‘Gökdeniz’i bizden istemeye bile cesaret edemezler’
Trabzonspor’da Atay Aktuğ ile yeni bir ‘futbolcu başkan’ dönemi başladı. Aktuğ oldukça renkli bir kişilik. Bordo–Mavili takımda futbol oynamış, kaptanlık yapmış ama 1. Lig’deki o fırtınalı yılları yeşil sahalarda soluyamamış. Çünkü üniversite tahsilini bitirir bitirmez tercihini çok sevdiği mesleği ‘mimarlıktan’ yana kullanmış.
O futbolu bırakmış; ama futbol onun peşini bırakmamış. İlerleyen yıllarda Trabzonspor’da yöneticilik yapan Aktuğ, 1989-93 yılları arasında Trabzon Belediye Başkanı olarak politik arenada boy gösterdi. Özkan Sümer’in istifasından sonra aslında onun ismi hiç gündemde yoktu. Ahmet Ağaoğlu’nun sürpriz çekilişi ona başkanlık kapılarını açtı ve 21 Aralık’ta yapılan kongreyi rakiplerine fark atarak kazandı.
Zaman’ın sorularını cevaplandıran Aktuğ, üç büyüklerin gündeminden düşmeyen Gökdeniz konusunda taraftarın yüreğine su serpti. Gökdeniz’i istemeye cesaret bile edemezler.
Futbolu, mimarlık mesleğini çok sevdiğinizden dolayı bıraktığınız söyleniyor.
Mimarlığı çok seviyordum. Futbol oynarken, bir yandan da üniversiteye devam ediyordum. Futbolculuğum tahsilime, tahsilimin futboluma etkileri oluyordu. Bazı kamplara katılamıyordum. Bazı proje derslerine giremiyordum. Mimarlık mesleğini çok sevdiğim için futbola tercih ettim.
Bugünkü ekonomik koşullarda da aynı kararı verir miydiniz?
Geçmişi bugüne taşımanın bir yararı yok. Trabzonspor çok güçlü bir takımdı. 2. Lig’de hem şampiyonluğa oynardık. 1. Lig’e çıkmayı averajla kaçırdığımız sezon oldu. Ben futbolu bıraktıktan 1 yıl sonra Trabzonspor 1. Lig’e çıktı.
30 yıl önce kaptanlığını yaptığınız takıma başkan olmak nasıl bir duygu?
Çok heyecan verici. Çok mutluyum. Camiadan bana karşı büyük bir güven var. Bu güven sorumluğumu artırıyor. Biraz da korkutuyor. Allah inşallah utandırmaz ve başarılı oluruz.
Baskılar üzerine mi başkanlığa aday oldunuz? Çünkü gündemde olan bir isim değildiniz.
Bana baskı yapılmadı. Öneriler geldi. bu işi yapabileceğim söylendi. Bunu söyleyenlerin sayısı gün geçtikçe arttı. Ben de düşündüm, taşındım. Ne yapabilirim, nasıl bir Trabzonspor düşünmeliyim? Onlara karar verdikten sonra aday oldum.
Belediye başkanlığı döneminden sonra kulübe uzak durdunuz. Maçlarda görünmüyordunuz...
Ben maçlara gittim; fakat ortalarda değildim. Belediye başkanlığım döneminde protokol tribünündeki yerimden dolayı tüm maçları takip ediyordum. Ondan sonra maçları taraftarlar arasında izledim. 4-5 yıldır maçlara devam etmedim. Çünkü Trabzonspor, başarısız sonuçlar aldığında hasta oluyordum. Fakat televizyonlardan maçları izliyordum. Bir de küfür yüzünden maçlara gitmiyordum.
Göreve 1 yıllığına geldiğiniz söyleniyor. Geçiş dönemi için mi buradasınız?
Koltuk sevdalısı biri değilim. ‘Bir yıllık’ diye bir olay da yok. Bu kongre iki yıllık. Ama 1 yıl sonra tekrar aday olmayı düşünürsem kendimi ve arkadaşlarımı takdim edeceğim. Bu kongre ile bir tarihi dönemeç yakalandı. Kongre, ‘Trabzonspor nasıl bir modelle yönetilmelidir?’ diye tarihi bir karar verdi. Bundan sonra gelecek olan yönetimler de bu modeli terk edemeyecek.
Nedir bu model, açar mısınız?
Bu model Trabzonspor’un güçlü yıllardaki modelidir. Biraz farklıdır. O modeli bugünkü futbolun gelişmişlik seviyesine paralel olarak, düşünsel, bilimsel, teknolojik, profesyonelleşme ve kurumsallaşmaya doğru götürme modelidir.
Listeyi oluştururken nelere dikkat ettiniz? Ekibinizin kulübe 1,5 milyon dolar verdiği doğru mu?
