İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
31.12.2003
Çarşamba
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi

YAZARLAR


TAMER KORKMAZ t.korkmaz@zaman.com.tr
 
 

Kimin CHP’si?

Deniz Baykal, CHP’nin 9 Eylül 1992’de yeniden açıldığı kurultayda “İmam Hatipliyi de diskotektekini de hep birlikte kucaklayacağız!” diyerek kuşatıcı bir başlangıç yapmıştı. Baykal’ın bu söylemi uzun ömürlü olmamış, partinin radikal unsurları CHP yönetimine kısa sürede geri adım attırmışlardı...


Baykal, 28 Şubat döneminde, “TSK, bir sivil toplum örgütüdür” diyerek klasik CHP refleksinin zirvesine çıktı.

Partisi barajın altında kaldıktan sonra Baykal’ın yaptığı sorgulama, CHP’nin yeni bir kulvara doğru hareketlendiğini gösteriyordu. Ne var ki, bu açılım da fazla uzun ömürlü olmadı; CHP şimdilerde, Baykal’ın Anadolu Solu günlerinde partiden tasfiye ettiği ‘katı laikçi’ isimlerin çizgisini bile sollayarak ‘fevkalade tutucu’ bir yörüngeye oturdu. Eh, bu “İnönücü CHP”ye dönüşün faturasını da, yerel seçimlerde ellerine tutuşturacak, seçmen!

CHP bir türlü sivilleşemiyor. Siyaseti, halkı değil Kurulu Düzen’i eksen alarak yapıyor. Devlet kurumlarının siyasetteki sözcüsü konumuna sıkı sıkıya sarılmış durumdalar. Böyle bir CHP, siyasetin alanını genişletmeye değil, daraltmaya yarıyor...

CHP düzelmeden Türkiye’nin temel sorunlarını çözmesi mümkün değil. CHP zihniyet değişimine uğramadığı müddetçe, Türkiye’nin ‘çağdaş demokrasiler’ arasında yer alabilme ihtimali hayli zayıf. Çünkü, CHP bu yoldaki en büyük siyasi engeli oluşturuyor!

CHP, devlet kurumları ile birlikte ‘tandem savunma’ yapıyor. Gerilime oynayarak kazanacağını sanıyor. Oysa bu tercih sadece CHP’ye değil, siyaset kurumuna da, Türkiye’ye de kaybettiriyor. Kemal Derviş, partisinin temel yanlışlarını gayet iyi analiz ediyor. Derviş, bütçe konuşmasında “Vatandaş gerginlik değil, uzlaşma ve çözüm bekliyor. Gerilim yaratan her olay neticede dar gelirli vatandaşlarımızın ekonomik hayatını etkiliyor.” derken bir bakıma CHP’nin ne yapmakta olduğunu da ortaya koydu. Diğer yandan, Derviş’in karşı çıktığı, Baykal’ın ise yeniden sımsıkı sarıldığı türban yasağı, CHP’nin değişime inatla direnişinin de simgesi konumunda...

Türban konusunda parti yönetiminden baskıyı görünce anında ağız değiştiren Zülfü Livaneli’nin birkaç gün önce yazdıkları, CHP’nin ‘sivilleşmeme’ tercihinin tutanağı gibi! “Kıbrıs, eğitim, din ve laiklik gibi rejimi ilgilendiren konular hükümetlerin yetki alanının dışına taşıyor!” diyordu, ‘demokrat’ Livaneli!

CHP’ye dönüp dönmeyeceği tartışılan Celal Doğan ise “Sol, sivilleşemedi. Resmi ideolojinin arkasına sığınarak demokrat görünmeye çalıştık.” diye konuşarak, taşı gediğine koyuyor. Doğan, “Demokratlığımızdan ciddi kuşkularım var. Halk siyasetçinin gözünün içine bakarak samimi mi değil mi, hemen anlıyor.” şeklindeki sözleri ile hem Livaneli’ye, hem de egemen CHP zihniyetine selam söylüyor.

Bir de Ali Topuz var! CHP’ye her defasında “Tam Yol İnönü” yaptırtıyor. Topuz’un ‘tarihte tahrifat’ta tek rakibi Baykal! Hikmetyar’ı ‘Başbakan Erdoğan’la buluşturan Baykal’a karşılık; Ali Topuz, Erdoğan’ı İBDA-C’nin yöneticisi yaparak ‘serbest atışlar’daki kabiliyetini ispatlamıştı...

Topuz’un son ‘laikçi’ gösterisi ise CHP’nin bilinçaltını ortaya koyar nitelikte idi: “İslamiyet bizim öz kültürümüz değildir.” deyiverdi, sonunda! CHP’nin halkına ve onun değerlerine ne kadar yabancı bir parti haline geldiğini hiç kimse Topuz’dan daha iyi anlatamaz. Ali Topuz, CHP’yi deşifre etmeye devam etmeli, bence!

“Ekonomide işler yolunda” diye konuştuğu için Derviş’e fena içerleyen Hasan Pulur, sitayişle bahsettiği Ali Topuz için “Hiç Derviş’in CHP’sine yakışıyor mu?” diye soruyor! Doğru, Derviş, Topuz’un ve İsmet İnönü’nün CHP’sine yakışmıyor!

CHP, anakronik ve dogmatik bir parti. Dolayısıyla da, Atatürkçü değil, İnönü’cü! Hadisenin püf noktası, burası!


31.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder



Önceki Yazıları

> (30.12.2003) - Öyle değil, böyle!

> (26.12.2003) - Çabalama kaptan, ben gelemem...

> (24.12.2003) - İnce’leme!

> (23.12.2003) - Sloganın son hali: Hürriyet... Eşitlik... Asparagas!

> (19.12.2003) - Kraliçe Margot’dan Chirac’a...

> (17.12.2003) - Soru doğru ama ‘yanlış adam’a sormuşlar!

> (16.12.2003) - Seksen Milyar Dolarlık Saddam Klibi!

> (12.12.2003) - Yeni YÖK Başkanı’ndan İlk ‘Smaç’lar...

> (10.12.2003) - CHP: Tam Yol, İsmet İnönü!

> (09.12.2003) - “Etrafınız sarıldı, lütfen teslim olunuz!”


Diğer Bölümlerdeki Yazıları

> Turkuaz'daki son yazısı
(2003/01/26) - ‘İngiliz Cüneyt’, İrlandalı Bond’la, iyice Amerikanlaşıyor!




GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


Bütün yazılar



YAZARLAR

A. TURAN ALKAN

ABDULLAH AYMAZ

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

AHMED ŞAHİN

AHMET SELİM

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ERHAN BAŞYURT

ETYEN MAHÇUPYAN

EYÜP CAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

HASAN ÜNAL

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM KIBRIZLI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MELİH ARAT

MİRZA ÇETİNKAYA

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ÜNAL

NEVVAL SEVİNDİ

NİHAL B. KARACA

REHBER ABİ

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM IŞIKLAR

ŞAHİN ALPAY

TAMER KORKMAZ

ZİYA PERVER




 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.