 |
EKREM DUMANLI |
e.dumanli@zaman.com.tr
|
| |
Ayinesi haberdir gazetenin, lafa bakılmaz
Adamın biri, herkesin göreceği bir meydana slogan yazmak istemiş. Aklına Nietzsche’nin o malum ve meşhur sözü gelmiş, belki inancına da uygun düşmüş ve “Tanrı öldü” diye sloganı basmış. İmzayı da unutmamış, sloganın altına kocaman ‘Nietzsche’ yazmış. O meydana yolu düşen herkes, kendine göre bir anlam çıkarmış yazıdan; kimi haklı bulmuş ‘duvar yazarı’nı kimi haksız...
|
 |
ETYEN MAHÇUPYAN |
e.mahcupyan@zaman.com.tr
|
| |
Fransa’dan demokrasi dersi
Medyamız ders verdirmeye bayılır. Hemen her fırsatta örneğin Kuzey Irak Kürtlerine veya AB yetkililerine ‘ders veren’ bir yetkilimiz gazete sayfalarını süsler. Ama medyamızın en fazla hoşlandığı ders verme durumları, askerlerin ve genelde bürokratların sivil siyasetçilere hadlerini bildirdikleri beyanatlarla ortaya çıkar.
|
 |
ALİ ÜNAL |
ali.unal@zaman.com.tr
|
| |
Dini anlama ve anlatma
Kur’an’ın, Allah Kelâmı olduğu konusunda bizzat serdettiği delillerden biri, kendisinde çelişkiye yer olmadığıdır. Nasıl Kur’an’da çelişki yoksa, onun farklı malzemelerden inşa edilmiş diğer iki şekli olan kâinatta ve insanın yapısında da çelişki yoktur. Bu üç “kitab”ın üçünde de parçalar bütünle ve birbirleriyle âhenkli bir münasebet içinde olup, birinin yokluğu bütünün yokluğuna sebep olabilecek bir özelliğe sahiptir.
|
 |
ALİ BULAÇ |
a.bulac@zaman.com.tr
|
| |
Yasağın gerekçeleri
Başörtüsü takan kadınların durumuyla ilgili verilecek bir kararda iki alanı birbirinden ayırt etmek gerektiği konusunda yaygınlaştırılmak istenen bir düşünce vardır. Yazık ki başörtüsü yasağına karşı çıkan birçok kişi ve çevre -ki içlerinde Müslüman çevrelerden insanlar da var- bu fikri kabullenmiş görünmektedir.
|
 |
A. TURAN ALKAN |
t.alkan@zaman.com.tr
|
| |
Kendi suratıyla ölmek
Belki en mühim meselemiz şahsiyet buhranı; “ne zaman yoktu ki?” diyeceksiniz; her zaman vardı ve olacaktır lâkin bugün öyle bir demdeyiz ki, buhranın varlığını fark etmek bile bir farklılık alâmeti olmuştur. Varlığı fark edilmeyen hastalık, aslında yoktur; teşhis edilemeyen hastalığın ise tedavisi olmaz. Şimdiki zamanı, diğerlerinden ayıran fark burada.
|
 |
ABDULLAH AYMAZ |
|
| |
Yarınlar bizim
Eğitim gönüllüleri bu ak hizmete rüyalarıyla kanatlanmaya başlamışlardı. Bir öğretmen diyor ki: “On sene önce Trabzon’da üniversitede okurken bir rüya görmüştüm: Ağabeyimle Erzurum’da bulunuyorduk; ama câmi girişinde kale gibi muazzam yapılar vardı. Ama burası Erzurum’da olamaz, diye konuşuyorduk.
|
 |
HASAN ÜNAL |
h.unal@zaman.com.tr
|
| |
Saddam yakalandı; ama...