Eski yöneticilere yer vermemeye özen gösterdim. Benim listemde 3-4 tane eski isim var. Diğerleri hep yeni isimdir. Evet ekibim kendi aralarında para toplayıp kulübe 1,5 milyon dolar verdi.
Eski yöneticileri tercih etmemenizdeki amaç ne?
Trabzonspor kurulduğundan bugüne yani 1967’de 2004’e kadar yönetici sayısı sadece 268. Biri gitmiş, biri gelmiş. Şimdi Trabzon’da bu işe ben de varım diyen arkadaşlara şans verdim.
Beşiktaş ve G. Saray’dan sonra F.Bahçe de halka açılıyor. Sizin bu yönde bir projeniz var mı?
Kesinlikle var. Trabzon Yatırım AŞ diye bir şirket var zaten. Bu şirketin biraz model ve yapısını değiştirerek Trabzonspor’u şirketleştireceğiz. Bu konudaki çalışmalara başladık.
Kongrede ‘Trabzonspor’a siyaseti sokmam.’ dediniz. İskender Önal’ı eski iş ortağı AK Parti Milletvekili Faruk Özak’ın desteklediği biliniyor. Tepkiniz buna mıydı?
Hayır. Benim söylediğim Trabzonspor’a siyaseti sokmam. Fakat siyasetçinin her zaman yeri vardır. Trabzonspor herkesten yararlanmalıdır.
1989-1993 yılları arasında belediye başkanlığı yaptınız. Sol görüşlü olduğunuz biliniyor. Şimdi CHP’ye yakınlığınız derecesini öğrenebilir miyiz?
Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Şu an CHP’nin sadece bir üyesiyim. Partiye karşı bir soğukluğum yok. Benim soğukluğum parti yönetimine.
Turgay hoca bünyeden birisi. Ama daha önce hiç 1. Lig takımını çalıştırmamış. Bu elbisenin kendisine büyük geleceğinden endişe ediyor musunuz?
Bence bu elbise kendisine büyük değil. Trabzonspor’un altyapısında uzun yıllar çalıştı. Ufku açık bir hoca. Ben başarılı olacağına inanıyorum. Ben futbolculuktan geldim diye hocaya müdahale etme diye bir şey söz konusu değil. Biz Turgay hocanın ikinci bir Şenol Güneş olacağına inanıyoruz?
Başını en çok ağrıtacak konuların başında Gökdeniz geliyor. İstanbul kulüplerinden dolaylı ya da resmi bir teklif aldınız mı?
Gökdeniz’le ilgili transfer haberlerini basından takip ediyorum. Ben göreve geldikten sonra İstanbul kulüplerinden herhangi biri ne resmi ne de gayri resmi olarak benimle görüştü. 3 büyük kulübün yetkilileri, bizim bu konudaki açıklamalarımızı basından okuyor ve duyuyorlardır. Böyle bir teklifi edecek cesaretleri olacağını sanmıyorum. Gökdeniz’i vermemiz mümkün değil. Başta Gökdeniz, Fatih ve diğer Trabzonlu futbolcular, Trabzonspor şampiyon olmadan kesinlikle hiçbir yere gidemez.
10 numaraydım, her takımda
oynardım!
Filmi biraz da geriye saralım. 30 yıl önce Atay Aktuğ bugünkü takımda banko oynayabilir mi? ‘Keşke bu dönem futbolcu olsaydım’ dediğiniz oldu mu?
Bunu bana sormayın, beni izleyenlere sormalısınız. Ben 10 numaralı formayı giyiyordum. Oynardım her halde. Sadece Trabzonspor’da değil, Türkiye’nin her takımında forma giyerdim. Keşke bu dönem futbolcu olsaydım diye bir düşüncem yok. Biz geldik, oynadık ve görevimizi yaptık ve yaşımızı doldurduk ve o iş bitti.
Şampiyonluğun gelmemesindeki en büyük nedenin acelecilik olduğunu söylediniz. Bunu biraz açar mısınız?
20 yıldan beri gelen yöneticiler ve teknik kadrolar Trabzonspor’u şampiyon yapmak için birtakım yanlışlıklar yaptı. Bu yanlışlıklar taraftarların beklentisi doğrultusunda yapıldı. Ama bir türlü şampiyonluk gelmedi. Trabzonspor’daki kaynaklar israf edilmiştir diye düşünüyorum.
Trabzonspor dışında sempati duyduğunuz, ikinci bir takım var mı? Özellikle 3 büyüklerden?
Akçaabat Sebatspor. Trabzonspor zaten büyük. Hatta yeterinden fazla büyük.
Siz futbolculuk döneminizde şampiyonluk göremediniz. Trabzonspor da yaklaşık 20 yıldan beri göremiyor. Bordo-Mavili ekip ne zaman şampiyon olacak?
Biz düşündüklerimizi uygulamaya koyabilirsek ve bunları çabuk yapabilirsek, Trabzonspor bu yıl da şampiyonluğa oynayacaktır. Trabzonspor bundan sonra her yıl şampiyonluğa oynayacaktır.
