Galatasaray'da işler her geçen gün biraz daha karışıyor. Özhan Canaydın yönetiminin Ali Sami Yen Stadı konusunda bir türlü adım atamayışı, Mustafa Sarıgül'ün sahneye çıkıp başrolü kapmasını sağladı. Bu stada dönmenin olanaksızlığı kesin olarak ortadayken, "Yönetim istesin, 15 günde hazırlarım" iddiasına Fatih Terim de destek vermiş oldu. Sarıgül ve Terim'in bu tavrı, yönetimi biraz daha güç duruma düşürdü...
İlk bakışta çok uygun ve avantajlı görünen Mustafa Sarıgül'ün Seyrantepe'deki Yeni Ali Sami Yen projesi de, yönetimin başının üzerine asılan bir başka Demokles’in kılıcı oldu. Camiadaki umutsuzluk ve bundan doğan tepkiler her geçen gün biraz daha artıyor.
Ortalık epeyce toza dumana boğulduğundan, gelin dünden bugüne ve geleceğe doğru Galatasaray'da neler olup bittiğine daha yalın biçimde bakalım:
Sarı-Kırmızılı takımın son 10 yılda kazanılan olağanüstü başarıların ardından bu sezonun ilk yarısında liderin 14 puan gerisinde kalması ciddi bir sıkıntı meydana getirdi. Bu çöküş görünümünde temel etkenlerin neler olduğu yolunda değişik görüşler var. Ancak sorumluluğun çok büyük bir bölümünün iki kişide olduğundan kimsenin kuşkusu yok: Başkan Canaydın ve Teknik Direktör Fatih Terim... Bu konuda ilk sesini yükseltenler de iki eski başkan olmuştur.
Canaydın, göreve gelirken belirlediği yanlış stratejinin kurbanı oldu. Son 10 yılda 7 şampiyonluk kazanmış bir takımın gündeminde, yeni sportif başarılardan çok maddi açıdan derlenip toparlanma olmalıydı. Yılan hikayesine dönmüş olan Ali Sami Yen Stadı konusunda da hemen adım atmak gerekiyordu... Sportif açıdan da, takımın gençleştirilip 2005 için hazırlanması daha akılcı ve geçerli bir yaklaşım olacaktı.
Yönetim bu konularda hemen hiçbir şey yapamadığı gibi, amaçladığı sportif başarıdan da uzak kalınca ortaya endişe verici bir tablo çıktı. Bugün yaşanan sıkıntıların yanında bunun henüz dile getirilmeyen, geleceğe dönük bir başka boyutu daha var. O da, hiç uğruna kaybedilen bu iki sezondan sonra 100. kuruluş yılının kutlanacağı gelecek sezon da hemen hiçbir hazırlığın yapılamamış olması.
Teknik Direktör Terim, İtalya'dan “yaralı” dönmüş olmasının da etkisiyle İmparator'un ölmediğini gösterecek acil bir başarı arayışı nedeniyle işleri karıştırdı. O, geçen sezon yaptığı yanlış transferlerin ardından beklediği başarıdan uzak kalınca panikleyip yeni hatalar yaptı. Üstelik bunlardan gerekli dersin alınmadığı bu sezonki benzer hatalarla görüldü. Geçmişte Sarı-Kırmızılı takımın yaşadığı her derdin ilacı olan İmparator, bu kez sorunlar karşısında etkisiz kalmaya başladı. Takımdaki bölünme konusunda geçerli bir tavır alamadı. Operasyon söylentileri bıkkınlık verdi. Terim'e bağlanan umutlar en alt düzeye düştü.
Yönetimin ve teknik adamın sorunlara çözüm bulma becerilerinin çok azaldığının görüldüğü bu ortamda Mustafa Sarıgül devreye girip gündem değiştirdi. Sarıgül iş yapma becerisi kadar, bunları anlatabilme yönüyle de tanınır. Bu projeyi sessiz sedasız G.Saray yönetimine anlatabilir ve onları sıkıntıya sokmayacak bir çözüm bulunabilirdi. Özellikle Ali Sami Yen'e dönüş gibi hiçbir şekilde mümkün olamayacak bir iş için ortalığı velveleye vermek anlamsızdı.
Ancak belli ki Sarıgül de bu yönetimden umudunu kesmişti. Onlara bir şeyler anlatmaya çalışmak boşa zaman kaybı olacaktı. Ayrıca, eski bir G.Saray yöneticisi olarak onun da geleceğin başkanı gibi bir düşüncesinin olmadığını kimse söyleyemezdi. Birkaç gündür olup bitenlerin bu yoldaki en iyi yatırımlardan biri olduğu kuşku götürmezdi. Çünkü Sarıgül'ün girişimi yönetimin artık tıkanmış söyleminden çok daha büyük bir coşku yaratmış ve camianın kan dolaşımı bir anda hızlanmıştı.
