İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
30.12.2003
Salı
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

Ekonomi...(Bütün Haberler)

ekonomi@zaman.com.tr

 

Taşkömürü Kurumu, işçisini emekli edip asgari ücretli alacak

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), 309 milyon dolara ulaşan zararını, asgari ücretle işçi çalıştırarak kapatmayı hedefliyor. Meclis KİT Komisyonu’nun raporunda yer alan, TTK Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Dağdelen’in görüşüne göre, 2006 yılına kadar emekli edilecek yüksek ücretli işçilerin yerine asgari ücretle 8 bin işçi alınması zorunluluk arz ediyor. Rapordaki tespitlere göre, TTK’nın Türkiye’nin değişik yerlerindeki işletmelerinin tüm personel giderleri 310,5 trilyon liraya, net satış hasılatı ise 116,8 trilyon liraya ulaşıyor.

Satış hasılatı ise personel giderlerinin ancak yüzde 38’ini karşılayabiliyor. Yine, 180 milyon liraya ulaşan maliyete karşın bir ton kömür 44,7 milyon liradan satılıyor. Aradaki fark, TTK’nın dönem zararının 289,3 trilyon liraya yükselmesini beraberinde getirdi. Raporda, kurum Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Rıfat Dağdelen’in değerlendirmelerine de yer verildi. Kurum zararlarının, personel giderlerinin azaltılması, dışarıdan hizmet satın alımı yoluyla kapatılacağını bildiren Dağdelen’e göre, işgücünün iyileştirilmesi kapsamında yeraltı ve yerüstü emekliğini hak eden işçiler re’sen emekli edilecek. Yapılan işgücü rehabilitasyonu ile üretim hedefinin gerçekleştirilmesi ve zararının kapatılması için emekli edilecek yüksek ücretli işçilerin yerine alınacak yeni işçilerin çalıştırılması suretiyle maliyetler makul seviyelere indirilecek.

TTK’nın, 1990 yılında 34 bin dolayında olan toplam kayıtlı işçi sayısı 31 Ekim 2003 tarihi itibarıyla 14 binin altına indi. Son 13 yılda 33 bin 96 işçi emekli olurken, aynı dönemde 7 bin 728 işçi alındı. 31 Ekim 2003 tarihine kadar yeraltı bin 439, yerüstü 379 olmak üzere toplam bin 818 işçi ayrıldı. Yıl sonuna kadar yeraltı 442, yerüstü 18 olmak üzere toplam 460 işçi daha emekli edilecek. Buna karşın 2003 yılında eski hükümlü kadrosundan bir tane işçi istihdam edildi. 2004 yılında ise yeraltında çalışan 310 işçi emekli olacak. Bunların yerine asgari ücretle yeraltına; düşük maliyetle A grubuna 2 bin, B grubuna 2 bin olmak üzere toplam 4 bin pano ayak üretim işçisi alınacak. Yüksek ücretli emekli olan işçilerin yerine asgari ücretli istihdam etme politikası 2006 yılında da sürecek. Söz konusu dönemde asgari ücretle yeraltında; düşük maliyetle A grubuna 2 bin, B grubuna 2 bin olmak üzere toplam 4 bin pano ayak işçisi istihdam edilecek.

TTK’nın 2002 yılındaki zararı 217,3 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. 2003 yılında 220,1 milyon dolar olarak programlanan zararın, yıl sonu itibarıyla 309 milyon dolar olması bekleniyor. 2004 yılı programında kurum zararının 279 milyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Kurumun ayrıca, 31 Ekim 2003 tarihi itibarıyla 28,75 trilyon lira alacağına karşılık 172,2 trilyon lira borcu bulunuyor. Asgari ücretli istihdamı ve diğer iyileştirmeler sonucunda, 2003 yılında 309 milyon dolar olarak gerçekleşmesi beklenen kurum zararının 2006 yılına kadar 70 milyon dolara düşürülmesi hedefleniyor. 2006 yılında alınacak 2 bin üretim işçisi ile birlikte 2007 yılından itibaren yıllık satılabilir üretim miktarının da 5 milyon tona çıkarılması amaçlanıyor.

Ayrıca, toplu iş sözleşmelerinde ücret artışlarının seyyanen değil verimlilik, kârlılık ve üretim ilkesine dayandırılması hedefleniyor. 20. dönem TİS’te, sözleşmeleriyle yeraltında çalışan tüm işçilikte baz ücretlerinin yüzde 15’i oranında ek tazminat verilmesi kabul edilmiş, ayrıca, buna ilaveten üretim ve hazırlık usta ve uzmanları ile nezaretçilere bir milyon TL/gün ödenmesi belirlenmişti.

TTK, kamu işverenleri sendikaları nezdinde girişimde bulunarak bu primlerin üretim ve verimliliğe bağlanmasını istedi. Ancak Türk-İş ile hükümet arasında imzalanan protokol dolayısıyla ücretlerde değişikliğe gidilemedi.

Öte yandan, maliyetlerin düşürülmesi için yardımcı üretim ve hizmetlerin dışarıdan satın alınması yoluna gidilecek. Böylece, ortalama lavvar yıkama maliyeti düşürülecek. Zonguldak lavvarının kaldırılarak Kozlu ve Üzülmez kömürlerinin 2004 yılından itibaren modüler bir lavvarda hizmet alımı yolu ile yıkattırılması halinde ton başına yıkama maliyeti 8,3 dolardan yaklaşık 2,5-3 dolara düşürülecek. Ve yıllık ortalama 12-15 milyon dolarlık tasarruf sağlanacak, hizmet alımının yaygınlaştırılması halinde bu 50 milyon dolara ulaşacak.

Şahin Ali Şen / Ankara

30.12.2003


 

Maden işçileri, yeni kanuna karşı

Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Çetin Altun, “Maden Kanunu Yasası çıkartılmamalı, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) kullanmadığı verimsiz sahalar da uhdesi ve yetkisi kurumda olmak üzere işletmecilere verilebilir.” dedi.