RÖPORTAJ
/ İbrahim Şahin
30.12.2003
Terim, Sami Yen’e dönmek istiyor Başkan Canaydın kabul etmiyor
Galatasaray’ın Ali Sami Yen’e dönme girişimleri Başkan Özhan Canaydın’dan veto aldı. Sezon başında Olimpiyat Stadı’na taşınan G.Saray’ın, Ali Sami Yen’e geri dönüşü için Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün başlattığı ve Teknik Direktör Fatih Terim’in de destek verdiği ‘Ali Sami Yen’e geri dönün.’ çağrısı dün Galatasaray Yönetim Kurulu toplantısında ele alındı.
Yaklaşık 4 saat süren toplantı sonrasında çıkan karar, “Olimpiyat Stadı’yla devam.” oldu. Başkan Özhan Canaydın, Ali Sami Yen Stadı’na geri dönüş projesinin ancak önümüzdeki sezon uygulamaya konulabileceğini söyledi. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile G.Saray Teknik Direktörü Fatih Terim, Ali Sami Yen Stadı’nın son duruma görmek bir araya geldi. Ali Sami Yen’den, iyi bir stada geri dönmek için ayrıldıklarını; ancak şartların istendiği gibi gelişmediğini belirten Terim, “Ali Sami Yen'in gücünü, Avrupa'daki verdiği korkuyu bilen bir kişi olarak tabii ki dönmek isterim. Ayrıca hiçbir Galatasaraylı ve kulüp başkanı Özhan Canaydın ile yöneticiler de buna ‘hayır' diyemez. Atatürk Olimpiyat Stadı'na giderek cesur bir karar verdik. Kimse buradaki avantajı bırakmak istemez. Biz kulübümüzün kimseye muhtaç kalmaması ve daha iyi bir Ali Sami Yen Stadı için fedakarlık yaptık. Galatasaray'ın avantajı bizim küçük menfaatlerimizden daha önemlidir. Ama bu kararda başkanımızın ve yönetim kurulunun da düşünceleri önemli olacaktır.” diye konuştu.
Sarıgül'ün projesini toplantıda değerlendirdiklerini kaydeden Başkan Özhan Canaydın, araştırmalarda, “Galatasaraylıların, maçların Seyrantepe'de değil, Mecidiyeköy'deki Ali Sami Yen'de oynanmasını istediklerini'' tespit ettiklerini söyledi. Canaydın, “İlk olarak Seyrantepe'de devlete ait söz konusu arsanın Şişli Belediyesi'ne tahsis edilmesi gerekiyor. Bunun, uzun bir süreçte olabileceğini düşünüyorum. İkincisi, Ali Sami Yen Stadı 49 yıllığına kulübümüze kiralanmıştı. Buraya başka tesislerin yapılmasına da ancak Galatasaray Kulübü Genel Kurulu onay vermelidir. Ben bu şartların kısa sürede yerine getirilebileceğini düşünmüyorum'' diye konuştu. Stadın şu an sadece 15 bin oturma kapasitesi bulunduğunu anlatan Canaydın, Atatürk Olimpiyat Stadı için 39 bin kombine sattıklarını, bu kadar kişiyi 15 bin koltuğu bulunan stada getirmenin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
G.Saray'da ikinci yarı hazırlıklarına erken başlayan bir grup futbolcu, çalışmalarına dün de devam etti. Geçtiğimiz hafta içinde Karşıyaka'dan transfer ettiği Emrah da resmi sözleşmeyi imzalamadan sessiz sedasız bir şekilde takımla antrenmana çıktı.
Antrenörler Müfit Erkasap ve Ahmet Ceyhan yönetiminde çalışan futbolcular, ısınma hareketlerinden sonra depar çalışması yaptı. Teknik Direktör Fatih Terim'in saha kenarından izlediği çalışmanın son bölümünde futbolcular, 2 grup halinde koştular. Bu arada, futbolcuların göğüslerine bağlanan aletlerle fizik-kondisyon durumları da tespit edildi. Sarı-Kırmızılı ekipte çalışmalara erken başlayan futbolcular, bugünden sonra 3 günlük izne çıkacak. Futbolcular, yılbaşını geçirdikten sonra 3 Ocak Cumartesi günü başlayacak ve tüm takımın katılacağı ikinci yarı hazırlıklarıyla antrenmanlara devam edecek. Sarı-Kırmızılı ekibin dünkü idmanını çok sayıda basın mensubu izledi. Teknik Direktör Fatih Terim, gazetecilerle bir süre sohbet etti.
30.12.2003
Büyükler kötü örnek oldu
Tüm takımlar ilk yarıda PFDK’ya sevk edildi. 13 dosya ile Galatasaray başı çekerken, kulübe 1 maç saha kapatma cezası verildi. Fenerbahçe ise toplam 5 kez sevk edildiği PFDK tarafından 10 milyar lira ve 1 maç saha kapatma ile cezalandırıldı. Siyah-Beyazlıların sahası ise 1 maç kapatıldı.
