İNTERNETİN İLK TÜRK GAZETESİ
31.12.2003
Çarşamba
  For English
  Ana Sayfa
  Haberler
  Ekonomi
  Dış Haberler
  Politika
  Kadın-Aile
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Spor
  Yazarlar
  Yorumlar
  Çizgi-Yorum
  Mizah
 
  Akademi
  Bilişim
  Eğitim
  Otomobil
  Röportaj
  Tüketici Masası
  Okur Hattı
 
  Bölge Haberleri

  Dünyada Zaman

 
  Arşiv Arama
  Abone Formu
  About Us
  Reklam
  Künye / İletisim
  Hava Durumu
  Namaz Vakitleri
  E - Kart
  Sanat Galerisi


  Yorum

Fransa’nın jakoben laikliğine ABD tepkisi

DR.ÖMER TAŞPINAR



Fransa’da Chirac hükümetinin okullarda başörtüsünün yasaklanmasından yana tavır alması Amerika’da ilgiyle izleniyor. Irak savaşı öncesinde Birleşmiş Milletler’de Amerika’ya inatçı bir şekilde kafa tutmuş olması nedeniyle Fransa’nın imajı son derece olumsuz. Tabii aslında Amerika’nın Fransa’ya olan anti patisi daha da derinlere, 1960’larda Charles de Gaulle’ün Fransa’yı NATO’nun askeri kanadından çıkarmasına kadar gidiyor.

Belki de ilk kez, Amerikalılar Fransa’nın iç politikasıyla ilgili bir konuya bu kadar ilgi duyuyorlar. Tabii aslında Amerika’nın Fransa’nın başörtüsü yasağına duyduğu ilginin altında çok önemli dış politika ağırlıklı nedenler var. Amerikan basınının Bush hükümetine yakın yeni-muhafazakar kalemleri Fransa’nın başörtüsü konusu nedeniyle İslam ile Batı arasında gereksiz bir gerginlik yarattığını düşünüyorlar.

Amerika’nın kızgınlığının nedeni basit: Irak savaşı öncesi Fransa böyle bir savaşın İslam dünyasında çok ciddi bir Batı düşmanlığı yaratacağını savunuyordu. Chirac’a göre Irak’a gereksiz yere saldırmak yeni bir Haçlı seferi izlenimi yaratacak ve Bin Ladenci terörizmi daha da körükleyecekti. Irak’ta savaş sonrası yaşananlar bu öngörüleri doğrularcasına geliştikçe, Chirac –biraz da haklı çıkmış olmanın ukalalığı içinde– kendisini Arap ve İslam alemini Amerikalılardan çok daha iyi tanıyan ve anlayan bir lider olarak görme eğilimine girdi.

Al birini vur ötekine

İşte şimdi Fransa başörtüsünü yasaklamaya karar verince Amerikalı yeni-muhafazakarlara gün doğmuş oldu. Bu kesimin temel amacı Fransa’nın İslam konusundaki iki yüzlülüğünü sergilemek. Amerikan basınının bu etkili kalemleri Fransa’nın yasakçı mantığı ile hiçbir soruna çözüm bulamayacağını ve asıl bu ülkenin İslam ile Batı arasında gerginlik yarattığını zevkle dile getirmeye başladılar.

Peki sonuçta kim haklı? Bu soruya cevap vermek için belki de çamur atma çabasından kurtulmak ve sağlıklı bir laiklik politikasının nasıl olması gerektiğini tartışmak gerekiyor. Yani konuyu İslam ile Batı’nın çatışması konusundan uzaklaştırıp din-devlet-toplum ilişkisine odaklanmakta sonsuz yarar var. Öncelikle şunu belirtmek lazım: Batı’da standart bir laiklik anlayışı yok. Ortodoksluğu resmi din olarak kabul eden Yunanistan’ı bir köşeye bırakalım. Batı Avrupa’ya bakınca Fransa dışında bu derece keskin bir “laiklik” anlayışına sahip başka bir devlet olmadığı görülüyor. Bu nedenle Fransa nevi şahsına münhasır bir laiklik tablosu sergiliyor.

Örneğin İngiltere’de bir devlet kilisesi var. Laiklik gibi devrimsel bir kavram yerine bu ülkede, Amerika’da olduğu gibi, din-devlet ilişkileri evrimsel ve dine karşı daha toleranslı bir “sekülerlik” kavramı çerçevesinde tanımlanmakta.

Zira Almanya da Fransız tipi laiklikten oldukça uzak. Örneğin Alman devleti kilise adına vergi toplayıp harcama yapma yetkisine sahip. Protestan geleneği güçlü olan bu ülkede devletin bu vergi politikası seküler kimlik ile çatışma yaratmıyor Alman halkının gözünde. Bu açıdan bakılınca şu tespiti yapmak mümkün: Devlet ve din işleri arasında keskin bir ayrım üzerine kurulmuş olan “laiklik” kavramı daha çok Katolik dünyasına ve devrimsel bir süreçten geçmiş ülkelere mahsus bir olgu.

Laiklik, devlet ile –en azından devlet kadar köklü ve güçlü olan– Katolik kilise arasındaki çatışmalar sonucu ortaya çıkmış bir kavram. Protestan ülkelerde ise devlet yeni doğan Protestanlık mezhebini ve ezilen Protestan cemaatini korumak istemiş ve böylece Protestan Kilisesi ile siyasi otorite arasında organik bir bağ gelişmiştir. Oysa Katolik ülkelerde, kilisenin gücü ve geniş halk üzerindeki geleneksel hakimiyeti devleti huzursuz etmiş ve keskin bir din ve devlet ayrımı yaratma çabası çok daha ciddiye alınmıştır. Bu süreç içerisinde birçok toplumsal konu Katolik kilise ve laiklik isteyen devlet arasında çatışmaya dönmüştür.

