| |
Gençler kütüphanelere zarar veriyor
Bazı öğrenciler tarafından, kütüphanelerdeki çalışma ve okuma grupları ve duvarlara karalama yoluyla zarar verilmesine, kütüphaneden faydalanan diğer öğrenciler tepki gösteriyor.
Kütüphane görevlileri, kişisel çalışma alanlarındaki sıralara bazı öğrenciler tarafından argo ve küfür içerikli cümlelerin yazılıp kazınmasının, eğitimli kişilere yakışmayacak davranışlar olduğunu belirtiyor. Ege Ajans’ın haberine göre günde ortalama 2 bin 500–3 bin, sınav dönemlerinde ise 12–13 bin öğrencinin faydalandığı kütüphanelerin kişisel çalışma gruplarında ve duvarlarında karşılaşılan yazılar arasında hakaret ve argo ifadeler içeren cümleler, şiirler, mesajlaşmalar, ilan–ı aşk cümleleri ve hattâ matematik problemleri çözümlemeleri bile var. Kütüphane yetkilileri, kütüphanenin bütün birimlerinin her gün özenle yeniden temizlendiğini ancak gün sonunda olumsuz görüntülerle yeniden karşılaştıklarını belirterek, bu durumun sınav döneminde arttığına dikkat çekiyor.
Ege Üniversitesi (EÜ) Merkez Kütüphanesi Daire Başkanı Doğan Tunç, kütüphane kurallarının evrensel olduğunu belirterek, “Üniversite sıralarına gelmiş her bireyin üzerinde durması ve sahip çıkması gereken kütüphane kurallarına uymayanları tek tek tespit etme imkanımız yok. Üstelik bu durum ağırımıza gider ve öğrencilerimize saygısızlık olur. Özellikle sınav dönemlerinde artan bu zararlı davranışlara sebep olarak, öğrencilerin stresli olması gösterilemez. Öğrenciler, deşarj olma ihtiyaçlarını kamu malına zarar vererek gidermemeli. Unutulmamalı ki EÜ Merkez Kütüphanesi, 10 bin metrekare alanda kurulu modern binasıyla, 300 bin ciltli kitap kapasitesiyle, 16 bin elektronik dergi aboneliğiyle, bin 500 kişilik oturma alanıyla, bin ayrı başlık altında sunulan süreli yayınlarıyla ve 1 milyon kitap raf kapasitesiyle bölgemizin ve Ege Üniversitesi’nin gözbebeğidir. Kütüphane bizim değil, öğrencilerimizin. Bu olumsuzluklara yol açan öğrencileri, kütüphanemizi özenli kullanmaya ve sağduyuya davet ediyorum.” diye konuştu.
Bazı öğrencilerin kütüphane çalışma gruplarına ve duvarlarına yazılar kazıyarak zarar verme eğilimlerini değerlendiren EÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Oskay ise bunun bir kendini ifade etme biçimi olduğunu belirterek, “Bireyler yaşam stresi, gelecek kaygısı, dış psikolojik gerilim ve kişiler arası iletişimde tam boşalamama gibi ruh hallerinde, kendini cansız maddelere zarar vererek ifade etmeye çalışır. Çeşitli çarpık iletişim bozuklukları buna sebep olabilmektedir. Bu problem polisçilik oynayarak çözülmez, aksine durumu vahimleştirir. Bu davranışların ne sıklıkla, kim tarafından ve ne şekilde yapıldığı polisçilik yapılmadan ve sezdirilmeden gözlemlenmeli, daha sonra sebepleri irdelenerek değerlendirilmelidir. Birey şiirler yazdığı, karalamalar yaptığı, ruh halini çeşitli şekillerle yansıttığı sıra ya da duvarlara zarar vermediğini düşünebilir. Bu konu, oldukça derin bir gözlemleme dahi gerektirebilir.” dedi.
Bununla birlikte öğrencilerin yazdıkları yazılarla haberleşmelerinin, günümüzde hızla artan cep telefonuyla mesajlaşma ve elektronik postayla haberleşme alışkanlıklarıyla da ilişkilendirilebileceğini dile getiren Prof. Dr. Oskay, “Bu durum, kullanımı hızla yaygınlaşan teknolojik haberleşme araçlarının insan kişiliğine ve davranış pratiklerine yansıması da olabilir.” şeklinde konuştu.
|