Birinci Süper Futbol Ligi'nde 2003-2004 sezonunun ilk yarısında, ligdeki 18 takımın tamamı, oyuncu, teknik adam, yönetici ve kulüp olarak toplam 88 kez Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edildi. Kurulun bugüne dek yaptığı ve sezon öncesi hazırlık maçlarını da görüştüğü 45 toplantıda, G.Saray ile ilgili dosyalar toplam 13 kez kurul gündemine gelirken, Sarı-Kırmızılılar en fazla dosyası kurula giden, Fenerbahçe de toplam 10 milyar lirayla en fazla para cezası alan kulüp oldu. İlk yarıda PFDK'ya sevk edilmeyen kulüp kalmazken Malatyaspor, 1 kereyle kurula en az sevk edilen takım oldu.
G.Saray, 4 futbolcuyla en fazla oyuncusu ceza alan kulüp oldu. Sarı-Kırmızılılarda, Hasan Şaş, Ayhan ve Volkan 1'er, Murat Erdoğan ise 2 maç ceza aldı. Futbolcuları en uzun süreli ceza alan kulüp olan Çaykur Rizespor'da da Şener'e 3, Ali Eren'e 2 kerede toplam 8, Kürşat'a da 2 kerede toplam 4 maç ceza verildi. Beşiktaş'ta yalnızca Serdar Topraktepe 1, Fenerbahçe'de de Servet 2 maçla cezalandırıldı. İlk yarıda kurul, 5 takıma saha kapatma, 1 takıma da seyircisiz oynama cezası verdi. Bu bölümde Denizlispor, Fenerbahçe, Samsunspor, Beşiktaş ve Galatasaray 1'er maç saha kapatma cezaları alırlarken, Çaykur Rizespor da 1 maçını seyircisiz oynadı.
Kurul, bu sezon ilk yarıda yaptığı toplantılar içinde en ağır cezayı geçen sezon olduğu gibi yine Zonguldakspor Kulübü'ne verdi. Yeni Kırşehirspor maçında çıkan olaylar nedeniyle Kulüp Başkanı Erdoğan Demir, yöneticilerden Fevzi Şen, malzemeci Gökhan Yavuz ile Zonguldak İl Temsilcisi Abdullah Işıldak, 1'er yıl hak mahrumiyeti cezası aldı. Futbolcular içinde de Güngören Belediyesporlu Ali Turan, 6 maçla cezalandırıldı.
İşte ilk yarıdaki ceza dosyası
ADANASPOR: 3 kez sevk edildi. Kulüp 1,5 milyar lira para cezası alırken, malzemeci Mehmet Yalnız 1,5 ay hak mahrumiyeti, Volkan Bekiroğlu da 2 maç ceza aldı.
AKÇAABAT SEBATSPOR: 7 kez sevk edildi. Muzaffer ve Korhan 2'şer, Macit de 5 maçla cezalandırıldı. Antrenör Suat Tekelioğlu'na 1 ay hak mahrumiyeti cezası verilirken, kulüp de toplam 3 milyar 250 milyon lira para cezası aldı.
BEŞİKTAŞ: 5 kez sevk edildi. Serdar Topraktepe 1 maç ceza alırken, kulübe 1 maç saha kapatma ve 2 kere de toplam 4 milyar lira para cezası, ayrıca 2 kez de ihtar verildi.
BURSASPOR: 4 kez sevk edildi. Junior'a 3 maç ceza verildi. Yöneticilerden Sinan Gür 1 ay hak mahrumiyeti, takım 1 milyar lirayla cezalandırıldı.
ÇAYKUR RİZESPOR: 8 kez sevk edildi. Ali Eren 2 kerede toplam 8, Kürşat 2 kerede toplam 4, Şener de 3 maç ceza aldı. Ayrıca kulübe 1 maç seyircisiz oynamayla, 2 kerede toplam 3,5 milyar lira para cezası verilirken, yöneticilerden Resul Çolak'a da 3 ay hak mahrumiyeti cezası çıktı.
DENİZLİSPOR: 2 kez sevk edildi. 2 kere toplam 1,5 milyar lira para cezası alırken, 1 kez de ihtar verildi.
DİYARBAKIRSPOR: 2 kez sevk edildi. Kulübe 1 kez ihtar verilirken, yöneticilerden İsmet Yılmaz da 15 gün hak mahrumiyeti cezası aldı.
ELAZIĞSPOR: 6 kez sevk edildi. Ramazan 2, Bekir de 1 maç oynamama cezası alırken, Teknik Direktör Güvenç Kurtar 15 gün, Antrenör Erhan Altın 20 gün, yöneticilerden Hacı Murat Yümlü de 1 ay hak mahrumiyetiyle cezalandırıldı. Kulübe de 2,5 milyar lira para cezası verildi.
