| |
2003 ‘üçleme'lerin gölgesinde geçti
Dile kolay tam tamına 189 film. 2003 yılı içinde sinemaseverlerin karşısına çıkan filmlerin toplam sayısı bu. Dağıtım şirketleri (Warner Bros Türkiye, UIP, Özen Film, Pi, Umut Sanat, Medya Vizyon, Birfilm, A&P Filmcilik, Chantier Films, Barbarian, Belge Film) meraklısını, önceki yıllara oranla rekor denilebilecek sayıda filmle buluşturdu.
Bu yılın galibi her yıl olduğu gibi yine Hollywood filmleri oldu. Dünyanın en büyük sinema endüstrisi olan Hollywood, yıl boyunca ünlü yapımlarıyla adından sık sık söz ettirdi. Matrix, Terminatör, Yüzüklerin Efendisi serileri ile birlikte New York Çeteleri, Chicago, Solaris, X-Men, Hulk, Gizemli Nehir, Karayip Korsanları, Üçkağıtçılar, Dünyanın Uzak Ucu, Dayanılmaz Zulüm gibi Hollywood filmleri gündemde beklenenin üzerinde yer buldu. 2003'te Hollywood filmlerini İspanya, Fransa, İsveç, İtalya gibi Avrupa filmleri izledi. Bu yılın sürprizini ise sinema sektöründe her geçen gün gelişmekte olduğunu gösteren Uzakdoğu filmleri yaptı. Bebekler (Dolls), Birlikte (Together), Karanlık Sular, Ölüm Oyunu gibi filmlere bakarak, ‘Doğu'nun o kadar da uzağımızda olmadığını, hatta ‘Batı'ya göre daha hayata dokunan, sıcak ve gerçekçi filmler yaptığını söyleyebiliriz. Bu filmler arasında özellikle öne çıkan Takeshi Kitano’nun yönetmenliğini yaptığı 'Bebekler' Türkiye'deki sinema eleştirmenlerinden olumlu tepkiler aldı. Bu yılın bir başka sürprizini ise ‘çikolata' tadındaki Latin Amerika filmleri yaptı. Arjantin Hikâyeleri, Tanrıkent, Sınırsız Kentte, Carandiru gibi filmler, Latin sinemasının önümüzdeki yıllarda çok daha kaliteli yapımlarla sinema sektörüne gireceğini gösterdi.
2003'ün ilk aylarında seyirci belki de yılın en iyi filmleri ile buluştu. Özellikle şubat ve mart, ‘Oscar' adayı olan filmlerin yoğunlukta olduğu aylardı. Bu aylar içinde Kaset, Solaris, Cennet, Adaptasyon, Piyanist, Halka, Chicago, New York Çeteleri, Saatler ve Frida gibi filmler vizyona girdi. Oscar ödülü beklentilerinin zirveye ulaştığı mart ayında ise Amerikan Sinema Akademisi açıkladığı sonuçlarla yine birçok eleştirmene ‘ters köşe'yi gösterdi. 2002 yılında bir müzikale yüz vermeyen akademi, bu yıl tam tersi bir tutum içine girerek 13 dalda aday gösterilen Chicago müzikaline 6 dalda ödül verdi. En İyi Yönetmen (Roman Polanski-Piyanist) ve En İyi Erkek Oyuncu (Adrien Brody-Piyanist) ödüllerini ise geleneğini bozmayarak en iyi filme vermedi. Kendi hayat öyküsüne ayna tutan Polonya asıllı Fransız yönetmene 25 yıldır ayak basmadığı ABD'den ödül gelmişti. Oscar'dan sonraki en prestijli sinema zirvesi olan Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Gus Van Sant'ın "Elephant" filmine verilirken, Büyük Jüri Ödülü ise tam 21 yıl sonra bir Türk filminin; Nuri Bilge Ceylan imzalı ‘Uzak'ın oldu.
'Üçlemeler' bitti, sıradakiler gelsin!
Matrix, 1999 yılında başlayan bir maceranın adıydı. İlk bölümü sinemaseverleri oldukça etkilemişti. Konusu, efektleri, dövüş sahneleri zihinlerde hemen yer edindi. Üç bölümde sonlanacağı belirtilen filmin ikinci ve üçüncü bölümlerini bu yıl içinde izleme fırsatı bulduk. İkinci bölüm, sinemaseverlerde ‘hayalkırıklığı' oluştursa da üçüncü bölümüyle Watchowski Kardeşler, Matrix efsanesini yüzlerinin akıyla bitirmeyi başardı. Bir diğer üçleme ise ‘Yüzüklerin Efendisi'ydi. ‘Yüzük Kardeşliği' adıyla 2001 yılında başlayan serüven yine üç bölümde bitecekti. 2002'de ‘İki Kule' ile devam eden üçleme, 2003'ün Aralık ayında başlayan ‘Kralın Dönüşü' ile tamamlandı. Peter Jackson'un fantastik ‘Orta Dünya'sında geçen ‘Yüzüklerin Efendisi' insanoğlunun zaferiyle sonuçlandı. Birbirinin devamı olmakla birlikte sonlanmayan iki üçleme daha var ki biri Arnold Schwarzenegger'in başrolünü oynadığı ‘Terminatör' serisi, diğeri ise Antonio Banderas'ın başrolünü oynadığı ‘El Mariachi' ve 'Desperado' filmlerinin devamı olan “Bir Zamanlar Meksika'da” ile devam eden seriydi. İki seri de sonlanmadığı için bu filmlerin devamını önümüzdeki yıllarda görme fırsatımız olabilir.
‘Keşke kaçırmasaydım!' dediğiniz filmler
Sinemaseverler yıl içinde birçok filmi izleme fırsatı buldu; ama çok istemelerine rağmen izleyemeden ellerinden kaçırdıkları filmler de oldu. Bu duruma kimileri çok üzülürken kimileri ise ardından gelen filmlerle üzüntülerini bastırmaya çalıştı. Aylar sonra da olsa sinema düşkünlerinin yaralarını bir kez daha deşelemek zorunda kalacağız. ‘Keşke kaçırmasaydım' hayıflanmalarınız arasında en azından 25 iyi filmi isimleriyle burada bir kez daha hatırlıyoruz: Tez, Geçmişi Olmayan Adam, Daire, Piyanist, New York Çeteleri, Halka, Saatler, Birlikte, 25. Saat, Bebekler, Donnie Darko, Çit, Tanrıkent, Son Durak 2, Daima Lilya, Hulk, Tersyüz, 11 Eylül, Kurdun Günü, Barbarların İstilası, Üçkağıtçılar, Dogville, Karanlık Sular, Ölüm Oyunu, Karşı Pencere.
|