Aydınlar Ocağı’nda ulusalcılık tartışması
Merkez sağın fikir kulübü olarak bilinen Aydınlar Ocağı, parçalanma noktasında. 1970’te kurulan, 33 ilde örgütlü ocağın İstanbul kanadının ulusalcı sol gruplarla işbirliğine giderek hükümete yüklenmesi ipleri gerdi. Alaattin Büyükkaya, üyesi olduğu ocak tarafından, geçen hafta düzenlenen toplantıda yuhalandı. Konuşması engellenen Büyükkaya, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek’i ima ederek, “Aydınlar Ocağı, Aydınlık Ocağı haline geldi.” yorumunu yaptı.
Aydınlar Ocağı İstanbul İl Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal ise eleştirilere, “AKP’li bazı milletvekili arkadaşlarımız geleceklerini garantiye almak için yağdanlık yapıyor.” suçlamasıyla cevap verdi. Erkal, rektörler yürüyüşünde ‘Ordu göreve’ pankartını açan Türksolu dergisinde yazmasını ise şöyle savundu: “Amaç milli ve üniter devletse belirli yere kadar onlarla beraber olmaktan şeref duyarız.” Erkal’ın yaptığı faaliyet ve açıklamalardan huzursuz olan Ocağın 32 il başkanı, Ankara Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Şaban Karataş öncülüğünde yeniden yapılanmaya çalışıyor.
Anadolu’da 33 ilde Aydınlar Ocağı bulunuyor. Kamuoyunda İstanbul genel merkez olarak bilinse de ve başkanı da genel başkan olarak tanınsa da bütün ocaklar birbirinden bağımsız olarak faaliyette bulunuyor. Ayrıca AK Parti’den 25’e yakın milletvekili bu kuruma üye gözüküyor. Üye milletvekilleri, İstanbul Aydınlar Ocağı’nın etkinliklerinde sert eleştirilere maruz kalıyor.
İstanbul Aydınlar Ocağı’nın yol açtığı gerginlik geçen hafta düzenlenen bir etkinlikte had safhaya ulaştı. Ancak, daha önceden AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun katıldığı Aydınlar Ocağı’nın Ramazan Bayramı tebrikleşme programında yaşananlar, gerginliğin habercisi oldu. Programda Prof. Dr. Kuzu ile diğer üyeler arasında atışma yaşandığı öğrenildi. AK Parti’nin Avrupa Birliği (AB) politikalarına sert eleştiri getirilmesi üzerine Prof. Dr. Kuzu’nun “Açık söyleyin, AB’ye karşı mısınız?” diye sorduğu, üyelerden bazılarının “Evet karşıyız.” diye cevap verdiği belirtildi. Bunun üzerine Kuzu’nun, “Öyleyse mesele yok. Yollarımız ayrılır. Ben AB’ye taraftarım.” dediği kaydediliyor.
Konunun basın önünde tartışılmasını doğru bulmayan Prof. Dr. Burhan Kuzu, söz konusu kuruluşun partiler üstü bir kuruluş olması gerektiğine dikkat çekiyor.
İkinci gerginlik ise geçen cumartesi günü Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen bir toplantıda yaşandı. Toplantıda konuşan Prof. Dr. Mustafa Erkal, hükümetinin dış politikasına ağır eleştiriler yöneltti. AK Parti içinde kendilerine üye milletvekili arkadaşlarının olduğuna dikkat çeken Erkal, bunun, hükümetin hatalarını dile getirmeyecekleri anlamına gelmediğini açıkladı. Toplantı sonunda Büyükkaya söz aldı. Türkiye’de güzel gelişmeler de olduğunu anlatmaya başlayan Büyükküya’ya bir süre sonra salondan tepkiler yükselmeye başladı. Zaman zaman ‘yuh’ seslerinin duyulduğu salonda Büyükkaya’ya yönelik bazı kişiler “Hikayeyi bırak.” ve “Bütün Türkiye’yi satıyorsunuz.” şeklinde sataşmada bulundu. Dinleyicilerden birinin, “Ben çıkıyorum sizi dinlemeyeceğim.” diye bağırması üzerine bazı dinleyiciler salonu terk etti. Tepkilerin sürmesi üzerine Büyükkaya, “Peki teşekkür ederim.” diyerek konuşmasını yarım bıraktı.