FENERBAHÇE: 5 kez sevk edildi. Servet, 2 maç oynamama cezası alırken, kulüp de 4 kerede toplam 10 milyar lira para ile 1 maç saha kapatmayla cezalandırıldı.
GALATASARAY: 13 kez sevk edildi. Hasan, Ayhan ve Volkan 1'er, Murat Erdoğan da 2 maç ceza aldı.Teknik Direktör Fatih Terim’e 1,5 ay hak mahrumiyeti cezası verildi. Kulübe ise 1 maç saha kapatma, ihtar ve 6,5 milyar lira para cezası çıktı.
G.ANTEPSPOR: 3 kez sevk edildi. Nuri, 2 maç ceza alırken, kulüp toplam 2 milyar lira para cezası aldı.
G.BİRLİĞİ: 2 kez sevk edildi. Menajer Cem Onuk, 1 ay hak mahrumiyeti cezası alırken, kulübe de 1 kez ihtar çıktı.
İSTANBULSPOR: 5 kez sevk PFDK’ya edildi. Musa Kuş ve Yordanov 2'şer maç ceza aldı. 2,5 milyar lira ceza ödedi.
KONYASPOR: 8 kez sevk edildi. Ogün 3, Ömer 1, Cem Karaca ise 2 maç oynamama cezası aldı. 1 kere ihtar verilen kulüp, toplam 3,5 milyar lira para cezası ödedi.
MALATYASPOR: 1 kez sevkedildi. Kulübe 1 milyar lira para cezası verildi. İlk yarının en centilmen takımı oldu.
ANKARAGÜCÜ: 2 kez sevk edildi. El Desouki 1 maç oynamama, kulüp de 750 milyon lira para cezası aldı.
SAMSUNSPOR: 3 kez sevk edildi. Celil, 1 maçla cezalandırılırken, kulübe de 2 kerede toplam 2 milyar lira para ile 1 maç saha kapatma cezası verildi.
TRABZONSPOR: 8 kez sevk edildi. Somers 1, Fatih Tekke 2 kerede toplam 6 maç ceza aldı. Eski teknik direktör Samet Aybaba hiç ceza almadı. Kulüp ise 4 kerede toplam 4,5 milyar lira para cezası ve ihtar aldı.
30.12.2003
‘Ali Sami Yen projesinin fikir babası Erdoğan’dır’
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün gündeme getirdiği alternatif Ali Sami Yen Stadı projesinin fikir babasının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.
Ali Sami Yen Stadı'nın bulunduğu Mecidiyeköy'deki arsa üzerine otel, kongre, kültür ve iş merkezleri ile otopark yapılmasını, yeni Ali Sami Yen Stadı'nın ise Maslak Vadisi'ndeki boş araziye taşınmasını öngören projenin, “gerçekleştirilebilir'' bir proje olduğunun altını çizen Genel Müdür Atalay, “Bu proje, sporda yapmak istediğimiz yeniliklere uygun bir projedir. Zaten ilk olarak Recep Tayyip Erdoğan tarafından, İstanbul büyükşehir belediye başkanı olduğu dönemde, Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren'e teklif olarak götürülmüştü. O dönemde, Mustafa Sarıgül de Galatasaray Kulübü'nde yönetim kurulundaydı. Herhalde bu projeyi hazırlarken, Başbakan Erdoğan'ın daha önce yapmış olduğu tekliften yararlandı. Zaten sadece Ali Sami Yen Stadı'nı değil, tüm kentlerin merkezinde kalmış, genişletilme olanağı bulunmayan, verimli olmayan spor tesislerini satma ya da şehir dışına çıkarma düşüncemiz var. Ayrıca statları, kulüplerimize bedelsiz olarak devretme projemiz de bulunuyor. Ali Sami Yen Stadı için üretilen bu projenin hayata geçirilebilmesi için bazı yasal düzenlemeler gerekiyor. Ayrıca Mecidiyeköy'deki arsaya otel, kongre, iş ve kültür merkezleri yapılacak olmasının da trafik akışı açısından değerlendirilmesi gerekir.” açıklamasını yaptı.
30.12.2003
Dünya Kupası’nda dereceleri var, ama kulüpleri yok!
Macaristan'da 1999 yılında düzenlenen Judo Dünya Kupası müsabakalarında ümitler kategorisinde birincilik alan Egemen Ergener (20) ile ikinci olan Rüştü Yıldırım (20), kulüp bulamadıkları için kendi olanaklarıyla çalışıp müsabakalara katılıyorlar.
Yaklaşık 10 yıl önce ilgisini çektiği için judoya başlayan Rüştü Yıldırım, esneklik ve dayanıklılık gerektiren bu spor dalında, uluslararası müsabakalarda Türk bayrağını dalgalandırmanın onurunu taşıyor. İki sporcu Çumra Belediye Başkanı Zeki Türker’in desteği ile müsabakalara hazırlandıklarını ve destek istediklerini söyledi.