Altun, Zonguldak’ın uzlaşma şehri olduğunu, kente gelecek her türlü girişimciye ve sermayeciye de saygı göstereceklerini söyledi. İlin kendine özgü kuralları ve şartları bulunduğunu, 180 yıllık kültürü ve tarihi olan şehre sermayenin gelerek dengeleri değiştirecek davranış biçimine girmesinin ise kimseye menfaat sağlamayacağını ifade eden Altun, şöyle konuştu: “İlimizin ekonomik şartları itibariyle bölgemizde istihdam alanlarının açılması şart. Buraya gelecek sermayeye, elimizden geldiği sürece kurallar çerçevesinde yardımcı oluruz. Fakat, sermaye gelecek diye geleneklerimizden taviz verilmesi mümkün değildir. Kurumun özelleştirilmesini kesinlikle kabul etmiyoruz. Maden Kanunu Yasası çıkartılmamalı, TTK kullanmadığı verimsiz sahaları da uhdesi ve yetkisi kurumda olmak üzere işletmecilere verilebilir. Ancak, (TTK zarar ediyor) intibaını yaratmak yanlış davranış biçimidir.” Zonguldak, aa

30.12.2003


 

Ürün sigortası, afet bölgesi Antalya’da sevinçle karşılandı

Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü’nün, ‘çiftçinin ürününün sigortalanacağını ve primlerin yüzde 50’sinin devlet tarafından karşılanacağını’ ifade etmesi, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden olan ve her yıl sel felaketlerinin yaşandığı Antalya’da sevinçle karşılandı.

Antalya Ziraat Odası Başkanı Halil Ordu “Dört gözle bu projeyi bekliyoruz.” derken, Antalya İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Satıcı da projeyi desteklediklerini söyledi. Bakan Güçlü, Zaman aracılığıyla, tarımda sigortalama döneminin yakında başlayacağını açıklamış, sigorta primlerinin de yüzde 50’sinin devlet tarafından karşılanacağını bildirmişti. Antalya’nın daha birkaç gün önce büyük bir sel felaketi atlattığını ifade eden üreticiler, projeyi desteklediklerini açıkladı. Ordu, Türkiye’de örtü altı üretimin büyük bir kısmının Antalya’da yapıldığına işaret ederek, “Üretim açısından her zaman için riskli yerler var. Her yıl mutlaka hortum, dolu, sel ve don gibi olaylar nedeniyle ciddi hasarlar meydana geliyor. Bu projeyi dört gözle bekliyoruz.” diye konuştu. Küçük üreticinin primi tek başına karşılamasının çok zor olduğunu ve yarısının devlet tarafından karşılanmasının kendileri için büyük bir avantaj olacağını kaydeden Ordu, “Aslında geç kalınmış bir uygulama. Kesinlikle olması gereken bir uygulama.” dedi. Ordu, Üretici Birlikleri Yasası’nın da kendileri için büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak, bu yasanın çıkmasıyla tarımda ciddi reformlar olacağını söyledi. Antalya İhracatçılar Birliği Başkanı Mustafa Satıcı da, bakanlığın sigorta projesine destek verdiklerini söyledi.

Sebze fiyatları yükseldi

Türkiye’nin en büyük örtü altı üretiminin yapıldığı Antalya’da sebze fiyatları yükseldi. Üreticiler, fiyat artışının, önceki hafta meydana gelen sel ile bir bağlantısı olmadığını, mevsimin kış olmasından kaynaklanan olağan bir yükseliş olduğunu ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Sebze Hali’nden alınan bilgilere göre, birçok sebze çeşidinin haftaya artışla giriş yaptığı görüldü. Birinci kalite sivri cam biber haftaya 400 bin lira artışla 1 milyon 800 bin liradan giriş yaparken, dolmalık biber de 400 bin lira artışla 1 milyon 400 bin liradan başladı. Kaliforniya biber ise 3 milyon 800 bin liralık değerini korurken, biber kapya ise 300 bin liralık düşüşle 2 milyon 500 bin liradan alıcı buldu. Domates cam 50 bin liralık artışla 700 bin liradan, fasulye Ayşe sırık cam 700 bin liralık artışla 3 milyon liraya satıldı. Ispanak 100 bin lira artışla 900 bin, kabak cam 300 bin liralık düşüşle 1 milyon, patlıcan cam 200 bin liralık artışla 1 milyon 400 bin, pırasa ise 100 bin liralık artışla 800 bin liradan satışa sunuldu.

Bilal Öğütçü / Antalya

30.12.2003


 

40 bin hacı adayı Onur Air ile uçacak

Onur Air, hac seferlerine yarın başlayacak. Türkiye’den 40 bin kişi, kutsal topraklara Onur Air ile gidecek. Onur Air Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Koordinatörü Şahabettin Bolukçu, yaptığı açıklamada, 8 Airbus uçağının, Suudi Arabistan Hava Yolları tarafından kiralandığını ve ilk hac seferinin yarın İstanbul’dan başlayacağı kaydetti.

Bolukçu, Türkiye’den bu dönemde 40 bin kişiyi, Medine ve Cidde’ye taşıyacaklarını da belirterek, “İstanbul, Ankara ve İzmir’den 40 bin hacı adayını taşıyacağız. Yaptığımız anlaşmaya göre, Hindistan, Sudan, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden de hacı taşıması yapacağız. Türkiye ile birlikte 5 ülkeden toplam 150 bin hacı adayını havayoluyla kutsal topraklara götürmüş olacağız.” dedi.