Ancak bütün bu olanlar G.Saray yönetimini biraz daha hırpaladı. Yetmiyormuş gibi yönetimle teknik direktör Terim arasında bir çelişki doğdu. Canaydın'ın, iyi niyetinden kuşku duymadığı Sarıgül'ün "bu konuyu medyaya taşımasını yadırgadığı" şeklindeki siteminden, Ali Sami Yen'de onunla birlikte basının önüne çıkan Terim'in de payına bir şeyler düşeceği açıktır.
Galatasaray'ın Olimpiyat Stadı’nda büyük sıkıntı çektiği, o nedenle Ali Sami Yen'e dönülmesi gereği, elbette ki teknik direktörün işine gelecek bir başarısızlık özürüdür. Ancak gerçekler ortadadır. Galatasaray geçen sezon Ali Sami Yen'de yitirdiği puanlarla Şampiyonlar Ligi'den ve lig şampiyonluğundan olmuştur. Türkiye Kupası maçında da yine bu statta Malatyaspor'a yenilip elenmiştir... Bu sezon da Galatasaray Olimpiyat Stadı’ndaki maçlarda aldığı puanlarla ayakta kalabilmiş, deplasmanlarda yıkılırcasına puan yitirmiştir.
Terim'in başarısızlıktan doğan paniğinin sürdüğü gözlenmektedir. Takımın ikinci yarı için çok erken çalışmaya başlaması elbette ki olumludur. Ancak Bülent Korkmaz, Arif Erdem ve Hakan Ünsal'la ilgili söylentiler ve belirsizlikler sıkıntı yaratmaktadır. Kaldı ki asıl gitmesi gereken oyuncular konusunda bir gelişme yoktur. Ayrıca, şu anda çekilen sıkıntıların en önemli nedenlerinden biri olan transfer hastalığının da sürdüğü gözlenmektedir.
G.Saray yönetimi ve Terim, son 1,5 yıllık dönemi ne yaptığını bilmez bir tavırla ziyan etmişlerdir! Aslında olaya daha geniş bir açıdan bakıldığında, Sarı-Kırmızılı takımın yaşadığı düşüşü dönemsel olarak görmek ve kaçınılmaz saymak da mümkün olabilirdi. Gelgelelim, gerek yönetimin gerekse Terim'in nereye doğru gittiklerini pek de bilmedikleri düşüncesi camiada yoğunlaşmaya başlamış ve tepkiler de artmıştır. Mustafa Sarıgül de "durumdan görev çıkarıp" işe el koymuştur. Seyrantepe projesi, doğru, güzel ve yararlı bir iştir; hatta heyecan vericidir. Ancak bunun daha önce Recep Tayyip Erdoğan tarafından hazırlatılmış olması ve hayata geçirilmesinin de Sarıgül'ün söylediğinden çok daha uzun zaman alabilecek oluşu gibi noktaların ortaya çıkmaya başlaması, bu heyecanı azaltan arızalar olmaktadır.
Sonuçta bütün bunlar G.Saray yönetiminin çaresizlik içindeki çırpınışını bir kez daha ortaya koymuş ve işleri büsbütün kötüleştirmiştir. Üstelik, sadece yakın gelecekte değil, kongrede de ortaya bir alternatifin çıkması mümkün görünmemektedir. Bunun da etkisiyle camiada bir hareketlenme başlamıştır. Bu da mutlaka bir sonuç yaratacaktır. Koskoca Galatasaray'ın yaşanan bu tuhaflıkları daha uzun süre seyretmeyip artık çözüme gideceğini kestirmek zor değildir. Hatta Sarıgül'ün çıkışını bile bunun bir adımı olarak görmek mümkündür.
[HABER YORUM] AHMET ÇAKIR
31.12.2003
A.Sami Yen Stadı’ndaki çatlaklar dikkat çekiyor
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile Teknik Direktör Fatih Terim’in önceki gün bir araya geldikleri Ali Sami Yen Stadı’nın görüntüsü endişe vericiydi.
Tribünlerin betonları çatlarken, bakımsız kalan koltuklarda ise ot bitmiş. Her haliyle dökülen Ali Sami Yen Stadı’nın eski açık tribününe geçen yılın son maçlarında yıkılır endişesiyle taraftar alınmamıştı.
31.12.2003
Terim: En iyisini yönetim bilir
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Yönetim Kurulu'nun aldığı, ‘Ligin ikinci yarısında maçlarımızı Olimpiyat Stadı'nda oynayacağız.’ kararı üzerine dün yaptığı açıklamada, “Yönetimimiz en iyisini bilir.” dedi.
