İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
28.12.2003
Pazar
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


HİLMİ YAVUZ h.yavuz@zaman.com.tr
 
 

El insaf!

Şimdi kalkıp da, ‘şu Adalet ve Kalkınma Partisi ne kadar talihsiz bir parti!’ desem, herhalde (herhalde değil, mutlaka!) şaşıracak ve büyük bir ihtimalle, ‘ne talihsizliği! Adamlar tek başlarına iktidar olmuşlar, daha ne olsun?’ diyeceksiniz. Görünüşte öyle.


Hafızam beni yanıltmıyorsa, neredeyse 40 yıldan beri ilk kez, Türkiye’de tek başına iktidar olma talihi, AKP’ye nasip olmuş bulunuyor. Tabiatıyla, burada, ‘tek başına iktidar’, lafın gelişi! Hele bir düşünelim bakalım: AKP, iktidar oldu olmasına da, acaba gerçekten ‘tek başına iktidar’ oldu mu? Ya da, en iyisi, soruyu şöyle soralım: AKP gerçekten ‘iktidar’ oldu mu?

Bu sorunun cevabının ne olduğunu herkes biliyor bilmesine de, tecahülden gelme sanatında üstümüze kimse olmadığından, bilmiyormuş gibi yapıyoruz.

Benim meselem ‘iktidar’ meselesi değil, ‘muhalefet’ meselesi. ‘Muhalefet’ derken de, ne parlamento içi ana muhalefet partisi CHP’yi ne de CHP dışında kalan siyasi partileri kastediyorum;- elbette, iktidarı AKP’ye rağmen AKP ile paylaşan, AKP’ye muhalif gizli ortakları da! (Tuhaf bir demokrasi deneyimi: İktidar ile iktidara rağmen iktidara muhalif olanlardan oluşan bir ‘iktidar’ koalisyonu!). Ben, AKP, ağzıyla kuş tutsa asla ve kat’a yaranamayacağı yeminli muhaliflerden bahsediyorum. İktidara rağmen iktidar ortağı olanların bile, muhalefeti bu kertede bir kör düşmanlığa vardırmadıkları muhaliflerden...

Yeminli bir muhalefet;- gerçekten de öyle: AKP, bırakınız ağzıyla kuş tutmayı, zümrüdüanka yakalasa bile faydasız! Her şeye bir kulp takacaklar ya da mutlaka (ama mutlaka!) bir punduna getirip kötüleyecekler!

Şu bir yıllık iktidarları süresince AKP hükümetlerinin yapıp ettikleri içerisinde, AKP’nin, Allah rızası için, bir tek doğru icraatı yok mudur? Bütün yapılan işler kötü, berbat, işe yaramaz, beş para etmez, ipe sapa gelmez, yanlış, hatalı, budalaca ve ‘ulusun çıkarlarına aykırı’ mıdır? Bu hükümetler kamu menfaati ölçüsünden beceriksiz, kişisel menfaatler bakımından becerikli midirler? Doğru bir şey yapmış görünüyorlarsa bu, her zaman ve tereddütsüz, ‘takiyye’ midir?

El insaf! Evet, öyle! ‘El insaf, nısf’üd din’;- ‘insaf, dinin yarısıdır’, ama dinleyen kim! Varoluş sebeplerini AKP’yi kötülemek üzerine inşa etmiş olanların insafına sığınmak, abesle uğraşmak olur.

Kuzuyu yemeye hazır kurtlar, suyun bulanmasını beklerler;- kuzuya ‘suyu bulandırıyorsun!’ diyebilmek için! Halbuki nehrin suyu, kuzudan kurtlara doğru değil, kurtlardan kuzulara doğru akarmış;- ne gam! Kuzuyu yemeye karar vermişler bir kere; suyu kimin bulandırdığının ne önemi var?

Daha geçenlerde Başbakan’ın asgari ücretin yükseltilmesini düşündüğünü açıklaması, yeminli AKP düşmanlarını, oldukça müşkül durumda bıraktı. Bunlar, kendilerini ‘solcu’ zannederler, o sebeple de ‘işçi sınıfı’ndan yana olduklarını söylerler: Dolayısıyla, asgari ücretin yükseltilmesinin, bu zevat açısından ‘sevindirici’ olması gerekir. Öyle düşünüyorsanız, kötü yanıldınız! Zira, ‘bu kararı neresinden karalayalım?’ mantığı derhal yürürlüğe girmekte gecikmez. Acaba bu zammın kaynağı var mı imiş? Nereden kaynak bulunacakmış da bu artış ödenecekmiş? Bahaneler, bahaneler, bahaneler! Neden? Çünkü AKP’nin işçiden yana bir karar alacağına, mümkünatı yok, inanmazlar da ondan!

Bu yeminli muhalif tavrının AKP’yi değil, asıl kendilerini yıprattığını, bakalım ne zaman idrak edecekler!


28.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (24.12.2003) - Japonya izlenimleri (3)

> (21.12.2003) - Avrupa Birliği ve demokratikleşme

> (17.12.2003) - Japonya izlenimleri (2)

> (14.12.2003) - Fransa’da laiklik tartışmaları

> (10.12.2003) - Japonya izlenimleri (1)

> (07.12.2003) - Tedirginlik bitti!

> (03.12.2003) - Gelenekten yararlanma ve geleneği yeniden-üretme bağlamında Yahya Kemal

> (30.11.2003) - Teröre ‘Derin Görüş’le Bakmak

> (26.11.2003) - Yahya Kemal ve İslam Medeniyeti

> (23.11.2003) - ‘Kavram Kargaşası’ değil, ‘Tanım Kargaşası’




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.