Büyükkaya, daha sonra yaptığı açıklamada, Aydınlar Ocağı’nın gücünü, partiler üstü bir kurum olmasından aldığına dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Eskiden çok güçlü olan, hükümet kurup hükümet indiren bir kuruluşun bu hale gelmesi üzücü. Eskiden öğrenci bile üye kaydedilmezdi. Sadece üniversite hocaları ve işadamları üye olabilirdi. Sağda hangi partiden olursa olsun bu kuruma üye olabilir, çalışmalara katılabilirdiniz. Polise ve askere kurşun sıkan anlayışlarla birlikte hareket edileceğini eskiden hayal bile edemezdik.”
1998’den beri İstanbul Aydınlar Ocağı başkanı olan Prof. Dr. Erkal geçtiğimiz aylarda ‘Ordu göreve’ pankartları ile Ankara’da yürüyüş düzenleyen, kamuoyunda ‘Türksolu’ ismi ile bilinen grubun aynı isimli dergisinde yazılar kaleme almaya başladı. Erkal, Türksolu dergisi için kaleme aldığı bir yazısında çeşitli sol gruplarla olan birlikteliğin felsefesini şöyle anlatıyor: “Türkiye’ye yönelik ihanette bir ittifak söz konusu. Buna karşı Cumhuriyet’ten, üniter ve milli devletten yana olanlar da bazı farkları bir tarafa koyarak birlikte hareket etmelidirler. Sağ–sol ayrımı anlamını yitirmiştir. Stratejik duruş farkları doğmuştur. Sağ olup da bölücü, liberal, radikal dinci veya ikinci cumhuriyetçi olanlarla Türk milliyetçileri aynı safta yer alamaz.”
Konu ile ilgili soruları cevaplandıran Prof. Dr. Mustafa Erkal, AK Partili bazı milletvekillerinin geleceklerini garantiye almak için yağdanlık yaptığını öne sürdü. Erkal, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun uygulamalarını desteklediği ve Türksolu dergisinde yazılar yazdığına yönelik eleştirilere ise şu karşılığı verdi: “Alemdaroğlu ile birlikte hiç hareket etmedim. Kendisinin başörtüsü konusundaki tavırlarına cephe aldım. Önemli olan, burada kiminle hangi noktada beraber hareket edeyeceğinizi kestirebilmektir. Amaç milli ve üniter devlet ise belirli yere kadar onlarla beraber olmaktan şeref duyarız. Bugün İslamcı Kürtçüler de sağcı. Ama onlarla beraber olamayız.”
İstanbul kanadının bağımsız çıkışları, Anadolu’daki ocakları yeniden yapılanmaya itti. 33 ocak arasında koordinasyon sağlamak amacıyla geçen ekim ayında ve bu ay içerisinde iki toplantı yapıldı. Toplantılara Prof. Dr. Mustafa Erkal katılmadı. Toplantılarda 32 kurumun temsilcileri kendi aralarında yedi bölge temsilcisi seçti. Oluşturulan koordinasyon kurulunun başkanlığına Ankara Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Şaban Karataş getirildi. Karataş, yürüttükleri çalışmaların her ne kadar ‘yeni bir yapılanma’ olmadığını söylese de İstanbul Aydınlar Ocağı’nın bağımsız tavırlarını doğru bulmuyor. Milliyetçi–muhafazakar bir görüşe sahip Aydınlar Ocağı’nın aşırı sol ile birlikte hareket edebileceğini savunmanın ütopik kaçacağını kaydeden Karataş, koordinasyon amaçlı çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi: “Bir ilin yaptığı çalışmalardan diğerlerinin de haberi olsun diye düşündük. Bunun için bir koordinasyon kurulu oluşturuldu. Gelecek ay yine bir araya geleceğiz.”
Solda zaman zaman Türk sağının locası olarak nitelenen Aydınlar Ocağı’nda AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, 1988–98 yılları arasında on yıl olmak üzere en uzun süre başkanlık yaptı. Prof. Dr. Yalçıntaş, hâlâ Aydınlar Ocağı’nın İlim–İstişare Kurulu’nda görevli. 1970 yılında kurulan Aydınlar Ocağı, yelpazedeki bütün oluşumları kuçaklaması dolayısıyla sağ camiada güçlü bir yere sahip.
|