Air’le ise farklı saatlerde uçuyor. Buna karşın Onur ve Fly Air’in uçakları, sadece çarşamba ve cuma günleri, akşam saatlerinde gerçekleştirilen uçuşlarda peş peşe havalanıyor.

Onur Air, haftanın hemen hemen 7 günü, sabah 07.00’de İstanbul-Trabzon arasında uçarken, THY’de 07.05’te aynı istikamet için düğmeye basıyor. Böyle olunca da, THY ile Onur Air’in sabah saatlerindeki Trabzon seferleri, 5 dakika arayla gerçekleşmiş oluyor. Bunun yanı sıra, çarşamba günleri de, Fly Air’le Onur Air’in akşam saatlerindeki uçuşları da az bir farkla çakışıyor. Fly Air 19.15’te, Trabzon seferi için havalanırken, Onur Air aynı istikamet için 15 dakika sonra motor diyor. Bu iki şirket, cuma günleri de Trabzon’dan İstanbul’a dönerken aynı sorun yaşanıyor. Fly Air 21.45, Onur Air ise 22.00’de Trabzon’dan çıkıyor.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, işletmeci kuruluşların zarar etmemesi için bir düzenleme yapılması yönünde talimat verdiğini belirterek, “Konu gündemimize geldiğinde, hakikaten uçuşların 5 dakika arayla olup olmadığının araştırılmasını istedim. Amacımız hiçbir işletmeci kuruluşun zarar görmemesi. Bilakis kâr etmesidir.” dedi.

THY Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Recep Güvelioğlu da, “Seferler arasındaki yakın zaman farkından doğan problem Ulaştırma Bakanlğı’nın gündemindedir. Biz burada, hiçbir şirkete, sen şu saatte veya bu saatte uçacaksın diyemeyiz. Bu konuda yetkili otorite olan SHGM, gerekli düzenlemeyi yapacaktır.” açıklamasında bulundu.

Selim Kuvel / Ankara

28.12.2003


 

ATO, Gümrük Birliği’nin iptali için Danıştay’a dava açtı

Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği Anlaşması (GB) konularındaki karşıtlığını her fırsatta dile getiren Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, GB’nin anlaşmasının iptali için tespit davası açtı.

Danıştay 10’uncu Dairesi’ne yapılan iptal başvurusuna gerekçe olarak Gümrük Birliği Anlaşması’nın Anayasa’ya aykırı olarak TBMM’nin onayına sunulmaması gösterildi. Beklenenin aksine, Türkiye’nin GB’den 83 milyar dolar kaybının olduğu öne sürülen dava dilekçesinde, “milletlerarası anlaşma” statüsünde olan GB ile ilgili Bakanlar Kurulu kararı olmadığı, ayrıca TBMM’nin onayına sunulmadığı dikkat çekildi.

Verdiği dilekçede, GB’de sadece dönemin Başbakanı’nın imzasının bulunduğuna vurgu yapan Aygün, şunları dile getirdi: “AET’nin yapısı, ismi, kapsamı 1992 yılında Maastrich Zirvesi’nde Avrupa Birliği’ne dönüşmüştür. Bu köklü dönüşüm ve değişim üye ülkelerde halk oylamaları yapılmasını ve yeni durumun Avrupa ülkeleri parlamentolarının onaylarına sunulmasını zorunlu kılmıştır. Ancak, Türkiye’nin AB ile gümrük anlaşmasını içeren ortaklık konseyi kararı, Avrupa Parlamentosu’nun onayına sunulmuştur. Dolayısıyla bu anlaşmanın TBMM’nin onayına da sunulması gerekir. Türkiye’nin büyük kayıplarına yol açan bu metnin hukuken yok hükmünde olduğunun tespitini yüce mahkemenizden talep ediyorum.”

Ramazan Solak / Ankara

28.12.2003


 

‘Nazlanmayı bırakın da asgari ücreti bir an önce belirleyin’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yıl sonu gelmesine rağmen asgari ücret konusunda karara varamayan tespit komisyonuna, "Anladığım kadarıyla komisyon üyeleri biraz nazlanıyor.