Jakoben laiklik

Özellikle Fransa’da 1789 devrimi sonrası devrimci güçler Katolik kiliseyi –haklı olarak– Cumhuriyet projesine karşı bir tehdit olarak görmüş ve böylece anti-Katolik ve anti-ruhban sınıfı bir Jakoben laiklik anlayışı gelişmiştir. Bu anlayışa göre laiklik Cumhuriyet’i korumak anlamına gelmektedir. Fransız devriminin bu laiklik anlayışı 1789’dan 1905’e kadar kilise ve devlet arasında toplumsal, siyasi ve kültürel çatışmaları alevlendirmiştir. Nihayet bu tarihte Fransa, laikliği bir anayasal olgu haline getirmiş ve devlet ile kilise arasında kesin bir ayrılık yaratmıştır. 1905 tarihinde çıkarılan Fransız laiklik yasasına göre Fransa’da devlet her dine karşı eşit mesafede durur ve hiçbir dinle organik bir bağ geliştiremez. Aynı zamanda 1905 yasası Fransa’nın kamu alanlarında dini sembolleri yasaklayan laiklik anlayışını resmîleştirmiştir.

İşte bu nedenlerle Fransa’nın başörtüsü politikasını İslam düşmanlığı olarak algılayan Türk ve Amerikan basını soruna biraz da Fransız laikliği açısından bakmak durumunda. Sorun temelde Fransa’nın laiklik anlayışı ile ilgili. Nitekim Fransa’da cumhurbaşkanına sunulan rapor okullarda sadece başörtüsünün değil, görünebilir şekilde takılmış haç veya benzeri dini boyutu olan Musevi sembollerinin de yasaklanmasını istiyor. Bu tutum sonuçta laikliğin korunması ile ilgili yasaların daha ciddi olarak uygulanması anlamına geliyor.

Burada temel sorun laikliğin nasıl tanımlanması gerektiği. Almanya, İngiltere ve Amerika gibi ülkeler dini sembollere inanç özgürlüğü ve birey hakları çerçevesinden bakarken, Fransa ve kendisine Fransa’yı örnek alan Türkiye konuya cumhuriyetin temel prensiplerinin korunması açısından bakıyor.

Liberal demokrasi nerede?

Konu sonuçta liberal demokrasi ile laik cumhuriyet arasında bir seçim yapma gereği ile ilgili. Amerika’nın tercihi tabii ki liberal demokrasiden yana. Hele alternatif Fransız tipi laik cumhuriyetçilik olunca. Belki de bu nedenle Amerikalılar genelde AK Parti’yi, Kemalist CHP’ye oranla daha sempati ile izliyorlar. AK Parti’yi yakından takip eden Amerikalılar açısından temel sorun Erdoğan hükümetinin Türkiye’de liberal demokrasi ile laik cumhuriyet dengesini –ordu ile kavga etmeden– nasıl kuracağı. AKP’nin başörtüsü konusuna nasıl bir çözüm getireceği işte bu soruya cevap teşkil edecek.

JOHN HOPKINS ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ

31.12.2003


Yazıcıya uyarla      Arkadaşıma gönder




Diğer Yorumlar

> Osmanlı’da devşirme (kul) gerçeği PROF. DR. ABDÜLKADİR ÖZCAN (31.12.2003)

> CHP ‘rejim tartışması’ açmakla neyi amaçlıyor? DR. MURAT YILMAZ (31.12.2003)

> Kıbrıs’ta çözüme ilişkin bir ‘model’ önerisi YARD. DOÇ. DR. MEHMET HASGÜLER (30.12.2003)

> Yapmayabilmenin mutluluğu HERKÜL MİLLAS (30.12.2003)

> Chirac’a: Başörtüsü yasağı fanatizmdir DR. YUSUF EL-KARDAVİ (30.12.2003)

> Kamu yönetimi reformu Türkiye’nin önünü açar ABDURRAHMAN SAĞKAYA (29.12.2003)

> Şaron ABD’nin bile sabrını taşırıyor PROF. DR. AMİN SAİKAL (29.12.2003)

> ABD’siz Kürtler ne yapacak ? Ahmed Amrabi (29.12.2003)

> Bill Clinton teröre Ahiliği çare gösteriyor GALİP DEMİR (28.12.2003)

> Meclis’in kayıtlı İslâm şairi; Mehmed Âkif D.MEHMET DOĞAN (28.12.2003)

> Türkiye’ye AB kapılarını ‘Almanya’ açabilir PROF. DR. HÜSEYİN BAĞCI (28.12.2003)

> Diyalog kültürü AHMET KURUCAN (27.12.2003)

> İslam bir kültür değil, Türklerin öz dinidir PROF. DR. MEHMET BAYRAKDAR (27.12.2003)

> AK Parti’nin 2003 performansı umut veriyor Yard. DOÇ. DR. BİROL AKGÜN (27.12.2003)

> “Memleketimden insan manzaraları...” ALEV ALATLI (26.12.2003)







GAZETE SAYFALARI


 

   BÜTÜN YAZARLAR


 

   
   
   
   

 

 

Copyright© 1995-2003 Feza Gazetecilik A.S. / Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:+90 (212) 639, 34 50 (pbx) Fax: +90 (212) 652 24 23 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.