|
Yükselen Rusya
Birkaç yıl önce 850. yılını kutlayan Moskova’da 1989-90 yıllarında hiçbir şey yoktu. Misket kadar elmalar ve portakallar meyve olarak satılır, boş rafların önünde hüzünlü kızlar otururdu.
Bugün Moskova’ya dünyanın her yerinden mal, para ve insan akıyor.
Büyük devlet politikası güden Rusya’da insanlar büyük bir devletin vatandaşı olduklarına inanıyor. Bununla gurur duyuyorlar. Biz de İslamcılar “ezilen Müslümanlar”, solcular “ezilen halklar”, sağcılar “siz dost değilsiniz” edebiyatıyla sürekli Türkiye’yi küçümserken Ruslar bütün çektikleri zorluklara karşın Rus olmaktan şikayetçi değiller.
Rusya büyük bir devlet olmanın basit gururuyla yaşamıyor. Rasyonel örgütlenmeler, bilimsel akademiler, think-tank’ler kurarak büyüklüğün gereği olarak bilgi üretiyor. Dünyayı izliyor ve entelektüel düzeyi yüksek yönetici ve insan malzemesi üretiyor. Ne dediğini bilmeyen, basit bir diploma sahibi insanlar değil politika yapanlar, Enderun misali yerlerde eğitim görüyorlar. Cumhurbaşkanlığı Devlet Yönetimi Enstitüsü 1946’da kurulmuş. Bütün üst düzey devlet memurları, Bakan ve Bakan yardımcıları yanı sıra üst düzey din adamları bile burada eğitim görüyor. Daha üç gün önce Moskova Müftüsü doktora savunmasını yapmış bu binada. Bina denince dört duvar sanmayın, inanılmaz büyüklükte bir kompleks. Binlerce metrekareye oturmuş bu komplekste fakülteler, araştırma laboratuvarları, dünyayı izleyen üniteler, kütüphaneler, yemek, içmek ve akla gelen her türlü hizmet bulunmakta. Bütün devlet yönetiminde bulunan ve bulunacak olan memurlar master, doktora ve doçentlik eğitimlerini aldıkları gibi dil eğitimlerini de burada yapıyorlar. Ağırlıkla sivillerin eğitildiği Cumhurbaşkanlığı Devlet Yönetimi Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Fakültesi dekanı, eski Başbakan yardımcısı. Hiçbir birikim çöpe gitmiyor.
Putin de burada eğitim görmüş bir siyasetçi. Devlet yönetmesi için eğitilen hiç kimse görevi bitti diyerek dışarıda kalmıyor. Bu entegre sistemde devlet yönetimi tesadüflere bırakılmıyor. Moskova Üniversitesi’ne yakın olan enstitü’nün en önem verdiği bölümler Şarkiyat ve Ortadoğu. Moskova Üniversitesi’nin dünyaca ünlü bölümleri yani.
Bloklar politikasının en önemli ülkesi olan Rusya bu politikanın bittiğini kabul edip yeni bir paradigmaya geçecek kadar akıllı bir devlet politikası sahibi. Duyguların irrasyonel imparatorluğu yok burada. “Falan arkadaşımdır ben mahalleden tanırım en çok ona güvenirim” gibi komik şeyler görev almaya yetmiyor Rusya’da.
Bizden çok daha hızla dünyaya entegre olan Rusya özeleştiri yapmaktan korkmuyor. Komünizmden çıkmış medya bizden daha cesur ve otokritik açısından güçlü. Her şey yazılıp çiziliyor, herkes düşüncesini yazabiliyor. Acaba beni atarlar mı, devlete hakaretten yakalarlar mı gibi safsatalar yok. Sağlam kültürel ve bilimsel altyapı paradigma değişiminde onların en büyük dayanağı oldu. Biz ise bilgi devletleri sıralamasında 50. olduğumuz yetmezmiş gibi, Milli Eğitim Bakanı 20 ile daha duvarlardan ibaret üniversite kurmaya karar veriyor. Her ilde dört duvar üniversite kurdunuz da ne oldu? Kasabalı diplomalar dağıldı dört bir yana. Tarlaların ortasında uluslararası ilişkiler okuyan çocuklar işsiz. Üniversite kent kültürü demektir. Rusya federasyonunda herkes Moskova’da ya da Petersburg’da okumak ister. Kent kültürü ve sosyalleşme olmadan üniversite öğretimi basit bir ezberleme sanatı. O nedenle bizde unvanlar insanların gözüne sokulurken bu Rusya’da ayıp sayılan bir tutum. Sadece adını yazdıran bu gerçek bilim adamları “uzman deseniz yeter” diyorlar. Gerçekten konularında uzmanlar. Dünyadaki hemen her dilde üretim yapıyorlar.
Rusya ile aynı coğrafyayı ve geçmişi paylaşıyoruz. Daha fazla ilişki kurmamız ve Rusya’yı öğrenmemiz gerekiyor. Rusya’yı öğrenmek kendimizi anlamamıza çok yardımcı olacaktır.
30.12.2003
|