Saddam yakalandı; ama, Irak’ta sular durulmuyor. Eski Irak liderinin yakalanmasından beri şiddet hareketlerinde düşüş gözlenmedi. Amerikan güçleri Saddam’ın oğullarını öldürdükleri zaman da aynısı olmuş; gerilla faaliyetlerinin hem kapsamı artmış hem de yapılan eylemler daha organize hale gelmişti.
|
 |
ALİ H. ASLAN |
a.aslan@zaman.com.tr
|
| |
Yeni şeyler söylemek lazım cancağızım…
Görmemek için kör olmak lazım. ‘Stratejik ortağımız’ Amerika ile en hayati dış politika konularımızdan olan Kıbrıs ve Irak’ta genelde aynı telden çalmıyoruz. Ya da Amerikalıların yaygın tabiriyle ‘We are not on the same page’ (Aynı sayfada değiliz).
|
 |
KERİM BALCI |
k.balci@zaman.com.tr
|
| |
Bizim uluslararası politika anlayışımız
Gazeteciliğin en ‘lâ-dinî’ alanı uluslararası politika olarak görülür. Dış haberler sayfalarında boy gösteren dinî içerikli yazılar, gazetenin genel yayın politikası buna müsait olsa dahi, garip karşılanır biraz. Oysa biz -ben demek istemedim- hadiselerin arkaplanında Cenab-ı Allah’ın kudret elini görmek konusunda kıskancız. İnsan, tabiat kanunlarının hüküm sürdüğü sebepler uzayına başıboş bir vaziyette salıverilmiş değildir. Allah’ın ipine sarılsın veya sarılmasın herkes, Allah’ın kudret eliyle sarmalanmıştır. Ne Bush kaçabilir bundan ne de Saddam! Ne İran depremi Allah’ın irade ve idaresinin dışında gerçekleşir ne de Türkiye’nin AB süreci! Bunun böyle olması ne kadar güzelse, böylece bilinmesi ve kabul edilmesi de bir o kadar güzeldir.
|
 |
SELÇUK GÜLTAŞLI |
s.gultasli@zaman.com.tr
|
| |
2004 Türkiye yılı olacak mı?
Artık çok emin değilim. 15 gün önceki Avrupa Birliği (AB) Brüksel Zirvesi’ne kadar çoğu kişi gibi ben de AB açısından 2004’ün Türkiye yılı olacağını düşünüyordum. Ancak Zirve, Valery Giscard D’Estaing’in deyimiyle Avrupa’nın 50 yıllık geleceğini şekillendirecek anayasa taslağı üzerinde anlaşamadı. Anayasayı hazırlayan heyetin başkanı D’Estaing’in Amerika’nın kurucularına özenip istediği “AB Anayasası’nın babası” unvanıyla tarihe önemli bir dipnot olarak demir atma ihtirası da şimdilik tehlikeye girdi.
|
 |
MİRZA ÇETİNKAYA |
m.cetinkaya@zaman.com.tr
|
| |
Dans eden UFO’ya dönen Moskova’da yılbaşı
Sahip olduğu gazinoların çokluğu ile dünyanın ‘en’lerinden biri olmayı hak eden Moskova, yılbaşı öncesinde dans eden bir UFO aracına benziyor. Kitle iletişim araçlarının yanı sıra caddeleri dolduran bina büyüklüğündeki hareketli gazino reklamları, Ruslar tarafından ‘en iyi’ iki günden biri olan yılbaşına oldukça hareketli bir renklilik katıyor. Yılbaşı, Rusya halkı için doğum günü ile aynı derecede değerlendirilen büyük bir bayram.
|
 |
M. ALİ YILDIRIMTÜRK |
a.yildirimturk@zaman.com.tr
http://www.goldpara.com |
| |
2003’te ekonominin dirençleri kırıldı
2003 yılı başında tahmin edilen makro ekonomik göstergelerle, yılın sonunda gerçekleşen göstergeler gerçekten şaşırtıcı. Bu konuda birçok iktisatçı, akademisyen, baş ekonomist, piyasa uzmanı ve medyada ekonominin geleceğini yorumlayanlar, yıl sonu makro ekonomik gösterge tahminlerinde sınıfta kaldılar.
|
 |
MEHMED NİYAZİ |
m.niyazi@zaman.com.tr
|
| |
Onun sesi şimşekti
Bizde önemli bilim adamı, sanatkar yetişmiyor değil; ama onların ilimleri, duygularıyla cemiyetimizi yoğuramadığımızdan bir türlü buhranlardan kurtulamıyoruz. Zihin seviyemizi yükseltemiyor, cemiyetimizi diriltici heyecana kavuşturamıyoruz.
|