Florya Tesisleri'nde sabah yapılan antrenmandan sonra gazetecilerin yönetimin aldığı kararı sorması üzerine bir açıklama yapan Fatih Terim, “Her G.Saraylı maçlarını Ali Sami Yen Stadı'nda oynamak ister. Ben dün (önceki gün) bu konudaki fikrimi söyledim. Her şeyin en iyisini yönetim kurulumuz bilir. Alınan kararı sonuna kadar uygularız.” şeklinde konuştu.
G.Saray ligin ikinci yarısının hazırlıklarını dün Florya Metin Oktay Tesisleri'nde yaptığı çift antrenmanla sürdürdü. Fatih Terim yönetiminde yapılan çalışmaya Ayhan'dan sonra dün de Hasan Şaş kendi isteğiyle katıldı. Futbolcular kültür-fizik hareketlerinin ardından salonda çalışırken, Sarı-Kırmızılılar akşam da basına kapalı çalışma yaptı. Ligin ikinci yarısının çalışmalarına erken başlayan Sarı–Kırmızılı futbolcular, bugünden itibaren 3 günlük izine çıkacak. Yeni transferlerden Emrah dün sağlık taramasından geçti. Bu arada G.Saray PAF Takımı'ndan 9 futbolcu, Sarı-Kırmızılıların (A) takımına hazırlık için 3. Lig 3. Grup takımlarından Beylerbeyi'ne transfer oldu. Kulübün resmi web sitesinde yapılan açıklamaya göre, yarından itibaren, Sarı-Kırmızılı takımın “pilot” takımı olan Beylerbeyi'ne geçen oyuncular şöyle: Ahmet Görkem Görk, İlhan Çelikay, Kerem Yavaş, Doğan Şengül, Onur Çubukçu, Zafer Şakar, Servet Gökçen, Sedat Debreli, Erdal Kargacı. Hacı Hasdemir, İstanbul
31.12.2003
‘Olimpiyat Stadı’nın bizimle ilgili bir problemi yok’
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Atatürk Olimpiyat Stadı'nın belediyeyle ilgili bir problemi olmadığını belirtti.
İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu (İOOHDK) ile G.Saray arasında anlaşma yapıldığını anlatan Gürtuna; “O çerçeve içinde bizim de İOOHDK ile 2 ayrı anlaşmamız oldu. Biz üzerimize düşenden fazlasını yaptık. Yol çalışmaları önemli ölçüde bitti. Şimdi yedek yollar da bitmek üzere.” dedi. Gürtuna, Mustafa Sarıgül'ün A.Sami Yen Stadı projesinin resmi teklifinin henüz kendilerine ulaşmadığını söyledi.
31.12.2003
Antrenör kavgasının ilk raundu Elvan’ın
Fransa’nın başkenti Paris'te yapılan 9. Dünya Atletizm Sampiyonası'nda, 5000 metre finallerinin ilk elemelerinde birinci, final koşusunda ise 5. olan Elvan Abeylegesse’nin antrenörü Ertan Hatipoğlu’yla ilgili tartışmalarda son noktayı Atletizm Federasyonu Ceza Kurulu koydu.
Şampiyona sonrasında, uygunsuz davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle 10 ay hak mahrumiyeti cezası alan Hatipoğlu’nun itirazını alan ele Atletizm Federasyonu Ceza Kurulu, kamuoyundan gelen baskı ve Hatipoğlu’nun itirazından sonra Elvan’ın antrenörünün cezasını 10 aydan 3 ay 20 güne indirdi. Hatipoğlu’nun cezası onansaydı, Elvan Abeylegesse, Atina Olimpiyatları’na başka bir antrenörle hazırlanmak zorunda kalacaktı. 28 Aralık’ta Zaman’a yaptığı açıklamada, “Atina’ya Ertan hocayla gitmek istiyorum.” diyen Elvan, bu kararın ardından antrenör kavgasında ilk raundu kazanmış oldu. Zira federasyon henüz Elvan’ın antrenörüyle birlikte olimpiyatlara katılması konusunda kararını vermedi.
