GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

06/12/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Yorum

Strateji

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Çocuk

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği


FİKİR PLATFORMU

Eylül-2000

AĞUSTOS 2000'DE YAYINLANAN YAZILARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

CHP ve Türk siyaseti

CHP’nin önünde iki yol var: Birincisi, geleneğini devam ettirerek siyasal merkeze paralel politikalar üretmesi, ikincisi ise hedef seçtiği halk kitlelerinin isteklerini değerlendirerek gerçek bir halk partisi görünümü kazanmasıdır. (İhsan ÇOLAK)


Sinyal takılması

Etkin ve yetkin kişiler maalesef koro halinde tek tip, dayatmacı söylem, beyan ve işlemlerde bulunmaya devam ediyorlar. Bunun hiç de hayra alâmet bir şey olmadığını, bırakınız sessiz sağduyu sahiplerini, bu işi bizzat yapanlar da biliyorlar. Ancak her şeye rağmen; baskılarına devam ediyorlar. Fakat nereye kadar?.. (Prof. Dr. Fatih KARAHİSARLI )


Sunulan hedeflere kilitlenmek

Geri kalışımızı sorgularken öncelikle yapılması gereken şey, İslam'a bir Doğulu kompleksiyle yaklaşmadan ve hiçbir Batılı paradigmayı da merkeze almadan, "bizi biz olarak" tanımak ve tanımlamak gerekmektedir. Buna bağlı olarak "İslam dünyası niçin geri kaldı?" sorusunu "İslam'ın modern dünyaya cevabı nedir?" şeklinde sormamız mümkün olacaktır. (MUSTAFA TEKİN - Araştırma Görevlisi)


Çağdaş Türkiye'nin hedefi ve irtica

Önceki haftaların Türkiye gündemini iki kelime ile özetlemek mümkün: İrtica ve çağdaşlık. Bu iki kelime, bir bakıma Türkiye Cumhuriyeti tarihinin de özeti gibidir. Cumhuriyet tarihi, çağdaşlaşmayı bir hedef, irticayı da bu hedefin önündeki en büyük engel görmenin tarihidir; bir başka deyişle, muhayyel bir ''Mehlika Sultan'' peşinde koşturmaca ve muhayyel bir gulyabanîden devamlı kaçma tarihi. (Muzaffer YARDIMCI - Sosyolog)


Gerçek bir demokrat

Düşünen, yazan ve konuşan insanların oksijeninin her geçen gün biraz daha azaltıldığı, üniversitelerde nefes almanın güçleştiği, bütün toplumun adeta pısmaya zorlandığı bir zamanda Sayın Selçuk'un gür sadası, hür düşünceye, demokratik duruşa, aydın sorumluluğuna ve nihayet devletin yok saydığı sokaktaki adama cesaret vermiştir. (Doç. Dr. Hüseyin Çelik)


Hz. Zülkarneyn ve galaksiler arası seyahat

Geleceğin ve gelecekte ilmî gelişmelerin neler getireceğini bilemiyoruz. Bu konularda, sadece önceki müfessirlerin yaptıkları gibi, tefsir kaidelerine bağlı kalınarak, eğer bu konuda konuşmaya yetkili isek, Kur'an'ın zâhirine ters düşmeyen birtakım ihtimallerden bahsedebiliriz. Onun dışındaki iddialar, her zaman için büyük sorumluluk getirir. (Ali ÜNAL)


Olimpiyatlar ve biz

Sidney'de yapılan olimpiyat oyunlarının açılışını seyrederken çok değişik duygulara kapıldım. Bir bakıma televizyonda bu oyunları seyrediyordum; ama bu manzaraların bana tedai ettirdikleri şeyler çok farklıydı. Yani, yalın olarak, 110.000 kişilik bu dev statta ortaya konulan bu muhteşem organizasyon, seyircilerin bu organizasyona aktif olarak, koltuklarına konmuş küçük lamba ve havai fişekleriyle katılmaları, binlerce gönüllü insanın, açılış projesinin değişik yerlerinde yer almaları ve nihayet başlangıcın, küçük cici bir kızın rüyasıyla başlatılması beni de kendi rüya alemlerime taşıdı. (Prof. Dr. FATİH KARAHİSARLI)


Sendikacılığın zihniyet dünyası

Artık, hiçbir konfederasyon, "Bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşmaya ant içmiş sendikalarız." diyebilecek durumda değildir. Konfederasyonlar, idealizmden, ideolojik tutarlılıktan, koordinatları belirgin bir fikri zemine istinat etmekten ve Türkiye'nin siyasî/entelektüel gündemine önemli katkılar sağlamaktan çok uzaktalar. Sendikaların toplumsal tabanları yönünden sahici bir işlev görebilmeleri için geçirmeleri zorunlu modifikasyonlar, kapitalizmi hem ekonomik formasyon hem de zihniyet dünyası açısından görebilecek özelliklere sahip olmaları gerekir. (İdiris DEMİREL)


Çalışan çocuklar ve geleceğimiz

Toplumumuzun en büyük yaralarından birisi küçük yaşta çalışmak mecburiyetinde bırakılan çocuklar. Geçim derdi, enflasyon vb. gerekçelerle çalışmaya zorlanan çocuklarımız ruhsal ve bedensel tehlikelerle karşı karşıya bırakılmaktadır. Çocukların, sosyalleşme sürecinden geçmeden fiziksel ve ruhsal gelişimlerini sağlamadan çalışma hayatına atılmaları onların sosyal gelişimlerinde kalıcı yıkımlar bırakmaları sonucu ailesine ve topluma yabancılaşmasına yol açabilmektedir. (ALİ ACAR)


Türkiye soyuluyor

Kamu adına yapılan mâli işlem ve harcamaların belgesinin dahi korunamaz hale getirildiği günümüzde, devlet harcamalarını içeren belgelere sahip çıkılabilmesi için derhal "devlet noterliği" kurulmalıdır... Türkiye'nin milli varlık ve kaynakları tüketilmektedir. Son 20-25 yıldır tüm şiddetiyle yaşanan soyguna, vurguna, sorumsuzluğa seyirci kalınmamalı... Kamu yönetiminde "fetret devri" yaşanmasına sebep olan siyasetçiler; hukuku işletmeli, adli-idari-mali çözümsüzlük üretmemeli, kayırımcılık yapmamalıdır... (Dr. CENGİZ ÖZDİKER)


Gelin bir kere daha KENDİMİZ OLALIM

Kine, düşmanlığa son verip candan kucaklaşalım. Kalblerimize ve ruhlarımıza rahat bir nefes aldıralım. Gelin, bütün varlık ve eşya, varlık ve eşyanın arkasındaki ruhânîler ve melekler gibi biz de, el ele, gönül gönüle birbirimizi candan kucaklayalım ve içimizdeki kin, nefret, ihtiras, düşmanlık, şehvet.. gibi hayvanî hisleri söküp atarak, ruhânîlerin o tertemiz havasına dem tutmaya çalışalım... Gelin, milletçe gönüllerimizi cehaletten, kabalıktan, bağnazlıktan, kinden, nefretten, hasetten arındırarak, dinî desen ve millî renklerimiz çerçevesinde yeniden kendimiz olalım.. Nefsânî arzularımıza karşı, kalblerimize ve ruhlarımıza rahat bir nefes aldıralım...  (Fethullah GÜLEN)

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.