İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
31.12.2003
Çarşamba
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


HİLMİ YAVUZ h.yavuz@zaman.com.tr
 
 

Japonya izlenimleri (4)

Japon mutfağı bana göre değil;- damak gustolarımız uyuşmuyor Japonlarla. Bir kere ben çiğ bir şey yiyemem, midem kalkar. Şimdi İstanbul sosyetesinin fevkalade rağbet ettiği suşi ya da çiğ balık (her neyse!), benim görmeye bile tahammül edemediğim bir şeydir.


İkincisi, peynir ve zeytin yoksa sofrada, o kahvaltı sofrası değildir benim için. Japonya'da peynir ve zeytin yok! Japon evsahiplerimiz, eksik olmasınlar, bize Tokyo Inn Oteli gibi, eli yüzü düzgün bir otelde yer ayırtmışlardı. Otelden değil, ama verdikleri sabah kahvaltısından şekvacıyım (şaka, şaka!). Peynir ve zeytin olmadığı için, sabahları, ananas, portakal ve mandalinalı kahvaltılar ettim;- hani, galiba iyi de oldu!

Geçen hafta Tokyo University of Foreign Studies'de yapılan ‘Japonya'da Çağdaş Türk Edebiyatı Toplantısı'ndan sözetmiştim. O konuya devam edeceğim elbet. Ancak, ondan önce, Tokyo Ulusal Müzesi'ni gezerken dikkatimi çeken bir noktaya temas etmeden geçemeyeceğim. Japonya'nın, tıpkı Osmanlı gibi, 19. yüzyılda, radikal sayılabilecek bir modernleşme sürecinden geçtiğini biliyoruz. Bu, Meiji Restorasyonu Dönemi'dir (1868-1912 arası). Japon ‘modernleşme'si, Barrington Moore Jr.'un da ‘Social Origins of Dictatorship and Democracy'de (Türkçeye, Şirin Tekeli ve Alaeddin Şenel tarafından, ‘Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri' adıyla çevrilmiştir) belirttiği gibi, ‘[geleneksel'] Japon siyasal ve toplumsal kurumlarının, kapitalist ilkelere uyarlanabilme[si]' ile mümkün olabilmiştir. (Temelde, Osmanlı 'modernleşmesi'nin gerçekleştiremediği de tastamam budur!): Gene de, Tanzimat'ta olduğu kadar değilse de, Japonya'da, ‘modernleşme'nin ideolojik düzeyde alımlanışında, ‘Bihruz Bey Sendromu'na benzer bazı durumların yaşandığı anlaşılıyor. Tokyo Ulusal Müzesi'ni gezerken, Meiji Dönemi'nde yaşamış iki ressamın yaklaşımları, fazlasıyla ilgimi çekti. Bunlardan biri, Kuroda Seiki, öteki Harada Naojiri. Müze'de, her ikisinin 19. yüzyılın sonunda yapmış oldukları iki kadın portresi yer alıyor. Seiki'nin tablosunun adı, ‘Okuma'; Naojiri'nin tablosunun adı, ‘Alman Kadın'. İki portrede de Batılı kadınlar, idealize edilerek resmedilmiş. Sanki, Batılı kadının kişiliğinde, Batı'nın kendisi idealize edilmiş gibi geldi bana: Kimbilir, belki de öyle değildir.

Tokyo University of Foreign Studies'de yapılan seminere dönüyorum. Geçen haftaki yazımda, Prof. Dr. Masami Arai'nin ‘Edebiyat Araştırmalarında Külliyat Telifinin Önemi' başlıklı bildirisine temas etmiştim. Arai'den sonra, iki yıllığına Tokyo Üniversitesi'ne davet edilen Yıldız Teknik Üniversitesi Türkoloji Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Bahriye Çeri'nin ‘Çağdaş Türk Edebiyatında Roman ve Şiir Üzerine Genel Bir Değerlendirme' başlıklı bildirisini dinledik. Dr. Çeri, 'roman ve şiir çerçevesinde Tanzimat'tan günümüze kadar olan Türk edebiyatı üzerinde dur[du] ve ‘[g]ünümüz Türk edebiyatının yapısını anlayabilmek için böylesine bir tarihsel çizgide, yaşanılan değişiklikleri [...] gözler önüne sermek gerek[tiğini]' belirtti. Türk edebiyatının kendi geleneğiyle kurduğu ilişkiyi öneçıkaran, yararlı bir konuşmaydı.

Dr. Çeri'nin hemen arkasından, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde araştırma görevlisi ve aynı zamanda doktora öğrencisi olan Didem Ardalı Büyükarman'ın, ‘Geçmişle Gelecek Arasında, Kopan Bir Halkanın Birleştiricisi: Hilmi Yavuz' başlıklı bildirisi vardı. İtiraf etmeliyim ki, Didem Büyükarman'ın bildirisi, Hilmi Yavuz şiiri (ve genel olarak Hilmi Yavuz'un edebi kimliği) üzerine yapılmış en özgün ve en başarılı çalışmalardan biri olarak, beni çok mutlu kıldı. Bildirinin ayrıntılarına girmiyorum, ama umuyor ve diliyorum ki, Sevgili Didem Büyükarman, bu bildiriyi Türkiye'de de yayınlar ve bildiriyi okuyacak olanlar, sadece Tokyo University of Foreign Studies'in bastırdığı sempozyum kitapçığına sahip okur kitlesiyle sınırlı kalmaz.

‘Japonya İzlenimleri' ile ilgili son yazımı, önümüzdeki hafta yazıp bu konuyu bitireceğim. Bu vesile ile, değerli okurlarımın yeni yıllarını kutluyor ve onlara yeni yılda sağlık, safalık temenni ediyorum.


31.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (28.12.2003) - El insaf!

> (24.12.2003) - Japonya izlenimleri (3)

> (21.12.2003) - Avrupa Birliği ve demokratikleşme

> (17.12.2003) - Japonya izlenimleri (2)

> (14.12.2003) - Fransa’da laiklik tartışmaları

> (10.12.2003) - Japonya izlenimleri (1)

> (07.12.2003) - Tedirginlik bitti!

> (03.12.2003) - Gelenekten yararlanma ve geleneği yeniden-üretme bağlamında Yahya Kemal

> (30.11.2003) - Teröre ‘Derin Görüş’le Bakmak

> (26.11.2003) - Yahya Kemal ve İslam Medeniyeti




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.