30.12.2003
Ziya Doğan, Konyaspor ile 5 aylık sözleşme imzaladı
Konyaspor, Teknik Direktör Ziya Doğan ile 5 aylık sözleşme imzaladı. Konya Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu'nda düzenlenen imza töreninde, Doğan, önemli hedefleri olan bir takımla anlaştığı için mutlu olduğunu kaydetti.
Ziya Doğan, Konyaspor'a büyük iddialarla geldiğini vurgulayarak, başta Konyalılar olmak üzere hemen herkesi şaşırtacak bir çıkış yapacaklarını bildirdi. İddialı olmayı çok sevdiğini, başarısındaki sırrın da bunda gizli olduğunu ifade eden Doğan, “F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş'ı herkes şampiyon yapar. Ben Anadolu'da bir ilki başarmayı istiyorum.” diye konuştu.
30.12.2003
Blackburn Rovers, Skoko’nun peşine düştü
İngiliz Premier Ligi takımlarından Blackburn Rovers, Gençlerbirliği'nde forma giyen Josip Skoko'yu transfer etmek istiyor.
İngiliz ekibinin resmi internet sitesinde yer alan habere göre, Blackburn Rovers'ın, Skoko'ya 1.5 milyon pound transfer ücreti ödeyerek renklerine bağlamayı düşündüğüne yer veriliyor. Haberde, UEFA Kupası’nda karşılaştığı Gençlerbirliği'nin orta saha oyuncusu Josip Skoko'nun, Lancashire kentinin kulübü Blackburn Rovers'ın teknik direktörü Graeme Souness'ın dikkatini çektiğine değinilerek, transfer teklifi yapmayı planladıkları belirtiliyor. Souness'ın, Avustralyalı milli oyuncu Skoko'yu, Premier Lig’de oynatmak için 1.5 milyon pound civarında teklif yapmayı düşündüğü belirtiliyor.
30.12.2003
F.Bahçe2nin yeni hedefi Gilberto
Fenerbahçe, Brezilya'nın Cruzeiro takımında forma giyen orta saha oyuncusu Alex'in transferinin zora girmesi nedeniyle rotayı aynı ülkenin Gremio takımında oynayan Da Silva Melo Gilberto'ya çevirdi.
Alex'in, kulübü Cruzerio ile 2004 Temmuz ayına kadar yeniden sözleşme imzalaması ile zorda kalan Fenerbahçe, Gremio takımının sol kanat oyuncusu Gilberto ile söz kesti. Kulübü ile mali konularda anlaşma sağlayamayan Gilberto'nun futbol hayatına Avrupa'da devam etmek istemesi üzerine harekete geçen Fenerbahçe, bu futbolcunun kulübüyle prensip anlaşmasına vardı. Sarı-Lacivertli yöneticilerin, maliyeti çok düşük olan bu futbolcuyu transferini bitirmek için yılbaşından sonra tekrar Brezilya'ya giderek renklerine bağlaması bekleniyor.
Brezilya'nın Gremio takımında defansın sol kanadında görev yapmasına rağmen geçen sezon 9 gol kaydeden Gilberto'nun da Fenerbahçe'ye gelmek için kulübünü ikna ettiği belirtildi. Geçtiğimiz günlerde transfer edilen Brezilyalı Nobre ile birlikte Arjantinli yıldız futbolcu Ortega'nın tekrar kadroya dahil edilmesiyle yabancı kontenjanı 8'e çıkan Fenerbahçe'de Bulgar futbolcu Petkov'un yerine Gilberto ile önümüzdeki günlerde sözleşme imzalanacağı ifade edildi. Bir dönem İtalya'nın İnter takımında da forma giyen 27 yaşındaki Brezilyalı futbolcu Gilberto hem defans hem de hücumdaki başarılı futbolu ile 2003 Konfederasyon Kupası'nda Brezilya milli takımı kadrosunda yer almıştı. Teknik Direktör Daum'un Brezilyalı savunma oyuncusu Gilberto'nun transfer edilmesi halinde istikrarsız futbolu nedeniyle gözden çıkarılan Bulgar futbolcu Petkov'dan sonra Ukraynalı Rebrov'un da gönderilmesine izin vereceği öğrenildi.
Ahmet Uykan
/ İstanbul
30.12.2003
Yönetimden ‘haciz yok’ açıklaması
Fenerbahçe Kulübü, hiçbir hesabı üzerinde hiçbir kurumdan haciz bulunmadığını bildirdi. Kulübün resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, dün bir gazetede ''Fener'e haciz geldi'' başlığıyla yayınlanan haberde, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün (GSGM), Fenerbahçe'nin banka hesaplarına haciz koyduğunun yazıldığı belirtilerek, kulübün hiçbir hesabı üzerinde haciz bulunmadığı kaydedildi.