Nazlanmayı bırakın, bir an önce bu işi bitirin. Bize gönderin ki biz de gereğini yapalım." siteminde bulundu.

Başbakan Erdoğan, Yol-İş ile Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası'nın birlikte yapacağı İnşaat Eğitim Merkezi'nin temel atma törenine katıldı. 1. Sincan Organize Sanayi Bölgesi'ndeki temel atma töreninde olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Çok sayıda polis dürbünlü ve lazerli silahlarla Erdoğan'ı korudu. Törende bir konuşma yapan Erdoğan, asgari ücret tespiti konusundaki çalışmalara değinerek, komisyonun bir rakam üzerinde uzlaşmasını beklediklerini söyledi. Erdoğan, "Asgari ücretle ilgili düşüncelerimi herkes biliyor. Bu kararı komisyon verecek; ama anladığım kadarıyla komisyon üyeleri biraz nazlanıyor, onun için de bir türlü karar alınamıyor. Nazlanmayı bırakın ve bitirin bu işi. Bitirin bize gönderin, biz de gereğini yapalım." dedi. Salı gününe kadar bu konudaki çalışmaların tamamlanmasını isteyen Erdoğan, bütçe şartlarını zorlayarak en iyi rakamın belirleneceğini söyledi. Başbakan, açıklanacak rakamın her şeye rağmen insani olmayacağını da belirterek, "Bugüne kadar verilenler gibi bugün verilecek rakam da insani olmayacak. Ama biliyorsunuz merdivenler 10'ar 10'ar çıkılmaz. 2'şer 2'şer çıkılır." diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, işçi ile işveren arasında geçmiş yıllarda yaşanan gerilimin sona erdiğini ve dayanışma ortamının sağlandığını kaydetti. Toplumun tüm kesimlerini ortak hedefte birleşmeye çağıran Erdoğan, “Yıllarca gerilimimizi toprağa verdik ve çatışma ile zaman kaybettik. Sırf muhalefet olsun diye bizi eleştirenler 1 yılda neler yaptığımızı gördü." Edip Ali Yavuz, Ankara

28.12.2003


 

İşadamları, ABD’ye göç eden ilk Türklerin anısına çeşme yaptırdı

ABD’ye 1860 yıllarında göç eden ilk Türklerin anısına yapılan hatıra çeşmenin açılışı yapıldı. Denizli’de 3 ay gibi bir sürede yapılan çeşmenin Osmanlı motifleriyle dizayn edilmesi esere farklı bir güzellik kattı.

Uluslararası İzmir Mermer Fuarı’nda hatıra çeşme yapımı için Türklerden teklif aldıklarını ve bu teklifi kabul ettiklerini ifade eden Subaşıoğlu Mermer’in Genel İdare Müdürü Tuncay Adnan, kendileri için böyle bir eseri ABD’deki Türklere kazandırmanın farklı bir mutluluk yaşattığını ifade etti.

Tarih kitapları üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen Osmanlı motiflerinin Ege incisi olarak tanımlanan mermer üzerine yerleştirilmesi ile uzun süre kalıcı olacak bir çeşme yaptıklarını aktaran Tuncay Adnan “1860’lı yıllarda çok sayıda Türk ABD’ye göç etmiş. Burada ABD ekonomisine büyük katkıları olmuş. Halen Detroit’teki Ford Otomobil Fabrikası’nda 7 bin dolayında Türk işçinin çalıştığı tahmin ediliyor. Hatta bazıları orada evlenmiş, bazıları kayıplara karışmış. Ölenlerin mezarları kaybolmuş. Dünyanın her yerinde Türk insanı mutlaka vardır. Bizi sevindiren ABD’deki Türklerin anısına bu çeşmeyi yapmak ve oradaki Türkleri böylece onore etmektir.” dedi.

3 ay önce çeşmenin yapımı için kendilerine teklif geldiğini hatırlatan Tuncay Adnan, “Bu teklifi severek kabul ettik. Tarih kitaplarını inceledik. Motifler beğendik. Bu motifleri mermer üzerine işledik.” diye konuştu. Hatıra çeşme, Denizli’de “Ege incisi” diye tanımlanan özel bir mermerden yapıldı. Çeşme, ABD’nin Detroit kentinde Michigan Türk-Amerikan Kültür Derneği’nin arazine yerleştirildi.