Bolukçu, 9 Aralık’ta başladıkları iç hat seferlerinde bekledikleri ilgiyi gördüklerini ve yarından itibaren İstanbul-Antalya seferlerine başlayacaklarını da belirterek, “Halen İstanbul’dan Kayseri, Diyarbakır, Erzurum, Trabzon, Samsun, Adana ve İzmir’e uçak seferleri düzenliyoruz. Yarından itibaren de Antalya seferlerimiz başlayacak. Uçak seferlerinin saatlerinin uygun olması ve fiyatların ucuz oluşu, müşterilerimizi memnun ediyor. İç hatlarda hedeflediğimiz yolcu sayısını yakaladık.” diye konuştu. Kayseri, aa

30.12.2003


 

Türkiye’nin nüfusu 2004’te 1 milyon 65 bin kişi artacak

Türkiye yeni yıla 71 milyon 251 bin kişilik nüfusla girecek. 2004 Yılı Programı’nda yer alan Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tahminlerine göre, 2003 yılına 70 milyon 171 binlik nüfusla giren Türkiye’de nüfus, bir yılda 1 milyon 80 bin arttı ve 71 milyon 251 bine ulaştı.

Yeni yıla bu nüfusla girecek olan Türkiye’nin nüfusu, 2004 yılında 1 milyon 65 bin kişi artacak ve yıl sonunda 72 milyon 316 bine yükselecek. Halen Mısır’ın ardından dünyanın 16’ncı kalabalık ülkesi konumunda bulunan Türkiye, Avrupa kıtasında 145,5 milyonluk Rusya, 82,6 milyonluk Almanya’nın ardından üçüncü sırayı alıyor. Türkiye nüfusunun 2050 yılında 98 milyona çıkması ve dünyada Japonya’nın ardından 17’nci kalabalık ülke olması bekleniyor. Avrupa kıtasında ise 2050 yılında Türkiye’nin 67,7 milyona inecek Almanya’nın önünde, 119,1 milyon olacak Rusya’nın ardından ikinci olacağı tahmin ediliyor. Türkiye nüfusu tahminlere göre, 2004 yılı ortasında 71 milyon 789 bine, yıl sonunda 72 milyon 316 bine yükselecek. Yıllık fiili nüfus artışının 1 milyon 65 bin olacağı Türkiye’de 1 milyon 479 bin bebeğin dünyaya gelmesi bekleniyor. Ankara, aa

30.12.2003


 

‘Krallık mantığıyla sendikacılık bitmeli’

Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Yusuf Engin, krallık anlayışıyla yapılan sendikacılığın artık sona ermesi gerektiğini söyledi. Engin, “40 yıldır ben sendikacıyım demek övünülecek bir şey değil. Memlekette başka adam yok mu? Ama yukarıdakiler kendini götürecek bir sürece izin vermiyor.” dedi.

Sendika sistemi hakkında görüşlerini anlatan Engin, Türkiye’deki siyasal sistemin sendikal yapının gelişmesini de olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Sendikal yapının yıllardan beri bitkisel hayatta olduğunu ifade eden Engin, yozlaşmanın nedenini seçim sistemine bağladı. Engin, “İş güvencesi yok seçim sistemi güvenli değil, işçi nasıl müdahale edecek, yönetime nasıl aday olacak? Tepe kadrolarda bir çatırdı yoksa o yönetimi değiştirmek mümkün değildir.” diye konuştu.

“Hedef 2023 Üretim İstihdam Yatırım Çözümleri Projesi” raporunu hazırlayan Yusuf Engin, Türkiye’deki kayıt dışı ekonomi ve Uzakdoğu ülkelerinden yapılan kontrolsüz ithalata dikkat çekti. Çeşitli çözüm önerileri sunan Engin, bu süreç içinde sendikalara da görev düştüğünü dile getirdi. Sendikaların artık bir özeleştiri yapması gerektiğini kaydeden Engin, sendikalara karşı toplumun olumsuz bakışının değişmesi gerektiğini dile getirdi. “Sendikalar halen bitkisel hayatta, köylüsü kentlisi bütün toplum kesimleri sendikaları ciddiye almıyorsa sendikaların bitkisel hayattan kurtulmuş olduğunu söylemek mümkün değildir. Bitkisel hayattan kurtulmak için hiçbir desteğe ihtiyaç kalmadan kamuoyunun olumlu bakışını oluşturacak bir yapıya kavuşması gerekir.” diyen Engin, herkesin kendini sorgulamasını istedi.

Sendikal yapı içindeki seçim sistemine de eleştiri getiren Engin, “krallık anlayışı ile sendikacılık yapılamadığını” söyleyerek, seçim sisteminin değişmesini önerdi. Seçim sistemindeki çarpıklığı “Seçimi seçilenler yönlendiriyor. Kendisini seçecek insanları başlangıçta delege yapıyor sonra da delege onu seçiyor. Karşı çıkacak insanları da dışlamak için elinden geleni yapmaya müsait bir seçim sistemi var.” sözleriyle anlatan Engin, sendika yöneticilerinin 30-40 yıl bu görevde kaldıklarını söylüyor.

Öz İplik-İş Sendikası başkanına göre bu seçim sisteminin kökünden sökülüp atılması ve dışarıdan müdahale yapılamayacak bir sistemin kurulması gerekiyor. Yargı organlarının sadece denetim değil aynı zamanda gözetim de yapmasını isteyen Engin, şöyle konuşuyor: “Birisi çıkıp ben 40 yıllık sendikacıyım diyorsa bunda övünülecek bir şey yok. Memlekette başka adam mı yok? Ama, bu sistemde tepe kadrolar arasında bir çekişme yoksa yönetimi değiştirmek mümkün değil.”