Açıklamada, şöyle denildi: “GSGM ile stat tahsis sözleşmesi gereği her zaman ödenmekte olan kira bedelleri nedeniyle üç ay önce söz konusu genel müdürlükçe yapılan ve aynı gün kaldırılan rutin bir işlemin bahane edilerek, sanki yeni bir habermiş gibi kamuoyuna sunulmasının amacını kamuoyunun takdirine arz ediyoruz. Ayrıca, Sermaye Piyasası Mevzuatı açısından, bu tür gerçek dışı haberleri sorumsuzca yayınlayan kişileri de cezai yaptırımlar konusunda bir kez daha uyarıyor ve sorumlu gazetecilik yapmaya davet ediyoruz.”
30.12.2003
Ülker, ertelenen Cibona maçını bugün oynuyor
Ülkerspor, Basketbol Erkekler Avrupa Ligi'nde bugün Cibona Zagreb ile yapacağı tekrar maçı için Hırvatistan'a gitti. Turuncu-Yeşilliler, İstanbul Atatürk Hava Limanı'ndan uçakla Münih aktarmalı olarak Zagreb'e hareket etti. İlk yarısı tamamlanan Avrupa Ligi'nde A grubunda bir maç eksiği ile averajla 4. sırada bulunan Ülkerspor, deplasmanda yapacağı maçı kazanarak 3. sıraya yükselmek istiyor.
Ligin 5. haftasında Zagreb'de yapılan ve KK Cibona Zagreb'in 69-68 kazandığı maçta masa hakemlerinin hatası nedeniyle Hırvat ekibine 2 sayı fazla yazılmıştı. ULEB'e yapılan itiraz neticesinde de disiplin komitesi maçın yeniden oynanmasına karar vermişti.
Münih aktarmalı olarak Zagreb'e gelen kafile, yaklaşık 6 saat süren yolculuğun ardından başkente ulaşarak Opera Otel'de kampa girdi. Turuncu-Yeşilliler, maç için son hazırlığını bugün öğle saatlerinde maçın yapılacağı salonda gerçekleştirecek.
Ülkerspor Menajeri Lütfi Arıboğan maç öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geç en maçı hakemlerin dikkatsizliği sebebiyle kaybetmiştik. Ama ULEB hatadan döndü. Buraya kazanmak için geldik. Sporcularıma güveniyorum.”
Hırvat basketbolunun efsane ismi Drajen Petroviç anısına yapılan ve onun ismi verilen salonda oynanacak olan Cibona Zagreb -Ülker maçı saat 21.15’te başlayacak ve Sky Türk’ten naklen yayınlanacak.
30.12.2003
Parma iflasın eşiğine geldi
Parmalat Grubu'ndaki ekonomik kriz, UEFA Kupası'nda Gençlerbirliği'nin rakibi olan AC Parma’yı iflasın eşiğine kadar getirdi.
Borç miktarının ana sermayeyi geçtiği belirtilen Parma'nın, 9 Ocak'a dek acilen sermaye artırımına gitmesi gerekiyor. Ancak AC Parma hisselerinin yüzde 98'ini ellerinde bulunduran Parmalat şirketinin, ellerinden tüm yetkiler alınmış durumda olduğu için şu anda herhangi birşey yapabilmelerin mümkün görünmediğini ifade eden Parma Kulübü Genel Direktörü Patrick Nebiolo, sermaye artırımının gerçekleştirilememesi durumunda, AC Parma'da olağanüstü yönetim döneminin başlayacağını söyledi. AC Parma'nın geleceğine ilişkin bu belirsizliklerin, oyuncuları da etkilediği, ekonomik krizin AC Parma'yı elindeki oyunculardan bazılarını satmak zorunda bırakacağını vurgulayan Patrick Nebiolo, “Kriz, Brezilyalı golcü Leite Ribeiro Adriano'nun FC İnter'e geçişinin Ocak ayında gerçekleşmesi ihtimalini güçlendirmiş durumda. Japon oyuncu Nakata'yla da FC Bologna'nın ilgilendiği bildirildi.” diye konuştu. Roma, aa
30.12.2003
Kartal’ın forvet transferi karışık
Beşiktaş'ta İlhan Mansız, Mircea Lucescu'nun istediği performanstan uzak kalınca, camia iyi bir golcü alınması için yönetime baskı yapıyor. Romen çalıştırıcı takımın ahengini düşünerek alınacak yeni bir oyuncuya sıcak bakmıyor.