Hamit Kavak / Denizli

28.12.2003


 

Vitrin

Libelle süpürgesinde kağıt ve toz torbası yok, Sitil Boya’dan su itici sprey, Yeni yıla renk katacak hediyeler İstikbal’de!, Huzur’da fiyatlar düşüyor

Libelle süpürgesinde kağıt ve toz torbası yok

Samanyolu Pazarlama, kağıt ve toz torbasız elektrikli süpürge Libelle Sağlık ve Temizlik Robotu’nu tüketicilerin beğenisine sundu. Su ile çalışan robut, ayrıştırıcı sistemi sayesinde dışarıdan aldığı tozları suya yapıştırıyor ve suya yapışmış olan tozlar suda kalıyor, dışarıya temiz hava veriyor.

Sitil Boya’dan su itici sprey

Sitil Boya, yeni ürünü ‘Sitil Su İtici Sprey’i tüketicinin beğenisine sundu. Sprey, uygulandığı yüzeylerin yağmur ve kar suyunu emmesini engellerken, kir, yağ ve çamura karşı da koruyor. Sitil su itici sprey, ayakkabı dışındaki deri ve benzeri ürünlerde de kullanılabiliyor.

Yeni yıla renk katacak hediyeler İstikbal’de!

İstikbal, uyku setleri ve nevresim takımlarını yeni yıla girerken uygun fiyatlarla piyasaya sundu. İstikbal bu ürünlerde yüzde 18 KDV oranında ayrıca indirim uyguluyor. Estetik nevresim takımları ve uyku setleri hijyenik malzemelerle üretiliyor.

Huzur’da fiyatlar düşüyor

Huzur kış indiriminde yüzde 50’ye varan indirim, 8 taksitte ödeme kolaylığı ve puan kazandıran alışveriş fırsatları sunuyor. Huzur’da erkek, kadın, çocuk giyimi, aktif spor, jean, kozmetik, ayakkabı, ev tekstili ve elektronik reyonlarında aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

28.12.2003


 

Organize tarım bölgeleri kuruluyor

Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof. Dr. Sami Güçlü, tarımsal ürün üretiminin planlı bir şekilde yapılmasını sağlayacak Organize Tarım Bölgeleri (OTB) oluşturacaklarını açıkladı.

Projeyle çiftçinin hangi ürünü ekeceğine yardımcı olacaklarını belirten Güçlü, böylelikle ürün yığılmasına engel olacaklarını belirtti.

Bakan Güçlü'nün verdiği bilgiye göre, belirlenecek bölgelerde ihracata dayalı gelir getiren tarımsal ürünlerin ekimi teşvik edilecek. Organize tarım bölgeleri için ilk olarak belirlenen bölge ise Muğla Dalaman. 20 bin dönümlük bir alan üzerinde 100'er dönümlük seralar oluşturacaklarını ve burada üretimi yapılacak ürünlerin tamamen ihraç edileceğini anlatan Güçlü, hazırladıkları projeyi önümüzdeki günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan'a ileteceklerini söyledi. Güçlü ayrıca, proje kapsamında yüzde 100 doğal, hiçbir zirai ilaç ve gübre kullanılmadan gerçekleştirilen organik tarımın da içme suyu havzalarında yapılmasını sağlayacaklarını ifade etti.

Gazetemizin İstanbul'daki genel merkezini ziyaret ederek Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Haber Müdürü Ali Akkuş ile bir süre görüşen Bakan Güçlü, çeşitli konulardaki soruları da cevaplandırdı. Çiftçiye bu yıl dekar başına yapılan 16 milyon liralık Doğrudan Gelir Desteği (DGD) modelini ‘çok yanlış’ olarak nitelendiren Bakan Güçlü, uygulamanın çiftçiyi üretime yönlendirmediğini dile getirdi.

