'Küçük kıyamet' olarak nitelenen bu depremde, Mısır ve Avusturya bile sallanmış. Tarih, tsunami tartışmasına da noktayı koydu. Dev dalgalar İstanbul ve Galata surlarını aşacak kadar yükselmiş.
Marmara depreminin ardından yeni kavramlar, bilimsel terimler halk arasında 'peynir ekmek gibi' tüketilirken, deprem programları rating patlaması yapıyor, o güne kadar adı duyulmamış jeoloji uzmanları 'aranan adam' haline geliyordu. Türkiye bir 'prof'un emriyle sokakta sabahlıyor, bir başkasının önermesiyle şehir değiştiriyordu.
(Hamit KARALI)
Bir saniyede GAZETECİLER
Köşe yazarları ve yöneticiler, artık mesleki açıdan kıdem ve bilgi sahibi olanlar arasından değil, kayıtsız şartsız
'evet'çiler ve 'tetikçi'lerden seçilmektedir.
Takvim-i Vekâyi ile başlayan resmî gazeteciliğimiz, Ceride-i Havadis ile yarı resmî bir kimlik kazanmış ve nihayet Tercüman-ı Ahvâl ile birlikte ülkemizde sivil gazetecilik başlamıştır. Tercüman-ı Ahvâl'in yayın hayatına başlamasının üzerinden 140 yıl geçti. Geçen bu 140 yılın zaman zaman muhasebesi yapıldı ve hâlâ yapılmaktadır. 1993 yılında biz Türkiye Günlüğü dergisinde
"Gazete İcad Oldu Mertlik Bozuldu" başlıklı bir araştırma yazısı yayınladık.
(Doç. Dr. HÜSEYİN ÇELİK)