Türkiye’deki sendikal yapının bir gelişme içinde olmadığına dikkat çeken Engin, “Sendikal hayat sadece yok olmamaya çalışıyor.” derken, toplumun da sendikalara sıcak bakmadığını ifade etti. Engin, “Toplum neden sendikacıları adeta zararlı bir kurum olarak görüyor. Sendikacıların özeleştiri yapması, kendisi dışındaki olumsuzlukları ortadan kaldırması için de çalışması gerekir.” diye konuştu. Sendikaların ‘istemezuk’ anlayışından vazgeçerek uzlaşmacı bir tutum içinde olması gerektiğini vurgulayan Engin, “istemezuk mantığı yerine üretelim, kazanalım, paylaşalım” anlayışının yerleşmesi gerektiğini kaydetti.

Abdullah Dirican / İstanbul

30.12.2003


 

TL’den 6 sıfır atılmasına ilişkin tasarı imzaya açıldı

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Türk Lirası’ndan 6 sıfır atılmasına ilişkin kanun tasarısının imzaya açıldığını bildirdi. Çiçek, yaklaşık 5 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Para Birimi Hakkındaki Kanun’un Bakanlar Kurulu’nda ele alındığını ifade etti.

Çiçek, “Türkiye, uzun süredir enflasyonist bir süreçten geçiyor. Bu durum, banknot tutarında, taşınmasında, yazılmasında güçlüklere yol açıyor. Yeni bir düzenleme gerekiyor. Türk parasından 6 sıfır atılmasına ilişkin kanun tasarısı imzaya açıldı. İmzalar tamamlanırsa TBMM’ye bu hafta gidecek.” dedi.

Bakanlar Kurulu’nun, Halk Bankası’nın Esnaf Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla kullandırdığı faizlerin oranını yüzde 25 olarak kararlaştırdığını bildiren Çiçek, “Bu, yüzde 50’nin üzerindeydi. Karar imzaya açıldı, 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girecek.” açıklamasında bulundu. 2004 Mali Yılı Bütçe Kanunu uyarınca memurlara bir defaya mahsus 160 milyon TL ödeneceğini hatırlatan Çiçek, bu ödemenin bayramdan önce, Ocak 2004 içinde gerçekleştirileceğini ifade etti. Çiçek, bu ödemenin maliyetinin 300 trilyon TL olduğunu bildirdi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu’nun, asgari ücretin henüz belirlenmemiş olması nedeniyle SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarıyla ilgili bir karar alamadığını bildirdi. Çiçek, “Yarın (bugün) asgari ücret belirlenirse, Maliye ve Hazine’deki arkadaşlarımızın gece gündüz çalışmalarıyla bu konudaki kararı almak için gerekli bilgileri kısa sürede edinmiş olacağız. Aceleye de lüzum yok, 15 Ocak’a kadar zaman var.” dedi.

Antalya’da meydana gelen sel felaketi ve Modern Çarşı yangınına da değinen Çiçek, maddi hasar ve can kayıpları yaşandığını, Antalya Valiliği’nin 33 trilyonluk maddi hasar meydana geldiğini bildirdiğini ifade etti. 1 trilyon 200 milyar TL’nin valiliğe gönderildiğini anlatan Çiçek, Antalya Özel İdaresi’nin de kendi imkanlarıyla sıkıntıları hafifletmeye çalıştığını söyledi. Çiçek, hükümetin, altyapının eski haline getirilmesi için ciddi çaba sarf ettiğini kaydetti. Modern Çarşı’da 230 vatandaşın yangın sonucu işyerlerini kaybettiklerini hatırlatan Çiçek, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, ATO ile koordineli olarak iş sahiplerinin sıkıntılarının giderilmesi için çalışıyor. Vergi, SSK, Sağ-Kur açısından ertelemeleri yaptık.” şeklinde konuştu. Ankara, Zaman

30.12.2003


 

Asgari ücret rakamı bugün açıklanıyor

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, bugün yapacağı 6. toplantıda, 1 Ocak 2004’ten itibaren geçerli olacak yeni ücreti belirleyerek kamuoyuna ilan edecek. Çalışma Genel Müdürü Cengiz Delibaş’ın başkanlığında yapılacak toplantıda, DİE tarafından besiniçi ve besindışı harcamalar doğrultusunda geçen hafta komisyona sunulan net 396 milyon 994 bin 971 liralık rakam değerlendirilerek yeni asgari ücrete ilişkin bir karara varılacak.

DİE’nin sunduğu net 396 milyon 994 bin 971 liralık rakam, komisyona işçi tarafını temsilen katılan Türk-İş tarafından olumlu karşılandı. Türk-İş, geçmiş yıllarda Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun DİE tarafından sunulan rakamları dikkate almadığını, bu nedenle işçilerin yıllardır eksik ücret aldığını ve kayba uğradığını savunuyor.

Komisyona işveren tarafını temsilen katılan TİSK ise öncelikle asgari ücret üzerindeki SSK primi ve vergilerin belli oranda indirilmesini istiyor. Komisyonun daha önceki yıllarda olduğu gibi yeni asgari ücreti 1 Ocak 2004 ve 1 Temmuz 2004 tarihinden geçerli olmak üzere 6’şar aylık iki ayrı dilim halinde saptayabileceği de kaydedildi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yarın yapacağı 6. toplantıdan çıkacak karar, bu ücretle çalışan milyonlarca işçi tarafından merakla beklenirken, işçi sendikaları konfederasyonları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları doğrultusunda komisyonda yüksek oranlı bir ücret belirlenmesi beklentisinde. Halen 16 yaşını doldurmuş işçiler için brüt 306 milyon lira olarak uygulanan asgari ücretten yüzde 14 oranında SSK primi, yüzde 15 oranında Gelir Vergisi, yüzde 1 oranında işsizlik sigortası primi ve binde 6 oranında Damga Vergisi kesintisi yapılarak, işçiye net 225 milyon 999 bin lira ödeniyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu; 5 işçi, 5 işveren ve 5 hükümet temsilcisi olmak üzere toplam 15 üyeden oluşuyor. Ankara, Zaman

30.12.2003


 

Telekomünikasyon Kurumu, Turkcell’e 90 trilyon lira ceza kesti

Telekomünikasyon Kurumu (TK), Turkcell’e toplam 90,2 trilyon lira para cezası kesilmesine karar verdi. Turkcell’den Borsa’ya gönderilen açıklamada, 2813 sayılı Telsiz Kanunu’na göre telsiz kullanım ücretinin tahakkuk etmesi için abone tarafından cep telefonunun kullanılması gerektiği halde, görüşmeye kapatılan aboneler üzerinden de telsiz kullanım ücreti ödenmesi gerektiği bahsiyle, TK tarafından şirket aleyhine 16 trilyon kullanım ücreti ve 10,7 trilyon lira faiz tutarı olmak üzere toplam 26,7 trilyon lira tahsiline karar verildiği kaydedildi.