Beşiktaş geçen sezonki kadrosunu koruyarak ligde en yakın takipçisine 9 puan fark atıp ilk yarıyı lider tamamladı. Siyah–Beyazlı takım ligin en çok gol atan ve en az gol yiyen ekibi olmasına rağmen camiada ilk yarının ortalarından itibaren güçlü bir forvet oyuncusunun transferi sürekli konuşuldu. Teknik Direktör Mircea Lucescu ise sezon başında İlhan Mansız'ın kendisine yeteceğini ifade ederek golcü transferine onay vermedi. İlhan, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde tek bir gol atamazken ligde de beklenen performansı gösteremedi. Derbi maçlarda da etkisiz bir görüntü çizen İlhan'la bu işin yürümediğini Beşiktaşlı spor yazarları ve Siyah–Beyazlı takımın eski kaptanları şöyle dile getirdiler: Beşiktaş UEFA Kupası’nda başarılı olmak istiyorsa mutlaka iyi bir santrafor transfer etmeli.
Beşiktaş yönetimi, camiadan gelen bu talepler, eldeki oyuncuların verimsizliği ve Ahmet Dursun'un da sözleşmesinin fesh edilmesiyle birlikte santrfor alınmasını yeniden Lucescu'nun gündemine soktu. İkinci Başkan Hüsnü Güreli "Lucescu istesin hemen transfer yapalım." diyerek yönetimin görüşünü açıkladı.
Romen çalıştırıcı Mircea Lucescu ise yönetimin sezon başından bu yana transfer teklifine hep uzak durdu. Yönetime transfere sıcak bakmadığını söyleyen Lucescu bunun nedenlerini ise şöyle gösterdi:
1- Alınacak oyuncunun öncelikle takıma uyum sağlaması ve doğrudan katkıda bulunması gerek. Bu dönemde iyi oyuncu bulmak çok zordur.
2- Eğer böyle bir oyuncu bulsak bile takım içinde dengeleri bozacak miktarda para vermemiz doğru olmaz. Aksi takdirde elimizdeki oyuncuların da performansını düşürmüş oluruz.
3- Bu oyuncuyu öncelikle yarım devre kullanacağız. Birkaç yıllık sözleşme imzalarsak risk alırız.
4- UEFA Kupası'nda bize katkıda bulunacak bir isim olmalı. Ligde 9 puan öndeyiz bu kadroyla sezonun ikinci yarısında da zaten çok zorlanmayız.
5- Kadromuzda yeterli düzeyde yabancı var. Bir yenisini aldığımızda bir oyuncuyu tribüne çıkartmam lazım. Taraftar da yeni transferi görmek isteyecek. Alacağımız oyuncu yetersiz olursa sıkıntıya düşeriz.
6-Avrupa'dan değil de Güney Amerika'dan bir oyuncu olursa onun da ayrı sıkıntıları var. Öncelikle bu kıtadan gelen oyuncuların adaptasyon sorunu olur.
7- Giunti gibi örnek bir oyuncumuz var. Geldiğinde eleştirildi. Şimdi ise takım için önemi ortada o bile ancak yarım sezonda takıma uyum sağladı.
Romen çalıştırıcı ara transferde aldığı oyuncuları direkt olarak takımda düşünmediğini G.Saray'da ve geçen yıl Beşiktaş'ta gösterdi. Beşiktaş'ta Maldaraşanu 3, Giunti 13 maç oynadı. Lucescu, G.Saray’da çalıştığı dönemde aldığı Murat Sözkesen, Horward, Shaper, Mpanze gibi oyunculara da çok fazla şans tanımadı.
Yönetici İbrahim Altınsay da Beşiktaş'ın esas transfer döneminin yaz mevsimi olduğunu ve devre arasında alınacak oyuncu için çok dikkatli davranmak zorunda olduklarını söyledi. Altınsay, alamayı düşündükleri oyuncu için çalışmalar yaptıklarını ifade ederek “Bu oyuncu takıma takviye şeklinde olacaktır. Bu dönemdeki transferlerin çeşitli zorlukları var. Biz bunları yönetimde konuştuk. Alacağımız oyuncunun UEFA Kupası'nda oynaması gerekir. Ayrıca formda olmalı ve takıma çabuk uyum sağlamalı. Bunun yanında teknik direktörümüz Lucescu'nun da bu transfere onay vermesi gerekir.” diyerek alınacak oyuncuya karar vermenin ne kadar zor olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin ünlü sosyologlarından Prof. Dr. Nilüfer Göle, Aksiyon Dergisi'nin bu haftaki sayısında Teknik Direktör Fatih Terim'i değerlendirdi.
Göle, Fatih Terim'in bugünkü üslubunun profesyonelleşen futbolculara ve topluma biraz ağır kaçtığını belirterek, "Onun otoriter üslubu yeni yönetim anlayışında eski kalmış olabilir. İnsanlara uyum sağlaması lazım. Zaten eski yöneticiler de bunu söylüyor. Yabancı antrenörler daha iyi çalışıyor. Demek sorun onda. Ortada yeni futbolcuların yeni istekleriyle aynılaşan bir medeniyet var. Fatih Terim meselesinde medeniyetler arası çatışma yok. Terim'in başarısızlığı var." dedi. Spor Servisi