| |
Fransız tütün şirketi, 20 bin Türk köylüsünü öldürmüş
Tütünle 17. yüzyılın başında tanışan Osmanlı İmparatorluğu, son dönemlerinde binlerce gencini bu ürüne kurban verdi. Muharrem Kararnamesi ile Osmanlı İmparatorluğu’nun ödenemeyen borçlarının tasfiyesi için 1881’de oluşturulan Düyun-u Umumiye İdaresi ile anlaşılarak 10 Ocak 1883 yılında kurulan Fransız sermayeli Reji Şirketi, 2. Meşrutiyet’in ilanına kadar geçen 24 senelik sürede 20 binden fazla köylüyü kaçakçılık suçlamasıyla öldürmüş. Bir başka kaynakta, bu sayı 60 bine kadar çıkıyor.
Tekel Genel Müdürlüğü’nün Prof. Dr. Fatma Doğruel ve Prof. Dr. Suat Doğruel’e hazırlattığı “Osmanlı’dan Günümüze Tekel” isimli kitapta, Reji Şirketi’nin tütün kaçakçılığının önüne geçmek için on binlerce Türk gencini öldürdüğü belirtiliyor. Kitabın, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Reji Dönemi” bölümünde, tütünün üreticilerden alım ve satımını elinde bulunduran Reji Şirketi’nin kaçakçılıkla yaptığı mücadeleyi mercek altına alıyor.
Osmanlı’nın borçlarından ötürü tütün gelirlerinin Reji Şirketi’ne devir edilmesiyle tütün çiftçisinin ekim için Reji İdaresi’nden ruhsat alması ve ürününü yalnızca bu şirkete satması şart koşuluyor. Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü ya değerinin çok altında Reji’ye ya da kaçak yollarla iç piyasada satmak zorunda kalıyor. Kaçak üretim ve satışın kaçınılmaz hale geldiği dönemde, şirket adına denetimi Osmanlı güvenlik güçlerinin yapması gerekirken, şirket bünyesinde istihdam ettiği kolcularla (güvenlik gücü) zabıta gibi denetim yaparak köylülere eziyet ettiği belirtiliyor. Kaçakçılıkla denizden mücadele etmek için 1889 yılında üç kruvazör alarak birine elektrikli aydınlatma aracı koyduran Reji, karadan mücadele için ise çok sayıda kolcu bulundurdu. 1887’de çalıştırılan kolcu sayısı 3 bin 600 iken, bu sayı 1890’da 4 bin 600’e, 1895’te 5 bin 900’e, 1897’de ise 6 bin 700’e çıkarıldı. Kaçakçılık ile mücadelede kolcu ile köylüler arasındaki çatışmalarda kaç kişinin öldüğü konusunda çeşitli rivayetlerin bulunduğu belirtilen kitapta, “Bir bilgiye göre bu çatışmalarda 20 binden fazla ölüm olmuştur. Başka bir kaynağa göre kaybedilen insan sayısı 2 bindir. Zeki ise (tütün üzerinde önemli bir kitabı olan Salih Zeki) Reji İdaresi’nin ilan-ı meşrutiyet’e kadar devam eden 24 senelik zaman diliminde 50-60 bin Türk gencinin öldürüldüğü ya da sakat bırakıldığından bahsediyor.” deniliyor.
Kaçakçılık suçlamasıyla yaşanan ölümler Anadolu’da çeşitli ağıtlara da konu oldu. Sultan II. Abdülhamit’in 1908’de II. Meşrutiyet’i ilan etmesini sağlayan İttihat ve Terakki Cemiyeti üyelerinin, ilk işlerinden biri de Reji İdaresi’ni tartışmaya açmak olur. Maliye nazırı açıkça Reji’yi eleştirdiğinde, Paris’te kıyamet kopar. Reji’nin kamulaştırılmasından korkan Fransız Dışişleri Bakanı Stephen Pichon, İstanbul’a bir protesto telgrafı çeker. Çünkü böylesi bir kamulaştırmanın Fransa’da önemli bir mali krize neden olmasından korkmaktadır. Tehdidin devamı halinde Fransız sermayesinin Osmanlı ekonomisinden çekileceği blöfü yapılır ve Reji olduğu gibi kalır. Reji Şirketi’nin bütün hak ve yükümlülükleri 1925’te devlete devredilir. İç piyasaya üretilen sigara, 1930’da devlet tekeline alınır.
|