Atletizm Federasyonu Başkanı Mehmet Yurdadön ise milli atlet Elvan Abeylegesse'nin antrenörü Ertan Hatipoğlu'nun cezasında, yapılan indirimi saygıyla karşıladığını söyledi. Yurdadön, tüm olanlara rağmen, milli takım antrenörlerini belirleme yetkisinin federasyonda bulunduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Ertan Hatipoğlu'nun cezasında indirim yapılmıştır. Elvan'ın antrenörlüğüne de devam edecektir. Ancak milli takım antrenörlerini belirleme yetkisi federasyona aittir. Milli takımda yer alan her sporcu için ayrı ayrı antrenör değil, tüm sporcular için olimpiyatlara iki antrenör götüreceğiz. Bunun da kim olacağına henüz karar vermedik. Ertan Hatipoğlu'nun bu iki adaydan birisi olabilme ihtimali de vardır.''
Antrenör Ertan Hatipoğlu da şunları söyledi. “Adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Bu karar 2004 Atina Olimpiyatları’nda Türk milletinin yüzünü güldürecektir. İnşalllah ilk hedefimiz, Elvan'ın yapacağı derecelerle bu millete layık başarıyı ülkemize getirmektir. Olimpiyatlara gidip gitmemem konusunda ise yorum yapmak istemiyorum. Gitmek isterim ama yetkililerimiz neyi uygun görürlerse razıyım.” dedi. Hatipoğlu bu kararın kendisi için yeni yıl armağanı olduğunu sözlerine ekledi.
Süleyman Karakulluk-Yalçın Kaya, İstanbul-Ankara
31.12.2003
Trabzonsporlu Oumar Konyaspor’la anlaştı
Konyaspor, Trabzonspor'un serbest bıraktığı Oumar ile 1,5 yıllığına sözleşme imzaladı. Yeni teknik direktör Ziya Doğan ile yapılan görüşmeler sonunda Yeşil-Beyazlı yöneticiler, Doğan'ın verdiği liste doğrultusunda transfer çalışmalarına başladı.
Trabzonspor'un serbest bıraktığı siyahi futbolcu Oumar, önceki akşam Konya'ya gelerek yöneticilerle geç saatlere kadar görüştü. Oumar, yaklaşık 5 saat süren görüşmenin ardından Konyaspor ile anlaştı. Dün öğle saatlerinde Konyaspor Kulübüne gelen Oumar, Kulüp Başkanı Mehmet Köseoğlu ile 1.5 yıllık anlaşma imzaladı. Oumar'ın imza töreni sırasında bir hayli neşeli olduğu gözlendi. İmza töreninden sonra Konyaspor'a geldiği için çok mutlu olduğunu ve kendine güvenenleri mahcup etmeyeceğini söyleyen Oumar, Konyaspor'u iyi tanıdığını ve hedeflerinden oldukça memnun olduğunu dile getirdi. Oumar, Konyaspor'un 18 puanla ligde kalmaya çalıştığını belirterek, "Her şeyden önce ben Ziya hocaya güveniyorum. Ziya Doğan imza attıktan sonra yönetime benim ismimi verdi. Burada bana çok büyük bir beklenti var. İnşallah en güzel cevabı sahada oynadığım futbolla vereceğim." dedi.
31.12.2003
F.Bahçeli Kemalettin Hatayspor’a imza attı
İkinci Futbol Ligi (B) Kategorisi (C) Grubu'nda ilk yarıyı ikinci sırada tamamlayan Hatayspor, Fenerbahçe'nin eski milli futbolcusu Kemalettin ile yarın sözleşme imzalayacak.
Kulüp Başkanı Tahir Oktay, teknik heyetin raporu doğrultusunda transfer çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Fenerbahçe'nin eski milli futbolcusu Kemalettin ile her konuda anlaşma sağladık. Kendisi de ligin ikinci yarısında Hatayspor'un formasını giymek istiyor. Kemalettin takımda ağabeylik yapacak ve gençlere örnek olacak.” dedi. Başkan Oktay, Kemalettin'in yarın kente gelerek sözleşme imzalayacağını ve 3 Ocak'tan itibaren takımla çalışmalara katılacağını açıkladı.
31.12.2003
Ülkerspor, tekrarlanan maçta Cibona Zagreb’e teslim oldu: 94-83
Basketbolda Erkekler Avrupa Ligi (A) Grubu'nda, ULEB’in tekrarlanmasına karar verdiği maçta Cibona Zagreb, Ülkerspor’u 94-83 mağlup etti. Ülkerspor, maça kötü başladı. İlk dakikalarda rakibinin pota altındaki baskılı savunmasını aşamayan Turuncu-Yeşilliler, üst üste top kayıpları yapıp kendi savunmasında da etkili olamayınca, Cibona Zagreb, ilk periyodu 25-8 önde geçti.