TK’nın ayrıca şirkete 63,4 trilyon lira idari para cezası kesme kararı aldığının bildirildiği belirtilen açıklamada, “Farklı yorum ve değerlendirmeler sonucu hesaplanan kullanım ve ceza bedelleri haksız olup, ölçülülük ilkesine de tamamen aykırıdır. Telekomünikasyon Kurumu tarafından son derece adaletsizce şirketimizden tahsil edilmesi istenen toplam 90,2 trilyon lira tutar ile ilgili olarak şirketimiz her türlü hukuki yola başvuracaktır.” denildi. Ekonomi Servisi

30.12.2003


 

Başak Emeklilik yüzde 11’lik pazar payı hedefliyor

Bireysel emeklilik pazarına giriş yaparak, sigortacılık sektöründeki hizmetlerine bir yenisini ekleyen Başak Sigorta, 2004 yılı için 28 bin katılımcı ve 12,5 trilyon lira katkı payı tahsilatı ile yüzde 11 pazar payı hedefliyor.

Başak Sigorta AŞ Genel Müdürü Tevfik Cansız, 2004 yılı hedeflerini, düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Toplantıda konuşan Başak Sigorta Genel Müdürü Cansız, bireysel emeklilik sistemi ve nasıl işlediği hakkında bilgi vererek, 2004 yılına ait hedeflerini açıkladı. Bireysel emeklilik hizmetlerine 01 Aralık 2003 itibarıyla başladıklarını söyleyen Cansız, fonların, Ziraat Bankası şubeleri kanalıyla 2004 Ocak tarihinde satışa sunulacağını kaydetti. Gelecek yılki hedeflerini açıklayan Cansız, “Şirketimiz 2004 yılı için 28 bin katılımcı ve 12,5 trilyon lira katkı payı tahsilatı ile, yüzde 11 pazar payını hedefliyor. Toplam hedeflerimizin yüzde 62’sine tekabül eden 7,6 trilyonluk katkı payı tahsilatını Ziraat Bankası şubeleri ile gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” dedi. İstanbul, Cihan

30.12.2003


 

‘2004 yılında 450 bin otomobil ihraç edeceğiz’

Türk otomotiv sektörü, üretim ve ihracat rekorları kırarak girmeye hazırlandığı 2004 yılında, 660 bin araç üretimi, 450 bin araç ihracatı ve toplam 7,2 milyar dolarlık ihracat hedefliyor. Otomotiv Sanayii Derneği’nden (OSD) yapılan açıklamada, 2003 yılı değerlendirilerek, önümüzdeki yıla ilişkin tahminlere yer verildi.

Bu yıl sektör satışlarının artmasının en önemli nedeninin, siyasal ve ekonomik istikrarla birlikte oluşan güven ortamı içinde geçmiş dönemlerde ertelenmiş talebin açığa çıkması olduğu kaydedilen açıklamada, satışların artmasında, enflasyonun ve faizlerin düşmesinin de önemli bir payı bulunduğu belirtildi.

OSD değerlendirmesine göre, hurdaya ayrılan araçlara ÖTV indirimi sağlanması yönündeki düzenlemeler sonucunda, eylül-ekim aylarından itibaren özellikle otomobil satışlarında yüzde 20 dolayında ek talep artışı yaşandı. Kesin rakamların ocak ayı içinde açıklanması beklenen 2003 yılında toplam pazarın 359 bin, otomobil pazarının ise 210 bin adet düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Kurların seyri ithal otomobillerin cazibesini artırması nedeniyle pazarın yüzde 67’sinin ithal ürünlerden oluşması bekleniyor. Bu oran son 10 yıllık dönemde ithalatın elde ettiği en yüksek oran olarak göze çarpıyor.

Toplam pazarda 2003 yılı sonunda ithalatın pazar payının yüzde 54 düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu yıl ticari araç pazarında da yüzde 70’ler düzeyinde bir artış olacağı ve pazarın 149 bin adet düzeyinde kapanacağı öngörüldü.

OSD tahminlerine göre, yıl sonu itibarıyla toplam üretim 523 bin adet, otomobil üretimi ise 287 bin adet düzeyinde olacak. İç piyasadaki canlanmaya ek olarak, ihracatın da artmasıyla birlikte toplam üretimdeki artış 2002 yılına göre yüzde 50 oranında gerçekleşecek.

Bu yıl yüzde 66’lık bir artış ile 236 bin adet olarak tahmin edilen ticari araç üretimi, son 12 yılın en yüksek değeri olacak. Traktör üretimi de yüzde 173 oranında artarak 30 bine ulaşacak. Yıl sonu itibarıyla ana ve yan sanayi olmak üzere toplam sektör ihracatı 2002’ye göre yüzde 52 artışla 6,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşecek. Otomobil ihracatı 220 bin, ticari araç ihracatı 135 bin, traktör ihracatı ise 12 bin adet olarak öngörüldü.

