İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
31.12.2003
Çarşamba
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

Haberler

haberler@zaman.com.tr

 

Depremde hasar gören binasının sağlamlığını ispat etmek için AİHM’e gidecek

Binlerce insanın hayatını kaybettiği 17 Ağustos 1999 tarihindeki Gölcük merkezli depremin üzerinden 4,5 yıl geçmesine rağmen acıları hâlâ hafızalarda. Depremde, resmi kayıtlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi sakat kaldı, yüzlercesi kayboldu. Çok sayıda yıkılan binalarla birlikte aileler de parçalandı. Daha önce aynı binada yaşayan aileler, bugün her biri ayrı yerde hayatlarını devam ettiriyor. Depremin geride bıraktığı bir başka hususu da ‘sağlam mı - yıkılmalı mı’ tartışmasına neden olan binalar oluşturuyor.

Bağ-Kur emeklisi İsmail Hakkı Aktürkoğlu, bıkmadan usanmadan verdiği hukuk mücadelesi ile yıllardır yaşadığı binasının sağlam olduğunu savunuyor. Aktürkoğlu (51), ablaları ve amca çocuklarıyla birlikte babalarından miras kalan Kocaeli’nin İzmit ilçesine bağlı Bahçecik beldesi Körfez mahallesindeki arazilerini 1986 yılında daire karşılığı kooperatife vermiş. Kooperatif, 5 katlı 20 daireli bir bloğu arazi karşılığında 1994 yılında aileye teslim eder. İnşaat bittiğinde aile dairelerin bir kısmını kiraya verir, bir kısmını satar, diğerlerinde de kendileri oturmaya başlar. Kardeşler ve amca çocukları yıllarca aynı blokta oturmanın mutluluğunu yaşar. Ta ki 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depreme kadar.

Depremde, çoğu bina yerle bir olurken, Aktürkoğlu ailesinin binası yıkılmaz, ancak oturulamaz hale gelir. Aile, bir süre binalarının yanına çadır kurarak hayatlarını devam ettirir. Doğup büyüdükleri toprakları terk etmek istemedikleri için prefabrik evlere ve çadır kentlere gitmeyi düşünmezler. Binalarının sağlam olduğuna inanan İsmail Hakkı Aktürkoğlu, tüm ailenin yeniden aynı binada oturması için hukuk mücadelesine başlar. Depremden kısa süre sonra binaları inceleyen Bayındırlık ve İskan Bakanlığı mühendisleri binaların “hasarlı-oturulur” olduğunu belirtir. Daha sonra 16.09.1999 tarihinde gelen yine aynı bakanlığın inşaat mühendisleri ise binanın “yıkık ve ağır” hasarlı olduğu raporunu verir. Aktürkoğlu ve kardeşlerinin itirazları üzerine 15.10.1999 tarihinde Afet İşleri’nden mühendisler gelerek binayı inceler. Ancak Afet İşleri mühendisleri de bir önceki kararda olduğu gibi hasar sonucunu yine “ağır” olarak ifade eder. İşin peşini bırakmaya niyetli olmayan Aktürkoğlu, verilen kararlara Sakarya İkinci Bölge İdare Mahkemesi’nde itiraz eder. Bölge İdare Mahkemesi Başkanı İsmet Türker başkanlığında bir ekip ile inşaat mühendisleri ve jeofizik mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti binayı inceler. 11.02.2002 tarihinde Bölge İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasına ve binanın “orta” hasarlı olduğuna dair bir “ara” karar verir. Mahkemenin verdiği karara göre daire sahipleri, orta hasarlı binalar için onarım yardımı almaya hak kazanır. Apartman yönetimi oluşturulur, zemin etüdü yaptırılır. Projeler çizdirilip belediyeden ruhsat alınıp, onarımı yapacak firmayla sözleşme imzalanır. Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü yapı izni verir. Binanın güçlendirilmesi için inşaata başlanır. Hatta bakanlıktan ilk kredi bile alınır. İkinci ve üçüncü krediyi almak için inşaata devam edilirken, Bölge İdare Mahkemesi binanın “orta” hasarlı olduğuna dair verdiği ara karardan tam 7 ay sonra nihai kararını “ağır hasarlı” olarak verir. İnşaat durdurulur, davanın temyizi için Danıştay 11. Dairesi’ne müracaat edilir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını usul ve yasaya uygun bulunca, binaların yıkılmasına karar verilir.

Binalarının sağlam olduğuna yürekten inanan Aktürkoğlu, hakkını aramak için şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yollarını araştırıyor. Sayısız kere Adapazarı ve Ankara’ya giden Aktürkoğlu, gerekirse Avrupa’ya da gideceğini dile getiriyor. Çoluk - çocuk tüm akrabalarıyla yeniden bir araya gelecekleri günlerin hayalini kuran Aktürkoğlu, önüne çıkacak tüm engellere rağmen yılmadan mücadelesine devam ediyor.

Remzi Kaçmaz / İzmit

31.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder


GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün haberler


Başlıklar

> Aydınlar Ocağı’nda ulusalcılık tartışması

> Cumhurbaşkanı Sezer’in affettiği mahkumlar eylem yaptı

> Atatürk, Karabekir ile helalleşmek istemiş

> Yargıtay’daki başkanlık seçimi krizi 2004’e sarktı

> İstanbul Üniversitesi’ne alınmayan öğrenciler suç duyurusunda bulundu

> 6 bin yıllık testiyi satmak isteyen 3 kişi yakalandı

> Müzik yapımcısı Köse silahlı saldırıya uğradı

> Avrupa Birliği’nin yolu muhtarlardan geçiyor

> Okuyabilmek için her gün tekerlekli sandalyede 5 kilometre yol katediyor

> Noel’in benimsenmesi dinî ve kültürel yozlaşma anlamı taşıyor

> [2003 yılının gülümseten haberleri]

> Akif’i anma polemiğine Meclis Başkanı Bülent Arınç el koydu

> Şeyh Zayed Vakfı’nın kurucuları yönetimi geri almak istiyor

> Hacı adayları, ‘Bizden de selam götürün’ dilekleriyle uğurlandı

> Depremde hasar gören binasının sağlamlığını ispat etmek için AİHM’e gidecek

> Erzurum’da 500 kişi HIV virüsü testi yaptırdı

> AIDS konferansı büyük ilgi gördü

> Ankara’da 126 bin extasy hapı yakalandı

> ‘Bombalı ev’deki yangın karı-koca kavgasından



 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.