İlk 10 dakikalık bölümde sergilediği performansın moral bozukluğunu üstünden atamayan Ülkerspor, ikinci periyoda da kötü başladı. Oyun disiplinini bir türlü sağlayamayan, hücumlarda isabetsiz şutlar atıp, top kayıpları yapan Ülkers, 13. dakikada 25 sayılık farka engel olamadı (35-10). Bir türlü istediği hücum ve savunma organizasyonlarını gerçekleştiremeyen Ülkerspor devreyi de 48-20 yenik tamamladı. İkinci yarıya da iyi başlayan KK Cibona VIP Zagreb, ilk 3 dakikalık süre içinde maçtaki en yüksek sayı farkına ulaşarak, skoru 58-25 yaptı ve 33 sayı farklı üstünlüğe ulaştı. 24. dakikadan itibaren farkın rehavetiyle oyundan düşen ev sahibi ekip karşısında savunmadaki gayretlerini daha da artıran Ülkerspor, giderek farkı kapatmaya başladı ve Booker ile bulduğu sayıyla farkı 17'ye düşürdü (65-48). Son saniyelerde Ziziç ile 2 sayı kaydeden Cibona, üçüncü periyodu da 67-48 önde geçti. Maçın son çeyreğine daha istekli ve hırslı başlaşan Ülkerspor, 32. dakikada Kerem'in pota altı basketiyle, farkı 15 sayı yaptı (70-55). Maçın ikinci yarısında, rakibine oranla daha fazla sayı bulmasına rağmen farkı bir türlü azaltamayan Turuncu-Yeşilliler, maçın bitimine 56 saniye kala, Serkan'ın basketiyle farkı 9 sayıya (89-80) indirdiyse de, kalan saniyeler galibiyet için yeterli olmadı ve Ülkerspor salondan 94-83 mağlup ayrıldı. Bu arada Ülkerspor’da Blair sakatlığı nedeniyle kadroda yer almadı.
Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, Trabzonspor'un bir okul ve bir ekol olduğunu söyledi. Güneş, Türkiye'nin iyi bir Trabzonspor'a ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, Trabzonspor'da bir süre önce yeni göreve gelen yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti. Güneş, Başkan Atay Aktuğ ve yönetim kurulu üyeleri ile yaklaşık 1 saat süren bir görüşme yaptı. M. Ali Yılmaz Tesisleri'nde gerçekleşen ziyarette bir konuşma yapan Trabzonspor Kulübü Başkanı Atay Aktuğ, Şenol Güneş ile birlikte futbol oynadığını ve yıllardan beri dost olduklarını söyledi. Milli Takımlar Teknik Patronu Şenol Güneş de bir zamanlar futbolcu olarak görev yapan Atay Aktuğ'un şimdi Trabzonspor Kulübü'nün başkanı olduğunu ifade etti. Güneş, şöyle konuştu: “Hizmetin zamanı ve mekânı olmuyor. Biz de bir zamanlar burada oynadık, hocalık yaptık. Şimdi ulvi bir görev olan Milli Takımları çalıştırıyorum. Fakat şunu belirtmek isterimki Trabzonspor her zaman Türk futbolunun önemli kilometre taşlarından biridir. Futbolun okulu olmaz ama Trabzonspor bir okuldur, bir ekoldür.” Öte yandan Trabzonspor, ikinci yarı hazırlıklarını kendi tesislerinde sürdürüyor. Teknik Direktör Turgay Semercioğlu, her geçen gün futbolculara yükleme yapıyor. M. Ali Yılmaz Tesisleri'nde dün yapılan ve yaklaşık 2 saat süren çalışmada Teknik Patron Semercioğlu, futbolcularına yapmaları gereken hareketleri bizzat anlatarak gösterdi.
İbrahim Şahin, Trabzon
31.12.2003
Avrasya Maratonu Basın ödülleri dağıtıldı
25. Kıtalararası Avrasya Maratonu Basın Teşvik Ödülleri düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Saraçhane'deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi binasında gerçekleştirilen ödül töreninde, gazeteniz Zaman’dan Necati Kola ile STV’den Veysel Karani de ödüllerini aldılar.
