| |
Atatürk, Karabekir ile helalleşmek istemiş
Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine düzenlenen bir suikasta adı karıştığı gerekçesiyle arasının açıldığı silah arkadaşı Kazım Karabekir ile ölmeden önce helalleşmek istediği ortaya çıktı. Ancak ölüm döşeğindeki Atatürk’ün bu dileği Karabekir’e iletilmedi.
Aksiyon Dergisi’nin son sayısında yer alan habere göre 1926’da İzmir’de Atatürk’e karşı düzenlenen suikast girişimine Kazım Karabekir’in de adı karıştı. Kazım Karabekir’in en küçük kızı Timsal Karabekir Yıldıran, bunu, babasının Samanpazarı’ndan geçerken suikasta karışanlardan birinin amcası veya dayısına ‘merhaba’ demesine bağlıyor. Timsal Karabekir Yıldıran, olayın büyütülmesini “Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Atatürk’ün etrafında yer alan yeni kadro, eski kadrodaki insanları elinin tersiyle silmek ve yok etmek istedi.” şeklinde değerlendiriyor.
Suikasta adı karışan Kazım Karabekir ve diğer paşalar ‘suikast mahkemesi’ne sevk edildi. Timsal Karabekir, sonraki gelişmeleri şöyle aktarıyor: “Suikast mahkemesi çok enteresandır. Bütün askerler silahlarını masaya koyup bekliyorlar. O sırada, askeri, bir manevra ile Çeşme’ye çekmek istiyorlar. Hiçbiri gitmiyor. Ve hatta diyorlar ki: ‘Paşaların, bilhassa Kazım Karabekir’in aleyhine bir karar alınırsa burayı yok ederiz.’ Durumu Mustafa Kemal Paşa’ya iletiyorlar. ‘Beraat ettirin paşaları’ kararı alınıyor. Yani paşalar çok kolay beraat etmiyorlar ya da çok kolay beraat etmeleri istenmiyor.”
Timsal Karabekir’in aktardıklarına göre, Atatürk 1936’da Dolmabahçe Sarayı’nda tertiplenen uluslararası bir Tarih ve Dil Kongresi’ne Kazım Karabekir’i de çağırdı davete icabet eden Karabekir, eşine verdiği söz yüzünden kongreden erken ayrılınca Atatürk ile görüşebilme imkanı bulamadı. Dolayısıyla ikisi arasındaki dargınlık çözülemedi. Timsal Karabekir, Atatürk Dolmabahçe’de hasta yatarken ‘Çağırın Kazım’ı, helalleşmek istiyorum.’ dediğini, fakat onun bu isteğinin babasına bildirilmediğini söylüyor. Timsal Karabekir, ablasının “Gider miydin babacığım?” sorusuna Kazım Karabekir’in “Tabii giderdim. O Mustafa Kemal’di.” şeklinde cevap verdiğini aktarıyor. İlkokulda okuduğu sıralarda annesinin ev ödevlerine ‘Atatürk ve arkadaşları’ ibaresini eklemeye çalıştığını ifade eden Timsal Karabekir Yıldıran, şunları anlatıyor: “1946–47 senelerinde ilkokuldaydım. Zavallı annem ödevlerime ‘Atatürk ve arkadaşları’ ibaresini eklemeye uğraşırdı, bu vatanı kurtaran insanlar diye. Çünkü bize hiçbir zaman ‘ve arkadaşları’ ibaresi ekletilmedi. Bunlar okutulmadı. Atatürk her şeyi yapan çok yüce bir insan; ama o kadro, o halk hareketi, o Kuva–yi Milliye ruhu olmasaydı ne yapılabilirdi?”
|