‘Krallık mantığıyla sendikacılık bitmeli’
Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Yusuf Engin, krallık anlayışıyla yapılan sendikacılığın artık sona ermesi gerektiğini söyledi. Engin, “40 yıldır ben sendikacıyım demek övünülecek bir şey değil. Memlekette başka adam yok mu? Ama yukarıdakiler kendini götürecek bir sürece izin vermiyor.” dedi.
Sendika sistemi hakkında görüşlerini anlatan Engin, Türkiye’deki siyasal sistemin sendikal yapının gelişmesini de olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Sendikal yapının yıllardan beri bitkisel hayatta olduğunu ifade eden Engin, yozlaşmanın nedenini seçim sistemine bağladı. Engin, “İş güvencesi yok seçim sistemi güvenli değil, işçi nasıl müdahale edecek, yönetime nasıl aday olacak? Tepe kadrolarda bir çatırdı yoksa o yönetimi değiştirmek mümkün değildir.” diye konuştu.
“Hedef 2023 Üretim İstihdam Yatırım Çözümleri Projesi” raporunu hazırlayan Yusuf Engin, Türkiye’deki kayıt dışı ekonomi ve Uzakdoğu ülkelerinden yapılan kontrolsüz ithalata dikkat çekti. Çeşitli çözüm önerileri sunan Engin, bu süreç içinde sendikalara da görev düştüğünü dile getirdi. Sendikaların artık bir özeleştiri yapması gerektiğini kaydeden Engin, sendikalara karşı toplumun olumsuz bakışının değişmesi gerektiğini dile getirdi. “Sendikalar halen bitkisel hayatta, köylüsü kentlisi bütün toplum kesimleri sendikaları ciddiye almıyorsa sendikaların bitkisel hayattan kurtulmuş olduğunu söylemek mümkün değildir. Bitkisel hayattan kurtulmak için hiçbir desteğe ihtiyaç kalmadan kamuoyunun olumlu bakışını oluşturacak bir yapıya kavuşması gerekir.” diyen Engin, herkesin kendini sorgulamasını istedi.
Sendikal yapı içindeki seçim sistemine de eleştiri getiren Engin, “krallık anlayışı ile sendikacılık yapılamadığını” söyleyerek, seçim sisteminin değişmesini önerdi. Seçim sistemindeki çarpıklığı “Seçimi seçilenler yönlendiriyor. Kendisini seçecek insanları başlangıçta delege yapıyor sonra da delege onu seçiyor. Karşı çıkacak insanları da dışlamak için elinden geleni yapmaya müsait bir seçim sistemi var.” sözleriyle anlatan Engin, sendika yöneticilerinin 30-40 yıl bu görevde kaldıklarını söylüyor.
Öz İplik-İş Sendikası başkanına göre bu seçim sisteminin kökünden sökülüp atılması ve dışarıdan müdahale yapılamayacak bir sistemin kurulması gerekiyor. Yargı organlarının sadece denetim değil aynı zamanda gözetim de yapmasını isteyen Engin, şöyle konuşuyor: “Birisi çıkıp ben 40 yıllık sendikacıyım diyorsa bunda övünülecek bir şey yok. Memlekette başka adam mı yok? Ama, bu sistemde tepe kadrolar arasında bir çekişme yoksa yönetimi değiştirmek mümkün değil.”
Türkiye’deki sendikal yapının bir gelişme içinde olmadığına dikkat çeken Engin, “Sendikal hayat sadece yok olmamaya çalışıyor.” derken, toplumun da sendikalara sıcak bakmadığını ifade etti. Engin, “Toplum neden sendikacıları adeta zararlı bir kurum olarak görüyor. Sendikacıların özeleştiri yapması, kendisi dışındaki olumsuzlukları ortadan kaldırması için de çalışması gerekir.” diye konuştu. Sendikaların ‘istemezuk’ anlayışından vazgeçerek uzlaşmacı bir tutum içinde olması gerektiğini vurgulayan Engin, “istemezuk mantığı yerine üretelim, kazanalım, paylaşalım” anlayışının yerleşmesi gerektiğini kaydetti.
|