|
İstanbul aday borsası yükselişte
Yerel seçim yaklaştıkça aday adaylarının yarışı da hızlandı. İzmir, Antalya ve Gaziantep dışındaki illerde rahat görünen AK Parti’de bütün dikkatler İstanbul’a yoğunlaşıyor. Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ın ser verip sır vermemesi, partide espriyle karışık takdir görüyor.
‘Tayyip Bey kendini iyice Fatih Sultan’la özdeşleştirdi. İstanbul adayını sakalından bile saklıyor.’ cümlesi kulisleri dolaşıyor.
Bu süreç, Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı seçildikten sonra halefini seçerken izlediği taktiği anımsatıyor. Hatırlarsanız Özal da kayıtlara ‘18 Türk büyüğü’ diye geçen listenin günlerce tartışılmasını sağlayıp, Yıldırım Akbulut sürpriziyle hepimizi şaşırtmıştı, Erdoğan da anketler yaptırıyor icazet almaya gelenlere mavi boncuk vermese de engel olmuyor. Sonuç aynı olur mu bilmek zor; ama sürecin çok benzediği muhakkak.
Erdoğan’ın Özal’dan farklı yönleri var. Özal’ın kendine aşırı güvenden kaynaklanan hatada ısrarı, Erdoğan’da yok. Hiçbir liderde rastlamadığımız oranda Erdoğan, yanlışlarından ders çıkarıyor. Daha önceki halef tercihinden pişmanlık duyuyor. Şimdiki seçiminde ‘sadakat ve sınanmışlık’ kriter sıralamasında ön sırayı işgal edecek. İstanbul’da hizmeti aksatmayacak maharet veya kapasite diğer ölçütler. Vitrine az gelmeyecek; ama lider adayı havasına sokmayacak kadar karizma da olursa ne alâ.
Gelelim isimler üzerine konuşmaya. En yoğun kampanyayı eski İSKİ yeni DSİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu sürdürüyor. Veysel Hoca, medyayı, parti içi ve dışı etki alanlarını abluka altında tutuyor. Herkese ve her yere ulaşmaya çalışıyor. Şehirdeki tanınma oranı ve Erdoğan’ın ilk çekirdek kadrosunda sorumluluk alma avantajlarını iyi kullanıyor. Başbakan’ın reyini belli etmemiş olması handikapı. DSİ kolay bırakılacak yer değil hani.
Kadir Topbaş, kendinin de vurguladığı gibi sadakat ve sınanmışlık açısından uygun adayların başında geliyor. Belediye tecrübesi ve tabandaki ağırlığıyla öne çıkıyor. Son elemeye kalacak isimlerden olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Erdoğan’ın en yakın kurmaylarından İdris Naim Şahin, ‘görev alınmaz, verilir’ duruşunu sürdürüyor. Medyatik kampanyaların Başbakan’ı etkilemeyeceği, hatta aksi tesir yapacağı düşüncesiyle fazla ön plana çıkmıyor. MYK’nın ‘milletvekilleri aday gösterilmeyecek’ kararının işini zorlaştırdığı söylenebilir. Ama İstanbul’a istisna uygulanırsa kimse yanlış demez.
Tuzla Belediye Başkanı İdris Güllüce, geç başladığı kampanyada son düzlükte depar atma çabasında. Üç dönemlik başkanlığı, imkanları kıt Tuzla’da başarılı grafik çizmiş olması, yerel yönetimlerle ilgili yüksek lisans çalışması artıları. Üç ilçe belediye başkanının birden aday olması hem şansı hem de şanssızlığı.
Erol Kaya, Pendik belediye başkanı olarak kazandığı birikimi büyükşehire taşıyacağı teziyle İstanbul ağırlıklı çalışma yürütüyor. Medy ada çok görünmesinin yanında, Genel Başkan’ın yakın çalışma arkadaşları içinde gönül birlikteliği olan insanlar var. Uzatmalarda atacağı adımlar sonuca etki edebilir.
Ali Müfit Gürtuna, bütün iletişim kanallarını zorlamasına, bitmek bilmeyen bir sabırla beklemesine ve kabineden bazı isimlerin desteğine rağmen sonuca gidemedi. Diğer partilerin tekliflerine vereceği cevap az da olsa AK Parti’deki yarışı etkileyebilir.
Erdoğan dışarıdan isim getirirse, mevcut adaylardan iyi olduğuna taban ikna olmalı. Başarısızlık halinde, ‘tecrübeli ve bizden birileri varken neden tercih edilmedi’ sorusu Başbakan’ı zorlar. Erdoğan’a bazı kesimlerce yapılan ithal aday baskısına dikkat etmeli. Taban, partiye uymayan aday için çalışmaya motive olamayacağının işaretlerini veriyor.
28.12.2003
|