Avrasya Maratonu Basın Teşvik Ödülleri'nin sahipleri şöyle:
Yazılı Basın:
Röportaj dalında: 1- İnci Ertuğrul (Türkiye), 2- Mehmet Fatih Duman (AA)
Haber dalında: 1- Celal Demirbilek (Hürriyet), 2- Zürap Akdüz (Sabah),
Fotoğraf dalında: 1- Murat Öztürk (Fanatik), 2- Faruk Malik (Yeniçağ),
3- Bahadır Beyarslan (Sabah)
Mansiyon: Ercan Aslan (Radikal), Bahadır Çokişler (Güneş)
Yorum dalında: 1- Sami Özey (Vakit),
2- Hüsamettin Acar (Yeniçağ),
3- Necati Kola (Zaman)
Mansiyon: Ali Gümüş (Halka ve Olaylara Tercüman), Ali Şirin Gültekin (Türkiye)
Görüntülü Basın:
Haber dalında: 1- Samanyolu TV,
2- Show TV, 3- CNN Türk
Mansiyon: NTV
Röportaj: 1- Kanal 7, 2- CNN Türk, 3- TV 8
Mansiyon: İstanbul TV
Özel Şeref Ödülü: TRT
31.12.2003
Fener ‘en kral’ yabancısını buldu
45 yıllık lig tarihinde 7 Türk futbolcusu ile 12 sezon gol kralı çıkaran Fenerbahçe henüz yabancı bir ismi bu tahta oturtmayı başaramadı. Ancak bu sezon transfer edilen Hollandalı golcü futbolcu Van Hooijdonk, ilk yarıdaki performansıyla hedefe en yakın isim konumunda.
Yıldız futbolcu ilerlemiş yaşına rağmen F.Bahçe’nin isteklerine cevap veren bir forvet tipi çizerken kaydettiği 13 golle krallık yarışında ilk sırada yer aldı. Aykut Kocaman’ın takımdan ayrılışından sonra bir türlü aradığı golcüyü bulamayan Sarı–Lacivertliler, aynı zamanda 8 sezondur gol kralı çıkaramıyor.
Şu ana kadar Türkiye liglerinde Ogün Altıparmak, Osman Arpacıoğlu, Cemil Turan, Selçuk Yula, Aykut Kocaman, Tanju Çolak ve Bülent Uygun ile 12 kere gol krallığı sevinci yaşayan F.Bahçe, Van Hooijdonk ile uzun bir aradan sonra tekrar gol krallığı tahtına oturmak için adeta gün sayıyor.
13 golü bulunan Van Hooijdonk’u, 12 golle Samsunsporlu Serkan Aykut ve 11 golle takım arkadaşı Tuncay Şanlı izliyor. Van Hooijdonk sezonu gol kralı olarak bitirmesi halinde Türkiye liglerinin 3. yabancı gol kralı olarak tarihe geçecek. 1983-84 sezonunda Galatasaray formasını giyen Yugoslav futbolcu Tarık Hociç 16 golle ilk kez Türkiye liglerinde yabancı gol kralı olurken, 1995-96 sezonunda Trabzonspor'un Gürcü futbolcusu Şota Ardevaledze attığı 25 golle bu tacı takan ikinci yabancı futbolcu olmuştu.
Fenerbahçe, Aykut Kocaman’ın 27 golle krallık tacını taktığı 1994-95 sezonundan sonra Dalian Atkinson, Emil Kostadinov, Sabin İlie, Viorel Moldovan, Süleyman Oulare, Kennet Andersson, Stecanela Washington gibi birçok yabancı forvet oyuncuyu transfer etmesine rağmen istediği golcüyü bir türlü bulamadı. 1991-92 sezonu ile 1994-95 sezonları arasında üst üste 4 kez gol kralı çıkardıktan sonra 8 sezondur bu taca hasret kalan Sarı-Lacivertliler, ezeli rakibi G.Saray'ın 13 kez elde ettiği bu unvana ortak olmak istiyor.
Ahmet Uykan
/ İstanbul
31.12.2003
Bakan Şahin: 2004, sporumuzun atılım yılı olacak
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne (GSGM) bağlı federasyon başkanları 2003 yılı faaliyetleri ile 2004 yılı programları hakkında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay'a bilgi verdi.
GSGM'de yapılan toplantıda konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 58. ve 59. Cumhuriyet hükümetlerinin şu ana kadar toplam hizmet süresinin 13 ay olduğunu belirterek, “13 aydır ‘sporu daha ileri nasıl götürürüz?’ sorusunun cevabını aradım. Bu konuda 2 yılı eşit olan zarardadır. Her yıl bir öncekinden daha iyi olmalıdır. Daha atak olmalıyız.'' dedi.
“Spora politika bulaştırılmamalıdır.” diyen Bakan Şahin, “Bazı spor yazarları ‘Falan federasyon başkanı falan iktidarda göreve gelmiştir. Hâlâ neden bu iktidarda görevde.' diyor. AK Parti olarak politikayı sporun içine sokmuyorsun demek istiyorlar bize. Bizim için önemli olan başarıdır. Başarılı olanın destekçisiyiz.” diye konuştu. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şahin, 2004 yılı Atina Olimpiyatları'nın dünyada ses getirecek en önemli spor olayı olduğuna dikkati çekerek, “Olimpiyatlara 28 branş katılacak. Birçok sporcumuz bizi temsil edecek. Olimpiyatlara doğru federasyonlarımızın durumu nedir, bunu öğrenmek istedik.” dedi.