2002 yılında yaklaşık 2,2 katrilyon liralık DGD ödemesi yapıldı. 2003 yılı DGD ödemelerinin ilk dilimi olan 540 trilyon liralık ödemeye önceki gün 67 il ve 378 ilçede başlandı. 2003 yılı için 2 milyon 759 bin çiftçiye ödeme yapılacak. Bakan Güçlü, “Çiftçinin de beğenmediği DGD modelini kabul edilebilir bir şekle sokmak istiyoruz. Bazı ürünlere az bazı ürünlere çok, bazı bölgelere az bazılarına çok destekte bulunulabilir bir yapıya kavuşturma çabalarımız var. Ürün bazında, bölgesel bazda farklılık olacak. DGD’yi yüzde 80 gibi bir oranda hakim bir destekleme aracı olmaktan çıkarmak istiyoruz.” diye konuştu.

1000 köye 1000 tarımcı (tarım gönüllüleri) projesinde gelinen noktayla ilgili de açıklamalarda bulunan Güçlü, ülke genelinde 880 ilçede seçilen birer köyde uygulanacak olan proje ile hem çiftçinin hizmeti ilk elden alacağını hem de 1000 işsiz ziraat mühendisi veya veterinere iş imkanı sağlanmış olacağını dile getirdi. Sözleşmeli olarak çalıştırılacak ziraat mühendisi ve veterinerlik için 8 bin başvuru olduğunu hatırlatan Güçlü, yaptıkları mülakatlar sonucu 2 bin kişinin belirlendiğini, belli bir eğitim tabi tutulduktan sonra ocak ayı sonunda belirlenen köylerde göreve başlayacaklarını kaydetti.

Projenin finansmanının önemli bir kısmını il özel idarelerinin karşılayacağını bildiren Güçlü’nün verdiği bilgiye göre, 250 danışmanın finansmanı için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 81 danışmanın finansmanı için de Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) ile sözleşme aşamasına gelindi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 50, MÜSİAD 50, Tarım Kredi Kooperatifleri 35, Hedef Holding ise 15 tarım danışmanının finansmanını karşılayacak. Bunun dışında il özel idareleri 528 tarım danışmanının finansmanı yönünde olumlu görüş bildirdi. Böylece finanse edilen danışman sayısı şu anda 906’ya ulaştı. Yoksul çiftçilerin gelir seviyesini yükseltmek ve kırsal kesimde üretimi, istihdamı artırmak amacıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’nun bağlı olduğu Devlet Bakanlığı ile ortak bir projeyi yürürlüğe koyduklarını dile getiren Güçlü, proje kapsamına alınan 4 kooperatif için 2,7 trilyon liralık ödeneğin gönderilerek ahır inşaatlarının tamamlandığını ve hayvan ihalelerinin yapılıp hayvanların teslim edildiğini açıkladı. Bu kooperatifler ortakların mülkiyetinde damızlık koyun yetiştiriciliği projesi uygulayan Bitlis Mutki merkez ve süt sığırcılığı projesi uygulayan Mersin Tarsus Taşçılı, Kırşehir Akpınar Köşker ve Düzce Gölyaka Saçmalıpınar tarımsal kalkınma kooperatifleri.

Bu durumda şimdiye kadar 600 baş süt ineği ve bin 250 adet koyunun vatandaşlara teslim edildiğini anlatan Güçlü, “En az 50, genelde 100 aileyi tarımsal kalkınma kooperatiflerinde topluyoruz. Ahır, süt depolama tankı kurup süt toplama sistemi için örgütlüyoruz. Şu an 42 kooperatifin tespiti yapıldı. 2 yılda 200 kooperatife destek sağlamayı hedefliyoruz. Projenin maliyeti 200 trilyon lira. Bu kapsamda verilen kredilere faiz tahakkuk ettirilmeyecek ve kredi 5 yıllık geri ödeme planı dahilinde 1 ve 2. yıllar ödemesiz 3-4 ve 5. yıllarda eşit miktarlarda geri alınacak.” şeklinde konuştu.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü, ‘Çiftçinin tarlada komisyoncuya sattığı sebze ve meyvenin birkaç katı fazla bir fiyatla tüketiciye ulaşması’na ilişkin olarak da, “Üretici bu sorunu örgütlenerek çözmeli. Kendi ürününü kendisi satmalı.” dedi.