2004 tahminleri

OSD açıklamasında, 2004 yılında da siyasi ve ekonomik istikrarın devamı halinde pazarda ve üretimde artışların süreceği görüşü dile getirilerek, “İhracat artışının yeni projeler ile sürdürülmesi beklenmektedir,” denildi. 2004’te pazarın yüzde 20 oranında artacağı ve istikrarın devamı halinde yerli satışların artarak, ithalatın pazar payında belirli bir gerileme olacağının tahmin edildiği belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Üretimin, gerek iç pazarda yerli satış artışı ve gerek ihracattaki gelişmelerle yüzde 25 dolayında bir artış ile 660 bin adede ulaşması söz konusu olabilecektir. Sektörün toplam ihracat hedefi ana ve yan sanayi dahil olmak üzere 2004 yılında 7,2 ve 2005 yılında ise 8 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. Sektörün 2004 yılı ihracat hedefinin 450 bin olacağı, 2005 yılında ise yeni projelerin hayata geçirilmesi ile birlikte ihracatın 550 bin adede ulaşacağı öngörülmektedir.”

Otomotiv sektöründe, geçen yıl 261 bin 692 adetle ulaşılan ihracat rekoru, ocak-kasım döneminde 321 bin 932 adetle aşıldı. 2000 yılının tamamında 468 bin 381 adetle ulaşılan üretim rekoru da ocak-kasım döneminde 488 bin 689 adetle geçildi. Ekonomi Servisi

30.12.2003


 

LPG sektörü vergi oranında indirim istiyor

Aygaz Genel Müdürü Orhan Alkan, LPG sektöründe perakende fiyatlarının yüzde 32’sini ÖTV, yüzde 15’ini de KDV’nin oluşturduğunu belirterek, “Bu kadar yük fazla. Bu vergi yükünün azaltılmasını istiyoruz.” dedi. Aygaz Genel Müdürü Orhan Alkan, hükümetin politikalarının LPG sektörü açısından ekonomik ve sosyal adaletsizliğe yol açtığını söyledi. Sektörün uygulanan politikalarla sorunlu bir hale geldiğini belirten Alkan, “Haksız bir vergi politikası söz konusudur.” dedi.

LPG’nin zorunlu bir tüketim maddesi olduğunu, sektör üzerindeki vergi yükünün tedrici olarak azaltılması gerektiğini vurgulayan Alkan, LPG ve doğalgaz arasındaki fiyat uçurumunun kapatılmasını istedi. Tüplü gaz ve otogaz arasındaki Özel Tüketim Vergisi farklılığı sorununa da değinen Alkan, bu farkın kayıt dışılığı ve kaçakçılığı teşvik ettiğine dikkat çekti. Alkan, doğalgazın sadece şehir merkezlerindeki orta ve üst kesime ulaştığının altını çizerek, doğalgaza ulaşamayan halkın daha yüksek fiyattan LPG kullanmasının da sosyal adaletsizliğe yol açtığını belirtti.

Aygaz’ın bu yılki faaliyetlerinin değerlendirildiği ve 2004 yılı hedeflerinin anlatıldığı basın toplantısında konuşan Alkan, bin 17 çalışanı ve bin 600’ü aşkın bayisiyle Türkiye’nin her yerine hizmet veren Aygaz’ın sektörde lider kuruluş olduğunu söyledi.

LPG sektörü yüzde 23 daraldı

Dünyada LPG tüketimi artarken Türkiye’de düşüş gösterdiğini ve tüplü gazda pazarın 2000 yılından bu yana yüzde 23 daraldığını anlatan Alkan, pazardaki daralmaya rağmen Aygaz’ın satışlarının 1 milyon 230 bin tona çıktığını, satış rakamının da yıl sonu itibarıyla 1 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Alkan, 450 bin kişiye istihdam yaratan tüplü LPG’nin Türkiye’de adeta ekmekle birlikte alınan bir tüketim ürünü olduğunu ifade ederek, “Türkiye’de 5 milyon hanede Aygaz kullanılıyor.” dedi.

LPG sektöründeki daralmada ana etkenin 2001 ve 2002 ekonomik krizleri olduğunu bildiren Alkan, düşüşte kaçak elektrik, doğalgazın yayılımı ve yüksek vergi oranları nedeniyle artan fiyatların da rolü bulunduğunu bildirdi. Orhan Alkan, şunları kaydetti:

“Türkiye’de enerji ihtiyacı çok. Doğalgaz yayılsın; ama bu doğalgazı çok ucuz, LPG’yi pahalı yaparak olmaz. Her ikisinin de önünün açılması ve aynı fiyattan satılması gerekiyor. Hükümet yıl içinde fırsatını buldukça ÖTV’yi artırdı, fiyatlar yüksek seviyeye geldi. 1998 yılında asgari ücretli 15 tüp alabiliyordu şimdilerde 9-10 tüp alıyor. Perakende fiyatımızın yüzde 32’si ÖTV, yüzde 15’i KDV. Haksız bir vergi politikası söz konusudur. Bu vergi yükünün azaltılmasını istiyoruz. Bu kadar yük fazla. Biraz daha gayret gösterilirse LPG elektrikten de pahalı hale gelecek.” İstanbul, Cihan

30.12.2003


 

‘Telekom’un özelleştirilmesiyle ilgili yol haritası netleşmeli’

Türk Telekom’da yapılacak özelleştirme ve liberalleşmenin şartlarının belirlenmemesinin kaos ortamına neden olabileceğini belirten TÜSİAD Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon Çalışma Grubu Başkanı Lütfi Yenel, “Telekom ile ilgili lisans şartları ve yatırım şartları henüz net değil. Artık telekomun özelleştirilmesi ile ilgili yol haritası netleşmeli. Yoksa beklenen yatırım gerçekleşmez, liberal piyasa da oluşmaz. Aksine gri bir piyasa oluşur. Makro anlamda da kaynak israfına yol açar.” dedi.