Bülent Karadaş
/ Ankara
31.12.2003
[KISA..KISA..]
Doğan: F.Bahçe Ömer’i istemedi
G.Antepspor Kulübü Başkanı Celal Doğan, kaleci Ömer'i Fenerbahçe'nin istediği yönündeki iddiaları da yalanlayarak, “Fenerbahçe bizden Ömer'i istemedi. Bu haberler külliyen yalan. Şu anda UEFA Kupası'nda mücadele eden bir takımdan oyuncu zaten istenmez. Fenerbahçe bu konuda anlayışlıdır. İbrahim Toraman meselesi ise zaten mümkün değil.” dedi. Bu arada Kırmızı-Siyahlılar’da, birçok kulübün listesinde bulunan Fenerbahçeli Yusuf ile görüşmelerde son aşamaya gelindiği, Yusuf'un G.Antep'in teklifini kabul ettiği öğrenildi.
Pistons, Mehmet Okur'la galip
Amerikan Basketbol Ligi NBA'deki temsilcilerimizden Mehmet Okur'un takımı Detroit Pistons, Merkez Grubu ikincisi New Orleans Hornets'ı 108-99 mağlup etti. Okur, 19 dakika oyunda kalırken, karşılaşmayı da 12 sayı, 2 ribaunt ve 1 asistle tamamladı. Okur, attığı 12 sayıyla takımın en skorer isimleri arasında yer aldı. Pistons'ta Chauncey Billups, 31 sayılık performansıyla galibiyette önemli rol oynadı. Zaza Pachula'nın takımı Orlando Magic ise New York Knicks'e evinde 114-86 yenildi.
Samsun, Belek kampına ısındı
Samsunspor, Antalya'nın Belek beldesindeki kamp çalışmalarını sürdürüyor. İkinci yarı hazırlıklarını günde 3 idman yaparak devam ettiren futbolcular, yılın son günü bir günlük izin aldı. Oyuncuların bir bölümünün kaldıkları otelde eğlenecekleri bildirildi. Teknik Direktör Erdoğan Arıca yaptığı açıklamada, “Oyuncularımdan ikinci yarıda büyük patlama yapmalarını bekliyorum.” şeklinde konuştu.
Roberto Baggio futbolu bırakıyor
İtalyanların ünlü futbolcusu Roberto Baggio, sezon sonunda futbolu bırakacağını açıkladı. İtalya, Serie A takımlarından Brescia'da forma giyen 36 yaşındaki Baggio, aktif futbol hayatını bitirmekte karar kaldığını belirterek, “Son dönemde birçok sorun yaşadım. Omzumdaki sakatlık bana rahat vermedi. Kariyerimi tamamlarken Brescia'nın ligde kalmasını sağlamak istiyorum.'' dedi. Başarılı futbolcu, daha önce Fiorentina, Juventus, Milan, Bologna, İnter'de oynadı. Serie A'da 196 gol atarten, 55 kez forma giydiği İtalya Milli Takımı'nda ise 27 kez fileleri havalandırdı.
İflastaki Parma futbolcu satacak
UEFA Kupası 3. turunda Gençlerbirliği'yle eşleşen İtalya'nın Parma Kulübü, iflasın eşiğine gelince çareyi elindeki en iyi oyuncuları satmakta buldu. La Gazzetta dello Sport, Parma'daki krizi dün ilk sayfaya taşıyarak, “Parma'da imdat sinyali'' diye manşet attı. Haberde acilen 40 milyon Euro bulunmadığı takdirde Adriano, Nakata ve Frey'in ilk planda gönderilecek isimler olduğuna değinildi.
Muhittin Boşat hakemliği bıraktı
Türkiye Birinci Süper Futbol Ligi hakemlerinden Muhittin Boşat, hakemliği bıraktığını açıkladı. İstanbul Bölgesi (A) Klasmanı hakemlerinden Boşat, yaptığı yazılı açıklamada, “31.12.2003 tarihi itibarıyla hakemliği bırakıyorum.'' dedi. FIFA kokartlı hakemlerden Muhittin Boşat, ligin ilk yarısında G.Saray ile F.Bahçe arasında Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan ve 2-2 sona eren derbi maçta, verdiği tartışmalı kararlarla eleştirilerin odak noktası haline gelmişti.