Çiftçilerin örgütlenmesini sağlayacak Üretici Birlikleri Kanun Tasarısı’nı Başbakanlık’a sunduklarını dile getiren Güçlü, “Bu tasarı, üreticilerin ekonomik ve sosyal haklarının korunması, tarımla ilgili ürün, ürün grubu ve konu bazında oluşturulacak tarımsal ürünlerin üretimi ve işlenmesini, en son teknoloji ve pazar standartlarına paralel olarak geliştirmeyi amaçlayan tarımsal üretici birliklerinin kurulmasını ve teşvik edilmesi sağlıyor.” diye konuştu. Ekonomi Servisi

28.12.2003


 

Çiftçi ürününü sigortalayabilecek, primin yarısını devlet ödeyecek

Tarım ürünleri sigorta yasa tasarısını ocak ayında Başbakanlık’a sunacağız. Çiftçi ürettiği tarımsal ürününü kuraklığa, sele, dona, yangına karşı sigorta ettirecek. Önemli bir kısmını yüzde 50 oranında devlet verecek, geri kalanını kendisi karşılayacak.

Çiftçilerimize yüzde 25 ile indirimli faizli kredi kullandırılacak. 500 trilyon ila 1 katrilyon lira arasında kredi kullandırma hedefimiz var. Bunun bankacılık sistemini etkilememesi için bütçeye 50 trilyon lira ödenek konuldu.

Vasıflı ve kaliteli tohumculuğa önem vereceğiz. Türk çiftçisinin 600 bin ton tohumluk ihtiyacı var. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)’nün üretimi 50 bin tona kadar düşmüştü, bu yıl 100 bin tona çıkardık. TİGEM ve özel sektör işbirliği ile yaklaşık 50 bin dekar alanda yürütülen sözleşmeli tohumluk üretiminin artırılmasına çalışılıyor.

Süneyle mücadelede Ankara Polatlı’da yüzde 80 oranında başarı sağladık. Polatlı çiftçisi 300 bin liralık buğdayı 400 bin liraya sattı ve tahıl ambarı Konya Polatlı’dan buğday aldı. 2003’te 19 milyon dekar alanda süne mücadelesi gerçekleştirildi. Yapılan mücadelenin ekonomiye katkısı 1,1 katrilyon lira oldu. 2004, zirai mücadele yılımız olacak.

Toprağı ne kadar iyi tanırsak çiftçilere o kadar doğru tavsiyelerde bulunacağız. Tarlada analiz yaparak gübreleme tavsiyesinde bulunmak ve ülke gübre ihtiyacını belirlemede veri tabanı oluşturmak amacıyla Toprak Tahlili ve Gübre Tavsiyesi projesi hazırlandı. Çiftçinin ayağına gidilerek kısa zamanda tahliller yapılacak. Elektronik Toprak Analiz Laboratuvar Grubu ile Toprak Verimlilik Test Grubu tarafından yürütülecek projede ilk aşamada 1 mühendis ve 2 teknisyenden oluşacak 5 adet gezici laboratuvar aracı hazır. Toprak verimlilik testini ise 5 ilde başlattık.

28.12.2003


 

Bakkallar sanayicileri boykotla tehdit etti

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, hipermarket yasasını engellemeye çalışan sanayicilerin mallarını boykot edeceklerini bildirdi.

Palandöken, TESK’de düzenlediği basın toplantısında, büyük mağazaların kuruluşunu düzenleyen ‘Hipermarket Yasası’nın Meclis’ten geçmesinin perakendecilik yapan sanayiciler tarafından engellendiğini öne sürdü. Son iki yıl içerisinde 1 milyon esnafın işyerini kapatmak zorunda kaldığını belirten Palandöken, bunların sorumlusunun hiper ve grosmarketler olduğunu savundu. Sanayicilerin kendi ürettiği malları satan esnafı yok ederek, bindikleri dalları kesmemelerini isteyen Palandöken, “Açıkça söylüyoruz ki perakendeciliğe soyunan sanayi duayenleri bağırmaya ve engel olmaya devam ederlerse, halen perakendeciliğin yüzde 74’ünü elinde bulunduran bizler, bu sanayicilerin tüm ürünlerini boykot etmeye ve pazarlama kanallarını tıkamaya kararlı ve hazırız.” dedi. Perakendecilik sektörüne girmeyi planlayan sanayicileri her alanda örnek aldıkları AB ülkelerindeki uygulamaları görmezden gelmekle suçlayan Palandöken, büyük mağazaların şehir dışına çıkartılmasını istedi. Palandöken, büyük mağazaların şehir dışına çıkmasıyla mahalle arasındaki esnafın batmaktan kurtulacağını kaydetti. Ankara, Cihan

