Bugün 28 Şubat sürecinin 4'üncü yıldönümü. Bu vesileyle yaptığımız küçük bir araştırma ilginç diyalogları günyüzüne çıkardı.
28 Şubat 1997 günü yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ve Necmettin Erbakan başbakanlığındaki Refahyol hükümetinin istifası ile anılan bir dönemin siyasetçi ve asker isimleri arasında birbirinden ilginç diyaloglar yaşandığı ortaya çıktı. 28 Şubat'ın yıldönümünde, yayınlanan ve bu dönemi anlatan kitaplardan bu diyalogların bir bölümünü
derledik. (Fuat AKYOL)
İhmalimizin faturası
Prof. Akgündüz'ün El Cezire Tv'sindeki soykırımı iddialarını çürütmesinin hatırlattıkları...
Fransa'daki planlı faaliyetler: Benim bu yazıyı kaleme almama Zaman'da Akgündüz'le ilgili yayımlanan haberler sebep
oldu. 1967 Nisan'ından 1972 Kasım ayına kadar doktora çalışmaları yapmak üzere Paris'te kaldık. Orada Ermenilerin Türkiye aleyhindeki fasılasız propaganda faaliyetlerine şahit
olduk.
Türk öğrencilerin bile aklını çeldiler:
Konferanslar, paneller, resim sergileri, gazete makaleleri, yeni yeni kitap neşriyatları, radyo-Tv rogramları vs. her çeşit
imkanlarla, Fransızları bombardımana tabi tutuyorlardı. Öyle ki bazı Türk talebeler bile:
"Ermeniler haklı" demeye başlamıştı.
(Prof. Dr. İbrahim Cânan) 1.GÜN
/ 2.GÜN
Mağdurları ne yapsak
acaba?
Sanık-mağdur ikileminde denge sanık lehine
bozuldu. Artık neredeyse suçluları suç- lamak bile zor zanaat oldu. Üstelik infaz yasasıyla zaten hafif olan cezaların yarısı affa uğruyor. Hapishaneler ise 5 yıldızlı oteller
gibi. Peki mağdur! Hiçbir hakkı yok, suçlu çıkma ihtimali bile var. Bugünkü ceza yargılamasında
devlet, mağduru unutup sadece suçlu ile ilgilenmektedir. Böylece, mağdurun karakolda başlayan çilesi, savcılıkta ve daha sonra uzun süren yargılamalarla duruşmalarda da devam
etmektedir. (Prof. Dr. İbrahim Hasgür)
Aşk
nedir?
Fildişi Kulesi sığınağında bir
grup, zoraki olarak birliktedir. Hava alabildiğine soğuktur; ancak burada bedeni ve ruhu tatlı tatlı okşayan, huzur aşılayan bir serinlik vardır. Bahçedeki yaşlı beş ceviz ağacı heybetiyle göz almaktadır. Birkaç adım ötede bodur bitkiler göze çarpar.
(Hamit KARALI)
'Arapça
bilen uzmanımız yok'
Türkiye, Katar Tv'sinin
soykırımı ile ilgili Arapça bilen uzman talebine karşılık veremedi. Türkiye'yi,
üç kez yayımlanan programa kendi imkanlarıyla katılan Prof. Akgündüz
savundu. Türkiye'nin, yüz yıldır gündemde olan Ermeni sorunuyla ilgili
bilimsel çıkmazının boyutları Fransa'nın soykırımı yasasını kabul
etmesiyle iyice açığa çıktı. (Hamit KARALI)