TÜSİAD’ın Tepebaşı’ndaki merkezinde yapılan basın toplantısında özelleştirmede düzenlemelerin çok önemli olduğuna dikkat çeken Lütfi Yenel, “Kablo TV’de Avrupa ve ABD ile mukayese edilemeyecek kadar kötü durumdayız. Çünkü önce hizmet verilmeye başlandı, ardından düzenlemeler geldi. Kablo TV ile ilgili olumsuzluk hâlâ yaşanıyor, her isteyene bu hizmet verilemiyor. Türk Telekom ile özel yatırımcıların arasındaki yatırım şartlarının ve ilişkilerin düzenlenmesi de gerekmekte. İlişkilerin kötü olması durumunda herkes zarar görecek. Hızlı internet olarak tanımlanan ADSL bunun en son örneği. Türk Telekom’un verdiği ADSL hizmetinde, internet servis sağlayıcılarla rekabette bir problem ortaya çıkarttı. İlişkilerin düzenlenmesi istenince de Rekabet Kurumu hizmet verilmesini durdurdu. Bundan zararlı çıkan da kullanıcılar oldu.” şeklinde konuştu.

İletişim vergilerinin yatırımcıları korkutur hale geldiğini söyleyen Lütfi Yenel, şöyle konuştu: “Cep telefonlarından alınan vergi yüzde 60’ın üzerinde. Hazine’nin aldığı geçici vergi ise kalıcı hale getirildi. Özel İletişim Vergisi ve KDV artık yatırımcıları korkutur durumda. Türk Telekom, haklı olarak özelleştirme yapılırken büyükşehirlere odaklanılmaması, Türkiye’nin her noktasına eşit hizmet götürülmesini istiyor. Bu kadar vergi ve gider altına giren iletişim şirketlerinin bu hizmeti eşit bir şekilde vermesi zor. Hazine, ya yaptığı kesintilerle bu hizmetin verilmesini sağlamalı ya da kesinti yapmayarak eşit hizmet götürülmesi talep edilmeli.”

Mehmet Sakin / İstanbul

30.12.2003


 

Ses lisansını ilk Sabancı’nın şirketi aldı

Ses tekelinin kalkacak olması bu alanda hizmet verecek şirketleri hareketlendirdi. Şirketler Telekomünikasyon Kurumu’na müracaat ederek telekom sektöründe hizmet vermeye hazırlanıyor.

2004 başından itibaren serbestleşecek olan telekom sektöründe karasal hatlar üzerinden veri iletim hizmeti işletmeciliğine ilişkin telekomünikasyon lisansını alan ilk şirket Sabancı Telekom oldu. 31 Aralık 2003 gecesi Türk Telekom’un ses haberleşmesinde ve altyapı konusunda tekeli bitecek.

Sabancı Holding kuruluşu olan Sabancı Telekom, telekomünikasyon sektöründe hizmet vermek amacıyla 2003 başında kuruldu. Şirketten yapılan yazılı açıklamada Sabancı Telekom’un Türkiye’nin tümünü kapsayan altyapısı ve konusunda uzman çalışanları ile ilk özel telekom operatörü olduğu belirtilerek, alınan lisans ile birlikte karasal hatlar üzerinden veri ağı hizmetlerini Telekomünikasyon Kurumu onaylı olarak müşterilerine vereceği ifade edildi. Sabancı Telekom Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Çağatay Özdoğru, Telekomünikasyon Kurulu tarafından lisans verme sürecinin daha da hızlanacağını tahmin ettiklerini söyledi. Açıklamada, “Sabancı Telekom, 1 Ocak 2004 tarihinde serbestleşecek olan Türkiye telekomünikasyon pazarında kurumlara ve bireylere sunacağı hizmet kalitesiyle lider telekomünikasyon şirketi olmayı hedefliyor.” denildi.

30.12.2003


 

Akbank, Irak’ta Türk şirketlerine aracı olacak

Irak’ın yeniden inşasına finansal destek sağlamak amacıyla kurulan Irak Ticaret Bankası’nın faaliyetlerini yürüten J.P. Morgan Chase liderliğindeki uluslararası konsorsiyumda tek Türk bankası olarak yer alan Akbank, bu kapsamda yapılacak 20 milyar dolar tutarındaki ihracatın yüzde 5’inin Türk firmaları tarafından gerçekleştirilmesi için köprü oluyor.

Trade Bank of Iraq’ın (Irak Ticaret Bankası) yönetim konsorsiyumunda yer alan Akbank’ın Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Eyüp Engin, düzenlediği basın toplantısında, Irak Ticaret Bankası’nın yönetimi ile ilgili olarak Irak Geçici Hükümet Konseyi tarafından gerçekleştirilen ihaleyi J.P. Morgan Chase & Co konsorsiyumunun kazandığını, 17 Temmuz 2003’te kurulan bankanın kasım ayında resmen faaliyete geçtiğini bildirdi. Irak Ticaret Bankası sermayesinin 100 milyon dolar olduğunu dile getiren Engin, bankanın kuruluş amacını Irak’ın yeniden inşasında rol almak, Irak’ta finansal hizmetler sunmak, dış ticaret işlemlerine aracılık etmek ve Geçici Hükümet Konseyi ve bakanlıkların ülkenin yeniden inşası ve halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması için gereksinim duyduğu büyük çaplı ithalatlara finansman sağlamak olarak özetledi. 21 Kasım tarihinde Petrol Karşılığı Gıda programının sona erdiğini ve halen devam eden kontratların Geçici Hükümet Konseyi tarafından yürütüldüğünü belirten Engin, şunları kaydetti: “Yeni akreditif işlemlerinde BM sertifikası yerine Geçici Hükümet Konseyi onayı alınacaktır. Elektrik, su, ulaştırma ve iletişim gibi Irak’ın altyapısının yeniden inşası kapsamında 17 tanesi büyük çaplı altyapı ihaleleri olmak üzere toplam 18,6 milyar dolar tutarında 26 büyük ihale açılmış olup ihalelerin Şubat 2004’e kadar sonuçlanması beklenmektedir. Ülkemizin de dahil olduğu 63 ülke ihalelere katılabilecektir.” Engin, Irak Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi malzeme alımı için toplam 7,9 milyon dolarlık 7 adet akredifin Irak Ticaret Bankası adına operasyonel bankaları tarafından açıldığını hatırlattı.