28.12.2003


 

Vergi Barışı’nda 6. taksidin son ödeme günü 31 Aralık

Vergi Barışı Kanunu’na göre yapılacak ödemelerde 6. taksidini ödeme süresi 31 Aralık’ta sona erecek.

İstanbul Defterdarı Kadir Boy, yaptığı açıklamada, mükelleflerin ödemelerini bağlı bulundukları vergi daireleri ile Maliye Bakanlığı’nın vergi tahsil anlaşması yaptığı bankalar aracılığıyla yapabileceklerini belirtti. 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu kapsamında bulunan borçlu mükelleflerin, 6. taksidi son ödeme günü olan 31 Aralık Çarşamba günü mesai bitimine kadar ödemesi gerektiğini kaydeden Boy, zamanında ödenmeyen taksitlerin her ay için ayrı ayrı yüzde 10 fazlası ile tahsil edileceğini bildirdi. Kadir Boy, mükelleflerden taksit ödemelerini düzenli olarak yapmalarını isteyerek, Vergi Barışı Kanunu’na göre ödenecek 6. taksit ile ödenmeyen vadesi geçmiş taksitler ve diğer cari dönem borçlarının ödenebilmesi için vergi dairelerinin fazla mesai yaptığını hatırlattı. Ekonomi Servisi

28.12.2003


 

Sezer’den 2004 bütçesine onay

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 2004 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nu onayladı.

Sezer’in onayladığı Bütçe Kanunu’nda, 2004 enflasyonunun yıl sonu itibarıyla TÜFE ve TEFE’de yüzde 12’ye çekilmesi, bütçe açığının Gayrı Safi Milli Hasıla’ya (GSMH) oranının yüzde eksi 11,1 seviyesine indirilmesi, reel faiz oranlarının düşürülmesi amacıyla iç borçlanma ihtiyacının en alt seviyede tutulması öngörülüyor. Ayrıca, hükümet tarafından tüm kamu sektörü için belirlenen yüzde 6,5’lik faiz dışı fazla hedefine konsolide bütçenin azami katkıyı yapması hedefleniyor. Bütçede 2004 yılı temel ekonomik büyüklükleri GSMH 419 katrilyon 692 trilyon lira, büyüme oranı yüzde 5, GSMH deflatörü yüzde 11,9, ihracat 51 milyar 530 milyon dolar, ithalat 75 milyar dolar, dış ticaret açığı 23 milyar 470 milyon dolar, cari işlemler açığı 7 milyar 626 milyon dolar olarak belirlendi.

2004 yılı bütçesinde giderler 149 katrilyon 858 trilyon 129 milyar lira, gelirler ise 103 katrilyon lira olacak, aradaki fark net borçlanma hasılatı ile karşılanacak. Bütçeye göre, memur maaşlarına yılın ilk 6 ayında yüzde 6, ikinci altı ayında da yüzde 6 zam yapılacak. Sözleşmeli personelin ücret tavanı 1 Ocak-30 Haziran 2004 arasında 1 milyar 779 milyon 740 bin lira, 1 Temmuz-31 Aralık 2004 arasında ise 1 milyar 886 milyon 525 bin lira olarak uygulanacak. Devlet memurları, TSK personeli, hakimler ve savcılar, uzman jandarma ile kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli statülerde sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlere Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek tarihlerde ve tutarlarda iki bölüm halinde 160 milyon lira ödenecek. Ankara, Zaman

28.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.