31.12.2003
Beşiktaş'ın 100. yılında taraftarın yüzü güldü
Beşiktaş, 100. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2003 yılında Birinci Süper Futbol Ligi'nde başarıdan başarıya koştu. 100. yılında Birinci Süper Lig'de 7 sezon sonra şampiyonluk ipini göğüsleyen Siyah-Beyazlılar, 1 yıl içinde sadece 1 yenilgi aldı. 2003 yılında ligde yaptığı 34 maçın 27'sinde sahadan galip ayrılan “Kara Kartallar”, 6 beraberlik, 1 yenilgi elde etti. Rakip fileleri 77 kez havalandıran Beşiktaş, 27 gol yiyip toplam 87 puan topladı.
Beşiktaş'a, 100. yılında ligdeki tek yenilgisini Diyarbakırspor yaşattı. Geçen sezon 16 Nisan'da Diyarbakır'da oynanan karşılaşmayı 1-0 kaybeden Siyah-Beyazlılar, 1 yıl boyunca yaptıkları diğer 33 maçta ise taraftarlarını üzmedi. Beşiktaş, Birinci Süper Lig'de Diyarbakırspor yenilgisinin ardından üst üste 24 lig maçında yenilgi yüzü görmedi.
Beşiktaş, 100. yılında BJK İnönü Stadı'nda tek bir maç bile kaybetmedi. Siyah-Beyazlılar, 2003 yılında İstanbul'da toplam 15 lig maçı yaparken, bunların 14'ünü kazandı, sadece Galatasaray maçında golsüz berabere kaldı. Beşiktaş, evindeki maçlarda 38 gol atarken, kalesinde 10 gol gördü.
Beşiktaş, 100. yılda Fenerbahçe ve Galatasaray ile yaptığı derbi maçlarda da başarılı bir grafik çizdi. 2003'te Fenerbahçe ile 3, Galatasaray ile de 2 kez karşılaşan “Kara Kartallar” 3 galibiyet, 2 beraberlik elde etti. 100. yılında lig, Avrupa ve Türkiye kupalarında toplam 46 resmi maç yapan Siyah-Beyazlılar, bunların 31'inde sahadan galibiyetle ayrıldı. Ligin yanı sıra, Avrupa kupalarında 10, Türkiye Kupası'nda da 2 maç oynayan Beşiktaş, Avrupa'da 3 galibiyet, 1 beraberlik, 6 yenilgi, Türkiye Kupası'nda ise 1 galibiyet, 1 de beraberlik elde etti.
31.12.2003
Kartal’ın kamp programı belli oldu
Birinci Süper Futbol Ligi'nde sezonun ilk yarısını en yakın takipçisi Trabzonspor'un 9 puan önünde namağlup lider kapatan Beşiktaş'ın devre arası Antalya kamp programı kesinleşti.
Siyah-Beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, 7 Ocak Çarşamba günü BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde toplanacak Beşiktaşlı futbolcular, 10 Ocak Cumartesi günü Antalya'ya gidecek. Antalya WOW Kremlin Palace'ta kamp yapacak olan Beşiktaş, 11 Ocak Pazar günü Belçika'nın Club Brugge, 14 Ocak Çarşamba günü de Hollanda'nın Feyenoord takımları ile hazırlık maçları yapacak. Siyah-Beyazlı kafile, 17 Ocak Cumartesi günü İstanbul'a dönecek. Bu arada Tümer ve Ahmet Yıldırım’ın sözleşme imzalaması yönetim ve Teknik Direktör Mircea Lucescu’nun rahatlamasına sebep oldu.
31.12.2003
Türk sporu 2003 yılında 1545 madalya aldı
Türkiye, 2003 yılı içinde uluslararası şampiyonalarda 498 altın, 479 gümüş ve 568 bronz madalya olmak üzere toplam 1545 madalya kazandı. Avrupa şampiyonu milli atlet Süreyya Ayhan ile büyük başarılara imza atan atletizm, bu yıl Türkiye'ye 69 altın, 84 gümüş ve 84 bronz olmak üzere toplam 237 madalya kazandırdı.
Bunların 168'i uluslarası turnuvalarda, 3'ü dünya şampiyonasında, diğerleri ise Balkan ve Avrupa şampiyonlarında kazanıldı. Türk sporcuları bu yıl çeşitli branşlarda düzenlenen dünya şampiyonalarında 55 altın, 75 gümüş ve 93 bronz madalya kazandı. Toplam 223 madalya içinde altın madalyaya uzanan branşlar ve sayıları ise şöyle: Boks (5), Güreş (3), Halter (9), Judo (8), Karate (4), Kayak (1), Yelken (2), Vücut Geliştirme (5), Üniversite oyunları (2), Okul sporları (12), Bedensel engelliler (2). Avrupa şampiyonalarında 2003 yılında en başarılı branşlar halter, judo ve boks oldu.