Irak pazarında yüzde 5 pay beklentisi

Eyüp Engin, Akbank’ın Irak Ticaret Bankası’nın faaliyetlerini yürüten konsorsiyumda bulunarak öncelikli işlem yapma avantajı kazandığını belirterek, bankanın akreditifli işlemlere aracılık edeceğini söyledi. Engin’in verdiği bilgiye göre, Akbank, Irak’ta açılan yeniden yapılandırma ihaleleri hakkında Türk firmalarını bilgilendirecek, şirketlerin talepleri doğrultusunda kredi kullandıracak ve Irak’la yapılan ticari işlemlerde ihtiyaç duyulan bankacılık hizmetlerini verecek. Türk Eximbank ile ilişkiler Akbank’ça yürütülecek. Engin, “Akbank birikimini Irak Ticaret Bankası imkanlarıyla destekleyerek başta Türk firmalarına olmak üzere reel sektör firmalarına Irak piyasasında pay almalarında ve ticaret bağlantıları geliştirmelerinde bilgilendirme ve finansman sağlama yönünde destek olacaktır. Beklentimiz 2004 yılında Irak’a yeniden yapılandırma programı kapsamında yapılacak 20 milyar dolar tutarındaki ihracatın yaklaşık yüzde 5’inin Türkiye tarafından gerçekleştirileceği yönündedir.” diye konuştu. Engin, gelişmeleri takip edip ona göre orada bir banka kurma konusunda karar verebileceklerini söyledi.

Irak Ticaret Bankası konsorsiyumu, koordinatörlüğünü ABD’den J.P. Morgan Chase’in yaptığı Avusturalya’dan ANZ Banking Group, Polonya’dan Bank Millennium, Kuveyt’ten National Bank of Kuwait ve İngiltere’den Standard Chartered Bank’ın yer aldığı operasyon bankaları ve Türkiye’den Akbank, Portekiz’den Banco Comercial Portugues, Japonya’dan Bank of Tokyo-Mitsubishi, Fransa’dan Credit Lyonnais, İtalya’dan Gruppo San Paolo Imi, İspanya’dan La Caixa, Kanada’dan Royal Bank of Canada ve Güney Afrika’dan Standard Bank’ın yer aldığı katılımcı bankalardan oluşuyor. Ekonomi Servisi

30.12.2003


 

Euro, dolar karşısında yeni bir rekor kırdı

Kısa dönem işlemcilerin tatil nedeniyle işlem hacminin düşmesinden yararlanarak dolara yeni bir darbe vurmalarıyla Euro, dolar karşısında, psikolojik 1,25 seviyesinin üzerine çıkarak yeni bir rekor kırdı.

Euro, 1,2503/04 dolardan işlem görüyordu. Euro, Avrupa’da seansın ortalarında yüzde 0,5’ten daha fazla değer kazandı ve 1,2511 dolara yükselerek kazançlarını yıl başından bu yana yüzde 19’un üzerine çıkardı. Yatırımcıların ABD’nin GSYİH’sinin yüzde 5’ine kadar yükselen cari işlemler açığını fonlayabileceğine dair endişe duymalarından dolayı dolar, büyük baskı altında kalıyor. Bank One’dan uluslararası ekonomist Paul Robson, “Piyasada işlemler zayıf, dolayısıyla hareketler abartılıyor, ancak temelde bulunan doları çevreleyen, özellikle de cari işlemler açığı gibi sorunlardan uzaklaşamazsınız.” dedi. Geçen hafta İsviçre Frangı karşısında son yedi yılın en düşük seviyesine inen dolar ayrıca, sterlin karşısında da dün son 11 yılın en düşük seviyesini gördü. Ekonomi Servisi

30.12.2003


 

Bu yıl 468 milyon dolarlık özelleştirme yapıldı

Bu yılın başında, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener tarafından açıklanan iddialı 4 milyar dolarlık özelleştirme uygulama hedefine karşın gerçekleştirilen uygulamaların toplamı 468,7 milyon dolarda kaldı.

Aralarında Petkim, TÜPRAŞ, THY ve Tekel’e ait Akollü İçkiler ile Sigara İşletmeleri’nin yer aldığı birçok işletme için çeyrek dönemler itibarıyla özelleştirme takvimi açıklanmış, İMKB, İstanbul Altın Borsası, Milli Piyango, otoyollar ve Boğaz köprüleri, Türkiye Halk Bankası ile enerji üretim ve dağıtım tesisleri için de kapsam ya da programa alınarak özelleştirme sürecinin hızla başlatılacağı belirtilmişti. Bu yıl gerçekleştirilen 468,7 milyon dolarlık özelleştirme uygulamalarının 292 milyon doları Tekel Alkollü İçkiler Sanayii AŞ’nin satışından sağladı.

Gelecek yıl özelleştirmede TÜPRAŞ’ın belirleyici olacağını belirten bir analist, “TÜPRAŞ’ta alınacak başarılı bir sonuç, diğer özelleştirmeler için moral olacak. 2004’ün programında yer alan şirketler oldukça büyük ve yabancı sermayeyi çekmesi gerekiyor.” dedi. Gelecek yılki özelleştirme programının en gözde şirketleri arasında Türkiye Şeker Fabrikaları, Türk Telekom, Türk Hava Yolları, Milli Piyango, TÜPRAŞ ve Petkim bulunuyor. Toplam 3 milyar dolarlık nakit gelirin beklendiği özelleştirmede uygulamanın 5 milyar doları aşması planlanıyor. Ankara, Reuters

30.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.